Zaman: 23 Tem 2014 23:06

Bulmaca Sözlüğü-(A-Z)

  
Bilmece ve zeka sorusu soranların ve cevaplayanların yeri. Sor yada cevapla...

Moderatörler: Deva, SüperMod

Forum kuralları
Forum Kuralları.

Bir bilmece sormadan önce aynı bilmeceden olup olmadığını kontrol edin lütfen.
Belki aynı başlık adı altında olmayabilir yalnız arattırma yaparsanız kolayca bulabilirsiniz, aksi takdirde silinecektir.
Emeğiniz boşa gitmesin.

Re: Bulmaca Sözlüğü-(A-Z)

Mesajgönderen Maket » 17 Kas 2008 14:44

Kamu kuruluşlarının ve devlet memurlarının temel hak ve yükümlülüklerini belirleyen yasalar,tüzükler ve yönetmelikler bütünü.:STATÜ

Kamu yararı için Kızılderililerin tabi tutuldukları zorunlu çalışma :MİTA

Kamuflaj.:ALALAMA

Kamulaştırma.:İSTİMLAK

Kan aktarımı. : TRANSFÜZYON

Kan almak,aşı yapmak veya küçük apseleri açmak için kullanılan ufak bıçak.:NEŞTER

Kan bilimci. : HEMATOLOG

Kan çökeltisi. : SEDİMANTASYON

Kan dinmezliği. : HEMOFİLİ

Kan grubunda sabit işaret.:RH

Kan işeme. : HEMATÜRİ

Kan kanseri: . LÖSEMİ

Kan kardeşi. : KANKA

Kan korkusu.:HEMATOFOBİ

Kan kurutan.: ADAMOTU

Kan oturması nedeniyle deride oluşan kızarıklık.Deri döküntüsü. : ERİTEM

Kan pıhtısı:. TROMBUS .:ALEKA

Kan taşı.:HEMATİT

Kan ve lenf gibi vücut sıvılarında bulunan çekirdekli,yuvarlak hücre,lökosit.:AKYUVAR

Kan.:HUN

Kana kırmızı rengini veren çekirdeksiz,yuvarlak,küçük hücre.:ALYUVAR

Kanada Eskimolarının geçici kış evleri veya av bölgesi konutları.:İGLU

Kanada Kayalık Dağlarının en yüksek tepesi.:ROBSON

Kanal,ark,su yolu.:AKAÇ

Kanama. : NEZİF

Kanamaya bağlı büyük lekeler,çürük.:EKİMOZ

Kanarya sevenler derneği.: SERİNOFİL

Kanatları küt olduğu için uçamayan,bacakları güçlü,Yeni Zelanda’da yaşayan bir kuş.:KİVİ.:APTERİKS

Kanatların bağlı bulunduğu kapı yada pencere çerçevesi. KASA

Kanatlarının üstü ve boynu kırmızı renkli küçük bir kuş.:ALAMECEK

Kanaviçe veya telleri sayılabilecek türde kumaş üzerine renkli iplikle yapılan özel bir işleme.:GOBLEN

Kanaviçe, el işleri için kullanılan seyrek dokunmuş keten bezi. : KANAVA

Kanda alyuvar sayısının azalmasından ileri gelen,genellikle genç kızlarda görülen kansızlık.:KLOROZ

Kanda asalak bulunması. : PARAZİTEMİ

Kanda hastalık yapan bir bakteri bulunmasından ileri gelen her türlü hastalık. : SEPTİSEMİ

Kanda şeker miktarını ayarlayan hormon. : ENSÜLİN

Kanda,lenfte,safrada v.s.’de bulunan bir protein türü.:GAMAGLOBÜLİN

Kandaki alkol oranını ölçmekte kullanılan birim.:PROMİL

Kandaki ürik asit miktarı.:ÜRİSEMİ

Kandaş toplumlarda,özellikle öbür dünyayla ilişki kurma ve şifa verme yeteneği taşıdığına inanılan,ayin ve törenleri düzenleyen kişi.:ŞAMAN

Kandil çiçeği de denilen bir kır bitkisi.:CİVANPERÇEMİ

Kanguru derisine verilen ad. :VALABİ

Kanı fazla insan.:DEMENİ

Kanı,kan yapıcı organları ve bunların hastalıklarını konu alan bilim dalı. : HEMATOLOJİ

Kanın hemoglobinle renklenmiş kırmızı yuvarı. : HEMATİ

Kanıtlanabilir bilimsel önerme.:TEOREM

Kanla beslenen. : HEMATOFAJ

Kanlı basur hastalığı.:İĞİNİK

Kanlı basur. : DİZANTERİ

Kansızlık. : ANEMİ

Kant’ın doğmatizmin ve kuşkuculuğun karşısına koyduğu felsefe yöntemi. : KRİTİSİZM

Kantoda doğu giysileriyle yapılan dansın adı. : ARABİS

Kanun, santur gibi yatırılarak çalınan sazların ortak adı. : YATUK

Kanun,kural,mantık ölçülerine dayanmayan.:KARAKUŞİ

Kanuna benzeyen,tokmaklarla çalınan bir tür telli çalgı.:SANTUR

Kanuni Sultan Süleyman’ın şiirlerinde kullandığı mahlas.:MUHİBBİ

Kanunlarla belediyeye verilmiş emir ve yasakları belediye sınırları içerisinde takip etmekle görevli kolluk kuvveti.:ZABITA

Kanunsuz işlerle uğraşan kimselerden oluşan çete. : GANG

Kanyon.:KAPIZ

Kapadokya bölgesinde bir ilk çağ kenti. : ANİSA

Kapalı bir yerdeki akışkanın basıncını ölçmeye yarayan aygıt.:MANOMETRE

Kapalı elin aldığı miktar. : *****

Kapalı formülleri aynı,açık formülleri farklı olan maddelerin başka başka özellikler göstermesi olayı.:İZOMERİ

Kapalı jimnastik ayakkabısı. : KES

Kapalı olarak yapılan veya söylenen,dolayısıyla anlatılan,kapalı,gizli.:ZIMNİ

Kapalı yerlerde bulunmadan duyulan korku. : KLOSTROFOBİ

Kapasite. :SIĞA

Kapı kolunun altına monte edilen metal parça.:ROZET

Kapı mandalı. : TIRKAZ

Kapı önlerine yapılan masif seki.:ÇUTRA

Kapı önü,eşik anlamında eski sözcük. :ASİTAN

Kapı sürgüsü.:KÜSKÜ

Kapı ve pencerelerin ağaç,taş yada betondan üst eşiği,boyunduruk.:LENTO

Kapı ve pencerelerin üst eşiği. : LENTO

Kapı ve pencerelerin üstüne atılan ağaç ya da beton destek. : ATKI

Kapı veya dolap kanatlarının kenarına çakılan çıta.: BİNİ

Kapı vs şeyleri kapalı tutmaya yarayan,döner tahta veya metal parça.:MANDAL

Kapı yada pencere boşluğu.:AÇIT

Kapı yada pencere gibi açıklıkların üzerine konulan ağaç,taş veya beton kiriş,lento.:BOYUNDURUK

Kapı, geçit, boğaz, : BAB: DER

Kapı, pencere ya da kapak kenarlarına açılan dik açılı girinti. : LAMBA

Kapı,dolap gibi şeylerin kanatlarına çakılan çıta.:BİNİ

Kapıcı.:BEVVAP

Kapıların halka biçiminde tutulacak yeri.:KULP

Kapının,pencerenin dışarıdan açılmasını engellemeye yarayan ve çengele benzeyen küçük aygıt.:TIRKI

Kaplama olmayan.:SOM

Kaplama yada doldurma olmayan. : MASİF

Kaplamada kerestesinden yararlanılan bir sıcak iklim ağacı.:TİKAĞACI

Kaplarda su nedeniyle oluşan tortu. : BAR

Kaplıca, ılıca.: ÇERMİK:BANA

Kaplumbağa kabuğu.:BAĞA

Kapsam. : ŞÜMUL

Kapsama, içerme, içine alma. : TAZAMMUN : TEŞMİL

Kapsız yorgan. : MİTİL

Kaptanın ve tayfaların, gemi sahibine ya da sigorta ortaklığına bilerek verdikleri zarar.:BARATARYA

Kaput,prezervatif. : KONDOM

Kar ayaklığı./Tokaçlı kar ayakkabısı. : LEKEN

Kar’ın doğusunda ünlü antik kent. : ANİ

Kara bulut. : NİMBÜS

Kara elmas. : KARBONADO

Kara kurbağası.:OTLUBAĞA

Kara ordusu. : NİZAMİYE

Kara tavuk da denilen bir kuş.:BAKAL

Kara yemiş ağacı. Süs bitkisi olarak bahçelerde yetiştirilen küçük bir ağaç. : TAFLAN

Kara yumuşakçası. : ENA

Kara,siyah.:ESVED

Karaağaçgillerden buruk lezzette meyvesi olan bir ağaç türü.:ÇİTLEMBİK

Karabibere benzeyen bir baharat türü.:KEBABE

Karabuğdaygillerden,20-40 cm yükseklikte,basit yapraklı,kökü sürgün kesici olarak kullanılan ağaççık.:RATANYA

Karabuğdaygillerden,büyük yapraklı bir bitki.:RAVENT

Karabulut.:NİMBÜS

Karabük’ün Safranbolu ilçesinde bir mağara. : MENGİLİS

Karaciğerinden balık yağı çıkarılan bir balık. : MORİNA

Karadeniz bölgesinin dağlık kesimlerinde görülen dağınık kırsal yerleşme tipi.:DİVAN

Karadeniz Ereğlisi’ne özgü,ketenle dokunan ve giysi yapımında kullanılan bir bez.:ELPEK

Karadeniz kıyısı halkının giydiği dar paçalı potur. :ZIPKA

Karadeniz yöresinde haşlanmış mısıra verilen ad.: KOLİVA

Karadeniz yöresinde kadınların kullandığı iki renk üzerine çubuklu pamuklu peştamal.:FUTA

Karadeniz yöresinde patlamış mısıra verilen ad.:PAFULİ

Karadeniz yöresine özgü bir tür erkek ayakkabısı. : ÇAPULA

Karadeniz yöresine özgü, yontulmamış ağaç gövdelerinin üst üste oturtulmasıyla yapılan ev.:ÇANTI

Karadeniz yöresine özgü,aynı adlı taş üzerinde pişirilen mısır ekmeği.:BİLEKİ

Karadeniz yöresine özgü,mısır ununa çeşitli sebzeler karıştırılarak yapılan bir ekmek.:LAMES

Karadeniz yöresine özgü,pekmezle yapılan aşuremsi bir tatlı.:TERMONİ

Karadeniz’de kereste taşımakta kullanılan bir tür küçük mavna.:İNEBOLU KÜTÜĞÜ

Karadeniz’de yetişen ve derideki tahrişleri iyileştirmekte kullanılan otsu bir bitki.:LİVERA

Karadeniz’in bazı bölgelerinde yetiştirilen bir tür koyun.:HERİK

Karadeniz’in kuzeyindeki iç deniz. : AZAK

Karagöz balığına benzer bir Akdeniz balığı. : ÇİPURA

Karagöz balığının yavrusu.:KAÇİKOROZ

Karagöz oynatan kimse. : HAYALCİ : HAYALİ

Karagöz oyununda kullanılan tiz sesli kamış düdük.: NAREKE

Karagöz ve ortaoyununda Ermeni tiplemesine verilen ad. : HAY

Karagöz ve ortaoyununda Yahudi tiplemesine verilen ad. : CUD

Karagöz,orta oyunu,tuluat gibi seyirlik oyunlarda lafı açan ve karşıdakine nükte yapma fırsatı vererek konuşan kişiye verilen ad.:ŞİRİNKAR

Karagöz’ün başlığı. : IŞKIRLAK

Karagözdeki kambur ve cüce tip. : BEBERUHİ

Karahindiba’nın sebze olarak yenen yaprakları. : RADİKA

Karakalem resimde cizgiyi ya da pastel boyasını yaymak için kullanılan kendi üzerine sarılmış kağıt ya da der. : ESTOMP

Karakehribar da denilen ve sigaralık,tespih,takı yapımında kullanılan linyit türü.:OLTUTAŞI

Karakış.:ZEMHERİ

Karakter çözümlemesi ya da geleceği önceden bilmek amacıyla sayıların kullanılması.:NÜMEROLOJİ

Karakter, huy, yaratılış. : SECİYE

Karakul kuzusunun kıvırcık ve parlak postu. : ASTRAGAN

Karaları çevreleyen ve karalardan sayılan, 200 metre derinliğe kadar olan sığ deniz dipleri.:ŞELF

Karaman’da Yörükler tarafından dokunan bir cins halı.:TÜLÜ

Karaman’ın Ermenek ilçesinde,Türkiye’nin en uzun mağaralarından biri.:MARASPOLİ

Karaman’ın eski adı.:LARENDE

Karaman’ın Taşkale beldesinde,dik bir kaya kütlesine kat kat odacıklar biçiminde oyulmuş mağaralara verilen ad.:MANAZAN

Karaman-Silifke karayolunda yüksek bir dağ geçidi. : SERTAVUL

Karamsarlık,kötümserlik.:PESİMİZM

Karamsarlık.:PESİMİZM

Karanfilgillerden,bazı türleri bahçelerde süs olarak dikilen bir bitki.:HÜSNÜYUSUF

Karanlık,gizli,belirsiz.:MUZLİM

Karanlık. : ZİFİR

Karanlık.:ZULMET

Karar veremeyen,mütereddit.: DURUKSUN

Karargah.:MAKAR

Kararlaşmış,kararlaştırılmış.:MUKARRER

Kararlılık. : İSTİKRAR

Kararsız. : MÜTEREDDİT

Kararsızlık, tereddüt. : İKİRCİK

Karasal.:BERRİ

Karasergi” de denilen, siyah, yuvarlak ve ekşi bir üzüm cinsi. : KARAPARMAK

Karasevda. : MALİHÜLYA : MELANKOLİ

Karate sporunda,çeşitli hareketler ve figürlerden oluşan yarışma dalı.:KATA

Karate,judo gibi dövüş sporlarında vuruş,darbe anlamında kullanılan terim.:ATE

Karateci.:KARATEKA

Karatede yumruk ve tekme atma gibi dövüş tekniklerinin uygulandığı yarışma.:KUMİTE

Karayip Adalarında yaşayan yerli bir halk.:KALİNA

Karayla toprakla ilgili. : BERRİ

Karayolunda oluşmuş çukurlar ve tümsekler.:KASİS

Karbon ,fosfor gibi maddelerin,fiziksel bakımdan ayrı özellikler gösterebilmesi durumu.:ALOTROPİ

Karbonatlı kum taşı. : MOLAS

Karbonil grubuna iki alkol kökünün bağlanmasıyla türeyen bileşik. : KETON

Kardeş çocuklarının birbirlerine göre her biri.:BÖLE

Kardeş” anlamında yerel sözcük. : KADA

Kardinal başlığı.:BARATA

Kare : DÖRDÜL.

Karelere ayrılmış zemin üzerinde on altı taşla iki kişi arasında oynanan oyun.:DAMA

Kargabükenden çıkarılan etkili bir zehir.:STRİKNİN

Kargagillerden,karnı beyaz,kanatları ve kuyruğu kül rengi diğer yerleri parlak,kara uzun kuyruklu kuş.: SAKSAĞAN

Karı ile kocadan her biri.:IRS

Karı kocanın baba ve analarının her biri.:DÜNÜR

Karı, eş. Kadın. : AVRAT

Karın üstü kaslarının veya boğazın kasılmasına yol açan,paniğe kapılma şeklinde görülen ruhsal ve fiziksel rahatsızlık.: ANGUAZ

Karın zarı iltihabı. : PERİTONİT

Karın zarı. : PERİTON

Karın.:BATIN

Karınca yiyen hayvan. : TAPİR : NUMBAT

Karınca yuvası.: KÖRE

Karınca. : MUK

Karından bacaklı bir yumuşakça cinsi. : RAPANA

Karındanbacaklı yumuşakça cinsi.:NERİTA

Karındanbacaklı yumuşakça türü.:OTİNA

Karışık durum.:CURCUNA

Karışık iş. :ÇAPARIZ

Karışık olduğu için kolayca çıkılamayan yer.:LABİRENT

Karışık renkli,birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. : ALACA

Karışıklık, kargaşa. : KAOS

Karma, karışık. : MUHTELİT

Karmaşık desenli bir kumaş türü.:JAKAR

Karmaşık sistemlere uygulanan ve “güdümbilim” de denilen denetim kuramı. : SİBERNETİK

Karmaşık sorunların çözümünde ve incelemesinde bilimsel ve özellikle matematiksel yöntemlerin uygulanması.: YÖNEYLEM

Karmaşık.:KOMPLEKS

Karnı geniş testi.:AMFOR

Karnı şiş,altı düz su kabı. : FIÇI

Karnın açılması. : LAPARATOMİ

Karnıyarık yemeği.:KISTIRMA

Karpuz,kavun ve ham incir kurutulup pekmezle kaynatılarak yapılan bir tatlı.:İLENDE

Kars ve Ardahan yöresinde yaşayan Türkmen kökenli bir halk.:TEREKEMELER

Kars ve çevresinde yaygın bir halk oyunu.:ARZUMANİ

Kars ve yöresinde yaşayan Türkmen kökenli bir halk.:TEREKEME

Kars yöre sine özgü bir halk oyunu. : ASKERANİ

Kars yöresi halk oyunu. :ATABARI

Kars yöresinde oynanan bir halk oyunu.:TEREKEME

Kars yöresine ait bir kalk oyunu.:AKMA

Kars yöresine özgü tandırda pişirilen bir tür pide.:KALIN

Kars yöresine özgü,tuzlu ve yumuşak bir peynir cinsi.:ŞOR

Kars, Ardahan ve Iğdır yörelerinde yetiştirilen beyaz yünlü koyun cinsi. : TUJ

Kars, Erzurum ve Ağrı yöresine özgü türkülü bir halk oyunu. : ENZELİ

Kars’ın Akyaka ilçesinde,yüzlerce kuş türünü barındıran bir göl.:KUYUCUK

Kars’ın Sarıkamış ilçesinde kayak merkezi olan dağ.:CIBILTEPE

Karşı eylem, tepki. : AKSÜLAMEL

Karşı gelmek.:ÇEMKİRMEK

Karşı koyan , karşı çıkan :. MUARIZ

Karşıdakine vurmak için parmaklara geçirilen demir parçası. : MUŞTA

Karşılığı ödenmemiş bir poliçeden dolayı, hak sahibince sorumlu kişilerden birine çekilen yeni poliçe. : RETRET

Karşılık olma, karşılama. : TEKABÜL

Karşılıklı alıp verme. : TEATİ

Karşılıklı iki yandan her biri. : GEÇE

Karşılıklı yer değiştirme. : BECAYİŞ

Karşılıklı.:MÜTEKABİL

Karşısındakine vurmak için özel olarak açılmış deliklerine parmakların geçirilmesi ile kullanılan demir parçası.:MUŞTA

Karşıtlık. : TEZAT

Kartal takımyıldızının eski dildeki adı.:UKAB

Kartal,atmaca,çaylak gibi yırtıcı kuşlara verilen ad.:ÇALAĞAN

Kartalgillerden,leşle beslenen bir kuş.:KERKENEZ

Karton,tahta veya plastikten yapılan,üzerine şerit,iplik vs sarılan koni veya silindir.:MASURA

Karyokinez bölünme sırasında hücre çekirdeğinin içinde beliren ve kromatin ipliklerinin parçalara ayrılmasıyla oluşan,bazı yeteneklerin yeni bireylere geçmesine yarayan,kıvrık çubuk biçimindeki cisim.:KROMOZOM

Karyokinez. :MİTOZ

Kas ağrısı.:MİYALJİ

Kas faaliyeti. : KİNEZİ

Kas yapılı ur. : MİYOM

Kasap.:CEZZAR

Kasaplık hayvanlarda karnın içinde,belkemiğinin iki yanından aşağıya doğru uzanan ve yumuşaklığı dolayısıyla beğenilen et bölümü. : BONFİLE

Kasaplık hayvanlardan çıkarılan iç yağı.:ÇÖZ

Kasaplık hayvanların budu.:JİGO

Kasaplık hayvanların kesilmiş ayağı.:PAÇA

Kasaplık hayvanların omurga kemiğinin iç tarafından elle çekilip çıkarılan,en ideal kebaplık et.:KÜŞNEME

Kasaplık hayvanların sırtında,dikensi çıkıntı boyunca iki yandaki et.:FİLETO

Kasaplık hayvanların timüs ve pankreas bezlerine verilen ad.: UYKULUK

Kasatura, bıçak gibi kesici silahların uzun ve keskin bölümü.: NAMLU

Kasık biti. : KIRKAYAK

Kasık lenf bezlerinin iltihaplanması.:HIYARCIK

Kasık.,: ANE

Kasım patına benzer bir çiçek. : PAT

Kasımpatına verilen bir başka ad.: KRİZANTEM

Kasları vücuttaki öbür organ ve dokulara bağlayan yapı,kiriş.:TENDON

Kasların kasılmasını giderici, hekimlikte kullanılan bitki. : TATULA

Kasların,özellikle diz kaslarının iradesiz kasılması.: SPAZM

Kasnağa gerilmiş kumaşa iğne veya tığla yapılan bir tür nakış. : SÜZENİ

Kastamonu ilçesinde bir baraj.:KARAÇOMAK

Kastamonu ilinde bir kanyon ve mağara.:KARACEHENNEM

Kastamonu ilinde bir sulama barajı.:ASAR

Kastamonu yöresine özgü,mercimek ve pirinçle yapılan bir çeşit çorba.:ANAKIZ

Kastamonu’nun Cide ilçesinde, doğal güzelliğiyle tanınmış bir koy. : GİDEROS

Kastamonu’nun Abana ilçesinde bir iskele.:İLİŞİ

Kastamonu’nun bir ilçesi. : ABANA : DADAY:ARAÇ:CİDE:AZDAVAY:AĞLI

Kastamonu’nun Cide ilçesinde doğal güzelliğiyle tanınmış bir koy.:GİDEROS

Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesinde bir mağara.:ILGARİNİ

Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesinde ünlü bir kanyon.:VALLA

Kastamonu’ya özgü bir cins bulgur.:SİYEZ

Kastamonu’ya özgü tavuk ya da hindi eti ve yufkayla yapılan bir yemek.:BANDUMA

Kastamonu-Bartın Küre dağları milli parkında,mağaralarıyla ünlü bir kanyon.:ARIT

Kastanyet eşliğinde bir kişi tarafından yapılan İspanyol dansı.:OLE

Kaş boyası. : MASKARA

Kaş kemerinin altına sıkıştırılarak kullanılan gözlük camı. : MONOKL

Kaş-Fethiye arasında uzanan kumsala ve burada kurulmuş önemli bir Likya kentine verilen ad.:PATARA

Kaşındırıcı bir deri hastalığı.: UYUZ

Kat kat ayrılabilen şeylerde kat.:YABRAK

Kat kat çakıl ve kumdan oluşmuş yer kıvrımı.: OS

Kat, makam. : ORUN

Katalog. : FİHRİST

Katar’ın başkenti.:DOHA

Kategori, grup… : ULAM

Katı bir şeyi dikerken iğne geçirecek yeri delmek için kullanılan,çelikten yapılmış,sivri uçlu ve ağaç saplı araç.:BİZ
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

Re: Bulmaca Sözlüğü-(A-Z)

Mesajgönderen Maket » 17 Kas 2008 14:45

Katı,hoşgörüsüz düşünce.:SEKTER

Katılaşmakta olan bir sıvıda cisimler kristalleştikten sonra arta kalan çökelti. :ANASU

Katılma,karışma.:İLTİHAK

Katılmış, ulanmış parça. : EK

Katılmış,ulanmış,eklenmiş.:MUNZAM

Katışıksız, saf. yalın. : MAHZ: RAİK

Katışıksız.:HALİS

Katışıksız.:SOM

Katil balina” da denilen bir balina türü. : ORKA

Katip. : YAZMAN

Katipler.:KETEBE

Katmanlar halinde dilinebilen, ince taneli ve kristal yapılı kayaç. : ŞİST

Katmanlarında içi içe daireler bulunan billurlaşmış bir kalker türü. : SİPOLİN

Katmanlı kayaçların içeri doğru çukur ve alçak bölümü. : İNEÇ

Katmerli bitkilerin en iç bölümü.:CÜCÜK

Katolik Arnavutlar. : MALİSOR

Katolik kilisesinde bağış karşılığında günahlardan kurtulma. : ENDÜLJANS

Katolik Kilisesinin başkanı.: PAPA

Katoliklerde ölüler için yapılan dua, bu duaya özgü müzik . Ölünün hatırasına yapılan tören.:REQUİEM

Katoliklerde kendini dine adayan ve manastırda yaşayan kadın. : SÖR

Katoliklerde,bir bölgenin din işlerine başkanlık eden,papazlığın en yüksek aşamasında olan din görevlisi.:PİSKOPOS

Katotta toplanmış iyon. : KATYON

Katran ve diğer organik maddelerin buharlaşmasından elde edilen,kolay kırılan,az ısı ile eriyen,katı siyah parlak madde.:ZİFT

Katran,petrol,neft gibi maddelerden çıkarılan,katı ,beyaz,yarı saydam,buharı parlak bir alevle yanan,kimyasal etkenlere karşı ilgisiz,katı hidrokarbon.:PARAFİN

Katranla kıldan yapılan ve kalafat işlerinde kullanılan bir tür macun. : BİLAR

Kauçuk ağacının ve bazı bitkilerin genellikle süt görünümünde olan öz suyu.:LATEKS

Kauçuk meme.:EMZİK

Kauçuk,ipek,pamuk veya yün karışımı bir kumaş türü.:LASTEKS

Kauçuklu yağmurluk. : GAMSELE

Kavalılar’a mensup Mısır valilerine babadan oğula geçmek üzere 1867’de verilen resmi unvan.:HİDİV

Kavgacı.:ÇAKTAK.:ÇATAK

Kavim. : BUDUN

Kavimleri karşılaştırarak inceleyen,kültür oluşumlarını araştıran bilim.:ETNOGRAFYA

Kavisli,eğri,eğmeçli.:MUKAVVES

Kavisli,kısa,uç bölümü geniş,kabzasına doğru daralan bir tür kılıç.: PALA

Kavram. : MEFHUM : NOSYON

Kavram;bir şey hakkında kabul edilen genel fikir.:KONSEPT

Kavramcılık.:KONSEPTUALİZM

Kavrayış. : İDRAK

Kavrulmamış et,kavurma. : SIZGIT

Kavrulmuş Antep fıstığı özünden yapılan ve hazmı kolaylaştırması için tüketilen bir tür kahve.:MENENGİÇ KAHVESİ

Kavrulmuş buğday,mısır.:KAVURGA

Kavrulmuş soğan ve salçayla pişirilen et yemeği. : YAHNİ

Kavşak. İki yolun birleştiği yer. : ÇAT .: ÇATAK

Kavuk,fes gibi bazı başlıkların üzerine sarılan tülbent,abani veya şala verilen ad.:SARIK

Kavun ve ahududu karışımı bir tada sahip olan, C vitaminince zengin tropikal meyveye verilen ad. : PEPİNO

Kavun,karpuz,kabak gibi bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.:KÖKEN

Kavuniçi ile pembe arası renk.:YAVRUAĞZI

Kavuşma,buluşma.:TELAKİ

Kaya ardıcı da denilen göçmen bir kuş.:TAŞKIZIL

Kaya balığı. : TOKMAKBAŞ

Kaya hanisi. : LAGOS

Kaya lifi.Taş pamuğu. : ASBEST

Kaya ve ağaç kovuklarında su birikintisi. : KAK

Kayabalığının bir çeşidi. : AZMANKAYA

Kayaç katmanlarının kırılmadan yukarı doğru kabarması sonucunda ortaya çıkan elips biçimli yapıların ortak adı. : DOM

Kayaç katmanlarının kırılmadan yukarı doğru kabarması sonucunda ortaya çıkan yeryüzü şekli.:DOM

Kayaç. : LİPARİT

Kayaçların erimesiyle yer altı akıntıları olan kireç taşı ve dolomit bölgesi.:KARST

Kayak ve kros ile ateşli silah nişancılığı dallarını kapsayan kış sporları karşılaşması.:BİATLON

Kayak sporunda bir yarış dalı. : SLALOM

Kayak. : SKİ

Kayakeleri” de denilen bir cins kertenkele. : AGAMA : BUKALEMUN

Kayalık kıyılarda , sığ sularda yaşayan 25-35 cm uzunluğunda kırmızı benekli,mavi veya yeşil bir balık. : LAPİNA

Kaygı,üzüntü.: STRES

Kaygusuz Abdal’ın kimi şiirlerinde kullandığı mahlası. : SARAYİ

Kayı boyuna bağlı olan ve Anadolu’nun çeşitli yörelerinde yaşayan büyük bir aşiret.:KARAKEÇİLİ

Kayık,mavna ve küçük gemilerin karaya çekildikleri yer. : ÇEKEK

Kayık.:SANDAL

Kayık.:ZEVRAK

Kayıkta dümen kolu. : YEKE

Kayıngillerden,ılıman iklimlerde yetişen bir orman ağacı ve bu ağacın yenilebilen meyvesi.:KESTANE

Kayısı ağacının Akdeniz ülkelerinde yetiştirilen küçük meyveli bir türü.:ZERDALİ

Kayısı ve kuzu etiyle yapılan bir tür yahni.:MİŞMİŞİYE

Kayısı, erik, zerdali gibi meyvelerin kurusu. : ÇİR

Kayısı.:ZERDALİ

Kaymakam : İLÇEBAY.:KAİMMAKAM

Kaymakam.:KAİMMAKAM

Kaynağı mitolojik çağlara dayanan kirişli bir çalgı. : LİR

Kaynak kitap. : MEHAZ

Kaynak kitap.:MEHAZ

Kaynak taşı,su mermeri.:ALBATR

Kaynak yapımında,metalleri kesme ve eritme işlemlerinde kullanılan,alev püskürten araç.:ÜFLEÇ

Kaynak,pınar.:BULAK

Kaynak,pınar.:EŞME

Kaynaklar,kaynakça.:BİBLİYOGRAFYA

Kaynar suda haşlanıp üzerine yağ gezdirilen mısır unu yemeği.: MAMALİGA

Kaynaşma.:FÜZYON

Kaynatılıp kıvama geldikten sonra dondurulan meyve suyu tatlısı.:MURABBA

Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkartıldıktan sonra kırılan buğday.:BULGUR

Kaynatılmış buğday,bulgur,mısır gibi şeyler.: HEDİK

Kayseri ilinde bir göl.:ENGİR

Kayseri ilindeki Kültepe höyüğüne verilen bir başka ad.:KANEŞ

Kayseri yakınlarında bir ilkçağ kenti.:ANİSA

Kayseri’nin Yaylalı ilçesinde,Aladağlar Ulusal Parkında bulunan,doğal güzelliğiyle tanınmış şelaleler.:KAPUZBAŞI

Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesinde Hisarcık deresi üzerine kurulu baraj.:AKKÖY

Kaz dağında yaşadığına ve ermiş olduğuna inanılan efsane kişisi.:SARIKIZ

Kaz dağının mitolojideki adı. : İDA

Kaz dağlarında yaşayan yarı göçebe çobanların meskeni olan kollektif yapı. : İGERM

Kaz,ördek,güvercin gibi bazı kuş yavrularının civcivlikten sonraki durumu.:PALAZ

Kaza ile, rastgele.: EZKAZA

Kaza yada başka bir olayı karadakilere bildirmek için gemilerden denize salınan,içinde mektup olan şişe.:POTKAL

Kazak - Kırgız Türklerinin saz şairleri. : AKIN

Kazak reisi. : ATAMAN

Kazak Türklerinin soyundan geldiklerine inandıkları,efsanevi Türk hakanı ve kahramanı.:ALAŞAHAN

Kazakistan’a özgü,kabak kemaneye benzer telli çalgı.:KILKIYAK

Kazakistan’ın Astana’dan önceki başkenti. : ALMATI

Kazakistan’ın başkenti Astana’nın eski adı.:AKMOLA

Kazakistan’ın başkenti. : ASTANA

Kazakistan’ın para birimi. : TENGE

Kazakistan’ın para birimi.:TENGE

Kazakistan’ın plaka kodu.:KZA

Kazaklar’da dombra adı verilen çalgı eşliğinde söylenen türkü.:ENG

Kazanç.:TEMETTÜ

Kazanma, edinme, iş. : KİSB

Kazaya uğrayan gemilerin yolcularını ve gemi adamlarını kurtarma işi.:TAHLİSİYE

Kazdan büyük,tuğla renginde bir kuş.:ANGUT

Kazı bilimi.:ARKEOLOJİ

Kazı yeri yada birbirine yakın kazı yerlerinin tümü. : ARIN

Kazı.:HAFRİYAT

Kazları semirtmek için verilen mısır hamuru. EVELEM

Kebaplık demir şiş.:SİH

Keçe ya da bez kaplı bir tokmakla vurularak titreşmesi sağlanan bir kurstan oluşan vurgulu çalgı.:GONK

Keçe yaygı,kilim.:BİSNA

Keçeden yapılmış çadır.:ALAÇİK

Keçeden yapılmış çadır.:DERİMEVİ

Keçi kılından hayvan çulu,yem torbası gibi şeyler dokuyan kimse.:MUTAF

Keçi kılından yapılmış kumaş. : KEÇE

Keçi ya da inek sütünün özel bir mantarla mayalanmasıyla yapılan ekşi içecek. : KEFİR

Keçi yavrusu : OĞLAK

Keçi yolu,patika,yolak.: İZLEK

Keçiboynuzu.:HARNUP

Kedi ya da köpek yavrusu. : ENİK

Kedi,köpek yiyeceği.:MANCA

Kediden aşırı derecede korkma. : AYLUROFOBİ:AİLUROFOBİ

Kedigillerden,çakala benzer bir hayvan.: KARAKULAK

Kedigillerden,kürkünden yararlanılan çok yırtıcı hayvan.:VAŞAK

Kefal balığına verilen bir başka ad.:TOPAN

Kefal balığının bir türü.:ALTINBAŞ

Kefal türünden bir balık. : PAÇOZ

Kefal.:AKBALIK

Kehribara verilen ad. : SAMANKAPAN

Kekelemek yada söyleyiş hatası yapmaktan çekinerek konuşmaktan korkma. : LALOFOBİ

Kekeme yada dilsiz kimse.:TAT

Kekeme,tutuk dilli.:PEPE

Kekeme. : REKİK : KEKEÇ

Kel lakaplı,1845-1922 yılları arasında yaşamış,aralıksız 27 yıl Kırkpınar başpehlivanı olmuş güreşçi.:ALİÇO

Kelebek olmadan önce bir böceğin,koza veya kozasız olarak geçirdiği başkalaşma durumu.:KRİZALİT

Kelile ve Dimne” adlı kitabın yazarı olduğuna inanılan efsanevi Hint yazarı. : BİDPAY (BİDPAİ)

Kelimesi kelimesine,hiç değiştirmeden,aynen.: MOTAMOT

Kemal BİLBAŞAR’ın bir romanı. : MEMO

Keman gibi omuza dayanarak çalınan yaylı çalgı. : REBEK

Keman yapımıyla ünlü bir İtalyan ailesi. : AMATİ

Keman yayı. : KEMANE : ARŞE

Kemana benzer büyük bir çalgı.:VİOLA

Kemanla viyolonsel arası büyük keman, viyola. : ALTO

Kement. : LASO

Kemer altı,çardak.:KEVAK

Kemer,bele bağlanan kuşak.:NİTAK

Kemerler üzerine oturtulmuş kubbe ile kemerlerin arasını kapatan üçgen biçimindeki kubbe parçalarından her biri.:BİNGİ

Kemik bilye. : AKAT

Kemik kadar sert olmayan,dayanıklı,esnek,bükülgen,damarsız bağ dokusu.:KIKIRDAK

Kemik ucu,: OM

Kemik veremi. : AKARCA

Kemikbilim.:OSTEOLOJİ

Kemiklerin iç boşluklarını dolduran yağlı madde.:İLİK

Kemiklerin sert dolgu dokusunun incelmesi sonucunda,hafif bir baskıyla bile kırılabilir duruma gelmesiyle tanımlanan hastalık.:OSTEOPOROZ

Kemikli balıklardan, uzunluğu 40 cm kadar olan, sırtı pürtüklü,esmer renkli,yassı bir tür balık.:PİSİ BALIĞI

Kemikli balıklardan,15-25 cm uzunluğunda,sırtı zeytuni bir tatlı su balığı. : PLATİNA:PLATİKA

Kemirgenlerden,su kıyılarında yaşayan,yuvalar ve su setleri kuran,postu değerli bir hayvan.:KUNDUZ

Kenaf” da denilen bir tekstil bitkisi. : DAH

Kenar süsü. Mendil ve peçeteler de kenara yapılan işleme. : SU

Kenar süsü.:BORDÜR

Kenarları kagir,üstü kapak taşlarıyla örtülü mezar.: LAHİT

Kenarları saçaklı bir tür başörtüsü.:POŞU

Kendi biten,kendi kendine yetişen bitki.:HÜDAYİNABİT

Kendi dönemine değin gelen şairleri anlattığı tezkiresiyle tanınan XVI. Yüzyıl divan yazarı.:LATİFİ

Kendi kendine cinsel doyum sağlama. : ONANİZM

Kendi kendine söz vererek bir işi üzerine alma. : AHİT

Kendi türünün en iyi konuşanı sayılan ve Afrika’nın tropikal bölgelerinde yaşayan bir papağan.:JAKO

Kendi yaşıtları arasındaki yarışmalara katılan 18 yaşını geçmemiş sporculara verilen ad.:JUNYOR

Kendi.:HOD

Kendilerine özgü giyinişleri ve konuşma biçimleri olan,argo kullanan,başıboş,haylaz delikanlı,kabadayı,hayta,apaş.:KÜLHANBEYİ

Kendiliğinden,kasların devinimiyle yapılan iş yada hareket için kullanılan sözcük.:MİHANİKİ

Kendinde kullanım hakkı olan,elinde bulunduran.:MUTASARRIF

Kendine çekmek,ilgi toplamak.:CELBETMEK

Kendini becerikli,usta gösteren kimse.:OLÇUM

Kendini beğenme, bencillik. : ENANİYET

Kendini beğenmiş kimseler için kullanılan alay sözü. : EKABİR Kendir dokuma. : KETEN

Kendini beğenmiş. : KAKAVAN

Kendini bir konuya vermek.:İTİKAF
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

Re: Bulmaca Sözlüğü-(A-Z)

Mesajgönderen Maket » 17 Kas 2008 14:46

Kendini olduğundan büyük görüp yüksekten atma.:TAFRA

Kendini tutan,öfkesini yenen.:KAZIM

Kendir tohumu : ÇEDENE

Kendirgillerden, sapındaki liflerden halat, ip, çuval gibi kaba örgüler yapılan bitkiye verilen ad.:KENEVİR

Kendisinde hem erkek hem kadın organları bulunan.Hünsa.:ERSELİK

Kendisine aziz süsü vererek yerleştiği sarayda türlü entrikalar çevirmesiyle ünlü Rus papazı.:RASPUTİN

Kendisine bir çocuğun eğitim ve bakımı verilmiş olan kadın. : MÜREBBİYE

Kendisine hastalığa karşı aşı yapılmış ya da hastalık geçirmiş canlının kanında bulunan ve o hastalığın mikroplarını birbirine yapıştırıp küme haline sokma özelliği olan madde. : AGLÜTİNİN

Kendisine kitap gönderilmiş peygamber,resul.:YALVAÇ

Kendisini ilgilendirmeyen işlere karışan. : HERZEVEKİL

Kendisini olduğundan büyük gösterip böbürlenme.:TAFRA

Kendisinin sebep olmadığı bir zararı ödeme.:CEREME

Kene. : SAKIRGA

Kenevir,kendir.:JÜT

Kenevirden yapılmış kalın ip : HALAT

Kenevirle tütün köklerinin asalaklarından biri sayılan ve tarım bitkilerine zarar veren bitki.:CANAVAROTU

Kent civarı yerleşim. : BANLİYÖ

Kent dışında kurulmuş bir üniversitenin alan ve yapıları.:YERLEŞKE

Kent soylu. : BURJUVA

Kent soyluluk.:BURJUVAZİ

Kent veya kasabada dış mahalle. : VAROŞ

Kent. : ŞAR

Kenya’daki yerli halkın beyaz azınlığa karşı ayaklanma hareketini yöneten ve 1960’ta ortadan kaldırılan gizli örgüt. : MAUMAU

Kenya’nın başkenti.:NAİROBİ

Kenya’ya özgü,sazdan yapılan ve üstü samanla örtülen yuvarlak kulübelere verilen ad.:ŞAMBA

Kepçe.:ÇÖMÇE

Kepekli undan yapılan,pideye benzer bir tür ekmek.:FODLA

Keramilik tarikatının on iki kolundan biri. : İSHAKİYE

Kerem,cömertlik.:MEKREMET

Kerestelik bir ağaç cinsi.:HUŞ

Kerestelik tomruk.:AZMAN

Kerestesi makbul bir Afrika ağacı. : OKUME

Kerestesi sert ve kokulu bir ağaç. : SANTAL

Kerestesi ve reçinesi çok beğenilen bir orman ağacı.:LADİN

Kerestesinden yararlanılan bir tropikal bölge ağacı. : OBEŞE

Kerevet,divan.:SEDİR

Kerte,derece.:RADDE

Kertenkele derisi.:LEZAR

Kertenkele.:ELÖPEN

Kervan.:KARBAN

Keseli ayı.Amerika etçil memelisi. : KOALA

Keseliler üst takımından bir çok memeli türünün ortak adı.:OPOSSUM

Kesen anlamında kullanılan matematik terimi.:SEKANT

Kesenek. : İLTİZAM

Keser.: KERKİ

Kesilen ağacın kökü,kütük dibi.:OMACA

Kesilen,yontulan veya rendelenen bir şeyden çıkan parça.:YONGA

Kesilme, kesinti. : İNKITA

Kesilmiş ağacın silindir biçimindeki gövdesi.:TOMRUK

Kesilmiş hamurları yada ekmeği,et suyuna doğrayıp pişirerek yapılan yemek.:ISLAMA

Kesilmiş hamurları yada ekmeği,yağlı su yada et suyuna doğrayıp pişirerek yapılan yemek.:ISLAMA

Kesilmiş sütten yapılan çökelek. : DOLAZ

Kesilmiş sütün koyu bölümü.:KESMİK

Kesilmiş,kesik.:MAKTU

Kesim hayvanlarında,belkemiğindeki dikensi çıkıntının iki yanında bulunan et dilimi.:KONTRFİLE

Kesimevi., mezbaha. : KANARA

Kesimi pantolona benzeyen bir tür şalvar.:ELİFİ

Kesin bilgi. : YAKİN

Kesin vadeli değerlerin kuru ve primli değerlerin kuru arasındaki fark.:EKAR

Kesinlikle uyulması gereken Kuran ve Hadis hükümleri.: NAS

Kesit. : MAKTA

Keskin bir ses çıkaran ve çoğu zaman davulla veya dümbelekle birlikte çalınan nefesli çalgı. :ZURNA

Keskin bir koku,alev ve koyu duman çıkartarak yanan,karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı,yer sakızı.:BİTÜM

Kesme, kesip ayırma. : HAZA

Kesme, parçalama. : TAKTİ

Kestane kargası da denilen iri gövdeli bir kuş. : ALAKARGA

Kestane rengi.:MARON

Kestane ve fındık çubuklarıyla örülen kulplu sepet.:ÇİTİNEK

Kestanenin dikenli olan dış kabuğu.:TOPUR

Keşikleme,münavebe. :ALMAŞ

Keşişleme karşıtı rüzgar. : KARAYEL

Keten dövmeye yarayan tokmak. : FİLARİZ

Keten tohumu. : BEZİR

Keten tohumundan çıkartılan bir yağ.:BEZİRYAĞI

Keten ve yünden dokunan bir tür kumaş.:FLANEL

Keten,kenevir,jüt gibi türlü dokuma maddelerinden yapılan ince halat.:URGAN

Kevdere de denilen,Doğu Anadolu’da ve Kafkasya’da yaşayan keklik cinsi.:URKEKLİK

Kezzap.:NİTRİKASİT

Kıbrıs adasının eski adı.:ALAŞİYA

Kıbrıs’a özgü,iri ve pembe taneli bir üzüm cinsi.:VERİGO

Kıbrıs’ta üretilen bir tür tatlı ve koyu sofra şarabı. : KUMANDARYA

*** tarafı yüksek,hızlı giden yelkenli.:ÇEKELEVE

Kıdem bakımından başta gelen. : DUAYEN

Kıl elek. : LEÇER

Kıl ve saçların dökülmesi ya da yokluğu. : ALOPESİ

Kıl,tüy. :MU

Kılaptan ipekle işlenmiş kalın ve iri desenli bir kumaş türü.:ABAİ

Kılçıksız,lezzetli bir tür fasulye. : AYŞE KADIN

Kıldan yapılmış dokuma.:ÇUL

Kılıcın yada bıçağın keskin yüzü.:YALIM

Kılıç kını.:NİYAM

Kılıç oyununda meşin göğüslük.:PLASTRON

Kılıç,bıçak gibi kesici araçların keskin yüzü. : YAUM

Kılıç,bıçak gibi saplı şeylerin sap içinde kalan bölümü. : PIRAZVANA

Kılıç.: TİG

Kılıç.:SEYF

Kılıçla yapılan spor. : ESKRİM

Kılığının yada eşyasının düzgün ve temiz olmasına özenmeyen kimse.:ÇAPAÇUL

Kılıksız ve uyuşuk kimse. SÜNEPE

Kılkuyruk” da denilen ve yurdumuzun sulak alanlarında da yaşayan bir ördek cinsi.:KIKIRLIK:ANASACUTA : PİNTAİL : SPİSSENTE

Kıllarında ve gözlerinde,kimi zaman da derisinde doğuştan boya maddesi bulunmadığı için her yanı beyaz olan insan yada hayvan.:AKŞIN

Kımız rakısı.:ARİKA

Kır hayatını ve törelerini anlatan. : PASTORAL

Kır renkli.:KIRÇIL

Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir.:İDİL

Kır,orman vb yerlerde yapılan koşu sporu.:JOGGİNG

Kıraç tarlada yetişen karpuz,mısır,darı,pancar gibi bitkilere verilen ad.:DEŞTİYE

Kıranlar. : AFAT

Kırbaç kurdu. : TRİKOSEFAL : ARİKOSEFAL

Kırda Yemek”, “Olimpia” gibi yapıtlarıyla tanınmış ünlü Fransız ressam. : MANET

Kırgızistan ve Kazakistan’da bir ırmak. : ÇU

Kırgızistan’da bir kent. :OŞ

Kırgızistan’ın başkenti. : BİŞKEK

Kırgızistan’ın para birimi.: SOM

Kırgızistan’ın para birimi.:SOM

Kırgızistan’ın plaka işareti.:KS

Kırgızların ünlü destanı. : MANAS

Kırık çanak çömleği yapıştırmaya yarayan yumurta akı, kireç, süt ve pamuk karışımı. : SEP

Kırık kemikleri bir arada tutmak amacıyla kullanılan tahta gibi düz nesne.:ATEL:CEBİRE:SÜYEK

Kırık pirinç, şeker ve suyla yapılan bir tatlı. : NAZLAŞ

Kırılma, parçalanma. : İNKİSAR

Kırılmadan bükülebilen ve ateşte niteliği değişmeyen bir mineral.:ASBEST

Kırılmış nohut ve patlıcanla yapılan bir yemek.:MUHAŞERLAŞ

Kırılmış taş döşenip silindir geçirilerek yapılan yol. : MAKADAM

Kırılmış veya dökülmüş tahıl.:KIRMA

Kırılmış veya dövülmüş tahıl. : KIRMA

Kırım hanlarına ve prenslerine verilen san. : GİRAY

Kırıntı. : UFANTI

Kırışmak.:BÜZÜŞMEK

Kırk çeşit yiyecekli sofra. : ZEKERİYA SOFRASI

Kırkağaç da denilen bir kavun cinsi.:ALTINBAŞ

Kırkılmış koyun tüyü. : YAPAĞI

Kırklareli’nde Demirköy ilçesinde Türkiye’nin en uzun mağaralarından biri. : DUPNİSA

Kırklareli’nin bir ilçesi. : KOFÇAZ

Kırklareli’nin Demirköy ilçesinde bir göl. : ERİKLİ

Kırklareli’nin Demirköy ilçesinde tabiatı koruma alanı kapsamına alınan göl.:SAKA

Kırklareli’nin Demirköy ilçesine bağlı İğne ada beldesinde, tabiatı koruma alanı kapsamına alınan eşsiz bir orman alanı. : LONGOZ

Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde kurulu doğalgaz santralı. : HAMİTABAT

Kırklareli’nin Vize ilçesinde bir mağara.:KOVANTAŞI

Kırklareli’nin Vize ilçesinde,tabiatı koruma alanı kapsamına alınan orman ve körfez.:KASATURA

Kırkpare”, “Yamalıbohça” da denilen, değişik renk ve desenlerde kumaş parçalarının yan yana getirilip dikilmesiyle oluşturulan el sanatı. : PEÇVÖRK

Kırkpınar güreşlerinde pehlivanların ayrıldıkları derecelerden biri.:BAŞORTA

Kırkpınar güreşlerini düzenlemeyi üstlenen kişi. : AĞA

Kırlangıç balığı küçüğü. : DERVİŞ

Kırlarda yetişen yabani bir otun kökü.:ANDIZ

Kırmız böceğinin güzel lal boya çıkarılan bir türü.:KOŞNİL

Kırmızı veya esmer renkte olan doğal demir oksidinden oluşan bir mineral , kantaşı.:HEMATİT

Kırmızı acı biberli sirkeli sos.:TABASKO

Kırmızı biber.:PAPRİKA

Kırmızı çuhadan yapılan,tepesinde püskülü olan bir tür başlık.:FES

Kırmızı kabartılarla ortaya çıkan deri enfeksiyonu.:YILANCIK

Kırmızı kabuklu ve portakal büyüklüğünde bir mandalina türü.:MİNEOLA: MİNAOLA

Kırmızı mercimekle yapılan bir cins çorba.:EZOGELİN

Kırmızı mercimekle yapılan çorba veya pilav.:MALHITA:MAHLITA

Kırmızı pancar.:ÇÖĞÜNDÜR

Kırmızı renkli bir elma cinsi.:STARKİNG

Kırmızı renkli bir şeftali cinsi.:HÜLÜ

Kırmızı renkli ve iri taneli bir üzüm cinsi.:KARDİNAL

Kırmızı renkli ve mayhoş bir elma cinsi.:ARAPKIZI

Kırmızı renkli,pis kokulu,zehirli sıvı bir element.: BROM

Kırmızı renkli,tatlı,sulu ve kokulu bir erik cinsi.:ALBARDAK

Kırmızı renkte olan.: LALİN

Kırmızı toprak.:GAV

Kırmızı ve beyaz,sıkı ve tatlı küçük elma. : APİ

Kırmızı zırnık. : REALGAR

Kırmızı,pembe yada mor renkli çiçekler açan bir süs bitkisi.:ORTANCA

Kırmızımsı mavi renkte yerli bir erik cinsi.:AYNABAKAR

Kırmızımtırak gri renk.:TURNAKIRI

Kırmızıya çalan eflatun renk. : SİKLAMEN

Kırsal aşk şiiri. : İDİL

Kırsal kesimde büyük toprakları olan ve sözü geçer kimse. : AĞA

Kırşehir kenti yakınında bir göl. : SEYFE - HILLA

Kırşehir’in antik dönemlerdeki adı.:MOKİSSOS

Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesinde bir yer altı kenti. :İNLİMURAT
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

Re: Bulmaca Sözlüğü-(A-Z)

Mesajgönderen Maket » 17 Kas 2008 14:47

Kısa ayaklı, uzun boyunlu ve saplı su kabı. : ASLANAĞZI

Kısa bacaklı köpek cinsi. : BASE

Kısa boylu ve tıknaz.:BODUR

Kısa çizgi.:TİRE

Kısa çizme . : EDİK

Kısa çorap. : ŞOSET

Kısa hırka. : LİBADE

Kısa kafalı. : BRAKİSEFAL

Kısa kanatlı ve uzun kuyruklu bir kuş türü. : KUKAL

Kısa kepenek.:KEBE

Kısa kesilmiş saç. Erkek saçı biçiminde kesilmiş kadın saçı. : ALAGARSON

Kısa kıllı bir av köpeği cinsi.:BRAK

Kısa kıllı bir av köpeği.:BRAK

Kısa kır manzumesi,çoban türküsü.:EGLOG

Kısa menzilli,kablosuz bir iletişim teknolojisi.:BLUETOOTH

Kısa namlulu bir tüfek türü. :FİLİNTA

Kısa ökçeli bağsız ayakkabı.:MOKASEN

Kısa paçalı bir tür pantolon.:KAPRİ

Kısa saplı odun baltası.:NACAK

Kısa süreli tanıtım filmi. :SPOT

Kısa tüylü bir av köpeği cinsi. : BRAK

Kısa tüylü bir av köpeği ırkı. : PUANTER

Kısa ve özlü söz.: LAKONİK

Kısa ve özlü söz.:AFORİZMA

Kısa ve şişman kimse.:TUMBADIZ

Kısa ve yalın işaretlerden oluşan bir yazı yönteminin kısa yazılışı.:STENO

Kısa veya özlü anlatımı olan komik öykü. : ANEKDOT

Kısa,güldürücü oyun.:SKEÇ

Kısa,kestirme yol.:KESE

Kısaca diyapozitif.:DİA

Kısaca elektrokardiyogram.:EKG

Kısacası.:VELHASIL

Kısaltılmadan kıvırcıklık verilmiş saçların baş çevresinde geniş bir yığın oluşturduğu saç biçimi.:AFRO

Kısaltılmış olan,kısa,özet.:MUHTASAR

Kısık sesli küçük keman. : KİT

Kısır döngü.:FASİT DAİRE

Kısır kadın ya da dişi hayvan.:ASLIK

Kısır, hiç doğurmamış hayvan. : EREMİK

Kısırlaştırma.:KASTRASYON

Kıskaç. : PENSE

Kıskanç. : HASUT

Kıskançlık korkusu. : ZELOFOBİ

Kıskançlık,çekememezlik. : HASET

Kıskanma. : REŞK

Kısrak sütünün mayalanmasıyla yapılan az alkollü,ekşi bir Türk içkisi.:KIMIZ

Kıstak,dar dil.:BERZAH

Kıstas. : KRİTER

Kış. : ŞİTA : DEY

Kışa dayanıklı sert buğday.:KARABAŞ

Kışa kadar saklanabilen bir üzüm çeşidi. : EMİRALİ

Kışın sisli havalarda ,ağaç dallarını,toprak yıkıntılarını kaplayan buz tabakası. : KIRÇ

Kışın en soğuk günleri. : ZEMHERİ

Kışın en soğuk günlerinde evlere girdiğine inanılan düşsel yaratık.:CONGOLOS

Kışın yapraklarını dökmeyen mor çiçekli bir ağaççık. : KOMAR

Kışkırtma,tahrik.:AJİTASYON

Kıvılcım,şerare. : ÇAKIM

Kıvılcım.:ŞERARE

Kıvırcık saç.:CAD

Kıvrık bir sopaya benzeyen ve atıcısına geri dönen av aracı. : BUMERANG

Kıvrımları olan yün,pamuk veya ipek kumaş.:KREPON

Kıvrımlı,yılankavi biçim,helis.:HELEZON

Kıyamet günü bütün ölülerin dirilerek toplanacağı yer. : ARASAT

Kıyamet günü İsrafil’in öttüreceği borunun adı.:SUR

Kıyamet gününde çalınacağına inanılan surun ilk üflenişi.:RACİFE

Kıyı dili.:TOMBOLO

Kıyı ile gemi arasında yük taşımakta kullanılan altı düz tekne.:LAYTER

Kıyı sağlık idaresince,gemilere verilen giriş-çıkış izni. : PRATİKA

Kıyıdan açıkta bulunan gemilerin yüklemesinde ve boşaltılmasında kullanılan,genellikle altı düz,sığ su teknesi.:LAYTER

Kıyılarda dalgakıranla yapılmış liman.:MENDİREK

Kıyıları koruyan gemilere verilen ad. : VARDAKOSTA

Kıyılmış et,bulgur,soğan,domates,biber gibi şeylerle yapılan ve asma yaprağına sarılarak çiğ olarak yenen bir yiyecek.:BATIRIK

Kıyılmış,baharat katılmış etle,tütsüleme ve pişirme gibi işlemlerden sonra yapılan bir tür sucuk.:SOSİS

Kıyma ve bulgurla yapılan sulu köfte.:TOPALAK

Kıyma ve bulgurla yapılan,irili ufaklı bir tür sulu köfte.:ANALIKIZLI

Kıyye;1283 gramlık veya 400 dirhemlik ağırlık ölçüsü birimi.:OKKA

Kız evlat. :KERİME

Kız Kulesinin eski adı. : DAMALİS

Kızak çekmekte kullanılan boğuk sesli bir köpek ırkı. : HASKİ

Kızarmak,olgunlaşmaya başlamak.:ALARMAK

Kızartılmış ekmeği et suyuyla haşlayarak yapılan yemek. : TİRİT

Kızgın,yakıcı. :HAR

Kızıl ötesi. : ENFRARUJ

Kızıl sakallı.:BARBAROS

Kızıl sarı tüylü ve öne doğru kıvrık boynuzlu bir antilop. : NAGOR

Kızıl veya yeşil renkte sert bir mermer. : SOMAKİ

Kızıl, kırmızı. : AHMER

Kızılcahamam ilçesinde bir içmece. : DİŞİ

Kızıldeniz ile Umman denizi arasındaki körfezin adı. : ADEN

Kızıldeniz’de ve Basra Körfezinde kullanılan bir tür tekne.:BAGALA

Kızılderililerin birbirlerine armağan verdikleri dinsel bayram. : POTLAÇ

Kızılyara adıyla da bilinen bir tür kan çıbanı. : ŞİRPENÇE

Kızlık zarı. : HİMEN

Kibir,kurum.:BÖBÜR

Kibirli.:KASALAK

Kil ile karışık kireçli toprak.:MARN

Kil ve kum karışımı, sarı renkli verimli balçık. : LÖS

Kil,balmumu gibi kolayca biçimlendirilebilen maddeleri yapılacak heykellere model hazırlamak üzere hacimli olarak biçimlendirme,taslak yapma.:MODELAJ

Kilidin dilinin yerleşmesi için açılan delik. : ZIVANA

Kilime benzer, renkli ve motifli uzun yolluk. : ZİLİ:SİLİ

Kilis yöresine özgü zeytin,kırmızı biber,kekik ve nar ekşisiyle yapılan bir yiyecek.:EKŞİLEME

Kilis yöresine özgü,kemikli et,patlıcan ve nohutla yapılan bir yemek.:TEŞRÜBE

Kilise müziği : KORAL

Kilisede çan çalan kimse.:ZANGOÇ

Kiliselerde ana kapıdan koroya değin uzanan bölüm. NEF

Kilit dili.:PERİCİK

Kilit,anahtar ustası : ÇİLİNGİR

Killerin başkalaşımı ile oluşmuş, yapraklar durumunda ayrılabilen bir taş.: ARDUVAZ

Kimi su bitkilerinin, suyun altındaki organlarında bulunan ve hava boşlukları içeren dokusu.: AERANKİMA

Kimi Afrika kabilelerinde krala verilen ad. : KASUKA : KABAKA

Kimi ağaçlardan elde edilen kokulu bir reçine.:PELESENK

Kimi akıl hastalarında yangın çıkarmaya duyulan aşırı istek.:PİROMANİ

Kimi alkali metallerin aydınlatıldıklarında elektron açığa çıkarma özelliğini kullanan veya başka maddelerin ışık etkisiyle direnç değişimi gösterme özelliğinden yararlanan,ışık-akım çeviricisi.:FOTOSEL

Kimi av hayvanlarını çekmek için kullanılan çığırtkan kuş.:MÜHRE

Kimi Avrupa toplumlarında Yahudilerin gönüllü olarak yada zorlanarak yerleştikleri kent dışındaki yer.:GETTO

Kimi aygıtlarda ve işlerde para yerine kullanılan küçük marka. : JETON

Kimi baklagillerden özütlenen bir alkoloit.:LUPİNİN

Kimi balıklardan dilim dilim kesilerek yapılan salamura.:LAKERDA

Kimi Batı devletlerinde soyluluk sanı. : MARKİ

Kimi bitkilerde ve özellikle çamlarda oluşan salgı maddesi.:REÇİNE

Kimi bitkilerden elde edilen yumuşak bir reçine. : ELEMİ

Kimi bitkilerden sızan ve katılaşarak sarımtırak bir cisim durumuna gelen kudret helvası. ÇİS

Kimi cisimlerin gözenekli zarlardan geçebilmesi temeline dayanan bir çözümleme ve arıtma yöntemi.:DİYALİZ

Kimi çiçeklerin içinde bulunan, arıların bal yapmak için emdikleri tatlı sıvı. : NEKTAR

Kimi gemilerde baş bodoslamasından omurgaya kadar uzanan ek yapı öğesi. : TALİMAR

Kimi giyeceklere sertlik vermek için kullanılan bir tür kumaş.:TARLATAN

Kimi giysilerin bol olması için yanlarına eklenen kumaş parçası.:PEŞ: PEÇ

Kimi göçebe Türk boylarında birkaç aileye ait çadırdan oluşan topluluk. : AVUL

Kimi güç doğumlarda çocuğun başını tutup dışarı çekmeye yarayan araç.:FORSEPS

Kimi hastalıklarda yüzde,ellerde ve ayaklarda görülen yangısız şiş.:ÖDEM

Kimi hastalıkları su ile tedavi etme,su tedavisi.:HİDROTERAPİ

Kimi hayvan ve bitki hücrelerinde bulunan billur madde.:RAFİT

Kimi hayvanların özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.:AKITMA

Kimi iskambil oyunlarında aynı cins iki karta verilen ad. : PER

Kimi kağıtların dokusunda bulunan ve ancak ışığa tutulunca görülen çizgi, resim ya da yazı.:FİLİGRAN

Kimi kişilerin alan,park,sokak gibi yerlerde duydukları ürkeklik hastalığı.:AGORAFOBİ

Kimi mantarlarda üreme organı. : ASK

Kimi sesli harflerin üstüne konan yan yana iki nokta. : TREMA

Kimi Slav uluslarında prens,kral anlamında kullanılan sözcük.:KNEZ

Kimi Türk topluluklarında ve İran’da kullanılan bir soyluluk sanı.:MİRZA

Kimi ülkelerde profesör olmak için sınav veren kimse. : AGREJE

Kimi ülkelerde yarı asker siyasi kuruluşlara verilen ad.:FALANJ

Kimi yörelerde az kavrulmuş un ve tavuk eti ile dövülerek yapılan,pelte kıvamında bir tür yiyecek.: HERİSE

Kimi yörelerde babanın kız kardeşine verilen ad.Hala,teyze. : EMETİ

Kimi yörelerde çiftliklerde çalışacak işçileri toplayan ve bunlarla çiftlik sahibi arasında aracılık eden kimse. : ELCİ

Kimi yörelerde düğünde oğlan tarafından kız tarafına verilen hediye anlamında kullanılan sözcük. : HELET

Kimi yörelerde kaput bezine verilen ad.:ÇAPAN

Kimi yörelerde mayası tutmamış hamur anlamında kullanılan sözcük : ANİK

Kimi yörelerde uzun tüylü,güreşçi erkek deveye verilen ad.:TÜLÜ

Kimi yörelerde üç yada dört yaşına kadar olan dişi manda. : EVERE

Kimi yörelerimizde domatese verilen ad.:BANADURA

Kimine bir aba vermez giyesi/Kiminin atına atlas çul eyler.(Yunus Emre).

Kimliği bilinemeyen gök cismi. : UFO
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

Re: Bulmaca Sözlüğü-(A-Z)

Mesajgönderen Maket » 17 Kas 2008 14:48

Kimononun üstüne takılan,biçimi ve boyutu cinsiyete,yaşa,mevkisine ve bölgeye göre değişen,bir düğümle birleştirilen geniş ipek kuşak.Japon kemeri.:OBİ

Kimsesiz : . BİKES

Kimyada bir molekül içindeki atomların uzamdaki dağılım yada yerleşim düzeni,uzamsal biçimlenme.:KONFİGÜRASYON

Kimyasal bir yöntemle parlaklık verilmiş pamuk ipliği. MERSERİZE :

Kimyasal tepkimelerin hızlarını inceleyen bilim dalı. Devinim bilim. : KİNETİK

Kin besleme. :NEFSANİYET

Kinizme verilen bir ad.:SİNİZM

Kir,pislik.:LEVS

Kira geliri getiren mülk. : AKAR (AKARET)

Kira öder gibi ev sahibi olmanın yollarını açan sistem.:MORTGAGE

Kiralanmış yük hayvanı.:MEKKARE

Kiraya veren.:MUCİR

Kiraz kuşu da denilen bir kuş. : ÇİNTE

Kiraz rakısı. : KİRŞ

Kireç karıştırılan tekne. : TAVA

Kireç taşı. : KALKER

Kireç,sönmemiş kireç.: KİLS

Kireçli bölgelerde kirecin erimesi yada yer altındaki karstlı bir çukur tavanın çökmesiyle oluşan doğal kuyu.:DÜDEN

Kiremit ve tuğla tozlarının kireç ve su ile karıştırılmasından elde edilen bir çeşit harç.:HORASAN

Kiremit rengi.:ANGUDİ

Kiremit yerine kullanılan veya kiremitlerin altına konan ince tahta. : HARTAMA

Kirletme korkusu.:MYSOFOBİ

Kirletme, pisletme. : TELVİS

Kirli sularda bu sularla sulanmış sebzelerde bulunan Eberth basilinin sebep olduğu ortalama üç hafta süren ateşli ve tehlikeli bir bağırsak hastalığı.:TİFO

Kirli yada donuk sarı renk. : NOHUDİ

Kirli, pis. : MUNDAR : MURDAR

Kirliliği gösteren iz. : LEKE

Kirpi gibi tostoparlak olabilen bir tür karıncayiyen. : EKİDNA

Kişi. : ZEYD (ZEYT)

Kişiler, zatlar. : ZEVAT

Kişiliğin bir anlatımı olarak kabul edilen el yazısını yorumlama tekniği.:GRAMOFOLOJİ

Kişiliksiz,boş,serseri.: SAPISİLİK

Kişinin ağzının kokmasından duyduğu korku.:HALİTOFOBİ

Kişinin dış dünyayla ilişkiyi reddederek kendi iç dünyasına kapanması.:OTİZM

Kişinin kendi bedensel ve ruhsal benliğine karşı duyduğu aşırı hayranlık. : NARSİSİZM

Kişinin yaşamadığı geçmişe duyduğu özlem. : RETRO

Kişinin,kendisini kurt yada başka bir hayvan sandığı akıl hastalığı,kurt adam hastalığı.:LİKANTROPİ

Kişisel bilgisayarın kısaltması.:PC

Kişisel duyguların ilham yolu ile coşkulu ve etkili anlatımı.: LİRİZM

Kişiyi hastalık bulaşması olasılığına karşı çeşitli önlemler almaya iten hastalığa yakalanma saplantısı. : NOZOFOBİ

Kitabı Dede Korkut,Divanü Lügat-it Türk,İbni Mühenna Lügatı gibi yapıtların çevirileri,araştırmaları ve yayımları ile tanınmış yazar ve dilcimiz.:KİLİSLİRİFATBİLGE

Kitap yazan veya hazırlayan , bir eseri ortaya koyan ve eserin sahibi olan kimse , yazar. :MÜELLİF

Kitap biçiminde takvim. : ALMANAK

Kitap düşkünlüğü. : BİBLİYOMANİ

Kitap getiren peygamber,resul.:YALVAÇ

Kitap getirmemiş peygamber. : NEBİ

Kitap içindeki bir yazıyı açıklayan ya da süsleyen resim. : İLLÜSTRASYON

Kitap kılıfı.:ŞÖMİZ

Kitap korkusu.:BİBLİYOFOBİ

Kitap yazan veya hazırlayan,bir eseri ortaya koyan ve eserin sahibi olan kimse,yazar.:MÜELLİF

Kitap, takip, patik, katip örneğinde olduğu gibi,bir sözcük içindeki seslerin yerini değiştirerek elde edilen yeni sözcüğe verilen ad. : ANAGRAM

Kitap. : MECELLE

Kitapçı. : SAHAF

Kitle iletişim araçlarında izlenme durumu,değerlendirme.:RATİNG

Kitre. : KESTERE

Klarnet. : GIRNATA

Klarnetin atası olan eski bir müzik aleti. : ŞALÜMO

Klasik Güney Hindistan müziğinde kullanılan iki yüzlü davul.:MIRDANGA

Klasik Japon şiirinin nazım şekillerinden biri.:RENGA

Klasik sanatı izleyen,1600-1750 yılları arasındaki resim ve mimarlık üslubu.:BAROK

Klasik şiirde bir kısa bir uzun iki heceden oluşan ayak. : İAMBOS

Klasik Türk Müziğinde bir birleşik makam.:HİSARBUSELİK: BUSELİK AŞİRAN

Klasik Türk Müziğinde bir makam.:ACEMKÜRDİ

Klasik Türk Müziğinde bir usul.:KATAKOFTİ

Klasik Türk Müziğinde en eski birleşik makamlardan biri.:BESTENİGAR

Klasik Türk müziğinde iki basit usulden biri. : SEMAİ

Klasik Türk Müziğinde ve özellikle tekke müziğinde yer alan,kaval biçiminde,yanık sesli,kamıştan bir üflemeli çalgı.:NEY

Klasik Türk Müziğinde,çalgı yapıtlarında her haneden sonra çalınan nakarat bölümü.:TESLİM

Klasik Yunan’da bir sitenin halk meydanı.:AGORA

Klasör. : SIRALAÇ : CİLBENT

Klavsene benzer,tuşlu bir çalgı. : EPİNET

Klavsene verilen bir ad. : ÇEMBALO

Klavyeli çalgıları çalma biçimi. : TUŞE

Klavyeli ve telli bir çalgı.: KLAVSEN

Klimanın iç ve dış iki ayrı üniteden geldiğini anlatan sözcük.:SPLİT

Klor’un simgesi.:CL

Klsik Türk müziğinde bir usul. : KATAKOFTİ

Kobalt’ın simgesi.:CO

Kobar” da denilen bir balık. : ÇULARA

Kocabaş./ İspinoza benzer bir kuş. : FLURCUN

Kocaeli ilinde,kayak merkezi olan bir dağ.:KARTEPE

Kocaeli’nin Gebze ilçesinde,tabiat parkı kapsamına alınan bir kanyon.:BALLIKAYALAR

Kocakarı.:CADALOZ

Kocaman. : KAZULET

Kocası ölen yada kocasından boşanan kadının yeniden evlenmesi için beklemesi gereken süre.:İDDET

Kocası tarafından bırakılmış veya boşanmış olan kadın.:METRUKE

Koç takımyıldızı ve burcunun eski adı.:HAMEL

Kokar ağaç. : AYLANDIZ

Kokmuş,çürümeye yüz tutmuş hayvan ölüsü.:LEVİN

Koku satıcısı.:AKTAR

Koku ve duman çıkarmadan,büyük bir ısı vererek yanan bir tür taşkömürü. : ANTRASİT

Koku.:BU

Kokulandırılmış. : AROMATİK

Kokulu reçine. : PELESENK

Kokusu hardala benzer zehirli bir savaş gazı. : İPERİT

Kol koyacak yeri olmayan,arkalıksız,üstüne minder yastık konulan kerevet,divan.:SEDİR

Kol ve bacaklardan birinin yada bir kaçının aşırı derecede gelişip ucubeleşmesi.:MAKROMELİ

Kolay düğüm. : İLMEK

Kolay.:ASAN

Kolayca bükülebilen ve ateşe dayanan liflerden oluşmuş,bir tür ak asbest.: AMYANT

Kolayca bükülen ve ateşe dayanan liflerden oluşmuş bir tür asbest.:AMYANT

Kolayca etkilenen,her şeye çabuk kapılan.:KAPILGAN

Kolayca geçit vermeyen,aşılması çok güç doğal engel.:PEKENT

Kolayca sıvılaşabilen gaz halindeki hidrokarbon. : PROPAN

Kolayca yontulup işlenen,beyaz renkli doğal magnezyum silikat,Eskişehir taşı.:LÜLETAŞI

Kolayca yontulup işlenen,beyaz renkli doğal magnezyum silikat,Eskişehir taşı.:LÜLETAŞI

Kolaylıkla uygulanabilir, kullanışlı. : PRATİK

Kolaylıklar. :TESHİLAT

Koleksiyon. : DERLEM

Kolera hastalığına yol açan mikrop. : ELTOR

Kolları geriye sarkık cepken biçiminde,beyaz keçeden yapılmış kaytanla işlemeli bir çeşit ceket.:KOPARAN

Kolları yakadan inen palto.:RAGLAN

Kolları yırtmaçlı ve uzun,harçla işlenmiş bir tür kısa,yakasız üst giysisi.:CEPKEN

Kolombiya’nın başkenti.:BOGOTA

Kolombiya’nın para birimi.:PEZO

Kolsuz kadın giysisi.: JAPONE

Koltuk ve sandalye gibi eşyaların dikiş ve çivilerini gizlemekte kullanılan şerit.:FİTİL

Kolu çevrilerek çalınan,sandık biçiminde bir tür org.:LATERNA

Kolun dirsekten parmaklara kadar olan bölümü.: ARIŞ

Kolunu yada paçalarını sıvamak,eteğini toplamak.:ÇEMREMEK

Kolyoz balığıyla hazırlanan bir tür meze.:GAROZ

Kolyoz, uskumru, sardalye gibi balıkların ufağı. : VONOZ

Komedi ve operetlerde saf genç kız tipi.:ENJENU

Komedi.:MUDHİKE

Komedilerde hafifmeşrep genç kadın veya şen,şakrak,iğneleyici tavırlı hizmetçi rollerine çıkan kadın oyuncu.:SUBRET

Komisyon,komite : ENCÜMEN

Komisyoncu. : SİMSAR

Komodorlara özgü çıması çatal biçiminde kesilmiş sancak. : GİDON

Kompozisyon. : KİTABET

Komşu iki ekosistem arasındaki temas bölgesi.:EKOTON

Komşu ve tanıdıkları düğüne davet etmek için gönderilen (lokum,havlu vs) hediye,düğün davetiyesi.:OKUNTU

Konak hizmetçisi. : AYVAZ

Konak yeri : KONALGA

Konaklama yeri.:DİNE

Koncu ayak bileğini örtecek kadar uzun olan,bağcıklı yada yan tarafı lastikli ayakkabı.:FOTİN

Konferans serisi.:KOLOKYUM

Konferans,konser veya tiyatro gösterilerinin yapılabileceği gibi düzenlenmiş büyük salon.:ODİTORYUM

Konforlu, lüks hayat, parlayan, parlatıcı. : LEYAN

Konfüçyüsçülükte doğru davranış yada doğruluk anlamına gelen kavram.:Lİ

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin eski adı.: ZAİRE

Kongo Demokratik Cumhuriyetinin başkenti.: KİNŞASA

Kongo ilkellerinin inandıkları yeteneklilik gücü. : ELİMA

Kongo jütü de denilen otsu bir bitkiye ve bunun saplarından elde edilen liflere verilen ad.:URENA

Kongo’da bataklık ormanlarda yaşayan,gövdesi kızıl kestane,bacakları beyaz çizgili memeli bir hayvan.:OKAPİ

Kongo’da bir ırmak. : NİARİ

Kongo’nun yağmur ormanlarında yaşayan memeli bir hayvan. Bir cins antilop.: OKAPİ

Kongre.:KURULTAY

Koni . : MAHRUT

Koni biçiminde tepe.:DİKMEN

Koni biçiminde,ucuna bir sıra kurşun dizilmiş balık ağı.:SERPME

Koni biçiminde,uzun ve kenarları kıvrık başlık. : KALENSÖVE
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

Re: Bulmaca Sözlüğü-(A-Z)

Mesajgönderen Maket » 17 Kas 2008 14:49

Konik. : MAHRUTİ

Konken gibi kimi oyunlarda , oyun başlamadan önce o elin iki misline oynanmasını isteme. :RÖLANS

Konken gibi iskambil oyunlarında istenilen kartın yerine kullanılan kart. : JOKER

Konma,konulma. :VAZ

Konser ya da gösteri düzenleyicileriyle görüşerek bir oyuncunun,şarkıcının ya da müzikhol sanatçısının anlaşma ya da sözleşme yapmasını sağlayan,buna karşılık da kazanç üzerinden bir yüzde alan kimse.:EMPREZARYO

Konser yada gösteri düzenleyicileriyle görüşerek bir oyuncunun,şarkıcının yada müzikhol sanatçısının anlaşma yada sözleşme yapmasını sağlayan,buna karşılık da kazanç üzerinden bir yüzde alan kimse.:EMPREZARYO

Konsolos . : ŞEHBENDER

Konu, husus. Bölüm. : BAP

Konusal.: TEMATİK

Konusu bir öncekinin devamı olan , birkaç uzun filmden meydana gelmiş sinema yapıtı.:SERİYAL

Konusu çiçek,meyve gibi şeyler yada cansız varlıklar olan resim.:NATÜRMORT

Konusu daha çok aşk olan kısa şiir.:MADRİGAL

Konusu dansla anlatılan müzikli sahne gösterisi. : BALE

Konusu insanı incelemek olan bilim dalı.:ANTROPOLOJİ

Konusu ne olursa olsun söylediği her nutku “Kartaca yok edilmelidir” diye bitirmesiyle ünlü Romalı komutan ve devlet adamı ve yazar. : CATO

Konusu ve türü komik olan opera.:OPERABUF

Konusunu efsanelerden ve tarihi olaylardan alan bir tiyatro eseri türü,ağlatı.:TRAJEDİ

Konusunu efsanelerden veya tarihi olaylardan alan,acıklı sonuçlarla bağlanan bir tür tiyatro eseri.:TRAJEDİ

Konuşma bozukluğu. : AFEMİ

Konuşma,görüşme,söyleşi.:MUSAHABE

Konuşmacıların belli bir konuyu dinleyiciler önünde tartıştıkları toplantı,açık oturum.:PANEL

Konuşmalı ve şarkılı bölümlerin bir arada bulunduğu oyun. : OPERAKOMİK

Konuşmayı etkili kılmak için aralara serpiştirilen ve karşılıksız kalacağı bilinen soru.:AYTA

Konuşmayı etkili kılmak için araya sıkıştırılan ve karşılıksız kalacağı bilinen soru. : AYTA

Konuşturma. : İNTAK

Konuşulan asıl konu. : SADET

Konuşulan dil,lisan.:ZEBAN

Konut kapılarında menteşe ve kilidin takıldığı düşey konumdaki kalın parça.: SEREN

Konvektör.:ISIYAYAR

Konya ilinde bir baraj. : APA.:MAY

Konya ilinde bir baraj.:MAY

Konya ilinde ünlü bir höyük.:ÇATALHÖYÜK

Konya kentinde,Anadolu Selçuklu döneminden kalma bir cami ve medrese.:İPLİKÇİ

Konya yöresine özgü yemeklerden yaş ya da kuru erikten yapılan bir tür sebze yahnisi. : ZÜLBİYE

Konya’nın Altınekin ilçesinin eski adı. : ZIVARIK

Konya’nın antik dönemlerdeki adı.:İKONİON

Konya’nın Beyşehir ilçesinde, Anadolu Selçuklu döneminden kalma ünlü saray. : KUBADABAD

Konya’nın Cihanbeyli ilçesinde bir göl.:BULAK

Konya’nın Cihanbeyli ilçesinin eski adı.:İNEVİ

Konya’nın Çumra ilçesinde bir göl. : HOTAMIŞ

Konya’nın Derebucak ilçesinde bir mağara. : KÖRÜKİNİ

Konya’nın Ereğli ilçesinde,150 dolayında kuş türünü barındıran ve tabiatı koruma alanı kapsamına alınan göl.:AKGÖL

Konya’nın Hadım ilçesinde ünlü bir şelale ve mağara. : YERKÖPRÜ

Konya’nın kaplıcasıyla ünlü bir ilçesi.:ILGIN

Konya’nın Karapınar ilçesinde bir göl. : MEKE

Konya’nın Kulu ilçesinde bir göl. : SAMSAM

Konya’nın Meram ilçesinde,ikinci Kapadokya olarak da adlandırılan,tüf kayalara oyulmuş antik kent. : KİLİSTRA

Konya’nın Seydişehir ilçesinde bir mağara. : SAKALTUTAN

Konya’nın Seydişehir ilçesinde bir mağara.:FERZENE

Konya’nın Seydişehir ilçesinde bir mağara.:KARİNİ

Konya’nın Seydişehir ilçesinde, “tabiat parkı” kapsamına alınan orman alanı. : KOCAKORU

Koordinasyon.:EŞGÜDÜM

Kopça, kanca. : AGRAF

Kopyaların yazılımı.:SHAREWARE

Kore mutfağına özgü,Çin lahanası ve turpla yapılan bir çeşit turşu.:KİMÇİ

Kore müziğine özgü bir tür küçük zurna.:SEPİRİ

Kore’de,çayhanelerde yada zengin evlerinde şiir okumak,şarkı söylemek ve dans etmek üzere yetiştirilmiş genç kız.:KİSAENG

Kore’ye özgü,pirinçten elde edilen bir cins bira.:SUK

Kore’ye özgü,pirinçten yapılan bir cins bira.:SUK

Koridor.:DEHLİZ

Korkak.:CEBİN

Korkma. : TAHAŞİ

Korkmak, ürkmek, çekinmek. : OCUMAK

Korku ve saygı uyandıran görünüş.:HEYBET

Korku, tehlike. : BİM

Korku.:TIRAKA

Korkulacak tehlikeli durum.:VAHAMET

Korkulu yerler veya işler. : MEHALİK

Korkuluk,küpeşte.:PARAPET

Korkunç güzel örneğinde olduğu gibi, birleşemeyecek ters kavramların bir araya getirilmesine verilen ad. : OKSİMORON

Korkunç hayal. : HEYULA

Korkusuz,gözü pek,yürekli,cesur.:BIÇKIN

Korkutma,çıkışma,gözdağı verme,azarlama.:ZILGIT

Korkutucu. : MEHİP

Korna. : KLAKSON

Koroner damar hastalığında uygulanan cerrahi tedavi. : BAYPAS

Koroner damarları genişletici ilaç. : İMOLAMİN

Koruma,esirgeme,gözetme. : VİKAYE : SAHABET

Korumak için diş üzerine geçirilen metal kaplama. : KURON

Korunan,korunmuş,saklanmış.:MASUN

Korunmak için bir yere çekilme,sığınma.:TAHASSUN

Koruyan,acıyan,merhamet eden.:RAHİM

Kostarika’da bir yarımada. : OSA

Koşarken bir yandaki iki bacağını aynı anda atan binek hayvanlarının biniciyi sarsmayan koşma biçimi. :RAHVAN

Koşmaca . : JOGGİNG

Koşu hayvanlarına yardımcı olarak koşulan hayvan.:ÇIVGAR

Koşucu devekuşu da denilen,kanatları küt olduğu için uçamayan,Avustralya’da yaşayan kuş.:EMU

Koşucu veya yüzücünün koştuğu,yüzdüğü yarış şeridi.:KULVAR

Koşullar.: ŞERAİT

Koşum ve eyer takımları yapan yada satan kimse.:SARAÇ

Koşut, paralel. : ARASIL

Kovma. : TARD

Kovulmuş.:MERDUT

Kovuşturma. :TAKİBAT

Koy,körfez.:HALİÇ

Koymak.:VAZETMEK

Koyu gri renk. : VAPURDUMANI

Koyu gri veya sarımsı kahverengi.:BARUDİ

Koyu karanlık.:ZİFİR

Koyu kül rengi.:KURŞUNİ

Koyu mavi renk.:İNDİGO

Koyu pekmez. : BULAMA

Koyu renkli,sert,bir çeşit yanardağ kütlesi.:BAZALT

Koyu sarı veya açık kestane rengi.:KUMRAL

Koyulaştırılmış şerbet. : ŞURUP

Koyuluk,tav. : KIVAM

Koyun barınağı.:AĞIL

Koyun keçi gibi hayvanların boynuna takılan çıngırak.:CERES

Koyun postundan kürk. : KEVEL

Koyun sütünden yapılan, mahzenlerde olgunlaştırılan, içi özel küflü peynir.: ROKFOR

Koyun sütünden yapılan,genellikle tekerlek biçiminde,sarımtırak,yağlı bir peynir.:KAŞAR

Koyun ve keçi sütünden yapılan salamuraya yatırılarak olgunlaştırılan yumuşak Yunan peyniri.:FETA

Koyun veya keçi postu.:PÖSTEKİ

Koyun ya da keçi sürüsü. : DAVAR

Koyun yada keçi yavruladığı zaman çobana verilen bahşiş.:GENİŞKE

Koyun yada kuzu kaburgası içine pirinç doldurularak yapılan bir yemek.:SURA

Koyun, keçi veya deve pisliği. : KIĞ : KIĞI

Koyun,keçi gibi hayvanların boynuna takılan küçük çan.:CERES

Koyun,keçi gibi süt veren hayvanların barındırıldığı,süt ve süt ürünlerinin elde edildiği yer.:MANDIRA

Koyun,keçi türünden küçükbaş hayvan.: RES

Koyun,keçi,sığır gibi kesim hayvanlarının ticaretini yapan kimse.:CELEP

Koyun,köpek,at vs hayvanların veya insanların derisinde asalak olarak yaşayan,bulaşıcı hastalıklara neden olan böceklerin genel adı,sakırga.:KENE

Koyun,kuzu ve keçilerin tanınması için vücutlarının belli bir yerine,yün kırpılarak vurulan işaret.:ALIK

Koyunlarda çiçek hastalığı.:ÇALIK

Koyunlarda görülen bir tür hastalık.:KARAMUK

Koyunların başlarındaki kabarık yün.:KEPEZ

Koyunun üstündeki tüy. : YÜRE

Koz. : CEVİZ

Koza. : KORUNCAK

Kozadaki kurtçuk. : KRİZALİT

Kozalaklardan,boyu 40 m kadar olabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılan bir orman ağacı.:SEDİR

Kozalaklıların genellikle dibi yuvarlak,tepesi koni biçiminde ve odunsu dokulu meyvesi.:KOZALAK

Kozlu oynanan bir iskambil oyunu.:KİNG

Köfteyle servis yapılan bir tür pilav. : ALİPAŞA

Kök boyası. : ALİZARİN

Kök sapı baharat olarak kullanılan,güzel çiçekli,aromalı bir bitki türü.:HAVLICAN

Kök sökmekte kullanılan bir tür büyük balta.:TOPUR

Kök, asıl, cevher. : TÖZ

Kök, sap ve yaprak şeklinde farklılaşmamış bir bitkinin yaşama ve büyüme organı. : TAL

Kök.:CEZR

Kökenbilim. : ETİMOLOJİ

Kökeni ilk çağa dayanmakla birlikte özellikle 19. ve 20. yüzyıllarda Batı’da dinsel düşünceyi etkilemiş olan mistik eğilimli dini felsefe.:TEOSOFİ

Kökeni Orta Asya’ya kadar uzanan,en eski,serbest biçimdeki Türk güreşi.:KARAKUCAK

Kökleri iç sürdürücü olarak kullanılan bir bitki. : ÇÖPLEME

Köklerinin kısaltılması, dal ve sürgünlerinin bağlanması ve biçimlendirilmesi suretiyle saksıda yetiştirilen bodur ağaç. : BONSAİ

Kökten dincilik. : FUNDAMENTALİZM

Kökten sürme uzun ve dar yapraklı,beyaz yada pembe çiçekli bir bitki.:OTZAMBAK

Kökü eski Türk töresinde olan ve Anadolu’da yüksek bir gelişim gösteren esnaf,zanaatçı,çiftçi

Kökü sürgün kesici olarak kullanılan ağaççık. : RATANYA

Kökü yukarıda dalları aşağıda olduğuna inanılan cennet ağacı. : TUBA

Köle,kölemen.:MEMLÜK

Köle.:GULAM

Köleler.:ÜSERA

Kölelerden kurulu bir asker sınıfı.:KÖLEMEN

Kölelik,kulluk.:UBUDİYET

Köleye yada cariyeye özgürlüğünü geri verme.:ITIK

Kömür kalem. Kömür kalemle yapılmış resim:FÜZEN

Kömür ocaklarında açığa çıkan kolay tutuşabilen gaz.:GRİZU

Kömür ocaklarında ortaya çıkan ve patlaması büyük zararlara yol açan gaz. : GRİZU

Kömür tozu ve katran tortusundan basınçla elde edilen tuğla biçiminde yapı gereci.:BRİKET

Kömürleştirilecek ağaç veya pişirilecek tuğlalarla dolu olan ve dışı çamur ile sıvanan kümbet. : TORAK

Köpeğin arka ayakları üzerinde ayağa kalkması. : SALTA

Köpek korkusu.:KİNOFOBİ

Köpek üzümü,tilki üzümü. : İTÜZÜMÜ

Köpek ve ineklere yedirilmek üzere un ve kepekle hazırlanan yiyecek. : YAL

Köpek yavrusu. : GÖBELEZ

Köpek. : KELP

Köpekbalıklarından bir balık. : VATOZ

Köpekgillerden, ,soluk kahverengi,karnı beyaz tüylü,kısa kulaklı,postundan kürk yapılan memeli bir hayvan. : KARSAK

Köpeklerin boynuna takılan tasma,boyunduruk.:HALTA

Köpekten aşırı korkmak. : SİNOFOBİ

Köprülerde ilk yerleştirilen ve köprüyü oluşturan bölüm.:TABLİYE

Köpük kıvamında tuzlu yada tatlı yiyecek.:MUS

Köpük.:KEF

Kör bağırsağın ince bir parmağa benzeyen son bölümü.:APANDİS

Kör tırnak. : BAKANAK

Körelme. :ATROFİ

Körelme.:DUMUR

Köroğlu’nun gerçek adı.:RUŞEN ALİ

Körpelik,tazelik.: TARAVET

Körpelik,tazelik.:TARAVET

Köstebek. : AKUR

Köşe,kenar,uç.: İBİK

Köşegen.:DİYAGONAL

Köşk. : KAŞANE: KASIR

Köşk.:KASR

Kötü beslenmenin yol açtığı hastalıkları,yiyeceklerin besin değerlerini inceleyen sağlık bilgisi dalı.:DİYETETİK

Kötü bir durumdan kurtuluş,felah.:ONUM

Kötü bir işteki yardımcılar. : AVENE

Kötü dikiş sebebiyle kumaşta oluşan büzülme veya kıvrım.:POT

Kötü iktidarların egemen olduğu toplum düzeni.:KAKOKRASİ
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

Re: Bulmaca Sözlüğü-(A-Z)

Mesajgönderen Maket » 17 Kas 2008 14:49

Kötü işlerde aynı amaçla ve birlikte hareket eden kimse,omuzdaş.:HEMPA

Kötü işlerde birine yardım eden kimse.:YARDAKÇI

Kötü kalpli.:BEDHAH

Kötü ve korkunç cin.:İFRİT

Kötü, çirkin. : ŞENİ

Kötü,olumsuz bir özelliği kendinde fazlasıyla toplayan kimse,olay,olgu veya yer.:KUMKUMA

Kötü,sevimsiz. : MADARA

Kötü,soysuz,alçak.:HABİS

Kötücül bağ dokusu uru.: SARKOM

Kötüleme, yergi.: ZEM

Kötülük,zarar.:BEİS

Kötülük.:ŞER

Kötülükçülük.:ŞERİRLİK

Kötümser,karamsar. : PESİMİST : BEDBİN

Kötümserlik.:PESİMİZM

Kötünün iyisi.:EHVENİ ŞER

Köy evi yada köy görünüşü veren,kutsal.:RÜSTİK

Köy evi.:DAM

Köy evlerinde giriş yeri.:GEDEMEÇ

Köy evlerinin odalarındaki duvara bitişik peyke,sedir.:DARABA

Köy köy dolaşarak ufak tefek eşyalar satan gezgin esnaf.:ÇERÇİ

Köy muhtarı yardımcısı.:KİZİR

Köy oyunlarını yöneten kimse. : AYNAZ

Köy yada mahalle ihtiyar heyetindeki kişi. : AKSAKAL

Köyceğiz’in eski adı. : KAUNOS

Köydeki işlerin elbirliğiyle bitirilmesi. : İMECE

Köyle ilgili,köylü.:RUSTAİ

Köylerde oda kapısı yanında ayakkabı çıkartılan yer.:GEDEMEÇ

Köylere para toplamak için çıkan din adamı veya medrese softası. : CER HOCASI

Köylü kadınların giydiği kollu veya kolsuz uzun elbise.: SARAFAN

Köyün yada mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse.:AKSAKAL

Közde veya ızgarada pişirilen kemiksiz et.:KÜLBASTI

Közlenmiş patlıcan, tahin ve limonla yapılan bir meze. : BABAGANNUŞ : BABAGANNOŞ

Közlenmiş patlıcan,sarımsaklı yoğurt ve kıymayla yapılan bir çeşit yemek : ALİNAZİK

Közlenmiş patlıcanla yapılan bir tür yemek. : HÜNKAR BEĞENDİ

Kral karısı. : MELİKE

Kral sarayı. : BAZİLİKA

Kral vekili. :NAİP

Kramp.:KASINÇ

Kredi kalitesinin veya borçlanma araçları üzerindeki risk derecesinin belirlenmesi operasyonu.:RATİNG

Kredi kartlı alışverişlerde ödemenin daha sonra denetlenmesi için verilen fiş.:SLİP

Kripton’un simgesi.:KR

Kristalleşmiş kalsiyum karbonat.:ARAGONİT

Kristof Kolomb’un Amerika seferi sırasında yönettiği üç gemiden biri. : NİNA

Krom’un simgesi.:CR

Kruvaze spor ceket.:BLAZER

Kubbe. : KÜMBET

Kubbenin tepesi.:KÜNGÜRE

Kucak. : AGUŞ

Kucaktaki tombul çocuk. : APALAK

Kudret helvası. : ÇİS : MANNA

Kudret sahibi,Tanrı.:CEBBAR

Kudret sahibi.:CEBBAR

Kuduz. : AKUR

Kudüs’te,İslam’ın bazı kutsal emanetlerinin saklandığı mescit ve ziyaret yeri.:KUBBETÜSSAHRA

Kul,köle.:BENDE

Kula ilçesi yöresinde görülen çok genç volkan konilerine verilen ad.:DEVLİT

Kulağa asılan uzun küpe. : ASIRGA

Kulağı duymayan. : KER

Kulak iltihabı. : OTİT

Kulak yıkama aracı. : ENEMA

Kulak. : GUŞ

Kullanılacağı zaman hazırlanan losyon.:LUK

Kullanılamaz durumdaki askeri malzemeyi belirtmekte kullanılan kısaltma.:HEK

Kullanılan ortak dilden ayrı olarak aynı meslek yada topluluktaki insanların kullandığı özel dil yada sözcük dağarcığı. : ARGO

Kullanıldığı çağdan daha eski bir çağdan kalma bir biçimin,bir yapının özelliği.:ARKAİK

Kullanılması önlenmiş,el konulmuş.:BLOKE

Kullanım alanına göre bir çok modeli olan sondalara verilen ortak ad.:KATETER

Kullanım hakkı olan,elinde bulunduran.:MUTASARRIF

Kullanım.:İSTİMAL

Kulplu ve ağzı kapaklı,bakırdan yapılmış su kabı,güğüm.:DEBBE

Kulplu,emzikli su kabı.:İBRİK

Kulplu,geniş gövdeli,dar boğazlı,emzikli veya emziksiz olabilen toprak kap.: TESTİ

Kulpsuz toprak çömlek. : ÜZLÜK

Kuluçka.: GURK

Kum adacığı. : KEY

Kum büyüklüğünde taneciklerden oluşan tortul kayaçların genel adı. : ARENİT

Kum falı. : REMİL

Kum yığını.:KUMUL

Kum, çakıl ya da mucurla yapılan ve buldozerle sıkıştırılan yol. : STABİLİZE

Kum,çakıl,çimento ve su gibi maddelerin karışımıyla elde edilen yapı malzemesi.:BETON

Kuma gömülü olarak yaşayan bir balık. : VATOZ

Kumanda kolu,oyun çubuğu.:JOY STİCK

Kumandan.:SALAR

Kumar oynatanın oynayanlardan, kazançtan aldığı para, pay. : MANO

Kumar oyununu yöneten. : KRUPİYE

Kumarda ortaya sürülen para.: MİZA

Kumarda ortaya sürülen para.:MİZA

Kumardan eşit kalkma. : TAPİ

Kumaş biçen , prova yapan , parçaları patrona göre ayarlayan , iş dağıtımını yapan kimse. : MAKASTAR

Kumaş kenarına makineyle yapılan sık sürfile dikişi.:OVERLOK

Kumaş üzerine yapılan bir tür işleme . : ABAŞİRİ

Kumaş üzerine yapılan bir tür işleme. : AJUR

Kumaş ve kağıt süslemede kullanılan bir yöntem : BATİK

Kumaş veya deriden yapılan,genellikle belden kemerli,üstünde cepleri bulunan ,gömlek veya hırka üzerine giyilen kısa,hafif giysi.: MONT

Kumaş yada ince deriden,çoğunlukla düz topuklu,ayağı bütünüyle saran ayakkabı.:ŞOSON

Kumaş yüzeyinde,üretim sırasında oluşan düğüm. :NOPE

Kumaş,kağıt vs de bir bölümün öbürünün üzerine gelmesiyle oluşan kıvrım.:P

Kumaş.:KALA

Kumaşı ölçüye göre kesme işi.:BİÇKİ

Kumaşın altına konulan ve elbiseyi beslemeye yarayan astar.:FODRA

Kumaşın veya derinin cilalanması,perdahlanması. : APRE

Kumaşla astar arasına konularak giysinin dik durmasını sağlayan kolalı bez. : TELA

Kumaşlara ve çinilere uygulanan bir süsleme motifi.:ÇİNTOMANİ

Kumaşlarda benek. : PUAN

Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma. : AKERDEON

Kumaşta süs kıvrımı. : PLİ .: PİLE

Kumaştaki tel tel iplik.:TARAZ

Kumluk yer.:KUMLA

Kumru. : HAKURAN

Kumrugillerden bir kuş türü.:ÜVEYİK

Kumtaşı. : GRE

Kumul. : ERG.: EKSİBE

Kundak çocuklarının başlarında oluşan kepek tabakası.:KONAK

Kundak çocuklarının beline zıbının üzerinden sarılan geniş sargı. : FASKA

Kundaklama. : BELEME

Kundaklı,tetikli yay.:ARBALET

Kunduracıların delik açmakta kullandıkları sivri uçlu çelik tığ./Mersin balığı türü. : BİZ

Kunduracıların,derileri vurarak inceltmek için kullandıkları metalden tokmak.:MUŞTA

Kunduz kürkü. : KASTOR

Kuntra da denilen şaraplık bir üzüm cinsi.:KARASAKIZ

Kupes balığına verilen bir başka ad. : LOPA

Kurak yerlerde yetişen,altın sarısı renginde çiçekleri olan dikenli bir bitki.:KARAÇALI

Kural olarak benimsenmiş,yerleşmiş ilke veya kanuna uygun durum.:NORM

Kural. : DÜSTUR

Kurallara bağlı resim ve heykel çalışması yapan kişi veya sanatçı.:AKADEMİCİ

Kuralsızlık. : ANOMİ

Kuran surelerini oluşturan cümlelerin her biri.:AYET

Kuran ve hadislerin açık anlamlarından başka hiçbir yorum kabul etmeyen,kıyasa yer vermeyen Sünni mezhep.:ZAHİRİYE

Kuran. : MUSHAF

Kuran’da adı geçen sekiz cennetten dördüncüsünün adı.: NAİM

Kuran’dan on ayet okuma : AŞİR.

Kuran’ın bölünmüş olduğu otuz kısımdan her biri.:CÜZ

Kuran’ın harflerinden bir takım anlam ve yargılar çıkaran bir mezhep.:HURUFİLİK

Kuran’ın ilk suresi.:FATİHA

Kuranda bir sure. : ABESE : ALAK:TAHA:RAD:MAİDE:ASR

Kurandan seçilmiş ve her zaman okunan dualar.:EVRAT

Kuranı ayetlerinin Batıni (içsel) anlamlarına göre yorumlamayı öneren tasavvufi tefsir okulu.:İŞARİYE

Kuranı düzgün , usulünce ve yüksek sesle okumak. : TİLAVET

Kuranı ezberlemiş kişi. : HAFIZ

Kuranı Kerim,Kelamı Kadim.:MUSHAF

Kuranı usulüne göre ve güzel okuyan.:KARRA

Kurbağa kurtçuğu. : İRİBAŞ

Kurbağaların bilimsel adı. : ANURA

Kurban ayı.:ZİLHİCCE

Kurçatovyum’un simgesi.:KU

Kurdela balığının eş anlamlısı. : FLANDRA

Kurdeşen. : ÜRTİKER

Kurmay.:ERKANIHARP

Kurnaz, tecrübeli. : ANAÇ

Kurnaz. : HİN : EKE

Kurşun boruların ağzını açmakta kullanılan ucu sivri takoz.: BAT

Kurşun. : RASAS

Kurşunkalem ve kimi araç parçalarının yapımında kullanılan bir çeşit doğal karbon.:GRAFİT

Kurşunun simgesi.:PB

Kurt.:BÖRÜ

Kurtarıcı.:HALASKAR

Kurtçuk korkusu.:AKARFOBİ

Kurtulma. : NECAT

Kurtulmalık.:FİDYE

Kurtulmuş.:VARESTE

Kurtuluş, kurtulma. : REHA : SEHA

Kurtuluş.:NECAT

Kuru tütün yaprağını andıran kızılımsı kahverengi.:TABA

Kuru,sıska.:KAKNEM

Kurucu, Bina inşa eden. : BANİ

Kurul. : ASAMBLE

Kurultay. : KONGRE

Kurumsal veya kurumlar arası bilgi iletişim ağı.:İNTRANET

Kurumuş ama devrilmemiş ağaç.:AYAĞAN

Kurumuş saplarından mobilya yapılan bambu türü. : HEZAREN
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

Re: Bulmaca Sözlüğü-(A-Z)

Mesajgönderen Maket » 17 Kas 2008 14:50

Kurumuş sığır gübresi. : TEZEK

Kuruntuya düşürme : İHAM

Kurutma kabı. : DESİKATÖR

Kurutulmuş meyveleri halk hekimliğinde kullanılan bir ağaççık. : GİLABURU

Kurutulmuş ringa balığı. : FRİSA

Kurutulmuş su kabakları içine çakıl taşı doldurularak yapılan ritim sazı. : MARAKAS

Kurutulmuş süt ürünü.:KURUT

Kuruyarak veya çürüyerek içi boşalmış olan.:KOF

Kuruyunca çatlayan toprak.:GEREN

Kusur,ayıp. : AVAR

Kusur,özür,bozukluk.:DEFO

Kusursuzluk.:CEVDET

Kuş başı doğranmış et ve baklava yufkasıyla yapılan bir tür kebap.:ALİ PAŞA KEBABI

Kuş başı etle yapılan bir tür börek. : KÖBETE

Kuş gagası. : NUL

Kuş kanadı.:CENAH

Kuş kanadının büyük tüyleri. : PER

Kuş kirazı da denilen,meyvesi likör ve reçel yapımında kullanılan yabanıl bir ağaç.:ILGINCAR

Kuş tuzağı. : ÖKSE : KUŞMAR

Kuş üretme odası.:SALMA

Kuş üretmeye yarayan kafesli yer.: ÇİFTEHANE

Kuş yemi. : DANE

Kuş yiyecek büfesi.:BÜVET

Kuş yuvası:. AŞİYAN. : UŞ : LANE

Kuş,tavuk yavrusu.:CÜCÜK

Kuş. : TAYR

Kuşak,nesil,soy.:JENERASYON

Kuşaktan kuşağa geçen kalıtımsal öğe. : GEN

Kuşatma, çevirme. : İHATA

Kuşatma,sarma,çevirme. :MUHASARA. :MUHASSARA. :ABLUKA

Kuşbaşı doğranmış koyun eti ve yufkayla yapılan bir tür kebap. :ALİPAŞA

Kuşbaşı et ve pirinçle yapılan bir börek. :KÖBETE

Kuşbilim uzmanı.:ORNİTOLOG

Kuşdili,hasalban gibi adlar da verilen ve Akdeniz yöresinde yetişen,yaprakları güzel kokulu bir bitki. : BİBERİYE

Kuşkonmaz,acı ot gibi adlar da verilen ve Ege yöresinde körpe sürgünleri sebze olarak kullanılan otsu bitki.:TİLKİŞEN

Kuşku, sanı. : REYB

Kuşku,kuruntu.:İŞKİL

Kuşkucu, şüpheci.: SEPTİK

Kuşları inceleyen bilim. : ORNİTOLOJİ

Kuşların “taşlık, katı” gibi adlar da verilen midesi. : KONSA

Kuşların gagasını oluşturan alt ve üst bölümlerden her biri. : ÇENEK

Kuşların gövde,kanat ve kuyruğunda bulunan,uçma,örtü ve kuyruk telekleri olarak üçe ayrılan çeşitli renklerde kalın eksenli tüy.:TELEK

Kuşların midesi. : KURSAK

Kuşların tüy değiştirme zamanı. : KARINSA

Kuşların yerini bulmakta kullanılan üç av köpeğinin ortak adı.:SETER

Kuşluk yemeği. : BRUNCH ( BRANÇ)

Kuşpalazı. : DİFTERİ

Kuşun kursağında biriktirerek yavrusuna verdiği yem.:ZUK

Kuşun yavrusuna taşıdığı yem. : BEN

Kutlu,uğurlu. :ONGUN

Kutlu. : SAİD

Kutsal Hint destanı. : RAMAYANA

Kutsal Hint metinlerinin başında ve sonunda yinelenen büyülü ve mistik hece.: AUM

Kutsal inanç. : İMAN

Kutsal kimse.: AYA

Kutsal kimse.:KUDDUSİ

Kutsal kitapta geçen ve Horeb olarak da adlandırılan kutsal dağ.:SİNA

Kutsal Mısır öküzü. :APİS

Kutsal nitelikte müzik eseri.:ORATORYO

Kutsal olduğu için dokunulmaması gereken şey. : TABU

Kutsal pınar.:AYAZMA

Kutsal sayılan inanç ve davranışlar.:MUKADDESAT

Kutsal.:MUKADDES

Kutuların katlama yeri. : RİL

Kutup bölgelerindeki geniş buz alanına verilen ad. : İSFİLT

Kutup bölgelerinde yada dağ başlarında aşağıya doğru ağır ağır yer değiştiren büyük kar ve buz kütlesi.:BUZUL

Kutup noktalarından geçerek ekvatoru dik olarak kestiği ve dünyayı çevrelediği varsayılan daire,boylam.:MERİDYEN

Kutup Yıldızı. : DEMİRKAZIK : POLARİS

Kutup.:UCAY

Kutuplanma. : POLARİZASYON

Kutuplarda yaşayan küçük yabani ördek.:KAKAVİ

Kuvars, mika ve feldspattan oluşmuş kayaç. : GNAYS

Kuvars,feldspat,otoklaz ve mika minerallerinden birleşmiş türlü renkte billursu,çok sert bir tür kayaç.:GRANİT

Kuvvetlerin maddeler ve hareketler üzerine etkisini inceleyen fizik dalı.:MEKANİK

Kuvvetli esen rüzgar. : SAZAK

Kuvvetli,dinç,canlı.:TÜVANA

Kuvvetsizlik.:ADİNAMİ

Kuyruğu çok uzun,eti beğenilen bir kuş. :SÜLÜN

Kuyruğun iskeleti.:KEMİRDEK

Kuyruk eritilip yağı alındıktan sonra geri kalan gevrek posa,kıkırdak.:KAKIRDAK

Kuyruk kemiğinin kıkırdaklı bölümü. : KEMİRDEK

Kuyruk sokumu kemiği. : PÖÇ:UCA

Kuyruklu biber’de denilen ve karabibere benzer bir tür baharat.:KEBABE

Kuyruklu yıldız.:KOMET

Kuyruklular.:URODEL

Kuyruksallayan da denilen bir kuş.:YUNDA

Kuyruksallayan kuşuna verilen bir başka ad. : YONTKUŞU

Kuyruksuz kurbağanın yumurtadan yeni çıkmış kurtçuğu.:İRİBAŞ

Kuytu ve sıcak yer: ARAN

Kuyuda odun ateşiyle pişirilen,koyun etinden kebap.:BİRYAN

Kuyuda pişen et. : TANDIR

Kuyumculara taslak hazırlayan kimse.:SADEKAR

Kuyumculukta kullanılan yüzde sekseni bakır, yüzde yirmi çinkodan oluşan sarı renkli alaşım.:TOMBAK

Kuzey Afrika ülkelerinde kullanılan hint keneviri yapraklarından elde edilen sarhoşluk verici toz.:KİF

Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerinde görülen,gövdeye cin girmesiyle ortaya çıktığına inanılan ruhsal hastalık.:ZAR

Kuzey Afrika’da çadırlardan oluşan yerleşme.:DEVAR

Kuzey Afrika’da hintkeneviri yapraklarından elde edilen ve tütüne karıştırılarak esrar gibi içilen sarhoşluk verici toz.:KİF

Kuzey Afrika’da kurulmuş bir tarikat. : TİCANİLİK

Kuzey Afrika’da ve İspanya’da yetişen ve kağıt,ip,halı yapımında kullanılan bir bitki.:ALFA

Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması’nın simgesi. : NAFTA

Kuzey Amerika ve Sibirya’da yaşayan bir ren geyiği cinsi. : KARİBU

Kuzey Amerika ve Sibirya’da yaşayan bir geyik cinsi.:KARİBU

Kuzey Amerika yerlilerinin birbirlerine armağanlar verdikleri dinsel bayram.:POTLAÇ

Kuzey Amerika yerlilerinin giydiği deriden yapılmış,tek parça ayakkabı.:MOKASEN

Kuzey Amerika yerlilerinin inancında doğa üstü güç. : MANİTU

Kuzey Amerika’da ağaçlarda yaşayan,kafası tilkiye benzeyen kürklü bir hayvan.:RAKUN

Kuzey Amerika’da beş büyük gölden biri. : HURON

Kuzey Amerika’da yaşayan iri bir kemirgen hayvan.:NEOTAMA

Kuzey Amerika’da yaşayan Kızılderili bir halk. : APAÇİLER

Kuzey Amerika’da yaşayan Kızılderili bir halk.:KRİK

Kuzey Amerika’daki Kayalık Dağların doğu yamaçlarında kış aylarında esen kuru ve ılık rüzgar.:ŞİNUK

Kuzey Amerika’daki St. Lawrence Irmağı’ndaki adalara verilen ad. : BİN ADALAR

Kuzey Amerika’nın beş büyük gölünden biri. : ERİE

Kuzey Amerika’nın ılıman bölgelerinde yetişen bir tür ceviz ağacı.:PEKAN

Kuzey Amerika’ya özgü memeli bir hayvan.:RAKUN

Kuzey Anadolu dağlarında yetişen mor çiçekli bir ağaççık.:KOMAR

Kuzey Anadolu dağlarında yetişen,kışın yapraklarını dökmeyen,iri ve mor çiçekleri olan bir ağaççık.:KOMAR

Kuzey Anadolu fay hattını keşfeden ünlü yer bilimcimiz.:İHSAN KETİN

Kuzey Anadolu’da yetişen,tüylü ve çiçekli dalları sebze olarak kullanılan otsu bir bitki.:GALDİRİK:GELDİRİK

Kuzey Arnavutluk’ta yaşayan Katolik Arnavutlara verilen ad.:MALİSOR

Kuzey Atlantik’te yaşayan,4 m uzunluğunda,derisi,dişi ve yağı için avlanan bir memeli hayvan.:MORS

Kuzey Avrupa’da kullanılan,2000 kilograma yakın gemi yüklerine ve büyük miktardaki ticaret mallarına değer biçmeye yarayan kütle ölçü birimi.:LASTA

Kuzey Avrupa’da yaşayan,çok yumuşak ve ince tüyleri olan,postu için avlanan küçük hayvan.:SAMUR

Kuzey buz denizinde yaşayan dalıcı bir martı türü. : ALK

Kuzey gökkürenin en parlak yıldızı. : VEGA

Kuzey Hindistan’a özgü, lavta ailesinden telli bir çalgı. : SİTAR

Kuzey Hindistanlı şair.Kirişna Şarkısı adı verilen yapıtı,bugün de dinsel halk bayramlarında oynanan ve yatra adı verilen oyunlardan oluşmuştur.(12. yüzyıl).:JAYADEVA

Kuzey İspanya’da tarih öncesi devirlere ait resimler bulunan mağaralardan ilki.:ALTAMİRA

Kuzey ispanya’da,özellikle Aragon’da yapılan geleneksel kur dansı.: JOTA

Kuzey Kafkasya’da yaşayan Müslüman bir halk. : ABAZALAR

Kuzey kutbuyla ilgili, kuzey kutup yakınında olan. : ARKTİK

Kuzey mitolojisinde Odin’in omzuna konan iki kargadan biri.:MUNEN

Kuzey ve orta Anadolu’da orman kenarlarında yetişen,2-4 m yükseklikte hekimlikte kullanılan bir ağaççık.:GİLABURU

Kuzey yarıkürede yetişen,beyaz kabuklu bir ağaç.:HUŞ

Kuzey yarım küre için,21 martta gündüz gece eşitliğiyle başlayarak 22 Haziran’da gün dönümü ile biten,kış ve yaz arasındaki mevsim.:BAHAR

Kuzey yarım kürenin ılıman bölgelerinde yetişen genellikle tırmanıcı çok yıllık bitki. : AKASMA

Kuzeybatıdan esen,genellikle soğuk,bazen fırtına niteliğindeki yel.:KARAYEL

Kuzeydoğu Asya’da yaşayan,büyük boynuzları olan bir yaban koyunu. : ARGALİ

Kuzeydoğu Etiyopya ve Cibuti’de yaşayan bir halk.:AFARLAR

Kuzeydoğu ve Güney Anadolu’da türkülü halk öykülerine verilen ad. : BOZLAK

Kuzeydoğu. : ŞİMALİŞARKİ

Kuzgun kılıcı da denilen çiçek. : GLAYÖL

Kuzu ağılı.: ÇİTEN

Kuzu derilerinin üzerindeki yağları ve fazlalıkları temizlemede kullanılan iki kulplu bıçağa verilen ad. : AŞKİ

Kuzu sesi. : ME

Kuzu yada koyun postundan yapılmış kürk. : KEVEL

Kuzulama dönemine girmiş ya da doğurmuş koyun. : ŞİŞEK

Küba kökenli bir dans müziği.:MAMBO

Küba’da doğan ve komşu adalarla ABD’de özellikle siyahlar arasında yaygın olan , Hıristiyanlıkla Afrika inançlarının karışımı bir din. : SANTERİA

Küba’da şeker kamışı hasadı.:ZAFRA

Küba’dan Amerika ve Avrupa’ya yayılan bir dans ve bu dansın müziği.:RUMBA

Küba’nın para birimi.:PESO

Küba’ya özgü,romla yapılan ünlü bir kokteyl.:MOJİTO

Küçük ada.:CAYO

Küçük ağıl. : KÜM

Küçük ağıl.:KÜM

Küçük akarsu.:AKARCA

Küçük akarsu.:CAFER

Küçük bal teknesi. : LAZA

Küçük bir alan üzerine odaklanmış yoğun ışık kaynağı. : LAZER

Küçük bir davul türü. : NAKKARE

Küçük bir kavuna benzeyen,sarı yada yeşil kabuğu olan,hoş kokulu bir meyve.:KIRLANGIÇ

Küçük bir kelebek türü. : FELFELEK

Küçük bir maymun türü.:LORİ

Küçük bir topu özel sopalarla belli çukurlara iterek oynanan bir açık hava sporu.:GOLF

Küçük bitkilere verilen ad. : OT

Küçük bohça. :ÇIKIN : ÇIKI

Küçük boylu, uzun ve ipeksi tüylü, sarkık kulaklı bir köpek cinsi. : KOKER

Küçük boyutlu çuha parçaları yan yana dikilerek oluşturulan örtü.:BENALUKA

Küçük boyutlu ve yelkenli bir savaş gemisi.:ŞALOPA

Küçük cariye. : KENİZEK

Küçük çan.:ÇINGIRAK

Küçük çocuğun yürümeye başlaması.:ADAKLAMAK

Küçük çocuk salıncağı. : ILINCAK

Küçük çocuk. : TIFIL .:TIFL: TUFEYL

Küçük dana.:BUZAĞI

Küçük demiryolu arabası.:DREZİN

Küçük demiryolu treni. : DEKOVİL

Küçük doğranmış kabak,fasulye gibi sebzelerle yapılan bir yemek.:ÇİNTME

Küçük erkek kardeş. İNİ

Küçük fıçı.:VARİL

Küçük gezegen. : ASTEROİT

Küçük hediye.:BERGÜZAR

Küçük hıyar turşusu.:KORNİŞON

Küçük Hindistan cevizi.:MUSKAT

Küçük İngiliz anahtarı.:KURBAĞACIK

Küçük ispirto ocağı. : KAMİNETO

Küçük kamyon,kamyonet.:PİKAP

Küçük Kara Balık”, “Bir Şeftali Bin Şeftali”, “Kel Güvercinci”, “İnatçı Kediler” gibi yapıtları dilimize de çevrilmiş, İran çocuk edebiyatının dünyaca ünlü yazarı.:SAMEDBAHRENGİ

Küçük kareler biçiminde kesilmiş hamur katları arasına kıyma konularak yapılan İtalyan yemeği. :RAVİYOLİ :RAVYOLİ

Küçük kareli kumaş.:PÖTİKARE

Küçük kertik.:ÇENTİK

Küçük kervan.:BARHANA

Küçük kıvrım.:BÜZGÜ

Küçük kilise. ŞAPEL

Küçük kor parçası. : KÖZ

Küçük kova.:BAKRAÇ

Küçük köy.:TOL

Küçük kulaklı koyun ya da keçi.:ÇOMU

Küçük küçük doğranmış et parçası. : TİKE

Küçük küçük doğranmış et,ciğer,böbrek gibi şeyler yağda hafifçe kavrulduktan sonra su,domates,biber vs katılarak yapılan yemek.:SOTE

Küçük küçük parçalara ayırmak.:DİTMEK

Küçük lirik şiir türü. : BALAD

Küçük mala. :SPATULA

Küçük maşa yada cımbız.:ÇİFT

Küçük mavi çiçekler açan bir bitki.:UNUTMA BENİ

Küçük mızrak:NİZEK

Küçük nesne. : ZERRE

Küçük ney. : NEYÇE

Küçük odun baltası.Nacak.:TARA

Küçük ok. :TİREK

Küçük orak. : ROSA

Küçük otel. : MOTEL

Küçük parçalar halinde doğranmış et ve sebzelerin kızgın yağda karıştırılarak kısa sürede pişirilmesi.:SOTE

Küçük parçalardan oluşan nakışlı ve ince bir kilim türü.:CİCİM

Küçük salkımlı bir üzüm cinsi.:NEFERİYE

Küçük saray. : KASR

Küçük saray.:SERAÇE

Küçük sebze bahçesi.:KAVSARA

Küçük sebze meyve bahçesi.:HARIM

Küçük sepet, sele. : ÇİTEN

Küçük su birikintisi,gölcük.: AZMAK : BUGET

Küçük tahta köprü.:GEÇEK

Küçük taneli bakla türü. : FUL

Küçük taneli bir bezelye türü.:SULTANİ

Küçük taneli bir tür çekirdeksiz siyah üzüm. : KİŞMİŞ

Küçük taneli fındık türü. : PİKOLA

Küçük taneli ve lezzetli bir kuru fasulye cinsi.:HORTİK

Küçük taneli,kokulu ve pekmez yapmaya uygun bir üzüm cinsi.:KARABURCU

Küçük tekke.: ZAVİYE

Küçük testi,çömlek.: KUMKUMA

Küçük testi.:DODURCUK

Küçük tonajlı yük gemisi. : KOSTER

Küçük tuzlu bisküvi. : KRAKER

Küçük vagon. : VAGONET

Küçük vapur.:ÇATANA

Küçük varil.:BİDON

Küçük ve bakımlı orman. :KORU

Küçük ve önemsiz şey. : IVIRZIVIR

Küçük ve sevimli kimselere söylenen seslenme sözü.: MİNNOŞ

Küçük ve tatlı bir tür karpuz. :CİMCİME

Küçük yapılı bir kanguru cinsi.:VALABİ

Küçük yayık. : ATIK

Küçük yokuş.:BAYIR

Küçük zurna. : ARAKİYE

Küçük,kırmızı ve acı bir biber türü.:ÇUÇKA:ŞUŞKA CUŞKA

Küçük,yeşil yumrular halinde olan,haşlanarak yemeği hazırlanan bir tür sebze.:BROKKOLİ

Küçükbaş hayvan barınağı.:AĞIL

Küçükbaş hayvan tüccarı.:CELEP

Küçükbaş hayvan.:DAVAR

Küçümseme. : İSTİHFAF

Küçümseyici,aşağılayıcı,kötüleyici,yermeli.:PEJORATİF

Küflüce de denilen bir bitki hastalığı.:MANTAR

Küfürbaz. : TAAN

Kükremiş,kızgın,coşmuş.:JIYAN

Kükürt elementinin simgesi. : S

Kükürtle demir birleşimlerinden biri.:ZAÇ

Kül rengi,gri.:BOZ

Külde pişirilen bir çörek türü. : KETE

Külhanbeyi. : APAŞ:HAYTA:KABADAYI
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

Re: Bulmaca Sözlüğü-(A-Z)

Mesajgönderen Maket » 17 Kas 2008 14:52

Kültür. : EKİN : HARS

Kültür.:HARS

Kültürel ve sportif amaçlarla seyahat edenlere ayrılan basit barınak. : HOSTEL

Küme, grup. : ÖBEK

Küme, yığın. : LODA: TUDE

Küme,yığın.:KÜM

Kümeleşme. : AGLOMERASYON

Kümes hayvanlarının civcivlikten çıkmış yavruları.:FERİK

Kümes hayvanlarının en yaşlı ve iri olanı. : BABAÇ

Kümes.:PİN

Künk.:BÜZ

Küp. : MİKAP

Küpe ve yüzük taşı gibi bezek işlerinde kullanılan,mavi renkli,saydam olmayan hidratlı doğal alüminyum ve fosfattan oluşan değerli bir mineral.:FİRUZE

Küpeşte, korkuluk. : PARAPET

Küre biçimli flüt.:OKARİNA

Kürek kemiği.:KEBZE

Kürekle yürütülen dar, uzun, hafif tekne. : KANO

Kürekleri tersine kullanarak sandalı geriye yürütme.: SİYA

Küreklerin suya daldırılış ve çıkarılışı. : HAMLA

Küresel lif demetleri için derece teorisi” adlı çalışmasıyla cebirsel teknolojiye yeni kavramlar getiren ve Sedat Simavi Fen Bilimleri Ödülü’nü 1983’deanan ünlü matematikçi.:İBRAHİMDİBAĞ

Kürk hayvanlarının göbek kısmından alınan parçalarla yapılan kürk.:NAFE

Kürkçülükte kullanılan kanguru derisine verilen ad. : VALABİ

Kürkü değerli bir hayvan,kakım,as.:ERMİN

Kürkü değerli bir yaban kedisi. : OPOSSUM: OSELO

Kütahya ilinde bir kaplıca.:NAŞA

Kütahya ilinde,içme suyu sağlamak amacıyla yapılmış bir baraj. : ENNE

Kütahya yöresine özgü bulgur,tarhana,un ve yoğurtla yapılan bir çorba.:SIKICIK

Kütahya yöresine özgü,mantıya benzer bir yemek.:CİMCİK

Kütahya’nın bir ilçesi. : DOMANİÇ

Kütahya’nın Çavdarhisar ilçesindeki ünlü antik kent.:AİZANOİ

Kütahya’nın Domaniç ilçesinde tabiatı koruma alanı kapsamına alınan orman bölgesi.:KAŞALIÇ

Kütahya’nın Gediz ilçesinde bir kaplıca.:ILICASU

Kütahya’nın Simav ilçesinde bir kaplıca.: NAŞA

Kütahya’nın Simav ilçesinde bir kaplıca.:EYNAL

Kütahya’ya özgü,şişkin,yuvarlak gövdeli,kısa ince boyunlu sürahi türü.:ALİBABA
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

Re: Bulmaca Sözlüğü-(A-Z)

Mesajgönderen Maket » 17 Kas 2008 14:55

Labada, efelek. : EVELİK

Laboratuarda damıtma işlerinde kullanılan geniş karınlı ve eğri boyunlu cam kap. : KARNİ

Laboratuarlarda yüksek ısı elde edilen araç. : ÜFLEÇ

Laciverde yakın koyu mavi renk. : SAKS

Lacivert kumaştan veya gri flanelden yapılma düz veya kruvaze spor ceket.:BLAZER

Ladini. : DİNDIŞI

Laf, söz. : KAL

Lagos balığı. : KAYAHANİSİ

Lağvetme.:REF

Lahana ve karnabaharın kesilmesinden sonra yerde kalan kökünden çıkan sürgün.:PALANDIZ

Lahana,şalgam,turp gibi bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerinde yerleşebilen yosunumsu mantar.: AKPAS

Lahana,turp,şalgam,karnabahar gibi bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen,özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar.:AKPAS

Lahana. : KELEM

Lahor şalı. : LAHURİ

Lahos da denilen eti lezzetli bir balık. : GİRİDA

Laiklik , laik olma durumu. : SEKÜLARİZM

Lakerda yapılmak için kesilmiş torik balığı parçası. :TAKOZ

Lakin,ama.:LİK

Lal oyunları da denilen ve sözsüz oynanan köy seyirlik oyunlarının genel adı.:SAMİT

Lale bahçesi. : LALEZAR

Lale Devri’nin en ünlü minyatür sanatçısı. : LEVNİ

Lamaya benzeyen koyunumsu hayvan. : ALPAKA

Lamba karpuzu.:GLOP

Lamba. : IŞITIN

Lanet sözcüğünün “nalet”, kirpik sözcüğünün “kiprik “ biçiminde telaffuzunda görüldüğü gibi bir sözcük içindeki seslerin yer değiştirmesi olayına verilen ad. Göçüşme, yer değiştirme.:METATEZ

Lanet okuma. : LİAN

Lanet. : KARGIŞ

Lanetli.:MELUN

Lantanın simgesi. : LA

Laos ve Tayland nüfusunun çoğunluğunu oluşturan halk.:LAOLAR

Laos ve Tayland’da konuşulan bir dil.:LAO

Laos’ta kullanılan bir org türü.:HEN

Laos’un para birimi. : KİP

Lapina balığının büyük cinsi.: LABROS

Lapinagillerden,güzel renkli,50 cm uzunluğunda bir balık.: KİKLA

Lapine familyasından küçük bir deniz balığı.:ÇURÇUR

Lastik,ipek,pamuk veya yün karışımı yapay bir kumaş türü.:LASTEKS

Latin Amerika’da siyasal önderleri yüceltip putlaştırma geleneğine verilen ad.:PERSONALİSMO

Latin Amerika’da yaşayan gündüz yırtıcısı.:KARAKARA

Lav. : MAGMA

Lavabo.:CAV

Lazer ışınları kullanılarak yaratılan üç boyutlu görüntü.:HOLOGRAF

Leandros’un aşık olduğu Aphrodite rahibesi.:HERO

Leğen.:İLAAN

Lehçe. : DİYALEKT

Lehçebilim.: DİYALEKTOLOJİ

Leibniz’in felsefesinde sonul gerçekliği kapsayan bölünemeyecek ölçüde küçük birimler.:MONAD

Lekecilik’de denilen soyut resim anlayışı.:TAŞİZM

Lekeli postu kürkçülükte kullanılan memeli bir hayvan. : JENED:JENET

Lenf bezi iltihabı. : ADENİT

Lenf düğümlerindeki büyümeler ve değişiklikler.:LAP

Lenin’in yeni ekonomi politikası. : NEP
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

ÖncekiSonraki


Benzer Başlıklar

kare bulmaca
Forum: Forum Oyunları ve Yarışmaları
Yazar: serki
Cevaplar: 40
Müzik Sözlügü
Forum: Müzik Odası
Yazar: Maket
Cevaplar: 23
Bulmaca...
Forum: Genel ve Muhabbet
Yazar: elma
Cevaplar: 4
Google sözlüğü hizmette
Forum: Bilim - Teknik - Elektronik Aletler
Yazar: serdaris
Cevaplar: 2
Öğrenci Sözlüğü
Forum: Mizah & Geyik
Yazar: KARAŞIN
Cevaplar: 42

Dön Bilmeceler ve Zeka Soruları

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir