Zaman: 30 Tem 2014 16:06

Bulmaca Sözlüğü-(A-Z)

  
Bilmece ve zeka sorusu soranların ve cevaplayanların yeri. Sor yada cevapla...

Moderatörler: Deva, SüperMod

Forum kuralları
Forum Kuralları.

Bir bilmece sormadan önce aynı bilmeceden olup olmadığını kontrol edin lütfen.
Belki aynı başlık adı altında olmayabilir yalnız arattırma yaparsanız kolayca bulabilirsiniz, aksi takdirde silinecektir.
Emeğiniz boşa gitmesin.

Bulmaca Sözlüğü-(A-Z)

Mesajgönderen Maket » 16 Kas 2008 13:24

Abadan yapılmış terlik.:PANTUFLA

Abani de denilen bir tür beyaz kumaş. : AĞABANİ

Abartı. : MÜBALAĞA

Abartılı gurur,kuşku,güvensizlik,bencillikle belli olan bir ruh hastalığı.:PARANOYA

ABD Başkanı Eisenhower’in takma adı. : İKE

ABD Başkanları Washington,Jefferson,Lincoln ve Roosevelt’in dev büstlerinin oyulduğu dağ.:RUSHMORE

ABD haber alma örgütünün simgesi. : CİA

ABD halkından olan kimse. : YANKİ

ABD’de yaygın olan ve çağdaş uygarlığa karşı oluşlarıyla tanınan bir tarikatın üyelerine verilen ad. : EMİSH

ABD’de oldukça yaygın olan ve “Birleşme Kilisesi” adıyla tanınan tarikatın kurucusu olan Koreli din adamı. : MOON

ABD’de yaygın olan ve birden çok kadınla evlenmeyi gerekli gören bir dinin mensuplarına verilen ad. : MORMONLAR

ABD’de ilk atom bombası denemesinin yapıldığı kent. : LOSALAMOS

ABD’de Latin kökenli göçmen işçilere verilen ad. : LATİNO

ABD’de yayımlanan dünyanın en ünlü mizah dergilerinden biri. : MAD

ABD’de,Batı Afrika’da ve dünyanın benzer başka ülkelerinde zaman zaman beliren,dönercesine yükselen dar çerçeveli hava hareketi.:TROMB

ABD’de,değişmeyen bir oyuncu kadrosu ve kalıp olaylara dayalı sürekli bir öyküsü olan,eylemden çok diyalogun önemsendiği ve gerçek yaşamdan daha ağır bir tempoda gelişen radyo ve televizyon dizilerine verilen ad.:SOAPOPERA

ABD’de,New Mexico’nun kuzeybatı kesiminde,Arizona’da ve Utah’ın güneydoğu kesiminde yaşayan ve sayıları 100 bin dolayında olan Kızılderili topluluğu.:NAVAHOLAR

ABD’li bir rock müzik grubu. : REM

ABD’nin güney batısı ile Meksika’nın kuzeyinde doğal olarak yetişen ve yağı,sabun,şampuan ve saç kremi gibi çeşitli kozmetik ürünlerinde kullanılan sert dallı bitki.:JOJOBA

ABD’nin güneydoğu eyaletlerinde yaşayan ve Osmanlı denizcilerinin torunları olduklarına inanılan bir halk.:MELUNCANLAR

ABD’ye bağımlı devletlerden Guam’ın başkenti.:AGANE

Abdest alırken eli ıslatıp başa,meste sargı veya yaraya sürme,sıvazlama.:MESH

Abdülhak Hamit Tarhan’ın manzum trajedisi. : NESTEREN

Abecenin bir yada bir çok harfini kullanmamaya özen gösterilerek yazılan yazı.(Halk edebiyatındaki lebdeğmez denen şiir türü bunun en güzel örneklerinden biridir.).:LİPOGRAM

Abla.:CİCE

Aborda sırasında meydana gelebilecek çarpmaların etkisini azaltmak için gemi ile yanaşılan mevki yada iki gemi arasına konulan halat,ağaç,lastik vs.:USTURMAÇA

Acele,tez anlamında kullanılan yerel bir sözcük.:ALADI

Acem hükümdarı. : EKASİRE

Acem pirinci ve tereyağıyla pişirilip üzerine kuzu eti yada uykuluk konarak yenen pilav.:ÇİLAV

Acem pirinciyle pişirilen etli bir pilav türü.:ÇİLAV

Acemi boğa güreşçisi.:NOVİLLERO

Acemi zeybek.:KIZAN

Acemi, bir işe yeni başlayan. : NEVNİYAZ

Acemi. : TOR

Acı ,keder,üzüntü. : ISTIRAP

Acı biber.:KAYEN

Acı çaça da denilen bir balık.:PAPALİNA

Acı çikolata : BİTTER

Acı kahve. : MIRRA

Acı kavun. : EŞEK HIYARI

Acı portakal esansı ve kınakına özütü içeren soda tipi.:TONİK

Acı portakal kabuğundan yapılan bir çeşit likör . : KÜRASO

Acı pul biber. : İSOT

Acı yitimi. : ANALJEZİ

Acı, üzüntü. : ELEM

Acıbadem ağacı. : EREZ

Acıbakla,Yahudi baklası gibi adlar da verilen ve nohuda benzer meyveleri kaynatıldıktan sonra yenen bitki.:TERMİYE

Acıbalık da denilen bir tatlı su balığı.:GÖRDEK

Acıklı olay, dram. : HAİLE

Acıklılık. : FECAAT

Acımasız,gaddar,zalim.:DELİBALTA

Acımasız,merhametsiz,zorba.:CEBERUT

Acımasız,merhametsiz.:GADDAR

Aç gözlü.: TAMAHKAR

Açgözlülük. : TAMAH

Açı ölçer.:GONYOMETRE

Açı ölçme cetveli,iletki.:MASTARA

Açı ölçmeye ya da çizmeye yarayan araç. : İLETKİ

Açı ölçmeye yarayan dönme hareketli bir çeşit cetvel. : ALİDAT

Açık tohumlardan parklarda süs bitkisi olarak yetiştirilen, yurdu Güney Asya olan,palmiyeye benzer ağaç. : SİKALAR

Açık alanlardan ve kalabalık yerlerden aşırı derecede korkma.:AGORAFOBİ

Açık artırma ile satış.:MEZAT

Açık artırma.:MÜZAYEDE

Açık bir kitabın solda kalan sayfası,arka sayfa.:VERSO

Açık deniz,engin.:ALARGA

Açık denizden bir kum setiyle ayrılmış yada kıyı dilinin gelişmesiyle göl biçimini almış sığ koy yada körfez,deniz kulağı.:LAGÜN

Açık duran baş parmağın ucundan işaret parmağının ucuna kadar olan uzaklık.: SERE

Açık eflatun renk.: KIZILŞAP

Açık elin iç yüzüyle vurulan tokat.:SİLLE

Açık havada ızgara veya kızartma yapmaya yarayan ocak.:BARBEKÜ

Açık kapı ve pencereler arasında oluşan hava cereyanı.: KURANDER

Açık kestane renginde olan.:KONUR

Açık mavi hareli ela göz.:ÇAKIR

Açık mavi, kırmızı ve beyaz,sıkı ve tatlı küçük elma. : ABİ

Açık mor renk.:EFLATUN

Açık pokere verilen bir başka ad.:DUGUDUK

Açık saman renginde bir tür ipek kumaş.:SADAKOR

Açık sarı renk. : BALKÖPÜĞÜ

Açık sarı renkli at.:CERDE

Açık toprak rengi. : BOZ

Açık turuncu renk.:KAZAYAĞI

Açık ve yüksek sesle.:CEHREN

Açık yeşil renk. : FİLİZİ

Açık yeşil renkli,mayhoş ve kokulu bir elma cinsi.:RENET

Açık yeşil ve pembe renkli, kolay işlenen, değerli bir taş. : YEŞİM

Açık, ortada. : AYAN

Açık,aşikar.:CELİ

Açıkça,apaçık,açıktan açığa.:SARAHATEN

Açıkgöz, kurnaz, hin.: EKE

Açıkgöz,akıllı,çalışkan anlamında yerel sözcük.:ZİREK

Açıkgöz.:CİNGÖZ

Açıklığı örtmek için kapı ya da dolap kapaklarının kenarlarına çakılan çıta. : BİNİ

Açıklık,bellilik.:BEDAHET

Açıktaki bir duvarı hava koşullarından korumak için üstüne konan örtü öğesi.:HARPUŞTA

Açıktan geç,yaklaşma anlamında bir denizcilik ünlemi.:ALARGA

Açıldığında tohumların ortaya çıktığı kabuk: ÇENET

Açılma,açıklık.:KÜŞAYİŞ

Açılmış bir deliği işlemek,genişletmek ve temizlemek için kullanılan kesici çelik kalem.:RASBA

Açımlama,yorumlama.:ŞERH

Açma, açılış. : KÜŞAT

Ad kavmi hükümdarı Şeddad tarafından cennete benzetilerek yaptırılan efsanevi bahçe. İREM

Ad verilmiş,adı olan.:MÜSEMMA

Ad veya numara çekilerek oynanan şans oyunlarının genel adı.: LOTARYA

Ad,unvan,etiket.:TİTR

Ada.:CEZİRE

Adaçayı. : MERYEMİYE

Adak. : NEZİR

Adalet. :TÜRE

Adana ilinde ünlü bir antik kent. : ANAZARBA

Adana ilinde ünlü bir höyük.:MİSİS

Adana ovasında kıyı gölü. : AKYATAN

Adana ve Mersin yöresinde güğümle doldurularak sokaklarda satılan ve böbreğe iyi geldiğine inanılan meyankökü şurubu.:AŞLAMA

Adana ve Mersin yöresine özgü,nişasta ve gül suyuyla yapılan bir tatlı.:BİCİ

Adana yöresinde yetiştirilen ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki.:MÜHLİYE

Adana yöresine özgü kıyma,soğan ve domatesle hazırlanan bir yemek.:BANDURİ

Adana yöresine özgü,cevizli bir hamur tatlısı.:KARAKUŞ

Adana’da bir baraj.:ÇATALAN

Adana’nın Kozan ilçesinde,MÖ 3. yüzyıla tarihlenen ünlü kale.:KARASİS

Adana’nın Tufanbeyli ilçesinde antik bir kent. : ŞAR

Adana’nın Yumurtalık ilçesinin eski adı.:AYAS

Adana’nın Yüreğir ilçesine bağlı bir belde. : GEÇİTLİ

Adanmış ülke yada İsrail ülkesinin eski adı.:KENAN

Adbilimin dağ adlarını inceleyen dalı.:ORONİMİ

Adcılık.:NOMİNALİZM

Adem ile Havva’nın üçüncü oğlu. : ŞİT

Adet kanaması.:MENSTRÜASYON

Adet yokluğu. : AMENORE

Adı hemen akla gelmeyen ufak ve değersiz şeyler için kullanılan sözcük.:ZAMAZİNGO

Adı kötüye çıkmış kimse.:BEDNAM

Adım aralığı. : FULE

Adım.:HATVE

Adın durum eklerinden biri. : DE

Adını Ankara’nın bir ilçesinden alan ve kaliteli bir şarap veren siyah üzüm cinsi.:KALECİKKARASI

Adını anma,sözünü etme.:ZİKİR

Adını bir Amerika ülkesine vermiş olan ağaç cinsi.:BREZİL

Adını bir siyasetçiden Fransız faşizmi. : PUJADİZM

Adını bugünkü Bogota yakınlarında yaşamış bir yerli kabilesinin efsanevi yöneticisinden alan masalsı altın ülkesi.: ELDORADO

Adını Çek yazar Karel Çapek’in bir tiyatro yapıtından alan ve belirli bir işi kendi kendine yapabilen otomatik aygıt.:ROBOT

Adını İbni Rüşd’den alan ve insan aklıyla Tanrı aynı şeydir,ruh ölümlüdür gibi düşünceleri savunan görüş.:AVERROİZM

Adıyaman ilinde, Kommagene krallığının beş önemli kentinden biri. : PERRE

Adıyaman ilinde,Roma döneminden kalma ünlü köprü: CENDERE

Adıyaman yöresine özgü,kuşbaşı et ve bulgurla yapılan bir yemek.:TAPLAMA

Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde bir göl.:AZAPLI

Adil hükümdar.:DAVER

Adriya denizinde kullanılan,büyük ve çok hafif gondol.:PEOTA

Af ve merhamet sahibi,yargılayıcı.:GAFFAR

Afgan halklarından biri. : PEŞTUN

Afganistan ve Pakistan kadınlarının yüzlerini örtmek için kullandıkları bir tür peçe: BURKA

Afganistan’ın para birimi. : AFGANİ

Afrika kabilelerinde krala verilen ad.: KABAKA

Afrika kokarcası da denilen bir kürk hayvanı. : ZORİLLA

Afrika kökenli bir Amerikan müziği.:CAZ

Afrika kökenli bir dans. : BAMBULA

Afrika kökenli öldürücü bir virüs.:EBOLA

Afrika misk kedisi. : KALEMİS

Afrika müziğine özgü,özellikle Angola’da kullanılan, ağaçtan yapılma ve silindir biçiminde bir el davulu. : NGOMA

Afrika ülkelerinde yaşayan Müslümanların kurban bayramına verdikleri ad.:TABASKİ

Afrika ve Amerika’da yetişen,iri gövdeli ve uzun yapraklı bir palmiye.:RAFYA

Afrika ve Asya’nın kurak bölgelerinde yaşayan bir antilop. : GERBİL

Afrika ve Asya’nın sıcak bölgelerinde yaşayan çok zehirli bir yılan türü. : KOBRA

Afrika ve Hindistan’ın tatlı sularında yaşayan, eti lezzetli bir balık. : LATES

Afrika zencilerinin çalı çırpıdan yaptıkları çardak gibi barınak. : APATAM

Afrika zencilerinin kullandığı,pişmiş topraktan koni biçiminde yapılmış bir müzik aracı.:BANYA

Afrika’da bir ırmak. : OTİ

Afrika’da bir oyun türü. : AVELE

Afrika’da bir ülke. : BENİN-ERİTRE-GANA-LESOTHO

Afrika’da çitle çevrili ir hayvan barınağı ile çevresindeki evlerden oluşan yerleşme biçimi.:KRAAL

Afrika’da gruplar halinde yaşayan ve firavun faresi de denilen , boyu 30 cm kadar olan memeli bir hayvan.:KUYRUKSÜREN

Afrika’da ve Arabistan’da yaşayan bir maymun cinsi. : BABUİN

Afrika’da yaşayan bir antilop türü. : ORİBİ :UREBİ: KOB

Afrika’da yaşayan bir leylek türü.:MARABU

Afrika’da yaşayan bir yaban kedisi.:İMPAKA

Afrika’da yaşayan cüce şempanze türü.:BONOBO

Afrika’da yaşayan en iri antiloplardan biri. : ELAND

Afrika’da yaşayan iki antilop türünün ortak adı. : GNU.:KUDU

Afrika’da yaşayan İnek antilobu. : KAAMA

Afrika’da yaşayan iri bir antilop: BEİSA

Afrika’da yaşayan parıltılı, mavi ve yeşil tüylü bir kuş. : ALAYCIKUŞ

Afrika’da yaşayan ve “Alurlar” da denilen halk. : LURİLER

Afrika’da yaşayan ve çok hızlı koşabilen bir antilop. : İMPALA

Afrika’da yaşayan, narin ve küçük bedenli bir antilop. : BEİRA

Afrika’da yaşayan,çok uzun boyunlu bir antilop.:GERENUK

Afrika’da yetişen ve odunu doğramacılıkta kullanılan büyük bir ağaç: İROKO : MAKORE

Afrika’da yetişen ve odunu marangozlukta kullanılan bir ağaç.: AKO.:LİMBA.:NAGA

Afrika’da yetişen ve udunu marangozlukta kullanılan büyük bir ağaç. : OBEŞE

Afrika’da yetişen,kerestesi parlak,öz odunu mor,dış odunu pembe renkli mobilyacılıkta kullanılan bir ağaç. :OKUME

Afrika’dan zenciler tarafından getirildiği sanılan ağır bir Küba dansı. : HABANERA

Afrika’nın en yüksek dağı Kilimanjaro’nun yerli dillerde özgürlük anlamına gelen adı. : UHURU

Afrika’nın hızlı koşular için yetiştirilmiş evcil hecin devesi. : MEHARİ

Afrika’nın orta kesimlerindeki bataklık ve longozlarda yaşayan bir antilop türü.:SİTATUNGA

Afrika’nın tropikal bölgelerinde yaşayan iri bir leylek cinsi. : TANTAL

Afrika’nın tropikal bölgelerinde yetişen çok geniş ve yüksek gövdeli ağaç.:BAOBAP

Afrika’ya özgü , toprağa açılmış deliklere taşları yerleştirmeye ya da almaya dayanan bir oyun.: AVALE

Afrika’ya özgü bir yaban kedisi. : SERVAL

Afrika’ya özgü,ağaç gövdelerinden yapılan bir tür ksilofon. : AMADİNDA

Afrika’ya özgü,bir dizi bambu dilden oluşan vurmalı bir çalgı.:LİKEMBE

Afrika’ya özgü,bir dizi metal yada bambu dilden oluşan çalgı.:MBİRA

Afrika’ya özgü,testiye benzer vurmalı bir çalgı.:UDU

Afyon ilinde bir kaplıca.:ÖMERLİ

Afyon ilinde,Kızıl Kilise olarak da bilinen bir kaplıca.:HEYBELİ

Afyon yöresinde kadınlar tarafından oynanan bir halk oyunu.:FADİK

Afyon’un Emirdağ ilçesinde , Toros sediri bölgesi olan ve “tabiatı koruma alanı” kapsamına alınan yöre. DANDİNDERE

Afyon’un Çay ilçesinde bir göl. : KARAMIK

Afyon’un Dinar ilçesindeki antik kent. : APAMEİA

Afyon’un İhsaniye ilçesinde,Friglerden kalma yüzlerce kaya mezarının bulunduğu yöre.:AYAZİN

Afyon’un Sandıklı ilçesinde bir kaplıca.:HÜDAİ

Afyon’un Sultandağı ilçesine bağlı, kiraz ve vişne üretimiyle tanınmış bir belde. : DEREÇİNE

Afyondan çıkarılan,öksürüğü kesmek için hekimlikte kullanılan bir madde. : KODEİN

Afyondan elde edilen bir alkoloit. : NARSEİN

Afyondan elde edilen ve hekimlikte kullanılan bir alkoloit. : PAPAVERİN

Afyonkarahisar ilinde bir göl.:EBER

Afyonkarahisar ilinde bir kaplıca.:GAZLIGÖL:ÖMERLİ

Afyonkarahisar ilindeki bir dağın adı.:AHIR

Afyonkarahisar yöresine özgü bir halk oyunu.:FADİK

Agaragar.:JELOZ

Ağ : APIŞLIK

Ağ yatak.:HAMAK

Ağabey sözcüğünün konuşmada aldığı biçim. : ABİ

Ağabeyinin ölümü üzerine Saltuklular Beyliğinin başına geçen ve özellikle Erzincan’ın Tercan ilçesindeki kümbeti,köprüsü ve kervansarayıyla tanınan kadın hükümdar.:MAMAHATUN

Ağacı koyu kahverengiye yada siyaha boyamada kullanılan beyaz ve billursu toz.:PARAMİN

Ağacın kimyasal yöntemle boyanmasında,ilk boya gereci olarak kullanılan renksiz ve billursu cisim.:PİREKATEŞİN

Ağacın reçinesini çıkarmada,boyanmış eski mobilyaları temizlemede kullanılan beyaz toz.:POTAŞE

Ağaç bilimi. : DENDROLOJİ

Ağaç cilası.:LAK

Ağaç çemberler üzerine örülmüş torba biçiminde balık ağı. : VİNTER

Ağaç dallarından yapılmış gölgelik.:ÇARDAK

Ağaç dikmek için açılan çukur.:EMEN

Ağaç gemilerin omurgalarında kullanılan kesik koni biçiminde ağaç çivi.:KAVELA

Ağaç gövdeleriyle yapılmış ve çevresinde kazılı çukuru bulunan korunmaya elverişli,kale biçiminde ev.:KORUGAN

Ağaç gövdesinin enine kesiti üzerinde görülen yıllık halkaların incelenmesine dayanan yaş ölçme yöntemi.:DENDROKRONOLOJİ

Ağaç işleriyle uğraşan ve ağaçtan çeşitli eşya yapan usta.:MARANGOZ

Ağaç oyma sanatçısı.:HAKKAK

Ağaç oymaya yarar kesici araç. :İVGİ

Ağaç rendelemekte kullanılan,uzun marangoz rendesi. : PLANYA

Ağaç sansarı.:ZERDEVA

Ağaç testi.:BODUÇ

Ağaç ve çalıların yetiştirildiği botanik bahçesi.:ARBORETUM

Ağaç ve toprakla yapılmış,hendekle çevrilmiş küçük hisar. :PALANKA

Ağaç veya demir parçalarını birbirine bağlamakta kullanılan somunlu iri başlı vida : CIVATA

Ağaç veya fidan dikmeye yarayan yer.:OYUM

Ağaç veya kumaştan yapılmış bir kanal içinde hareket ederek açılıp kapanan perde.:STOR

Ağaç veya taştan oyulmuş büyük havan.:DİBEK

Ağaç veya topraktan yapılmış küçük testi.:BODUÇ

Ağaç yada metal eşyaya yuvarlak bir biçim vermek için kullanılan çarklı tezgah.:TORNA

Ağaç,bağ çubuğu veya sebze dikmek için açılan çukur.:EMEN

Ağaç,taş ve madenleri oyarak şekil veren usta.:NAKKAR

Ağaç,taş yada metali yontmaya yarayan çelik araç.:KESKİ

Ağaç,taş,metal bir levhanın oyularak işlenmesi ve bunun bir yüzeye basılması tekniği ve bu teknikle yapılmış olan resim.:GRAVÜR

Ağaç,taş,metal vs yontmaya yarayan bir ucu keskin çelikten yapılmış bir araç.:KESKİ

Ağaç.:ŞECER

Ağaçkakan. : TAKTAKI

Ağaçların iç kısmından elde edilen ve kağıt yapımında kullanılan madde. : KİTABİYE

Ağaçların kütük ve dallarındaki yosun. : PUS

Ağaçlı,sulu bahçe.:HADİKA

Ağaçlık yerden açılan tarla.:SÖKÜNTÜ

Ağaçlık,koru.:MESÇERE

Ağaçlıklı yol.:ALE

Ağaçsız yerlerde,kuş yakalamak için üstüne ökse yerleştirilen ağaç.:DİKSE

Ağaçta ilk olgunlaşan meyve.:ALACA

Ağaçtan ve demirden yapılan uzun ve kalın destek.:DİREK

Ağaçtan yapılmış iri çekiç.:TOKMAK

Ağaçtan yapılmış küçük su kabı. : ÇOTRA

Ağaçtan yapılmış su kabı.:ÇAMÇAK

Ağaçtan yapılmış testi.: SENEK

Ağaçtan yapılmış top.: TOMAK

Ağartmakta ve yara temizlemekte kullanılan kimyasal bir su.:JAVEL

Ağdalı,koyu kıvamlı bir maddenin özelliği,ağdalık.: VİSKOZİTE

Ağı otu.: BALDIRAN

Ağıl,davar ağılı : ARKAÇ : KOM

Ağın her suya atılışıyla bir defada yakalanan balık. : FOROZ

Ağır akan su.:KARASU

Ağır başlı, uslu. : DÖLEK

Ağır bir kaydırağı buz üzerinde kaydırma temeline dayanan olimpik bir kış sporu.:KÖRLİNG

Ağır bir şeyi denizden çıkarmak veya denize indirmek işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi.:ALGARİNA

Ağır bir yükün yerden yükseltilmesini sağlayan alet.:KRİKO

Ağır cisimleri bir yerden başka bir yere kaydırmak ve özellikle deniz teknelerini karaya çekmek için bunların altına sürülen yuvarlak ağaç.Çekek tahtaları,felek. : FİLENK

Ağır haksızlık.:GADİR

Ağır kanlı.:MELEME

Ağır olmayan,hafif.:YEĞNİ

Ağır ritimli İspanyol dansı. : BOLERO

Ağır tempolu bir İspanyol dansı.:SARABANDA

Ağır topuz.:GÜRZ

Ağır ve genellikle ölümle sonuçlanan kanamalı ve ateşli bir hastalığa yol açan virüs. : EBOLA

Ağır,kalın,dayanıklı ve sağlam.:KUNT

Ağır,yavaş.:AHESTE

Ağırbaşlı,sözleri ve davranışları ölçülü olan kimse.:DENLİ

Ağırbaşlılık.:VAKAR

Ağırlama. : İCLAL : İZAZ

Ağırlığı yatay doğrultuda dağıtarak duvarda düşey çatlakların oluşmasını önlemek için duvar içine boydan boya uzatılan ahşap ya da betonarme bağlama öğesi. : HATIL

Ağırlık kaldırma aracı. : ELEVATÖR

Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç.:KANTAR

Ağırlık ve uzunluk ölçüleri için kabul edilmiş yasal ölçü modeli. : ETALON

Ağıt,içli şiir.:ELEJİ.:MERSİYE

Ağız kısmı yayvan bakır kap. : ÜSKÜRE

Ağız mukozasında oluşan yüzeysel yara.:AFT

Ağız ve dil hareketlerinden yararlanarak,soluk borusuna arka arkaya küçük miktarda hava göndermek için başvurulan soluk alma.:FROG

Ağız ve diş etleri mukozasının iltihaplanması.Ağız yangısı.:STOMATİT

Ağız yangısı. : STOMATİT

Ağızdaki kokuları gidermek için çiğnenen baharlı bir madde.:SENSEN

Ağızdan ağıza söylenen parola. : PASAPAROLA

Ağızdan dolma toplarda,barutu ateşlemek üzere topların kuyruk kısımlarındaki hazne üzerine ağız otu konulması için açılmış olan delik.:FALYA

Ağızotu.:YEM

Ağların alt ve üst yakalarına geçirilen keçi kılından yapılmış ip.:FARİL

Ağlayıcı,ağlayan.:GİRYAN

Ağrı Dağı’na 18 km. uzaklıkta, kayak merkezi olan dağın adı. : BUBİ

Ağrı Dağı’na tırmanan ilk Türk olan dağcımız. : BOZKURT ERGÜR

Ağrı Dağı’ndaki bir yayla. : İLİ

Ağrı Dağı’nın eski adı. : ARARAT

Ağrı Dağı’nın Farsça adı. : KUHİ NUH

Ağrı dağındaki yaylalardan biri.:ELİ

Ağrı ili yöresine özgü bir kalk oyunu.:HENNE

Ağrı ilinin eski adı.:KARAKÖSE

Ağrı kesici olarak kullanılan bir ilaç. : ASPİRİN

Ağrı ve sızıdan kıvranmak.:KAPINMAK

Ağrı,sancı.:BALKI

Ağrı.: VECA

Ağrı’nın bir ilçesi. : TUTAK

Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesine özgü bir tür köfte. :ABDİGÖR

Ağrılı ve kirpikleri dökülmüş göz.:ÇİPİL

Ağustos ayının ilk haftasına denk gelen yazın en sıcak günlerine verilen ad.:EYYAMIBAHUR

Ağustos böceği.: ORAK BÖCEĞİ

Ağzı çember biçiminde telden yapılma torbaya benzer büyük gözlü ağ. : APOŞİ

Ağzı geniş tek kulplu su kabı. : KANATA

Ağzı geniş, yayvan ve büyükçe su kabı. : BADYA

Ağzı sıkı,sır saklayan. : KETUM

Ağzı yayvan toprak kap.:DAĞAR

Ağzı yayvan,dibi dar toprak kap.:DAĞAR

Ağzın alabileceği büyüklükte yiyecek parçası, lokma. : TIKIM

Ağzın içinde oluşan pamukçuk. : AFT

Ağzına kadar dolu.:LEBALEP

Ahali,sakinler.:SEKENE

Ahbaplık, arkadaşlık, alışkanlık.: ÜNSİYET

Ahır. : ISTABL

Ahırlarda gübreyi dışarı atmak yada ahıra saman almak için kullanılan kapaklı yada kapaksız delik,pencere.:TEMEK

Ahırlarda iki hayvan yeri arasına bölmelik diye konulan kalın sırık. :ARALTI

Ahi kuruluşlarına girenlerin törenle bellerine bağlanan kuşak. : ŞED

Ahi, aka, dost. : CÖMERT

Ahize,alıcı,reseptör. : ALMAÇ

Ahkam-ı sitte” adı verilen altı tür yazının (MUHAKKAK, REYHANİ, SÜLÜS, NESİH, TEVKİ, RİKA) ortaya çıkmasından önce kullanılan Arap yazısının genel adı. : KUFİ

Ahlak dışıcılık.:AMORALİZM

Ahlak, karakter,huy. : SİRET

Ahlak.:AKTÖRE

Ahlakı araç değil amaç sayan doktrin,ahlakçılık doktrini.:MORALİZM

Ahlaklı.: NEZİH

Ahlaksız kimse,melun.:KAYARTO

Ahmak,alık,sersem.:SEME

Ahmaklık. : HAMAKAT

Ahmet Raşit Öğütçü. : ORHAN KEMAL

Ahmet Rıfat’ın kurduğu,insanın bütün nefis baskılarından,geçici eğilimlerinden arınmasını amaçlayan bir Sünni sistemi.: RUFAİLİK

Ahşabın üzerindeki ufak pürüzleri yontarak giderip dümdüz bir hale getirmek için kullanılan kazıma aleti.:SİSTİRE

Ahşap bıçkıcısı.:ERREKEŞ

Ahşap gemilerde sintine sularının akması için döşeklere açılmış deliklerden her biri.:LEV

Ahşap gemilerin omurgalarının uzunluğunca ve iki yanında borda kaplamalarının en dar yüzüne yerleştirmek için açılan keskin,sivri köşeli yuva. : AŞOZ

Ahşap ve çubuklarla yapılan ve pencerelere takılan siper.:KAFES

Ahşap ya da taşların birbirine bağlanmasında kullanılan iki ucu dirsekli kenet. : KLAMO

Ahşap yapıların dış kaplamalarında kullanılan çıralı tahta. : ÇİĞDENE

Ahşap,mermer yada taş levhaları kafes biçiminde oyarak bezeme.:AJUR

Ahşap,metal yada taş üzerine mühür,yazı yada motifler oyarak,boşlukların renkli taş,fildişi yada bir başka metalle kakma tekniğiyle doldurulmasıyla yapılan süsleme.:HATEMKARİ

Ahşap,mukavva yada deri üstüne uygulanabilen bir tür boyama tekniği ve bu teknikle süslenen eşyaya verilen genel ad.:EDİRNEKARİ

Ahşapta rastlanılan yuvarlak,koyuca renkte sert bölüm.(Budak,dalın gövde içindeki başlangıç bölümüdür).:BUDAK

Ahu, gazal. : CEYLAN

Ahududu soslu şeftalili,krem şantili dondurma.:PEŞMELBA

Ahududu, ağaç çileği. Çilek likörü. : FRANBUAZ

Ahududu. : AĞAÇ ÇİLEĞİ

Aids testi. : ELİZA

Aids virüsü.:HİV

Aile halkı. : HORANTA

Ailesine bakan./Yoksul: AİL

Ait olduğu yıl içinde toplanamayıp ertesi yıla kalan vergiler.:BAKAYA

Ajanda.:ANDAÇ

Ak karınca, divik gibi adlar da verilen bir böcek. TERMİT

Akaç. : DREN

Akaçlama.:DRENAJ

Akaju. : MAUN

Akanyıldız. : AĞAN : ŞAHAP

Akarsu krosu. Sal yarışı. : RAFTİNG

Akarsu yatağı., mecra. : AKAK

Akarsuları inceleyen bilim dalı.:POTAMOLOJİ

Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık,kil vs çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın,alüvyon.:LIĞ

Akbaba.:KERKES

Akciğer ve bronş hastalıklarını inceleyen tıp dalı.:PNÖMOLOJİ

Akciğer zarı iltihabı,zatülcenp: SATLICAN

Akciğer zarı iltihabı.:PNÖMONİ

Akciğer. : RİE

Akciğerleri dinlerken hekimin duyduğu patolojik ses. : RAL

Akdeniz ülkelerinde görülen, en çok keçi sütü ile bulaşan ateşli bir hastalık.:MALTAHUMMASI

Akdeniz yöresinde yetişen ve çiçek tomurcukları turşu yapımında kullanılan bir bitkiye verilen ad. : KEBERE

Akdeniz bölgesinde bir akarsu. : ALATA : ALARA: LAMAS

Akdeniz bölgesinde bir dağ.:ADRAS.:DEDEGÖL

Akdeniz Bölgesinde yaygın bir çiçek.:BEGONVİL

Akdeniz bölgesinde yetişen ve köklerinden kırmızı boya elde edilen bir bitki. : HAVACIVA

Akdeniz bölgesinde,Boklar Dağları ile Aladağlar kütlesini birbirinden ayıran tektonik kökenli çukur alan.:ECEMİŞ

Akdeniz Bölgesinde,Cennet-Cehennem obruklarının ve Narlıkuyu mağarasının da yer aldığı platonun adı.:TAŞELİ

Akdeniz bölgesinin batı kesiminde bir akarsu.: EŞEN

Akdeniz çevresinde bol yetişen,ateşe ve öksürüğe karşı sağaltıcı bir etkisi bulunan,uyarıcı,güçlendirici,yara sağaltıcı olarak da yararlanılan bir bitki.:DALAKOTU

Akdeniz çevresinde yaşayanlarda görülen kansızlık.Cooley hastalığı. : TALASEMİ

Akdeniz çevresinde yetişen ve dalları sepet örmekte kullanılan mavi,beyaz,yada menekşe renginde çiçekler açan bir ağaççık.:AYIT : HAYIT

Akdeniz havzasında görülen çok sıcak bir rüzgar. : SİROKO

Akdeniz kıyılarında görülen,keçi sütüyle insana geçen ateşli bir hastalık.:MALTAHUMMASI

Akdeniz ve Ege’de yaşayan lezzetli bir balık :LAHOS

Akdeniz ve Marmara’da yaşayan kırmızı renkli,eti lezzetli bir balık. : MAZAK

Akdeniz yöresinde kendiliğinden yetişen ve dokumacılıkta kullanılan mavi-beyaz yada menekşe renginde çiçekler açan bir bitki.: ALFA

Akdeniz yöresinde yetişen ve halk hekimliğinde kullanılan kokulu bir çalı.:ZUFAOTU

Akdeniz yöresinde yetiştirilen ve lezzetli kökleri sebze olarak kullanılan bir bitki.:İSKORÇİNA

Akdeniz’de bir ada. : ASİNARA

Akdeniz’de yaşayan beyaz etli bir balık. : HANİ

Akdeniz’de yaşayan bir balık türü,pervane balığı.:AYBALIĞI

Akdeniz’de yaşayan eti lezzetli bir balık. : SİNAGRİT:SİNARİT

Akdeniz’de yaşayan eti lezzetli bir balık.:İSTRONGİLOS

Akdeniz’de yaşayan iri karides türü. : NİKA

Akdeniz’de yaşayan,vücudu yassı,pullu,eti beyaz ve lezzetli bir balık.: İŞKİNE:EŞKİNA

Akdeniz’in dördüncü büyük adası. : KORSİKA

Akhalar döneminde kılıç ve kalkanın asıldığı,altın yada gümüş işlemeli deri omuz kayışı.:TELAMAN

Akıcı maddeleri ya da tozları çekip emmeye yarayan aygıt. : ASPİRATÖR

Akıcı söz. : SELİS

Akıl yoluyla edinilen bilgiyi kutsal kitapların öğretisiyle kaynaştırmaya çalışmış, düşünceleriyle Spinoza ve Leibniz gibi Batılı düşünürleri derinden etkilemiş ünlü Endülüslü Yahudi filozof ve hekim. : İBNİ MEYMUN

Akıl hastalıklarının genel adı. : PSİKOZ

Akıl hastalıklarının genel adı.:PSİKOZ

Akıl hastalıklarıyla ilgili hekimlik kolu.:AKLİYE

Akıl hastanesi hademesi.:GÜLLABİCİ

Akıl süzgecinden geçirmek,muhakeme.:USA VURMA

Akıl,zihin,idrak,anlak.:ENTELEKT

Akıl. : US

Akıldışıcılık. : İRRASYONALİZM

Akıllı,aklı başında.:HUŞYAR

Akıllı,zeki.:LEBİB

Akıllıca. : ALEMİYANE

Akılsız,aptal.:AHNIT

Akılsız,budala,alık. : EBLEH

Akım.:DEBİ

Akın ve savaşlarda ele geçirilen her beş tutsaktan birinin hükümdarın hakkı olarak ayrılması yada devlete vergi olarak verilmesi.:PENÇİK

Akındırık. :REÇİNE

Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.:AYNA

Akıntılı hastalık.:AKARCA

Akıtaç. : PİPET

Akıtma.:İSALE

Akız otu , mübarek dikeni gibi adlar da verilen ve çiçekli dalları halk hekimliğinde kullanılan otsu bitki. : ŞEVKETİ BOSTAN

Akira Kurosava’nın bir filmi. : RAŞOMON : RAN

Akkan. : LENF

Akkor. : NARIBEYZA .

Akla gelen,içe doğan düşünce.:VARİDAT

Akla uygun. : MAKUL

Akla ve bilmeye değil de iradeye üstünlük tanıyan,ruhsal olayların ve bilgi sürecinin temelinde iradeyi gören bilim dışı öğreti.:VOLONTARİZM

Aklama, temize çıkarma. : İBRA

Aklama,temize çıkarma.:TEBRİYE

Aklı başında olmayan,baygın.:BİHUŞ

Aklı yatmış. : KAİL

Aklın egemenliğini,doğaya uygun yaşamayı ve dünya yurttaşlığı ülküsünü amaç edinen stoacılık felsefesinin eski adı.:REVAKIYE

Akraba ve yakın arkadaşları kayırma.:NEPOTİZM

Akran,eş.:BEKTAŞ

Akran. : TAYDAŞ

Akrebin iğnesi.:NİŞ

Akrep takım yıldızının kuyruğunun güneyinde yer alan,küçük güney takımyıldızı,sunak.:ALTAR

Akrep takımyıldızının en parlak yıldızı.:ANTARES

Akrobat.:CAMBAZ

Aksaray ilinde , Bizans dönemine ait tüf kayalara oyulmuş pek çok dinsel yapının bulunduğu ünlü mağara. : IHLARA

Aksaray ilinde bir çok kuş türünü barındıran bir sazlık.:ESMEKAYA

Aksaray ilinde, M.Ö. 3200 yılına kadar uzanan ünlü höyük. : ACEMHÖYÜK

Aksaray ilindeki Ihlara Vadisinin girişinde bulunan kaplıca.:ZİGA

Aksaray’da bir baraj. :APA : MAMASIN

Aksaray’ın Güzelyurt ilçesine bağlı,Hıristiyanlık tarihi açısından önem taşıyan bir belde.:IHLARA

Aksesuar.:EKLENTİ

Aksu,ak basma,perde.:KATARAKT

Akşam ezanı ile yatsı ezanı arasındaki zaman dilimi. Akşam vakti, akşam namazı,akşam yemeği:IŞA:AŞA

Aktif. : ETKİN

Aktinyum elementinin simgesi. : AC

Aktinyumun kendiliğinden parçalanmasıyla elde edilen ve kütle numarası 219 olan radon izotopu. : AKTİNON

Akustik ölçü birimi.:DESİBEL

Akut lösemilerin tedavisinde kullanılan antibiyotik.AZASERİN

Akut lösemilerin tedavisinde kullanılan bir antibiyotik. : AZASERİN

Akyuvar. : LÖKOSİT

Al ile kır arası bir at donu. : KULA

Alabalıkgiller familyasından,denizlerde yaşayan bir balık türü.:DENİZALASI

Alaca benekli./Cüzamlı./Çiçek bozuğu. : ABRAŞ

Alaca benekli.:ABRAŞ

Alaca,iki renkli.: YANAL

Alacak. : MATLUP

Aladağlar Ulusal parkında,doğal güzelliğiyle tanınmış şelaleler.:KAPUZBAŞI

Aladağların batı yüzünde ormanlık bir vadi.:EMLİ

Alafranga tuvalet. : KLOZET

Alageyik. : SIĞIN

Alakasız.(Mecazi). : KELALAKA

Alamanadan küçük,üç çifte balıkçı kayığı. : MANYAT

Alan korkusu.:AGORAFOBİ

Alan PARKER tarafından sinemaya da aktarılmış ünlü müzikal. : EVİTA

Alan topu.:TENİS

Alanya ilçesinde bir çay ve mağara.:DİM

Alanya ilçesinin tanınmış bir plajı.:ULAŞ

Alaşım. : HALİTA

Alaturka fasılda,giriş taksiminden sonra çalınan,dört haneli ve dört teslimli parça.:PEŞREV

Alaturka müzikte kullanılan bir tür zilsiz tef. : BENDİR

Alaturka müzikte tempo.:USUL

Alavereci. : SPEKÜLATÖR

Alay,eğlenme. : MEZEK

Alaybozan da denilen kısa ve hafif bir tüfek.:KARABİNA

Alaysı. : İRONİK

Albay.:MİRALAY

Alçak ,rezil,soysuz kimse. : DENİ

Alçak enlemlerde esen düzenli rüzgar. : ALİZE

Alçak ve altı düz gemi.:GALİ

Alçaklık, bayağılık. : LEAMET

Alçalma,bayağılaşma.:MEZELLET

Alçalma,düşkünlük. : ZÜL

Alçı taşı.:JİPS

Alçı,balmumu gibi maddelerden bir şeyin kalıbını çıkartmak için yapılan işlemlerin bütünü.:MULAJ

Alçıdan kabartma süsler.Süslemecilik sanatında alçak kabartma tekniğinde, mala ile yapılan alçı süslemeye verilen ad. : MALAKARİ

Alçıtaşı.:PUR

Aldatma,oyun,düzen.:DESİSE

Aldırış etme,önem verme.:UMUR

Alegorik hikaye. : FABL

Alet takımı.:AVADANLIK

Alev.Yalaz. : ALAZ

Aleve tutularak pişirilmiş.:FLAMBE

Alevi kuruluşlarına girenlerin törenle bellerine bağlanan kuşak. : ŞED

Alevi ve Bektaşi topluluklarında yaygın olan ve müzik eşliğinde uygulanan tören nitelikli oyun.:SEMAH

Alevi ve Bektaşilerde müritleri aydınlatmak için düzenlenen cemaatlerde dedelere yapılan yardım ya da verilen para. HAKKULLAH

Alevi-Bektaşi ozanlarının tarikatlarıyla ilgili şiirlerine verilen ad. : DEME

Alevi-Bektaşi törenlerine verilen ad Alevi semahı.:CEM

Alevin oynayarak parıldaması,parlama,parıltı.:YALABIK

Alfabetik sıralamalar için kullanılan,kenarında bütün harflerin yer aldığı not defteri,katalog.:FİHRİST

Alfred Hitchcook’un bir filmi. : İP

Alg,mantar gibi ilkel bitkilerde dişi cinslik hücresi.:OVOGON

Algı.:İDRAK

Algılanan nesnelerin temel niteliği. : UZAM

Alıcı ve satıcıların fiyatları tek başlarına etkileyemeyecek kadar çok sayıda oldukları piyasa biçimi. : ATOMİSİTE

Alıcı yönetmeni.:KAMERAMAN

Alımlı.:FRAPAN

Alın yazısı,kader,yazgı.:MUKADDERAT

Alınmasını sağlamak için ilacın içine katılan nötr madde.:SIVAĞ

Alınyazısı,kader. : FATALİTE

Alışılagelen.:BERMUTAT

Alışılmadık çağrışımlar yaratılarak,nesne ve olayların beklenmedik fantastik yada şaşırtıcı bölümleri kullanılıp gerçek dünyadaki ölçek,biçim ve ilişkilerden bilinçli olarak kaçılarak gerçekleştirilen sanatsal bir yöntem.:GROTESK

Alışılmış olan,alışkanlık haline gelen.:MENUS

Alışılmış,alışılan. :MUTAT

Alışkanlık,alışma.:ÜNS.:ÜNSİYET

Alışkanlıkla elde edilmiş beceri.: RUTİN

Alışma,kaynaşma.:ÜLFET

Alışveriş yerleri olan sahil kenti.:BENDER

Alışveriş. : AKSATA

Alışverişte aldatılma. : KAZIK

Alışverişte çok kar amacını güden kimse.:BEZİRGAN

Alışverişte satın alınan mala ödenen karşılığın,malın değerinden çok fazla olması,alışverişte hile yapma.:GABİN

Alkalik. : KALEVİ

Alkil kökü. : AMİNO

Alkol. : ETANOL

Alkolde eriyen hayvansal reçine.:GOMALAK

Alkollü içkiler.:MÜSKİRAT

Allah bize yeter anlamında bir sözcük.:HASBİNALLAH

Allah katında hayırlı olan.:HAYRULLAH

Allah seni korusun” anlamında kullanılan bir deyim. : SANEKALLAH

Allah.:HÜDA

Allah’a ortak koşma.:ŞİRK

Allah’a şükür anlamında bir söz.:ELHAMDÜLİLLAH

Allah’a ve gerçeğe sezgi,gönül ve duygu yoluyla ulaşılabileceğine inanan din ve felsefe doktrini,gizemcilik:MİSTİSİZM

Allah’ın buyruklarına uyma.:TAAT

Allahın bağışlayıcı anlamındaki sıfatı.:GAFUR

Alma yada kabul etme.:AHİZ

Almak,alıp götürmek. : APARMAK

Alman gümüşü.:MAYŞOR

Alman kadın devrimci. : ROZA LÜXEMBURG

Alman ulusunun ünlü destanı.:NİBELUNGEN

Alman,Avusturya,İngiliz,Rus ve İsveç askeri hiyerarşisinde en yüksek rütbe.:FELDMAREŞAL

Almanca evet.:JA

Almanca şarkı anlamında kullanılan sözcük :LİED

Almanya dışına sürülmüş Musevilerin 14. asırdan başlayarak kullanmış oldukları Almanca-

Almanya ve Avusturya’da kullanılmış eski gümüş para. : TALER

Almanya ve İtalya’da resim müzelerine çoğu zaman verilen ad. : PİNAKOTEK

Almanya’da 1914-1918 yılları arasında etkinlikte bulunan devrimci sosyalist grup.:SPARTAKİSTLER

Almanya’da 1947’nin başlarında SS üyelerini kaçırmak amacıyla kurulan gizli örgüt.:ODESSA

Almanya’da bir sanayi bölgesi. : RUHR

Almanya’da kurulan (1947’nin başlarında SS üyelerini kaçırmak amacıyla ) gizli örgüt. : ODESSA

Almanya’da mimar Walter Gropius’un 1919’da kurduğu tasarım okulu ve bu okulda geliştirilen üslup.:BAUHAUS

Almanya’da Ren’in kolu olan bir ırmak. : LİPPE

Almanya’daki Danzing kentinin adından gelen en iyi anlamında bir sözcük.:DANİSKA

Almanya’nın Aşağı Saksonya eyaletinde ırmak. : LEİNE

Almanya’ya özgü,geleneksel olarak birayla birlikte içilen damıtık bir içki.:KORN

Almanya’ya özgü,tahıl tanelerinden yapılan damıtık bir içki.:KORN

Almanya’yı oluşturan eyaletlerin her birine verilen ad.:LAND

Alnın üzerine dökülen kısa kesilmiş saç.:KAKÜL

Alosa’da denilen balık.: TİRSİ

Alp dağlarının yüksek kesimlerindeki çayırlıklara verilen ad.:ALME

Alpler’de yer alan, Avrupa’nın en yüksek karayolu geçitlerinden biri. : İSERAN

Alt birimlerin her biri,bölüm.:DEPARTMAN

Alt deri.:HİPODERM

Alt gagasında deriden bir kesesi olan iri kuş.: PELİKAN

Alt kademe. : MAİYET

Alt tarafı çan biçiminde genişleyen etekler için kullanılan sözcük. : KLOŞ

Alt üst,karmakarışık,darmadağınık,allak bullak.:HERCÜMERÇ

Alt yapı.:ENFRASTRÜKTÜR

Alt,aşağı.:ZİR

Altay panteonunda deniz tanrıçası. : AKANA

Altay Türklerince inanılan bir cin.:ÇORABAŞ

Altay Türklerinde şarkı,türkü anlamında kullanılan sözcük.:KOJAN

Altay Türklerinde şarkı,türkü. :KOJAN

Altay Türklerinin bir destanı.:AKKÖPÜK

Alternatif akım makinelerinin büyük bölümünün temelini oluşturan magnetik alanı bulan Sırp asıllı ABD’li elektrik mühendisi ve mucit. : NİKOLA TESLA

Alternatif elektrik akımı üretmekte kullanılan elektronik aygıt. : OSİLATÖR

Altı aylığa kadar körpe yaban domuzu.:FESEK

Altı düz,küçük gezinti vapuru.:MUŞ

Altı düz,üçgen biçiminde yelkenli iki kişilik tekne. : ŞARPİ

Altı mukavva ile beslenmiş,üstü sırmalı işleme.: DİVAL

Altı veya sekiz çift kürekle çekilen dar,uzun bir çeşit kayık : KANCABAŞ

Altın ve gümüş işlemeli bir tür ipekli kumaş. İpekten sarımtırak dallı nakışlarla işlenmiş bir tür beyaz kumaş. : DİBA

Altın alaşımı.: ORÜR

Altın kökü. : İPEKA

Altın renginde olan.:ALTUNİ

Altın sarısı renginde, berilden oluşan ve kuyumculukta kullanılan bir taş. : HELYODOR

Altın sırma yada kılaptan işlenmiş çizgili ipek kumaş ve bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar. : ALTINOLUK

Altın sırmayla işlenmiş.:ZERDUZ

Altın ve gümüş eritilen kabın içine konulan çerçeve. : İLİCE

Altın ve gümüş işlemeli bir tür ipek kumaş.:DİBA

Altın yaldızla bezeme yapma ve yazı yazma sanatı.:HALKARİ

Altın,gümüş,kalay ve bakır karışımından oluşan karma metal.:MOKAMEYA

Altına bez yapıştırılmış özel çizim kağıdı.:ASTRALON

Altından yapılma, altın rengi. : ZERRİN

Altının ayarını anlamak için kullanılan taş,denek taşı.:MİHENK

Altıpatlar da denilen bir tabanca türü.:REVOLVER

Altmış beş santimetre boyunda bir uzunluk ölçüsü.:ENDAZE

Altmış santimlik bir uzunluk ölçüsü. : ARŞIN : ENDAZE

Altmış sekiz santimetreye eşit eski bir uzunluk ölçüsü birimi.:ARŞIN

Altmış yıl.:SİTTİNSENE

Altmışlı yılların başlarında doğan bir Jamaika müziği.:SKA

Altyapı. : İNFRASTRÜKTÜR.:ENFRASTRÜKTÜR

Alüminyum silikatı ve flüorinden oluşan,kahverengi yada soluk sarı renkte değerli taş.:TOPAZ

Alüminyum,bakır ve magnezyum katılmış çinko alaşımlarına verilen ad.:ZAMAK

Alüminyumun simgesi.: AL

Alüvyon. : LIĞ

Alyuvarlar. : ERİTROSİT

Amacı müzik yoluyla ulusların kardeş olması olan,Balkan ülkelerinin halk müziğini Batı’nın sesleriyle kaynaştıran,1881-1945 yılları arasında yaşamış Macar besteci ve piyanist.:BELABARTOK

Amaçlamak. : İSTİHDAF ETMEK

Amaçtan şaşmak. : ÇAVMAK

Amanos dağlarının en yüksek tepesi.:MIĞIRTEPE

Amasya kentinin kuzeyinde Pontus krallarının kaya mezarlarıyla ünlü dağ.:HARSANE

Amasya,Tokat ve çevresinde oynanan türkülü,halay türü bir halk oyunu.:YELLEME

Amasya’nın Taşova ilçesi yakınlarında,sarkıt ve dikitleriyle tanınmış mağara. : BALLICA

Amasya’nın Taşova ilçesi’nde, doğal güzelliğiyle tanınmış bir göl.: BORABAY

Amazon bölgesinde bataklık sık orman.: İGAPO

Amber balığına verilen bir ad. : ADABALIĞI

Amber kokulu, amber gibi kokan. : AMBERİ

Amca.:EME:EMMİ

Amcabey , Doğan Kardeş, Tef, Akbaba gibi dergilerde çizen Türkiye’nin ilk kadın karikatür sanatçısı. : SELMA EMİROĞLU

Ameliyat bıçağı. : BİSTÜRİ : NEŞTER

Ameliyatlarda yaraları dikmek için kullanılan,bağırsaktan yapılmış iplik. Ameliyat ipliği.:KATGÜT

Amerika sömürge bölgelerinde bir zenciyle bir Hintliden doğanlara verilen ad.:ZAMBO

Amerika ve Afrika’nın tropik kesimlerinde yetişen ve etli meyveleri reçel yapımında kullanılan bir ağaç.:İKAKO

Amerika ve Avustralya’da yaşayan,kürkü değerli memeli bir hayvan.:OPOSSUM

Amerika zencilerinin çaldığı gitar biçiminde bir müzik aleti.:BANÇO

Amerika!ya özgü,pembe ve beyaz etli ve ekşi bir meyve.:POMELO

Amerika’da yaşayan, avlanması ve postlarının satılması yasak olan memeli bir hayvan.:OSELO

Amerika’da 1917’de çeşitli meslekten insanları kültürel,insancıl amaçlar çerçevesinde toplamak amacıyla kurulan kulüp.:LİONS

Amerika’da Amazon,Afrika’da Nijer ırmakları gibi Ekvator bölgesindeki büyük suların geçtiği havzalarda bulunan geniş ve balta girmemiş ormanlara verilen ad. : SELVA

Amerika’da yaşayan bir cins hörgüçlü yaban öküzü.:BİZON

Amerika’da yaşayan bir leylek türü. : JABİRU

Amerika’da yaşayan bir timsah. : KAYMAN

Amerika’da yaşayan iri papağan.:AMAZONA

Amerika’da yaşayan ve geriye doğru uçma özelliği olan bir kuş türü.:KOLİBRİ

Amerika’da yaşayan ve göbekli domuz da denilen bir hayvan.:PEKARİ

Amerika’da yaşayan ve yavrularını sırtında taşıyan keseli sıçan. : SARİG

Amerika’da yaşayan,rakuna benzer memeli bir hayvan.:KOATİ

Amerika’nın kimi bölgelerinde ormanlık alanlarda yaşayan,yumuşak kahverengimsi postu olan bir memeli hayvan.:KİNKAJU

Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen bir ağaç,hint bademi.:KAKAO

Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen ve erik ağacına benzeyen bir meyve ağacı.:İKAKO

Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen ve meyveleri hekimlikte kullanılan bir palmiye.:SABAL

Amerika’nın tatlı sularında yaşayan bir timsah türü.:KAYMAN

Amerika’nın tropikal bölgelerinde yaşayan bir maymun türü.:KAPUÇİN

Amerika’nın tropikal bölgelerinde yaşayan kimi kemiricilerin ortak adı.: AGUTİ

Amerika’nın tropikal bölgelerinde yaşayan,sırtında dikenli çıkıntılar bulunan büyük sürüngen.:İGUANA

Amerika’nın tropikal bölgelerinde yetişen ve sığır yüreği de denilen bir meyve.:KAŞİMAN

Amerika’ya özgü,portakala benzer,pembe beyaz etli ve ekşi bir meyve.:POMELO

Amerikalıların icat ettiği otomatik tabanca.:KOLT

Amerikan armudu : AVOKADO

Amerikan bezi.:KAPUT

Amerikan devesi. : LAMA

Amerikan yapısı, denizden karadan balistik stratejik güdümlü mermi tipi. : POLARİS

Amerikanın sıcak bölgelerinde yetişen ve mandalinaya benzer meyvesi olan bir ağaç. : GUAYANA

Amerikanın ekvator bölgesindeki tatlı sularda yaşayan bir kaplumbağa. : MATAMATA

Amfibyum ve sürüngenleri inceleyen bilim dalı.:HERPETOLOJİ

Amine Hatun’un Hazreti Muhammed’e hamile kaldığı gece.:REGAİP

Amip,akyuvar ve bazı bakterilerde hücre bölünmesi yoluyla olan çoğalma.:AMİTOZ

Amiralden bir rütbe küçük deniz subayı. :VİSAMİRAL

Amirler. : ÜMERA

Amonyak tuzu. : NIŞADIR

Amyant. : AKASBEST

Ana rahminde doğma zamanını tamamlayamamış veya vaktinden önce düşmüş çocuğa verilen ad. : CENİN

Ana defter.:DEFTERİKEBİR

Ana deniz,okyanus.:UMMAN

Ana ırmağa karışan akarsu.:GELEĞEN

Ana kent. : METROPOL

Ana motifin tekrarına dayanan,canlı ve hareketli beste.:RONDO

Anadolu beyliklerinde donanma askeri. : AZAP

Anadolu dağlarında yetişen ve defne,ayvadana gibi adlar da verilen çalımsı bir bitki.:DEVELİKOTU

Anadolu evlerinin bazılarında, oda kapılarının üstüne eşya koymak için yapılan ufak oyuk.:BALAMUR

Anadolu halklarının ana tanrıçası. : KİBELE

Anadolu halklarının en eski ana tanrıçası. : MA

Anadolu Selçukluları döneminde Konya-Aksaray yolu üzerinde yapılan ünlü kervansaray.:ZAZADİN

Anadolu Selçukluları döneminde ortaya çıkan esnaf örgütü.:AHİLİK

Anadolu Selçukluları ile Bizanslılar arasında 1176 yılında yapılan ve Türklerin Anadolu’ya yerleşmelerini kesinleştiren savaş.:MİRYOKEFALON

Anadolu Selçukluları ve Osmanlılarda,belirli bir görev ve hizmet karşılığında kişilere verilen toprak,tımar.:ZEAMET

Anadolu Selçuklularında kapıkulu askerlerine üç ayda bir verilen ücret. : PİŞEGANİ

Anadolu Selçuklularının üsluplaştırdıkları filiz,yaprak ve hayvan motiflerinden oluşmuş dolaşık süsleme.:RUMİ

Anadolu’da yüzyıllardan buyana göçerler arasında dokunan bir tür ensiz dokuma.:ÇARPANA

Anadolu’da çok yaygın ilkel bir kukla türü.:ÇÖMÇEGELİN

Anadolu’da doğup Karadeniz’e dökülen akarsuların en doğuda olanı.:ÇORUH

Anadolu’da iğne,iplik,baharat,zarf,kağıt,tütün vs satan kimse veya dükkan.:AKTAR

Anadolu’da kurulmuş eski bir uygarlık. : ETİ

Anadolu’da Lykia bölgesinin en önemli liman kentlerinden biri.:PATARA

Anadolu’da seyirlik köy oyunlarını düzenleyen kişiye verilen ad.:KIZILAYAK

Anadolu’da ver Hindistan’ın doğusu arasında alanda yaşayan bir kuş. : ÇİLKUŞU

Anadolu’da yaren toplantısı.:BARANA

Anadolu’da Yörüklerin kullandığı bir çadır türü.:ALAÇIK

Anadolu’nun çeşitli yörelerinde genellikle kadınların vücutlarının çeşitli yerlerine yaptırdıkları dövme. : DAK

Anadolu’nun bazı yörelerinde geceleri insanların üzerine çöküp korkuttuğuna inanılan düşsel yaratık. : KARAKURA

Anadolu’nun bazı yörelerinde gelin alayı tarafından düzenlenen yumurtayı vurma eğlencesi. : SEMET

Anadolu’nun bazı yörelerinde bulgur pilavına verilen ad. : AŞ

Anadolu’nun bazı yörelerinde çift kat olarak dokunan eski bir pamuklu kumaş türü. : BELEDİ

Anadolu’nun bazı yörelerinde kaçırılan kızın,buna razı olduğunu göstermek üzere kendisini kaçıran kişiye verdiği mendil,yüzük gibi armağan.:RIZALIK

Anadolu’nun bazı yörelerinde mercimekli bulgur pilavına verilen ad.:MÜCEDDERE

Anadolu’nun bazı yörelerinde sağdıcın işlevini paylaşan kişiye verilen ad. : SOLDUÇ

Anadolu’nun bazı yörelerinde tohuma verilen ad. : BİDER

Anadolu’nun bazı yörelerinde,geceleri insanların üzerine çöküp korkuttuğuna inanılan düşsel yaratık.:KARAKURA

Anadolu’nun birçok yöresinde tirite benzer bir yemeğe verilen ad. : KALACUŞ:KALECOŞ

Anadolu’nun Bitinya bölgesinde Karadeniz kıyısında antik yerleşme.(Bu günkü Şile).:ARTANE

Anadolu’nun en eski halkı.:LUVİLER

Anadolu’nun geleneksel ve işlevsel formlarından yararlandığı yapıtlarıyla tanınmış seramik sanatçımız.(1934-1993).:ÜNAL CİMİT

Anadolu’nun güneybatısının antik devirlerdeki adı. : KARİA.:KARYA

Anadolu’nun güneyindeki antik bölge.:KİLİKYA

Anadolu’nun iç ve doğu kesimlerinde yaşayan,toprak altına yuva kuran memeli bir hayvan.:AVURTLAK

Anadolu’nun kimi bölgelerinde erkekler arasında yapılan sohbet toplantıları: BARANA

Anadolu’nun kimi yörelerinde kadınların giydiği,mantoya benzer bir üstlük.:KIVRAK

Anadolu’nun kimi yörelerinde kiremit yerine kullanılan yada kiremitlerin altına konulan ince tahtaya verilen ad.:HARTAMA

Anadolu’nun Lidya bölgesinde kent. : TOMARA : TOMARİS

Anadolu’nun Sinop yarımadasında kuzey fırtınalara kapalı doğal liman.:AMAROS

Anadolu’nun türlü bölgelerinde kızılcık ağacına ve meyvesine verilen ad.:KİREN

Anadolu’nun Yunan öncesi halklarından biri.:LELEG

Anadolu’ya özgü bir halk oyunu.:TAMZARA

Anafor,girdap. : BURGAÇ

Anahtar. : AÇAR : AÇKI

Anakardiyum ağacının böbrek biçimindeki meyvesine verilen ad.:KAJU

Anakent,ana şehir.:METROPOL

Anarşizmin rengi.:KARA

Anasonsuz üzüm rakısı. : DÜZİKO

Anayurdu Asya’nın güneydoğusu olup Mersin ve Anamur’da da yetiştirilen,patatese benzer yumruları yiyecek olarak kullanılan bir bitki.:GÖLEVEZ

Anayurdu Meksika olan,odunundan kırmızı boya elde edilen bir ağaç.:BAKAM

Anayurdu Orta Amerika olan bir meyve ağacı.:ZAPOTE

Anayurdu Orta ve Güney Amerika ile Batı Hint adaları olan elli kadar ağaç ve çalı türünün ortak adı.: JAKARANDA

Ancak anlayışta ve zevkte ilerlemiş yetenekli kimseler tarafından anlaşılan.:BATIN

And dağlarında yetişen ve 60-70-yılda bir tek çiçeğini veren bitki. :PUYA

And dağlarındaki yüksek otlaklara verilen ad.:PARAMO

Andalucia halk şarkıları, dansları ve müziği. : FLAMENKO

Angola’nın başkenti.:LUANDA

Angola’nın para birimi.:ESKÜDO

Angola’ya özgü,ağaçtan yapılan silindir biçimli bir el davulu.:NGOMA

Anında çeviri.: SİMÜLTANE

Anında,hemen.: ALAMİNÜT

Anında.:SİMÜLTANE

Anıtkabir’in tasarımını da gerçekleştiren ünlü mimarımız.:EMİN ONAT

Anıtmezar. : MOZOLE

Aniden gelen şiddetli koma hali.APAPLEKSİ

Animist dinlerde doğa üstü güç. : MANA

Ankara yöresine özgü kuzu eti , patlıcan , domates , biber gibi malzemeyle hazırlanan bir güveç. : SİĞER

Ankara ilinde,koruma altına alınan bir orman alanı.:BEYNAM

Ankara keçisinin kılı. : MOHER

Ankara keçisinin, yünü kahverengi ya da siyah olan türü. : ALATYA

Ankara Ulustaki ve Samsundaki Atatürk anıtını,Afyondaki zafer anıtını gerçekleştiren ünlü Avustralyalı heykelci.:KRİPPEL

Ankara ve yöresine özgü iki kişiyle oynanan ağır ritimli halk oyunu.:FİDAYDA

Ankara yakınlarında bir baraj. : ÇUBUK

Ankara yöresine özgü bir halk oyunu. : MİSKET

Ankara yöresine özgü bir tür köfte.:MÜCİRİM

Ankara yöresine özgü bir tür puf böreği.:KAHA

Ankara yöresine özgü, külde pişirilen çörek ya da ekmek. : HOMMAN

Ankara yöresine özgü,kıymalı bir börek cinsi.:ENTEKKE

Ankara’da Anıtkabir’in bulunduğu tepenin eski adı.:RASATTEPE

Ankara’nın 14 km güney batısında,barındırdığı arkeolojik değerlerin yanı sıra Cumhuriyet tarihinin ilk Türk kazısı olması bakımından da büyük önemi olan yöre.:AHLATLIBEL

Ankara’nın 5 km kuzeyinde arkeolojik bir kazı alanı.:ETİYOKUŞU

Ankara’nın Ayaş ilçesinde bir kaplıca. : KARAKAYA

Ankara’nın Elmadağ ilçesine bağlı bir belde. : LALAHAN

Ankara’nın Kızılcahamam İlçesinde bir yayla. : ÜYÜCEK

Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde bir kaplıca.:SEY

Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde ulusal park kapsamına alınan orman alanı.:SOĞUKSU

Ankara’nın simgesi olan Hitit Güneşi (daha doğrusu Hatti Kursu) yapıtıyla tanınan,1905-1978 yılları arasında yaşayan heykelcimiz.:NUSRET SUMAN

Ankara’nın Sincan ilçesinde arkeolojik bir vadi.:ZİR

Ankara’nın su gereksinimini karşılayan barajlardan biri. : EĞREKKAYA

Anket. : SORMACA

Anlam bakımından birbirine bağlı iki dizeden oluşmuş şiir parçası.:BEYİT

Anlam bilim.:SEMANTİK

Anlama yeteneği. : İDRAK

Anlama,bilme,bilgi.:VUKUF

Anlama,kavrama.:FEHİM

Anlambilim.:SEMANTİK

Anlamış,aklı ermiş.:MÜDRİK

Anlamlı.:MANİDAR

Anlamsız ve saçma sapan konuşan.:YAVEGU

Anlamsız,saçma.:MALAYANİ

Anlamsız.:BİMANA

Anlaşılması güç ifade.:AĞDALI

Anlaşılmaz bir biçimde yüksek sesle bağırmak.: BÖĞÜRMEK

Anlaşılmaz,karışık. : MUĞLAK

Anlaşma,uyuşma. : ANTANT :İTİLAF

Anlatı türünde bir yapıtta yada tiyatro oyununda,ana olaya bağlı ikinci derecedeki olay.:OLUNTU

Anlatılanların hikmetli bir sözle son bulması.:EPİFONEM

Anlatılmak istenen şeyi söz arasında imalı olarak belli etme,açıkça söylememe.:TELMİH

Anlatışta düzgünlük.: FESAHAT

Anlayış,seziş,sezgi,zeka. : İZAN: FERASET : TELAKKİ

Anlayışlı,uyanık,zeki.:ZEYREK

Anlayışsız,ahmak,kalın kafalı.:GABİ

Anonagillerden,Amerika’nın tropikal bilgilerinde yetişen,iri ve lezzetli bir meyve.:KOROSOL

Anonim şirketlerde ortakların şirket sermayesine yaptıkları her türlü katkı.:APOR

Ansızın gelen bela,sıkıntı,felaket,uğursuzluk. : MUSİBET

Ansızın ve güçlü bir biçimde.:LARP

Ansızın,birdenbire,ani olarak. : NAGEHAN

Ansiklopedi.:BİLGİLİK
Antakya’da , birçok dinsel yapı bulunan ve “tabiatı koruma alanı” kapsamına alınan dağ. : HABİB NECCAR

Antakya’nın kuzeydoğusundaki önemli bir kazı yeri olan höyük. : ALALAH

Antalya Altın Portakal Film Festivalinde 1992,1993 ve 1994 yıllarında en iyi erkek oyuncu seçilen ünlü aktör.:MEHMET ASLANTUĞ

Antalya ilinde antik bir kent. : SİMENA

Antalya ilinde antik Likya bölgesinin kutsal alanı olan ören yeri. : LETOON

Antalya ilinde arkeolojik bir mağara.:ÖKÜZİNİ

Antalya ilinde bir çay ve baraj. : ALAKIR

Antalya ilinde Türkiye’nin en derin mağaralarından biri. : SAKALTUTAN

Antalya ilinde ulusal park kapsamına alınmış ünlü mağara.:ALTINBEŞİK

Antalya ilinde ünlü bir antik kent.:MYRA

Antalya ilinde,doğal güzelliğinden dolayı tabiat parkı kapsamına alınan şelale.:KURŞUNLU

Antalya ilinde,saray benzeri otelleriyle ünlü turistik bir köy.:KUNDU

Antalya ilinde,Türkiye’nin en derin mağaralarından biri.:KALPKAPO

Antalya ilindeki Beydağları Milli Parkına verilen bir başka ad.:OLİMPOS

Antalya ilindeki Beydağları Milli Parkında,doğal güzelliğiyle tanınmış bir kamp ve piknik alanı.:KINDILÇEŞME

Antalya kentinde,yat limanını da barındıran ünlü tarihi ve turistik mekan.:KALEİÇİ

Antalya kentinin kurucusu olan ünlü Bergama kralı.:ATTALOS

Antalya körfezinin batı kıyısında bir burun. : GELİDONYA

Antalya Körfezinin batı kıyısında bir koy ve burun.: ADRASAN

Antalya ve Fethiye körfezleri arasında yer alan yarımadanın adı. TEKE

Antalya yakınlarında günümüzde de kullanılabilen Açıkhava tiyatrosuyla ünlü Aspendos kentinin bir başka adı. : BELKIS

Antalya yakınlarında ünlü bir arkeolojik mağara.:KARAİN

Antalya yöresine özgü, pirinçli domates yemeği. : CİVE

Antalya yöresine özgü,kaburga kemiği ve pirinçle yapılan bir yemek.:LABA

Antalya yöresine özgü,mısır ununa tahin ve şeker katılarak yapılan ve tepsiyle fırında pişirilen bir tatlı.:BABATA

Antalya yöresine özgü,tahinle yapılan bir tür meze.:HİBEŞ

Antalya’da Kale ve Finike ilçeleri arasında yer alan kıyı gölü.:BEYMELEK

Antalya’da Manavgat çayı üzerinde bir baraj ve hidroelektrik santralı.:OYMAPINAR

Antalya’da şelaleler yaparak Akdeniz’e dökülen akarsu. : DÜDEN

Antalya’da tanınmış bir mağara.: DAMLATAŞ

Antalya’da,Demre ovası yakınlarında antik bir kent.:MYRA

Antalya’nın Akseki ilçesinde bir mağara.:KOYUNGÖBEDİ

Antalya’nın Akseki ilçesinde,Türkiye’nin en derin mağaralarından biri.:BUCAKALAN

Antalya’nın Alanya ilçesinde bir mağara.:GAVURİNİ

Antalya’nın Demre (Kale) ilçesinde yaşadığına ve Noel Baba olduğuna inanılan aziz.:AYANİKOLA

Antalya’nın Demre ve Finike ilçeleri arasında yer alan bir kıyı gölü.:BEYMELEK

Antalya’nın Elmalı ilçesinde bir göl.:AVLAN

Antalya’nın Elmalı ilçesinde,tabiatı koruma alanı kapsamına alınan ve Toros sedirleriyle kaplı olan ormanlık yöre.:ÇIĞLIKARA

Antalya’nın Elmalı ilçesinin antik dönemlerdeki adı.:ALİMALA

Antalya’nın eski adlarından biri. :ADALYA

Antalya’nın Fenike ilçesinde,bugün Bodrum Sualtı Müzesinde sergilenen dünyanın en eski batıklarından birinin çıkarıldığı burun.:GELİDONYA

Antalya’nın Haseki ilçesinde bir mağara.:DÜNEKDİBİ

Antalya’nın Kaş ilçesinde,Eşen çayının ağzında bir kıyı gölü.:GELEMİŞ

Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı turistik bölge. : KALKAN

Antalya’nın Kemer ilçense bağlı turistik bir yöre. : TEKİROVA

Antalya’nın Korkuteli ilçesinde bir yayla.:SÖBÜCE

Antalya’nın Kumluca ilçesinde kumsalıyla tanınmış turistik bir yöre.:ÇIRALI

Antalya’nın Lara bölgesinde,yaklaşık 150 kuş türünü barındıran bir göl.:YAMANSAZ

Antalya’nın Manavgat ilçesinde, doğal ve tarihsel değerleri bakımından ulusal park kapsamına alınmış bir yöre. : KÖPRÜLÜKANYON

Antalya’ya özgü tahinle yapılan bir yiyecek. : HİBEŞ

Antarktika’da etkin bir yanardağ.:EREBUS

Antep fıstığıgillerden , sıcak bölgelerde yetişen,kabuğu hekimlikte,yaprakları dericilikte kullanılan bir ağaç. : SOMAK

Anthemios ile birlikte Ayasofya’yı yapan Bizanslı mimar. : İSİDOROS

Antibiyotik bir ilaç.:RİFAMİSİN

Antik Anadolu’da bereket tanrıçasının adı.:KİBELE

Antik çağ.:ANTİKİTE

Antik çağda daha çok mezar taşı işlevi gören ama adak,anı veya sınır taşı olarak da dikilen taş levha.:STEL

Antik çağda Yunan askerlerinin taktığı baldır zırhı.:KNEMİS

Antik çağlarda Kızılırmak ile Sakarya ırmağı arasındaki bölgeye verilen ad. : GALATYA

Antik çağlarda,Anadolu’nun güneybatısına verilen ad.:LİKYA

Antik Roma’da ölünün yakılıp küllerinin muhafaza edildiği yapı yada alan.:BUSTUM

Antik Yunan evlerinde erkeklere ayrılmış kesim yada daire.:ANDRON

Antik Yunan kentlerinin en yüksek kesiminde yer alan özel bölge.:AKROPOLİS

Antik Yunan sanatında, ayakta duran bir genç kızı betimleyen heykel. : KORE

Antik Yunan’da bir yapının en kutsal bölümü.:ANAKTORON

Antik Yunan’da gövdesi tahtadan,baş el ve ayakları mermerden yapılmış heykellere verilen genel ad.:AKROLİT

Antik Yunan’da,konserler verilen,şiirler okunan,oyunlar oynanan,genellikle dikdörtgen biçiminde,üzeri kapalı yapı.:ODEON

Antik Yunanda gövdesi tahtadan,baş el ve ayakları mermerden yapılan heykellere verilen ad.:AKROLİT

Antikçağ. : ANTİKİTE

Antil adalarına özgü halk şarkısı. : KALİPSO

Antil adalarında yaygın olan vudu dininde tanrılara ve ruhlara verilen ad.:LOA

Antil Adalarında,özellikle Haiti’de yaşayan kara derililerin dini.:VUDU

Antil Adalarında,özellikle Jamaika’da yaygın olan ve siyahların anayurt Afrika’ya dönüp özgürlüğe konuşmalarını amaçlayan mistik,kültürel ve siyasal akım.:RASTAFARİ

Antil denizinde bir ada devlet. : GRENADA

Antil denizinde Hollanda’ya ait küçük bir ada. : ARUBA

Antiller’de ve bütün tropikal bölgelerde yetiştirilen,kökündeki yumrulardan ararot çıkarılan bir kamış çeşidi.:MARANTA

Antimon’un simgesi.:SB

Antlaşma:. MUAHEDE : PAKT

Anüsle ilgili. : ANAL

Anüsten su vermek yoluyla kalın bağırsağın içini temizleme.Lavman.: TENKİYE

Aort iltihabı.:AORTİT

Apandis iltihabı.:APANDİSİT

Apsent adlı içkinin de yapıldığı çok acı ve ıtırlı bir bitki. : PELİN

Aptal,şaşkın,beceriksiz.:ANDAVAL

Aptal. : ALIK: ŞAVALAK

Aptes alma sırasında ağzı su ile çalkalama. : MAZMAZA

Ara,arasında.:BEYN
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

Re: Bulmaca Sözlüğü-(A-Z)

Mesajgönderen Maket » 16 Kas 2008 13:28

Açma, açılış. : KÜŞAT

Ad kavmi hükümdarı Şeddad tarafından cennete benzetilerek yaptırılan efsanevi bahçe. İREM

Ad verilmiş,adı olan.:MÜSEMMA

Ad veya numara çekilerek oynanan şans oyunlarının genel adı.: LOTARYA

Ad,unvan,etiket.:TİTR

Ada.:CEZİRE

Adaçayı. : MERYEMİYE

Adak. : NEZİR

Adalet. :TÜRE

Adana ilinde ünlü bir antik kent. : ANAZARBA

Adana ilinde ünlü bir höyük.:MİSİS

Adana ovasında kıyı gölü. : AKYATAN

Adana ve Mersin yöresinde güğümle doldurularak sokaklarda satılan ve böbreğe iyi geldiğine inanılan meyankökü şurubu.:AŞLAMA

Adana ve Mersin yöresine özgü,nişasta ve gül suyuyla yapılan bir tatlı.:BİCİ

Adana yöresinde yetiştirilen ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki.:MÜHLİYE

Adana yöresine özgü kıyma,soğan ve domatesle hazırlanan bir yemek.:BANDURİ

Adana yöresine özgü,cevizli bir hamur tatlısı.:KARAKUŞ

Adana’da bir baraj.:ÇATALAN

Adana’nın Kozan ilçesinde,MÖ 3. yüzyıla tarihlenen ünlü kale.:KARASİS

Adana’nın Tufanbeyli ilçesinde antik bir kent. : ŞAR

Adana’nın Yumurtalık ilçesinin eski adı.:AYAS

Adana’nın Yüreğir ilçesine bağlı bir belde. : GEÇİTLİ

Adanmış ülke yada İsrail ülkesinin eski adı.:KENAN

Adbilimin dağ adlarını inceleyen dalı.:ORONİMİ

Adcılık.:NOMİNALİZM

Adem ile Havva’nın üçüncü oğlu. : ŞİT

Adet kanaması.:MENSTRÜASYON

Adet yokluğu. : AMENORE

Adı hemen akla gelmeyen ufak ve değersiz şeyler için kullanılan sözcük.:ZAMAZİNGO

Adı kötüye çıkmış kimse.:BEDNAM

Adım aralığı. : FULE

Adım.:HATVE

Adın durum eklerinden biri. : DE

Adını Ankara’nın bir ilçesinden alan ve kaliteli bir şarap veren siyah üzüm cinsi.:KALECİKKARASI

Adını anma,sözünü etme.:ZİKİR

Adını bir Amerika ülkesine vermiş olan ağaç cinsi.:BREZİL

Adını bir siyasetçiden Fransız faşizmi. : PUJADİZM

Adını bugünkü Bogota yakınlarında yaşamış bir yerli kabilesinin efsanevi yöneticisinden alan masalsı altın ülkesi.: ELDORADO

Adını Çek yazar Karel Çapek’in bir tiyatro yapıtından alan ve belirli bir işi kendi kendine yapabilen otomatik aygıt.:ROBOT

Adını İbni Rüşd’den alan ve insan aklıyla Tanrı aynı şeydir,ruh ölümlüdür gibi düşünceleri savunan görüş.:AVERROİZM

Adıyaman ilinde, Kommagene krallığının beş önemli kentinden biri. : PERRE

Adıyaman ilinde,Roma döneminden kalma ünlü köprü: CENDERE

Adıyaman yöresine özgü,kuşbaşı et ve bulgurla yapılan bir yemek.:TAPLAMA

Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde bir göl.:AZAPLI

Adil hükümdar.:DAVER

Adriya denizinde kullanılan,büyük ve çok hafif gondol.:PEOTA

Af ve merhamet sahibi,yargılayıcı.:GAFFAR

Afgan halklarından biri. : PEŞTUN

Afganistan ve Pakistan kadınlarının yüzlerini örtmek için kullandıkları bir tür peçe: BURKA

Afganistan’ın para birimi. : AFGANİ

Afrika kabilelerinde krala verilen ad.: KABAKA

Afrika kokarcası da denilen bir kürk hayvanı. : ZORİLLA

Afrika kökenli bir Amerikan müziği.:CAZ

Afrika kökenli bir dans. : BAMBULA

Afrika kökenli öldürücü bir virüs.:EBOLA

Afrika misk kedisi. : KALEMİS

Afrika müziğine özgü,özellikle Angola’da kullanılan, ağaçtan yapılma ve silindir biçiminde bir el davulu. : NGOMA

Afrika ülkelerinde yaşayan Müslümanların kurban bayramına verdikleri ad.:TABASKİ

Afrika ve Amerika’da yetişen,iri gövdeli ve uzun yapraklı bir palmiye.:RAFYA

Afrika ve Asya’nın kurak bölgelerinde yaşayan bir antilop. : GERBİL

Afrika ve Asya’nın sıcak bölgelerinde yaşayan çok zehirli bir yılan türü. : KOBRA

Afrika ve Hindistan’ın tatlı sularında yaşayan, eti lezzetli bir balık. : LATES

Afrika zencilerinin çalı çırpıdan yaptıkları çardak gibi barınak. : APATAM

Afrika zencilerinin kullandığı,pişmiş topraktan koni biçiminde yapılmış bir müzik aracı.:BANYA

Afrika’da bir ırmak. : OTİ

Afrika’da bir oyun türü. : AVELE

Afrika’da bir ülke. : BENİN-ERİTRE-GANA-LESOTHO

Afrika’da çitle çevrili ir hayvan barınağı ile çevresindeki evlerden oluşan yerleşme biçimi.:KRAAL

Afrika’da gruplar halinde yaşayan ve firavun faresi de denilen , boyu 30 cm kadar olan memeli bir hayvan.:KUYRUKSÜREN

Afrika’da ve Arabistan’da yaşayan bir maymun cinsi. : BABUİN

Afrika’da yaşayan bir antilop türü. : ORİBİ :UREBİ: KOB

Afrika’da yaşayan bir leylek türü.:MARABU

Afrika’da yaşayan bir yaban kedisi.:İMPAKA

Afrika’da yaşayan cüce şempanze türü.:BONOBO

Afrika’da yaşayan en iri antiloplardan biri. : ELAND

Afrika’da yaşayan iki antilop türünün ortak adı. : GNU.:KUDU

Afrika’da yaşayan İnek antilobu. : KAAMA

Afrika’da yaşayan iri bir antilop: BEİSA

Afrika’da yaşayan parıltılı, mavi ve yeşil tüylü bir kuş. : ALAYCIKUŞ

Afrika’da yaşayan ve “Alurlar” da denilen halk. : LURİLER

Afrika’da yaşayan ve çok hızlı koşabilen bir antilop. : İMPALA

Afrika’da yaşayan, narin ve küçük bedenli bir antilop. : BEİRA

Afrika’da yaşayan,çok uzun boyunlu bir antilop.:GERENUK

Afrika’da yetişen ve odunu doğramacılıkta kullanılan büyük bir ağaç: İROKO : MAKORE

Afrika’da yetişen ve odunu marangozlukta kullanılan bir ağaç.: AKO.:LİMBA.:NAGA

Afrika’da yetişen ve udunu marangozlukta kullanılan büyük bir ağaç. : OBEŞE

Afrika’da yetişen,kerestesi parlak,öz odunu mor,dış odunu pembe renkli mobilyacılıkta kullanılan bir ağaç. :OKUME

Afrika’dan zenciler tarafından getirildiği sanılan ağır bir Küba dansı. : HABANERA

Afrika’nın en yüksek dağı Kilimanjaro’nun yerli dillerde özgürlük anlamına gelen adı. : UHURU

Afrika’nın hızlı koşular için yetiştirilmiş evcil hecin devesi. : MEHARİ

Afrika’nın orta kesimlerindeki bataklık ve longozlarda yaşayan bir antilop türü.:SİTATUNGA

Afrika’nın tropikal bölgelerinde yaşayan iri bir leylek cinsi. : TANTAL

Afrika’nın tropikal bölgelerinde yetişen çok geniş ve yüksek gövdeli ağaç.:BAOBAP

Afrika’ya özgü , toprağa açılmış deliklere taşları yerleştirmeye ya da almaya dayanan bir oyun.: AVALE

Afrika’ya özgü bir yaban kedisi. : SERVAL

Afrika’ya özgü,ağaç gövdelerinden yapılan bir tür ksilofon. : AMADİNDA

Afrika’ya özgü,bir dizi bambu dilden oluşan vurmalı bir çalgı.:LİKEMBE

Afrika’ya özgü,bir dizi metal yada bambu dilden oluşan çalgı.:MBİRA

Afrika’ya özgü,testiye benzer vurmalı bir çalgı.:UDU

Afyon ilinde bir kaplıca.:ÖMERLİ

Afyon ilinde,Kızıl Kilise olarak da bilinen bir kaplıca.:HEYBELİ

Afyon yöresinde kadınlar tarafından oynanan bir halk oyunu.:FADİK

Afyon’un Emirdağ ilçesinde , Toros sediri bölgesi olan ve “tabiatı koruma alanı” kapsamına alınan yöre. DANDİNDERE

Afyon’un Çay ilçesinde bir göl. : KARAMIK

Afyon’un Dinar ilçesindeki antik kent. : APAMEİA

Afyon’un İhsaniye ilçesinde,Friglerden kalma yüzlerce kaya mezarının bulunduğu yöre.:AYAZİN

Afyon’un Sandıklı ilçesinde bir kaplıca.:HÜDAİ

Afyon’un Sultandağı ilçesine bağlı, kiraz ve vişne üretimiyle tanınmış bir belde. : DEREÇİNE

Afyondan çıkarılan,öksürüğü kesmek için hekimlikte kullanılan bir madde. : KODEİN

Afyondan elde edilen bir alkoloit. : NARSEİN

Afyondan elde edilen ve hekimlikte kullanılan bir alkoloit. : PAPAVERİN

Afyonkarahisar ilinde bir göl.:EBER

Afyonkarahisar ilinde bir kaplıca.:GAZLIGÖL:ÖMERLİ

Afyonkarahisar ilindeki bir dağın adı.:AHIR

Afyonkarahisar yöresine özgü bir halk oyunu.:FADİK

Agaragar.:JELOZ

Ağ : APIŞLIK

Ağ yatak.:HAMAK

Ağabey sözcüğünün konuşmada aldığı biçim. : ABİ

Ağabeyinin ölümü üzerine Saltuklular Beyliğinin başına geçen ve özellikle Erzincan’ın Tercan ilçesindeki kümbeti,köprüsü ve kervansarayıyla tanınan kadın hükümdar.:MAMAHATUN

Ağacı koyu kahverengiye yada siyaha boyamada kullanılan beyaz ve billursu toz.:PARAMİN

Ağacın kimyasal yöntemle boyanmasında,ilk boya gereci olarak kullanılan renksiz ve billursu cisim.:PİREKATEŞİN

Ağacın reçinesini çıkarmada,boyanmış eski mobilyaları temizlemede kullanılan beyaz toz.:POTAŞE

Ağaç bilimi. : DENDROLOJİ

Ağaç cilası.:LAK

Ağaç çemberler üzerine örülmüş torba biçiminde balık ağı. : VİNTER

Ağaç dallarından yapılmış gölgelik.:ÇARDAK

Ağaç dikmek için açılan çukur.:EMEN

Ağaç gemilerin omurgalarında kullanılan kesik koni biçiminde ağaç çivi.:KAVELA

Ağaç gövdeleriyle yapılmış ve çevresinde kazılı çukuru bulunan korunmaya elverişli,kale biçiminde ev.:KORUGAN

Ağaç gövdesinin enine kesiti üzerinde görülen yıllık halkaların incelenmesine dayanan yaş ölçme yöntemi.:DENDROKRONOLOJİ

Ağaç işleriyle uğraşan ve ağaçtan çeşitli eşya yapan usta.:MARANGOZ

Ağaç oyma sanatçısı.:HAKKAK

Ağaç oymaya yarar kesici araç. :İVGİ

Ağaç rendelemekte kullanılan,uzun marangoz rendesi. : PLANYA

Ağaç sansarı.:ZERDEVA

Ağaç testi.:BODUÇ

Ağaç ve çalıların yetiştirildiği botanik bahçesi.:ARBORETUM

Ağaç ve toprakla yapılmış,hendekle çevrilmiş küçük hisar. :PALANKA

Ağaç veya demir parçalarını birbirine bağlamakta kullanılan somunlu iri başlı vida : CIVATA

Ağaç veya fidan dikmeye yarayan yer.:OYUM

Ağaç veya kumaştan yapılmış bir kanal içinde hareket ederek açılıp kapanan perde.:STOR

Ağaç veya taştan oyulmuş büyük havan.:DİBEK

Ağaç veya topraktan yapılmış küçük testi.:BODUÇ

Ağaç yada metal eşyaya yuvarlak bir biçim vermek için kullanılan çarklı tezgah.:TORNA

Ağaç,bağ çubuğu veya sebze dikmek için açılan çukur.:EMEN

Ağaç,taş ve madenleri oyarak şekil veren usta.:NAKKAR

Ağaç,taş yada metali yontmaya yarayan çelik araç.:KESKİ

Ağaç,taş,metal bir levhanın oyularak işlenmesi ve bunun bir yüzeye basılması tekniği ve bu teknikle yapılmış olan resim.:GRAVÜR

Ağaç,taş,metal vs yontmaya yarayan bir ucu keskin çelikten yapılmış bir araç.:KESKİ

Ağaç.:ŞECER

Ağaçkakan. : TAKTAKI

Ağaçların iç kısmından elde edilen ve kağıt yapımında kullanılan madde. : KİTABİYE

Ağaçların kütük ve dallarındaki yosun. : PUS

Ağaçlı,sulu bahçe.:HADİKA

Ağaçlık yerden açılan tarla.:SÖKÜNTÜ

Ağaçlık,koru.:MESÇERE

Ağaçlıklı yol.:ALE

Ağaçsız yerlerde,kuş yakalamak için üstüne ökse yerleştirilen ağaç.:DİKSE

Ağaçta ilk olgunlaşan meyve.:ALACA

Ağaçtan ve demirden yapılan uzun ve kalın destek.:DİREK

Ağaçtan yapılmış iri çekiç.:TOKMAK

Ağaçtan yapılmış küçük su kabı. : ÇOTRA

Ağaçtan yapılmış su kabı.:ÇAMÇAK

Ağaçtan yapılmış testi.: SENEK

Ağaçtan yapılmış top.: TOMAK

Ağartmakta ve yara temizlemekte kullanılan kimyasal bir su.:JAVEL

Ağdalı,koyu kıvamlı bir maddenin özelliği,ağdalık.: VİSKOZİTE

Ağı otu.: BALDIRAN

Ağıl,davar ağılı : ARKAÇ : KOM

Ağın her suya atılışıyla bir defada yakalanan balık. : FOROZ

Ağır akan su.:KARASU

Ağır başlı, uslu. : DÖLEK

Ağır bir kaydırağı buz üzerinde kaydırma temeline dayanan olimpik bir kış sporu.:KÖRLİNG

Ağır bir şeyi denizden çıkarmak veya denize indirmek işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi.:ALGARİNA

Ağır bir yükün yerden yükseltilmesini sağlayan alet.:KRİKO

Ağır cisimleri bir yerden başka bir yere kaydırmak ve özellikle deniz teknelerini karaya çekmek için bunların altına sürülen yuvarlak ağaç.Çekek tahtaları,felek. : FİLENK

Ağır haksızlık.:GADİR

Ağır kanlı.:MELEME

Ağır olmayan,hafif.:YEĞNİ

Ağır ritimli İspanyol dansı. : BOLERO

Ağır tempolu bir İspanyol dansı.:SARABANDA

Ağır topuz.:GÜRZ

Ağır ve genellikle ölümle sonuçlanan kanamalı ve ateşli bir hastalığa yol açan virüs. : EBOLA

Ağır,kalın,dayanıklı ve sağlam.:KUNT
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

Re: Bulmaca Sözlüğü-(A-Z)

Mesajgönderen Maket » 16 Kas 2008 13:29

Ağır,yavaş.:AHESTE

Ağırbaşlı,sözleri ve davranışları ölçülü olan kimse.:DENLİ

Ağırbaşlılık.:VAKAR

Ağırlama. : İCLAL : İZAZ

Ağırlığı yatay doğrultuda dağıtarak duvarda düşey çatlakların oluşmasını önlemek için duvar içine boydan boya uzatılan ahşap ya da betonarme bağlama öğesi. : HATIL

Ağırlık kaldırma aracı. : ELEVATÖR

Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç.:KANTAR

Ağırlık ve uzunluk ölçüleri için kabul edilmiş yasal ölçü modeli. : ETALON

Ağıt,içli şiir.:ELEJİ.:MERSİYE

Ağız kısmı yayvan bakır kap. : ÜSKÜRE

Ağız mukozasında oluşan yüzeysel yara.:AFT

Ağız ve dil hareketlerinden yararlanarak,soluk borusuna arka arkaya küçük miktarda hava göndermek için başvurulan soluk alma.:FROG

Ağız ve diş etleri mukozasının iltihaplanması.Ağız yangısı.:STOMATİT

Ağız yangısı. : STOMATİT

Ağızdaki kokuları gidermek için çiğnenen baharlı bir madde.:SENSEN

Ağızdan ağıza söylenen parola. : PASAPAROLA

Ağızdan dolma toplarda,barutu ateşlemek üzere topların kuyruk kısımlarındaki hazne üzerine ağız otu konulması için açılmış olan delik.:FALYA

Ağızotu.:YEM

Ağların alt ve üst yakalarına geçirilen keçi kılından yapılmış ip.:FARİL

Ağlayıcı,ağlayan.:GİRYAN

Ağrı Dağı’na 18 km. uzaklıkta, kayak merkezi olan dağın adı. : BUBİ

Ağrı Dağı’na tırmanan ilk Türk olan dağcımız. : BOZKURT ERGÜR

Ağrı Dağı’ndaki bir yayla. : İLİ

Ağrı Dağı’nın eski adı. : ARARAT

Ağrı Dağı’nın Farsça adı. : KUHİ NUH

Ağrı dağındaki yaylalardan biri.:ELİ

Ağrı ili yöresine özgü bir kalk oyunu.:HENNE

Ağrı ilinin eski adı.:KARAKÖSE

Ağrı kesici olarak kullanılan bir ilaç. : ASPİRİN

Ağrı ve sızıdan kıvranmak.:KAPINMAK

Ağrı,sancı.:BALKI

Ağrı.: VECA

Ağrı’nın bir ilçesi. : TUTAK

Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesine özgü bir tür köfte. :ABDİGÖR

Ağrılı ve kirpikleri dökülmüş göz.:ÇİPİL

Ağustos ayının ilk haftasına denk gelen yazın en sıcak günlerine verilen ad.:EYYAMIBAHUR

Ağustos böceği.: ORAK BÖCEĞİ

Ağzı çember biçiminde telden yapılma torbaya benzer büyük gözlü ağ. : APOŞİ

Ağzı geniş tek kulplu su kabı. : KANATA

Ağzı geniş, yayvan ve büyükçe su kabı. : BADYA

Ağzı sıkı,sır saklayan. : KETUM

Ağzı yayvan toprak kap.:DAĞAR

Ağzı yayvan,dibi dar toprak kap.:DAĞAR

Ağzın alabileceği büyüklükte yiyecek parçası, lokma. : TIKIM

Ağzın içinde oluşan pamukçuk. : AFT

Ağzına kadar dolu.:LEBALEP

Ahali,sakinler.:SEKENE

Ahbaplık, arkadaşlık, alışkanlık.: ÜNSİYET

Ahır. : ISTABL

Ahırlarda gübreyi dışarı atmak yada ahıra saman almak için kullanılan kapaklı yada kapaksız delik,pencere.:TEMEK

Ahırlarda iki hayvan yeri arasına bölmelik diye konulan kalın sırık. :ARALTI

Ahi kuruluşlarına girenlerin törenle bellerine bağlanan kuşak. : ŞED

Ahi, aka, dost. : CÖMERT

Ahize,alıcı,reseptör. : ALMAÇ

Ahkam-ı sitte” adı verilen altı tür yazının (MUHAKKAK, REYHANİ, SÜLÜS, NESİH, TEVKİ, RİKA) ortaya çıkmasından önce kullanılan Arap yazısının genel adı. : KUFİ

Ahlak dışıcılık.:AMORALİZM

Ahlak, karakter,huy. : SİRET

Ahlak.:AKTÖRE

Ahlakı araç değil amaç sayan doktrin,ahlakçılık doktrini.:MORALİZM

Ahlaklı.: NEZİH

Ahlaksız kimse,melun.:KAYARTO

Ahmak,alık,sersem.:SEME

Ahmaklık. : HAMAKAT

Ahmet Raşit Öğütçü. : ORHAN KEMAL

Ahmet Rıfat’ın kurduğu,insanın bütün nefis baskılarından,geçici eğilimlerinden arınmasını amaçlayan bir Sünni sistemi.: RUFAİLİK

Ahşabın üzerindeki ufak pürüzleri yontarak giderip dümdüz bir hale getirmek için kullanılan kazıma aleti.:SİSTİRE

Ahşap bıçkıcısı.:ERREKEŞ

Ahşap gemilerde sintine sularının akması için döşeklere açılmış deliklerden her biri.:LEV

Ahşap gemilerin omurgalarının uzunluğunca ve iki yanında borda kaplamalarının en dar yüzüne yerleştirmek için açılan keskin,sivri köşeli yuva. : AŞOZ

Ahşap ve çubuklarla yapılan ve pencerelere takılan siper.:KAFES

Ahşap ya da taşların birbirine bağlanmasında kullanılan iki ucu dirsekli kenet. : KLAMO

Ahşap yapıların dış kaplamalarında kullanılan çıralı tahta. : ÇİĞDENE

Ahşap,mermer yada taş levhaları kafes biçiminde oyarak bezeme.:AJUR

Ahşap,metal yada taş üzerine mühür,yazı yada motifler oyarak,boşlukların renkli taş,fildişi yada bir başka metalle kakma tekniğiyle doldurulmasıyla yapılan süsleme.:HATEMKARİ

Ahşap,mukavva yada deri üstüne uygulanabilen bir tür boyama tekniği ve bu teknikle süslenen eşyaya verilen genel ad.:EDİRNEKARİ

Ahşapta rastlanılan yuvarlak,koyuca renkte sert bölüm.(Budak,dalın gövde içindeki başlangıç bölümüdür).:BUDAK

Ahu, gazal. : CEYLAN

Ahududu soslu şeftalili,krem şantili dondurma.:PEŞMELBA

Ahududu, ağaç çileği. Çilek likörü. : FRANBUAZ

Ahududu. : AĞAÇ ÇİLEĞİ

Aids testi. : ELİZA

Aids virüsü.:HİV

Aile halkı. : HORANTA

Ailesine bakan./Yoksul: AİL

Ait olduğu yıl içinde toplanamayıp ertesi yıla kalan vergiler.:BAKAYA

Ajanda.:ANDAÇ

Ak karınca, divik gibi adlar da verilen bir böcek. TERMİT

Akaç. : DREN

Akaçlama.:DRENAJ

Akaju. : MAUN

Akanyıldız. : AĞAN : ŞAHAP

Akarsu krosu. Sal yarışı. : RAFTİNG

Akarsu yatağı., mecra. : AKAK

Akarsuları inceleyen bilim dalı.:POTAMOLOJİ

Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık,kil vs çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın,alüvyon.:LIĞ

Akbaba.:KERKES

Akciğer ve bronş hastalıklarını inceleyen tıp dalı.:PNÖMOLOJİ

Akciğer zarı iltihabı,zatülcenp: SATLICAN

Akciğer zarı iltihabı.:PNÖMONİ

Akciğer. : RİE

Akciğerleri dinlerken hekimin duyduğu patolojik ses. : RAL

Akdeniz ülkelerinde görülen, en çok keçi sütü ile bulaşan ateşli bir hastalık.:MALTAHUMMASI

Akdeniz yöresinde yetişen ve çiçek tomurcukları turşu yapımında kullanılan bir bitkiye verilen ad. : KEBERE

Akdeniz bölgesinde bir akarsu. : ALATA : ALARA: LAMAS

Akdeniz bölgesinde bir dağ.:ADRAS.:DEDEGÖL

Akdeniz Bölgesinde yaygın bir çiçek.:BEGONVİL

Akdeniz bölgesinde yetişen ve köklerinden kırmızı boya elde edilen bir bitki. : HAVACIVA

Akdeniz bölgesinde,Boklar Dağları ile Aladağlar kütlesini birbirinden ayıran tektonik kökenli çukur alan.:ECEMİŞ

Akdeniz Bölgesinde,Cennet-Cehennem obruklarının ve Narlıkuyu mağarasının da yer aldığı platonun adı.:TAŞELİ

Akdeniz bölgesinin batı kesiminde bir akarsu.: EŞEN

Akdeniz çevresinde bol yetişen,ateşe ve öksürüğe karşı sağaltıcı bir etkisi bulunan,uyarıcı,güçlendirici,yara sağaltıcı olarak da yararlanılan bir bitki.:DALAKOTU

Akdeniz çevresinde yaşayanlarda görülen kansızlık.Cooley hastalığı. : TALASEMİ

Akdeniz çevresinde yetişen ve dalları sepet örmekte kullanılan mavi,beyaz,yada menekşe renginde çiçekler açan bir ağaççık.:AYIT : HAYIT

Akdeniz havzasında görülen çok sıcak bir rüzgar. : SİROKO

Akdeniz kıyılarında görülen,keçi sütüyle insana geçen ateşli bir hastalık.:MALTAHUMMASI

Akdeniz ve Ege’de yaşayan lezzetli bir balık :LAHOS

Akdeniz ve Marmara’da yaşayan kırmızı renkli,eti lezzetli bir balık. : MAZAK

Akdeniz yöresinde kendiliğinden yetişen ve dokumacılıkta kullanılan mavi-beyaz yada menekşe renginde çiçekler açan bir bitki.: ALFA

Akdeniz yöresinde yetişen ve halk hekimliğinde kullanılan kokulu bir çalı.:ZUFAOTU

Akdeniz yöresinde yetiştirilen ve lezzetli kökleri sebze olarak kullanılan bir bitki.:İSKORÇİNA

Akdeniz’de bir ada. : ASİNARA

Akdeniz’de yaşayan beyaz etli bir balık. : HANİ

Akdeniz’de yaşayan bir balık türü,pervane balığı.:AYBALIĞI

Akdeniz’de yaşayan eti lezzetli bir balık. : SİNAGRİT:SİNARİT

Akdeniz’de yaşayan eti lezzetli bir balık.:İSTRONGİLOS

Akdeniz’de yaşayan iri karides türü. : NİKA

Akdeniz’de yaşayan,vücudu yassı,pullu,eti beyaz ve lezzetli bir balık.: İŞKİNE:EŞKİNA

Akdeniz’in dördüncü büyük adası. : KORSİKA

Akhalar döneminde kılıç ve kalkanın asıldığı,altın yada gümüş işlemeli deri omuz kayışı.:TELAMAN

Akıcı maddeleri ya da tozları çekip emmeye yarayan aygıt. : ASPİRATÖR

Akıcı söz. : SELİS

Akıl yoluyla edinilen bilgiyi kutsal kitapların öğretisiyle kaynaştırmaya çalışmış, düşünceleriyle Spinoza ve Leibniz gibi Batılı düşünürleri derinden etkilemiş ünlü Endülüslü Yahudi filozof ve hekim. : İBNİ MEYMUN

Akıl hastalıklarının genel adı. : PSİKOZ

Akıl hastalıklarının genel adı.:PSİKOZ

Akıl hastalıklarıyla ilgili hekimlik kolu.:AKLİYE

Akıl hastanesi hademesi.:GÜLLABİCİ

Akıl süzgecinden geçirmek,muhakeme.:USA VURMA

Akıl,zihin,idrak,anlak.:ENTELEKT

Akıl. : US

Akıldışıcılık. : İRRASYONALİZM

Akıllı,aklı başında.:HUŞYAR
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

Re: Bulmaca Sözlüğü-(A-Z)

Mesajgönderen Maket » 16 Kas 2008 13:30

Akıllı,zeki.:LEBİB

Akıllıca. : ALEMİYANE

Akılsız,aptal.:AHNIT

Akılsız,budala,alık. : EBLEH

Akım.:DEBİ

Akın ve savaşlarda ele geçirilen her beş tutsaktan birinin hükümdarın hakkı olarak ayrılması yada devlete vergi olarak verilmesi.:PENÇİK

Akındırık. :REÇİNE

Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.:AYNA

Akıntılı hastalık.:AKARCA

Akıtaç. : PİPET

Akıtma.:İSALE

Akız otu , mübarek dikeni gibi adlar da verilen ve çiçekli dalları halk hekimliğinde kullanılan otsu bitki. : ŞEVKETİ BOSTAN

Akira Kurosava’nın bir filmi. : RAŞOMON : RAN

Akkan. : LENF

Akkor. : NARIBEYZA .

Akla gelen,içe doğan düşünce.:VARİDAT

Akla uygun. : MAKUL

Akla ve bilmeye değil de iradeye üstünlük tanıyan,ruhsal olayların ve bilgi sürecinin temelinde iradeyi gören bilim dışı öğreti.:VOLONTARİZM

Aklama, temize çıkarma. : İBRA

Aklama,temize çıkarma.:TEBRİYE

Aklı başında olmayan,baygın.:BİHUŞ

Aklı yatmış. : KAİL

Aklın egemenliğini,doğaya uygun yaşamayı ve dünya yurttaşlığı ülküsünü amaç edinen stoacılık felsefesinin eski adı.:REVAKIYE

Akraba ve yakın arkadaşları kayırma.:NEPOTİZM

Akran,eş.:BEKTAŞ

Akran. : TAYDAŞ

Akrebin iğnesi.:NİŞ

Akrep takım yıldızının kuyruğunun güneyinde yer alan,küçük güney takımyıldızı,sunak.:ALTAR

Akrep takımyıldızının en parlak yıldızı.:ANTARES

Akrobat.:CAMBAZ

Aksaray ilinde , Bizans dönemine ait tüf kayalara oyulmuş pek çok dinsel yapının bulunduğu ünlü mağara. : IHLARA

Aksaray ilinde bir çok kuş türünü barındıran bir sazlık.:ESMEKAYA

Aksaray ilinde, M.Ö. 3200 yılına kadar uzanan ünlü höyük. : ACEMHÖYÜK

Aksaray ilindeki Ihlara Vadisinin girişinde bulunan kaplıca.:ZİGA

Aksaray’da bir baraj. :APA : MAMASIN

Aksaray’ın Güzelyurt ilçesine bağlı,Hıristiyanlık tarihi açısından önem taşıyan bir belde.:IHLARA

Aksesuar.:EKLENTİ

Aksu,ak basma,perde.:KATARAKT

Akşam ezanı ile yatsı ezanı arasındaki zaman dilimi. Akşam vakti, akşam namazı,akşam yemeği:IŞA:AŞA

Aktif. : ETKİN

Aktinyum elementinin simgesi. : AC

Aktinyumun kendiliğinden parçalanmasıyla elde edilen ve kütle numarası 219 olan radon izotopu. : AKTİNON

Akustik ölçü birimi.:DESİBEL

Akut lösemilerin tedavisinde kullanılan antibiyotik.AZASERİN

Akut lösemilerin tedavisinde kullanılan bir antibiyotik. : AZASERİN

Akyuvar. : LÖKOSİT

Al ile kır arası bir at donu. : KULA

Alabalıkgiller familyasından,denizlerde yaşayan bir balık türü.:DENİZALASI

Alaca benekli./Cüzamlı./Çiçek bozuğu. : ABRAŞ

Alaca benekli.:ABRAŞ

Alaca,iki renkli.: YANAL

Alacak. : MATLUP

Aladağlar Ulusal parkında,doğal güzelliğiyle tanınmış şelaleler.:KAPUZBAŞI

Aladağların batı yüzünde ormanlık bir vadi.:EMLİ

Alafranga tuvalet. : KLOZET

Alageyik. : SIĞIN

Alakasız.(Mecazi). : KELALAKA

Alamanadan küçük,üç çifte balıkçı kayığı. : MANYAT

Alan korkusu.:AGORAFOBİ

Alan PARKER tarafından sinemaya da aktarılmış ünlü müzikal. : EVİTA

Alan topu.:TENİS

Alanya ilçesinde bir çay ve mağara.:DİM

Alanya ilçesinin tanınmış bir plajı.:ULAŞ

Alaşım. : HALİTA

Alaturka fasılda,giriş taksiminden sonra çalınan,dört haneli ve dört teslimli parça.:PEŞREV

Alaturka müzikte kullanılan bir tür zilsiz tef. : BENDİR

Alaturka müzikte tempo.:USUL

Alavereci. : SPEKÜLATÖR

Alay,eğlenme. : MEZEK

Alaybozan da denilen kısa ve hafif bir tüfek.:KARABİNA

Alaysı. : İRONİK

Albay.:MİRALAY

Alçak ,rezil,soysuz kimse. : DENİ

Alçak enlemlerde esen düzenli rüzgar. : ALİZE

Alçak ve altı düz gemi.:GALİ

Alçaklık, bayağılık. : LEAMET

Alçalma,bayağılaşma.:MEZELLET

Alçalma,düşkünlük. : ZÜL

Alçı taşı.:JİPS

Alçı,balmumu gibi maddelerden bir şeyin kalıbını çıkartmak için yapılan işlemlerin bütünü.:MULAJ

Alçıdan kabartma süsler.Süslemecilik sanatında alçak kabartma tekniğinde, mala ile yapılan alçı süslemeye verilen ad. : MALAKARİ

Alçıtaşı.:PUR

Aldatma,oyun,düzen.:DESİSE

Aldırış etme,önem verme.:UMUR

Alegorik hikaye. : FABL

Alet takımı.:AVADANLIK

Alev.Yalaz. : ALAZ

Aleve tutularak pişirilmiş.:FLAMBE

Alevi kuruluşlarına girenlerin törenle bellerine bağlanan kuşak. : ŞED

Alevi ve Bektaşi topluluklarında yaygın olan ve müzik eşliğinde uygulanan tören nitelikli oyun.:SEMAH

Alevi ve Bektaşilerde müritleri aydınlatmak için düzenlenen cemaatlerde dedelere yapılan yardım ya da verilen para. HAKKULLAH

Alevi-Bektaşi ozanlarının tarikatlarıyla ilgili şiirlerine verilen ad. : DEME

Alevi-Bektaşi törenlerine verilen ad Alevi semahı.:CEM

Alevin oynayarak parıldaması,parlama,parıltı.:YALABIK

Alfabetik sıralamalar için kullanılan,kenarında bütün harflerin yer aldığı not defteri,katalog.:FİHRİST

Alfred Hitchcook’un bir filmi. : İP

Alg,mantar gibi ilkel bitkilerde dişi cinslik hücresi.:OVOGON

Algı.:İDRAK

Algılanan nesnelerin temel niteliği. : UZAM

Alıcı ve satıcıların fiyatları tek başlarına etkileyemeyecek kadar çok sayıda oldukları piyasa biçimi. : ATOMİSİTE

Alıcı yönetmeni.:KAMERAMAN

Alımlı.:FRAPAN

Alın yazısı,kader,yazgı.:MUKADDERAT

Alınmasını sağlamak için ilacın içine katılan nötr madde.:SIVAĞ

Alınyazısı,kader. : FATALİTE

Alışılagelen.:BERMUTAT

Alışılmadık çağrışımlar yaratılarak,nesne ve olayların beklenmedik fantastik yada şaşırtıcı bölümleri kullanılıp gerçek dünyadaki ölçek,biçim ve ilişkilerden bilinçli olarak kaçılarak gerçekleştirilen sanatsal bir yöntem.:GROTESK

Alışılmış olan,alışkanlık haline gelen.:MENUS

Alışılmış,alışılan. :MUTAT

Alışkanlık,alışma.:ÜNS.:ÜNSİYET

Alışkanlıkla elde edilmiş beceri.: RUTİN

Alışma,kaynaşma.:ÜLFET

Alışveriş yerleri olan sahil kenti.:BENDER

Alışveriş. : AKSATA

Alışverişte aldatılma. : KAZIK

Alışverişte çok kar amacını güden kimse.:BEZİRGAN

Alışverişte satın alınan mala ödenen karşılığın,malın değerinden çok fazla olması,alışverişte hile yapma.:GABİN

Alkalik. : KALEVİ

Alkil kökü. : AMİNO

Alkol. : ETANOL

Alkolde eriyen hayvansal reçine.:GOMALAK

Alkollü içkiler.:MÜSKİRAT

Allah bize yeter anlamında bir sözcük.:HASBİNALLAH

Allah katında hayırlı olan.:HAYRULLAH

Allah seni korusun” anlamında kullanılan bir deyim. : SANEKALLAH

Allah.:HÜDA

Allah’a ortak koşma.:ŞİRK

Allah’a şükür anlamında bir söz.:ELHAMDÜLİLLAH

Allah’a ve gerçeğe sezgi,gönül ve duygu yoluyla ulaşılabileceğine inanan din ve felsefe doktrini,gizemcilik:MİSTİSİZM

Allah’ın buyruklarına uyma.:TAAT

Allahın bağışlayıcı anlamındaki sıfatı.:GAFUR

Alma yada kabul etme.:AHİZ

Almak,alıp götürmek. : APARMAK

Alman gümüşü.:MAYŞOR

Alman kadın devrimci. : ROZA LÜXEMBURG

Alman ulusunun ünlü destanı.:NİBELUNGEN

Alman,Avusturya,İngiliz,Rus ve İsveç askeri hiyerarşisinde en yüksek rütbe.:FELDMAREŞAL

Almanca evet.:JA

Almanca şarkı anlamında kullanılan sözcük :LİED

Almanya dışına sürülmüş Musevilerin 14. asırdan başlayarak kullanmış oldukları Almanca-

Almanya ve Avusturya’da kullanılmış eski gümüş para. : TALER

Almanya ve İtalya’da resim müzelerine çoğu zaman verilen ad. : PİNAKOTEK

Almanya’da 1914-1918 yılları arasında etkinlikte bulunan devrimci sosyalist grup.:SPARTAKİSTLER

Almanya’da 1947’nin başlarında SS üyelerini kaçırmak amacıyla kurulan gizli örgüt.:ODESSA

Almanya’da bir sanayi bölgesi. : RUHR

Almanya’da kurulan (1947’nin başlarında SS üyelerini kaçırmak amacıyla ) gizli örgüt. : ODESSA

Almanya’da mimar Walter Gropius’un 1919’da kurduğu tasarım okulu ve bu okulda geliştirilen üslup.:BAUHAUS

Almanya’da Ren’in kolu olan bir ırmak. : LİPPE

Almanya’daki Danzing kentinin adından gelen en iyi anlamında bir sözcük.:DANİSKA

Almanya’nın Aşağı Saksonya eyaletinde ırmak. : LEİNE

Almanya’ya özgü,geleneksel olarak birayla birlikte içilen damıtık bir içki.:KORN

Almanya’ya özgü,tahıl tanelerinden yapılan damıtık bir içki.:KORN

Almanya’yı oluşturan eyaletlerin her birine verilen ad.:LAND

Alnın üzerine dökülen kısa kesilmiş saç.:KAKÜL

Alosa’da denilen balık.: TİRSİ

Alp dağlarının yüksek kesimlerindeki çayırlıklara verilen ad.:ALME

Alpler’de yer alan, Avrupa’nın en yüksek karayolu geçitlerinden biri. : İSERAN

Alt birimlerin her biri,bölüm.:DEPARTMAN

Alt deri.:HİPODERM

Alt gagasında deriden bir kesesi olan iri kuş.: PELİKAN

Alt kademe. : MAİYET

Alt tarafı çan biçiminde genişleyen etekler için kullanılan sözcük. : KLOŞ

Alt üst,karmakarışık,darmadağınık,allak bullak.:HERCÜMERÇ

Alt yapı.:ENFRASTRÜKTÜR

Alt,aşağı.:ZİR

Altay panteonunda deniz tanrıçası. : AKANA

Altay Türklerince inanılan bir cin.:ÇORABAŞ

Altay Türklerinde şarkı,türkü anlamında kullanılan sözcük.:KOJAN

Altay Türklerinde şarkı,türkü. :KOJAN

Altay Türklerinin bir destanı.:AKKÖPÜK

Alternatif akım makinelerinin büyük bölümünün temelini oluşturan magnetik alanı bulan Sırp asıllı ABD’li elektrik mühendisi ve mucit. : NİKOLA TESLA

Alternatif elektrik akımı üretmekte kullanılan elektronik aygıt. : OSİLATÖR

Altı aylığa kadar körpe yaban domuzu.:FESEK

Altı düz,küçük gezinti vapuru.:MUŞ

Altı düz,üçgen biçiminde yelkenli iki kişilik tekne. : ŞARPİ

Altı mukavva ile beslenmiş,üstü sırmalı işleme.: DİVAL

Altı veya sekiz çift kürekle çekilen dar,uzun bir çeşit kayık : KANCABAŞ

Altın ve gümüş işlemeli bir tür ipekli kumaş. İpekten sarımtırak dallı nakışlarla işlenmiş bir tür beyaz kumaş. : DİBA

Altın alaşımı.: ORÜR

Altın kökü. : İPEKA

Altın renginde olan.:ALTUNİ

Altın sarısı renginde, berilden oluşan ve kuyumculukta kullanılan bir taş. : HELYODOR

Altın sırma yada kılaptan işlenmiş çizgili ipek kumaş ve bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar. : ALTINOLUK

Altın sırmayla işlenmiş.:ZERDUZ

Altın ve gümüş eritilen kabın içine konulan çerçeve. : İLİCE

Altın ve gümüş işlemeli bir tür ipek kumaş.:DİBA

Altın yaldızla bezeme yapma ve yazı yazma sanatı.:HALKARİ

Altın,gümüş,kalay ve bakır karışımından oluşan karma metal.:MOKAMEYA

Altına bez yapıştırılmış özel çizim kağıdı.:ASTRALON

Altından yapılma, altın rengi. : ZERRİN

Altının ayarını anlamak için kullanılan taş,denek taşı.:MİHENK

Altıpatlar da denilen bir tabanca türü.:REVOLVER

Altmış beş santimetre boyunda bir uzunluk ölçüsü.:ENDAZE

Altmış santimlik bir uzunluk ölçüsü. : ARŞIN : ENDAZE

Altmış sekiz santimetreye eşit eski bir uzunluk ölçüsü birimi.:ARŞIN

Altmış yıl.:SİTTİNSENE

Altmışlı yılların başlarında doğan bir Jamaika müziği.:SKA

Altyapı. : İNFRASTRÜKTÜR.:ENFRASTRÜKTÜR

Alüminyum silikatı ve flüorinden oluşan,kahverengi yada soluk sarı renkte değerli taş.:TOPAZ

Alüminyum,bakır ve magnezyum katılmış çinko alaşımlarına verilen ad.:ZAMAK

Alüminyumun simgesi.: AL

Alüvyon. : LIĞ

Alyuvarlar. : ERİTROSİT

Amacı müzik yoluyla ulusların kardeş olması olan,Balkan ülkelerinin halk müziğini Batı’nın sesleriyle kaynaştıran,1881-1945 yılları arasında yaşamış Macar besteci ve piyanist.:BELABARTOK

Amaçlamak. : İSTİHDAF ETMEK

Amaçtan şaşmak. : ÇAVMAK

Amanos dağlarının en yüksek tepesi.:MIĞIRTEPE

Amasya kentinin kuzeyinde Pontus krallarının kaya mezarlarıyla ünlü dağ.:HARSANE

Amasya,Tokat ve çevresinde oynanan türkülü,halay türü bir halk oyunu.:YELLEME

Amasya’nın Taşova ilçesi yakınlarında,sarkıt ve dikitleriyle tanınmış mağara. : BALLICA

Amasya’nın Taşova ilçesi’nde, doğal güzelliğiyle tanınmış bir göl.: BORABAY

Amazon bölgesinde bataklık sık orman.: İGAPO

Amber balığına verilen bir ad. : ADABALIĞI

Amber kokulu, amber gibi kokan. : AMBERİ

Amca.:EME:EMMİ

Amcabey , Doğan Kardeş, Tef, Akbaba gibi dergilerde çizen Türkiye’nin ilk kadın karikatür sanatçısı. : SELMA EMİROĞLU

Ameliyat bıçağı. : BİSTÜRİ : NEŞTER

Ameliyatlarda yaraları dikmek için kullanılan,bağırsaktan yapılmış iplik. Ameliyat ipliği.:KATGÜT

Amerika sömürge bölgelerinde bir zenciyle bir Hintliden doğanlara verilen ad.:ZAMBO

Amerika ve Afrika’nın tropik kesimlerinde yetişen ve etli meyveleri reçel yapımında kullanılan bir ağaç.:İKAKO

Amerika ve Avustralya’da yaşayan,kürkü değerli memeli bir hayvan.:OPOSSUM

Amerika zencilerinin çaldığı gitar biçiminde bir müzik aleti.:BANÇO
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

Re: Bulmaca Sözlüğü-(A-Z)

Mesajgönderen Maket » 16 Kas 2008 13:31

Amerika!ya özgü,pembe ve beyaz etli ve ekşi bir meyve.:POMELO

Amerika’da yaşayan, avlanması ve postlarının satılması yasak olan memeli bir hayvan.:OSELO

Amerika’da 1917’de çeşitli meslekten insanları kültürel,insancıl amaçlar çerçevesinde toplamak amacıyla kurulan kulüp.:LİONS

Amerika’da Amazon,Afrika’da Nijer ırmakları gibi Ekvator bölgesindeki büyük suların geçtiği havzalarda bulunan geniş ve balta girmemiş ormanlara verilen ad. : SELVA

Amerika’da yaşayan bir cins hörgüçlü yaban öküzü.:BİZON

Amerika’da yaşayan bir leylek türü. : JABİRU

Amerika’da yaşayan bir timsah. : KAYMAN

Amerika’da yaşayan iri papağan.:AMAZONA

Amerika’da yaşayan ve geriye doğru uçma özelliği olan bir kuş türü.:KOLİBRİ

Amerika’da yaşayan ve göbekli domuz da denilen bir hayvan.:PEKARİ

Amerika’da yaşayan ve yavrularını sırtında taşıyan keseli sıçan. : SARİG

Amerika’da yaşayan,rakuna benzer memeli bir hayvan.:KOATİ

Amerika’nın kimi bölgelerinde ormanlık alanlarda yaşayan,yumuşak kahverengimsi postu olan bir memeli hayvan.:KİNKAJU

Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen bir ağaç,hint bademi.:KAKAO

Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen ve erik ağacına benzeyen bir meyve ağacı.:İKAKO

Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen ve meyveleri hekimlikte kullanılan bir palmiye.:SABAL

Amerika’nın tatlı sularında yaşayan bir timsah türü.:KAYMAN

Amerika’nın tropikal bölgelerinde yaşayan bir maymun türü.:KAPUÇİN

Amerika’nın tropikal bölgelerinde yaşayan kimi kemiricilerin ortak adı.: AGUTİ

Amerika’nın tropikal bölgelerinde yaşayan,sırtında dikenli çıkıntılar bulunan büyük sürüngen.:İGUANA

Amerika’nın tropikal bölgelerinde yetişen ve sığır yüreği de denilen bir meyve.:KAŞİMAN

Amerika’ya özgü,portakala benzer,pembe beyaz etli ve ekşi bir meyve.:POMELO

Amerikalıların icat ettiği otomatik tabanca.:KOLT

Amerikan armudu : AVOKADO

Amerikan bezi.:KAPUT

Amerikan devesi. : LAMA

Amerikan yapısı, denizden karadan balistik stratejik güdümlü mermi tipi. : POLARİS

Amerikanın sıcak bölgelerinde yetişen ve mandalinaya benzer meyvesi olan bir ağaç. : GUAYANA

Amerikanın ekvator bölgesindeki tatlı sularda yaşayan bir kaplumbağa. : MATAMATA

Amfibyum ve sürüngenleri inceleyen bilim dalı.:HERPETOLOJİ

Amine Hatun’un Hazreti Muhammed’e hamile kaldığı gece.:REGAİP

Amip,akyuvar ve bazı bakterilerde hücre bölünmesi yoluyla olan çoğalma.:AMİTOZ

Amiralden bir rütbe küçük deniz subayı. :VİSAMİRAL

Amirler. : ÜMERA

Amonyak tuzu. : NIŞADIR

Amyant. : AKASBEST

Ana rahminde doğma zamanını tamamlayamamış veya vaktinden önce düşmüş çocuğa verilen ad. : CENİN

Ana defter.:DEFTERİKEBİR

Ana deniz,okyanus.:UMMAN

Ana ırmağa karışan akarsu.:GELEĞEN

Ana kent. : METROPOL

Ana motifin tekrarına dayanan,canlı ve hareketli beste.:RONDO

Anadolu beyliklerinde donanma askeri. : AZAP

Anadolu dağlarında yetişen ve defne,ayvadana gibi adlar da verilen çalımsı bir bitki.:DEVELİKOTU

Anadolu evlerinin bazılarında, oda kapılarının üstüne eşya koymak için yapılan ufak oyuk.:BALAMUR

Anadolu halklarının ana tanrıçası. : KİBELE

Anadolu halklarının en eski ana tanrıçası. : MA

Anadolu Selçukluları döneminde Konya-Aksaray yolu üzerinde yapılan ünlü kervansaray.:ZAZADİN

Anadolu Selçukluları döneminde ortaya çıkan esnaf örgütü.:AHİLİK

Anadolu Selçukluları ile Bizanslılar arasında 1176 yılında yapılan ve Türklerin Anadolu’ya yerleşmelerini kesinleştiren savaş.:MİRYOKEFALON

Anadolu Selçukluları ve Osmanlılarda,belirli bir görev ve hizmet karşılığında kişilere verilen toprak,tımar.:ZEAMET

Anadolu Selçuklularında kapıkulu askerlerine üç ayda bir verilen ücret. : PİŞEGANİ

Anadolu Selçuklularının üsluplaştırdıkları filiz,yaprak ve hayvan motiflerinden oluşmuş dolaşık süsleme.:RUMİ

Anadolu’da yüzyıllardan buyana göçerler arasında dokunan bir tür ensiz dokuma.:ÇARPANA

Anadolu’da çok yaygın ilkel bir kukla türü.:ÇÖMÇEGELİN

Anadolu’da doğup Karadeniz’e dökülen akarsuların en doğuda olanı.:ÇORUH

Anadolu’da iğne,iplik,baharat,zarf,kağıt,tütün vs satan kimse veya dükkan.:AKTAR

Anadolu’da kurulmuş eski bir uygarlık. : ETİ

Anadolu’da Lykia bölgesinin en önemli liman kentlerinden biri.:PATARA

Anadolu’da seyirlik köy oyunlarını düzenleyen kişiye verilen ad.:KIZILAYAK

Anadolu’da ver Hindistan’ın doğusu arasında alanda yaşayan bir kuş. : ÇİLKUŞU

Anadolu’da yaren toplantısı.:BARANA

Anadolu’da Yörüklerin kullandığı bir çadır türü.:ALAÇIK

Anadolu’nun çeşitli yörelerinde genellikle kadınların vücutlarının çeşitli yerlerine yaptırdıkları dövme. : DAK

Anadolu’nun bazı yörelerinde geceleri insanların üzerine çöküp korkuttuğuna inanılan düşsel yaratık. : KARAKURA

Anadolu’nun bazı yörelerinde gelin alayı tarafından düzenlenen yumurtayı vurma eğlencesi. : SEMET

Anadolu’nun bazı yörelerinde bulgur pilavına verilen ad. : AŞ

Anadolu’nun bazı yörelerinde çift kat olarak dokunan eski bir pamuklu kumaş türü. : BELEDİ

Anadolu’nun bazı yörelerinde kaçırılan kızın,buna razı olduğunu göstermek üzere kendisini kaçıran kişiye verdiği mendil,yüzük gibi armağan.:RIZALIK

Anadolu’nun bazı yörelerinde mercimekli bulgur pilavına verilen ad.:MÜCEDDERE

Anadolu’nun bazı yörelerinde sağdıcın işlevini paylaşan kişiye verilen ad. : SOLDUÇ

Anadolu’nun bazı yörelerinde tohuma verilen ad. : BİDER

Anadolu’nun bazı yörelerinde,geceleri insanların üzerine çöküp korkuttuğuna inanılan düşsel yaratık.:KARAKURA

Anadolu’nun birçok yöresinde tirite benzer bir yemeğe verilen ad. : KALACUŞ:KALECOŞ

Anadolu’nun Bitinya bölgesinde Karadeniz kıyısında antik yerleşme.(Bu günkü Şile).:ARTANE

Anadolu’nun en eski halkı.:LUVİLER

Anadolu’nun geleneksel ve işlevsel formlarından yararlandığı yapıtlarıyla tanınmış seramik sanatçımız.(1934-1993).:ÜNAL CİMİT

Anadolu’nun güneybatısının antik devirlerdeki adı. : KARİA.:KARYA

Anadolu’nun güneyindeki antik bölge.:KİLİKYA

Anadolu’nun iç ve doğu kesimlerinde yaşayan,toprak altına yuva kuran memeli bir hayvan.:AVURTLAK

Anadolu’nun kimi bölgelerinde erkekler arasında yapılan sohbet toplantıları: BARANA

Anadolu’nun kimi yörelerinde kadınların giydiği,mantoya benzer bir üstlük.:KIVRAK

Anadolu’nun kimi yörelerinde kiremit yerine kullanılan yada kiremitlerin altına konulan ince tahtaya verilen ad.:HARTAMA

Anadolu’nun Lidya bölgesinde kent. : TOMARA : TOMARİS

Anadolu’nun Sinop yarımadasında kuzey fırtınalara kapalı doğal liman.:AMAROS

Anadolu’nun türlü bölgelerinde kızılcık ağacına ve meyvesine verilen ad.:KİREN

Anadolu’nun Yunan öncesi halklarından biri.:LELEG

Anadolu’ya özgü bir halk oyunu.:TAMZARA

Anafor,girdap. : BURGAÇ

Anahtar. : AÇAR : AÇKI

Anakardiyum ağacının böbrek biçimindeki meyvesine verilen ad.:KAJU

Anakent,ana şehir.:METROPOL

Anarşizmin rengi.:KARA

Anasonsuz üzüm rakısı. : DÜZİKO

Anayurdu Asya’nın güneydoğusu olup Mersin ve Anamur’da da yetiştirilen,patatese benzer yumruları yiyecek olarak kullanılan bir bitki.:GÖLEVEZ

Anayurdu Meksika olan,odunundan kırmızı boya elde edilen bir ağaç.:BAKAM

Anayurdu Orta Amerika olan bir meyve ağacı.:ZAPOTE

Anayurdu Orta ve Güney Amerika ile Batı Hint adaları olan elli kadar ağaç ve çalı türünün ortak adı.: JAKARANDA

Ancak anlayışta ve zevkte ilerlemiş yetenekli kimseler tarafından anlaşılan.:BATIN

And dağlarında yetişen ve 60-70-yılda bir tek çiçeğini veren bitki. :PUYA

And dağlarındaki yüksek otlaklara verilen ad.:PARAMO

Andalucia halk şarkıları, dansları ve müziği. : FLAMENKO

Angola’nın başkenti.:LUANDA

Angola’nın para birimi.:ESKÜDO

Angola’ya özgü,ağaçtan yapılan silindir biçimli bir el davulu.:NGOMA

Anında çeviri.: SİMÜLTANE

Anında,hemen.: ALAMİNÜT

Anında.:SİMÜLTANE

Anıtkabir’in tasarımını da gerçekleştiren ünlü mimarımız.:EMİN ONAT

Anıtmezar. : MOZOLE

Aniden gelen şiddetli koma hali.APAPLEKSİ

Animist dinlerde doğa üstü güç. : MANA

Ankara yöresine özgü kuzu eti , patlıcan , domates , biber gibi malzemeyle hazırlanan bir güveç. : SİĞER

Ankara ilinde,koruma altına alınan bir orman alanı.:BEYNAM

Ankara keçisinin kılı. : MOHER

Ankara keçisinin, yünü kahverengi ya da siyah olan türü. : ALATYA

Ankara Ulustaki ve Samsundaki Atatürk anıtını,Afyondaki zafer anıtını gerçekleştiren ünlü Avustralyalı heykelci.:KRİPPEL

Ankara ve yöresine özgü iki kişiyle oynanan ağır ritimli halk oyunu.:FİDAYDA

Ankara yakınlarında bir baraj. : ÇUBUK

Ankara yöresine özgü bir halk oyunu. : MİSKET

Ankara yöresine özgü bir tür köfte.:MÜCİRİM

Ankara yöresine özgü bir tür puf böreği.:KAHA

Ankara yöresine özgü, külde pişirilen çörek ya da ekmek. : HOMMAN

Ankara yöresine özgü,kıymalı bir börek cinsi.:ENTEKKE

Ankara’da Anıtkabir’in bulunduğu tepenin eski adı.:RASATTEPE

Ankara’nın 14 km güney batısında,barındırdığı arkeolojik değerlerin yanı sıra Cumhuriyet tarihinin ilk Türk kazısı olması bakımından da büyük önemi olan yöre.:AHLATLIBEL

Ankara’nın 5 km kuzeyinde arkeolojik bir kazı alanı.:ETİYOKUŞU

Ankara’nın Ayaş ilçesinde bir kaplıca. : KARAKAYA

Ankara’nın Elmadağ ilçesine bağlı bir belde. : LALAHAN

Ankara’nın Kızılcahamam İlçesinde bir yayla. : ÜYÜCEK

Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde bir kaplıca.:SEY

Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde ulusal park kapsamına alınan orman alanı.:SOĞUKSU

Ankara’nın simgesi olan Hitit Güneşi (daha doğrusu Hatti Kursu) yapıtıyla tanınan,1905-1978 yılları arasında yaşayan heykelcimiz.:NUSRET SUMAN

Ankara’nın Sincan ilçesinde arkeolojik bir vadi.:ZİR

Ankara’nın su gereksinimini karşılayan barajlardan biri. : EĞREKKAYA

Anket. : SORMACA

Anlam bakımından birbirine bağlı iki dizeden oluşmuş şiir parçası.:BEYİT

Anlam bilim.:SEMANTİK

Anlama yeteneği. : İDRAK

Anlama,bilme,bilgi.:VUKUF

Anlama,kavrama.:FEHİM

Anlambilim.:SEMANTİK

Anlamış,aklı ermiş.:MÜDRİK

Anlamlı.:MANİDAR

Anlamsız ve saçma sapan konuşan.:YAVEGU

Anlamsız,saçma.:MALAYANİ

Anlamsız.:BİMANA

Anlaşılması güç ifade.:AĞDALI

Anlaşılmaz bir biçimde yüksek sesle bağırmak.: BÖĞÜRMEK

Anlaşılmaz,karışık. : MUĞLAK

Anlaşma,uyuşma. : ANTANT :İTİLAF

Anlatı türünde bir yapıtta yada tiyatro oyununda,ana olaya bağlı ikinci derecedeki olay.:OLUNTU

Anlatılanların hikmetli bir sözle son bulması.:EPİFONEM

Anlatılmak istenen şeyi söz arasında imalı olarak belli etme,açıkça söylememe.:TELMİH

Anlatışta düzgünlük.: FESAHAT

Anlayış,seziş,sezgi,zeka. : İZAN: FERASET : TELAKKİ

Anlayışlı,uyanık,zeki.:ZEYREK

Anlayışsız,ahmak,kalın kafalı.:GABİ

Anonagillerden,Amerika’nın tropikal bilgilerinde yetişen,iri ve lezzetli bir meyve.:KOROSOL

Anonim şirketlerde ortakların şirket sermayesine yaptıkları her türlü katkı.:APOR

Ansızın gelen bela,sıkıntı,felaket,uğursuzluk. : MUSİBET

Ansızın ve güçlü bir biçimde.:LARP

Ansızın,birdenbire,ani olarak. : NAGEHAN

Ansiklopedi.:BİLGİLİK
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

Re: Bulmaca Sözlüğü-(A-Z)

Mesajgönderen Maket » 16 Kas 2008 13:32

Ay ağılı,hale. :AYLA

Ay çiçeğine verilen bir başka ad.:GÜNEBAKAN

Ay gibi,güzel.:MEHVEŞ

Ay parçası,çok güzel kimse.:MEHPARE

Ay takviminde on birinci ay. : ZİLKADE

Ay takviminin yedinci ayı.:RECEP

Ay tutulması.:HUSUF

Ay ve Güneşin yer yuvarlağı üzerindeki çekim güçleri sebebiyle deniz yüzünde su düzeyinin alçalması,kabarması olayı.:GELGİT : MEDCEZİR

Ay yüzlü.:MAHPEYKER

Ayağa giyilen şeylerde ayak bileğinden baldıra doğru olan bölüm.:KONÇ

Ayağa kalkmak. : KIYAM

Ayağa vurulan halka,köstek,pranga.:BUKAĞI

Ayağı kayma, sürçme. : ZEL

Ayağı sakat olan kimse.:ÇOLPA

Ayağı sekili at.: ALABACAK

Ayağın üstündeki tümsek yer. : AĞIM

Ayağına çabuk,atik,çevik.:ÇALAK

Ayak bakımı.:PEDİKÜR

Ayak bastı parası. : KADEMİYE

Ayak bileği kemiği.:ŞEMİK

Ayak bilekliği.. : HALHAL

Ayak direme. : İNAT

Ayak takımı.: PARYA

Ayak topu. : FUTBOL

Ayak üzerindeki tümsek. :AĞIM

Ayak ve baldır kaslarının felcinden ileri gelen özel yürüyüş biçimi.:YORGALAMA

Ayak yolu deliğinden lağıma inen boru.:KUBUR

Ayak, adım. : KADEM

Ayakkabı altının topuğa rastlayan yüksek bölümü.:ÖKÇE

Ayakkabı bağı.:BAĞCIK

Ayakkabı boyama.:LOSTRA

Ayakkabı çekeceği. : KERATA

Ayakkabı kalıbının çapı. : LORTA

Ayakkabı tabanı,bavul,çanta yapımında kullanılan,büyükbaş hayvanların işlenmiş derisi.:KÖSELE

Ayakkabı üstüyle pençesi arasına konulan parça.:FORA

Ayakkabı yapıştırıcısı. : ÇİRİŞ

Ayakkabı, çanta yapımında kullanılan parlak deri.: RUGAN

Ayakkabıcılıkta kenar düzeltmek için kullanılan metal alet.:MAKİNETA

Ayakkabıcılıkta kullanılan küçük eğe.:LİMAKİ

Ayakkabıların altına çakılan demir.:NALÇA

Ayakkabının üstünden bacağın alt bölümüne değin sarılan , kumaş yada köseleden yapılmış bir tür tozluk. :.GETR

Ayakkabının altını kalınlaştırmak için yerleştirilen parça.: FİYAPA

Ayakkabının üst yüzünün ön tarafında dikişle ayrılan burun bölümü.:MASKARATA

Ayakkabının yumuşak olan üst bölümü. : SAYA

Ayaklar üzerine kurulan ve tahıl,fındık gibi ürünleri saklamaya yarayan Doğu Karadeniz yöresine özgü yapı tipi.:SERANDER

Ayaklı içki kadehi. : AYAĞ

Ayaklı,taşınır ocak.:MALTIZ

Ayaklık. : PEDAL

Ayaksız olduğu için yılan sanılan,solucanla beslenen bir tür kertenkele.:BABAKÖŞ

Ayakta duran, var olan : KAİM

Ayakta durma. : KIYAM

Ayakta durmak.:DİNELMEK

Ayancık ilçesinin eski adı. : İSTEFAN

Ayarı bozuk (para). : NASARA : NASERE

Aydın ilinde antik bir kent.:ALİNDA

Aydın ilinde antik bir kent.:NYSA

Aydın ilinde bir baraj.: MADRAN

Aydın ilindeki Dilek yarımadası ulusal parkının bir başka adı.:KALAMAKİ

Aydın ilindeki Gökbel Dağında antik bir Karya kenti.:GERGA

Aydın yöresinde, kadınların kına gecesi, düğün,bayram gibi özel günlerde başlarına örttükleri geniş örtüye verilen ad. : ULADA

Aydınlanma.:TENEVVÜR

Aydınlar sınıfı. Aydınların tümü:ENTELİJANSİYA

Aydınlatma, ışıklandırma. : TENVİR

Ayı yavrusu. : BADAR

Ayın etkisiyle huyunun değiştiği düşünülen kimse.:AYSAR

Ayın on dördü.:BEDİR

Ayın ve kimi yıldızların dolayındaki ışık çevresi. : AYLA

Ayıplanacak halde olan,rezil.:RÜSVA

Ayıraç.:MİYAR

Ayırıcı duvar,cidar.:ÇEPİÇ

Ayırmaç.:FARİKA

Ayırtman. : MÜMEYYİZ

Aykırı,uymaz.:MUGAYİR

Aylandız da denilen ve gölge ağacı olarak dikilen kötü kokulu bir ağaç. : KOKARAĞAÇ

Aymaz. : GAFİL

Ayna.:MİRAT

Aynada sır bozulmasından dolayı oluşan leke.:ÇİL

Aynı adı taşıyan ağacın kurutulmuş yapraklarından elde edilen,saç ve elleri boyamakta kullanılan toz.:KINA

Aynı adı taşıyan balıktan çıkarılan güzel kokulu,kül renginde bir madde.:AMBER

Aynı adı taşıyan otun saplarından veya çobanpüskülü kabuklarından çıkarılan yapışkan macun.:ÖKSE

Aynı adlı ağaçtan elde edilerek hekimlikte kullanılan bir madde. : KAFURU

Aynı adlı ağaçtan elde edilerek hekimlikte ve koku yapımında kullanılan bir reçine.:ASELBENT

Aynı adlı damarlarda dolaşan kanla,doku öğeleri arasında aracı görevi yapan,kan plazması ve lenfositten oluşan saydam,sarı renkte bir sıvı.:LENF

Aynı adlı karabiberden elde edilen bir tür içki. : KAVA

Aynı adlı keçiden elde edilen ince ve yumuşak yün. : TİFTİK

Aynı adlı tezgahta dokunan karmaşık desenli bir kumaş.:JAKAR

Aynı ahır adına koşan yarış atlarına verilen ad. : EKÜRİ

Aynı ailelerden iki erkeğin,birbirlerinin kız kardeşini alarak yaptıkları evlilik.:BERDEL

Aynı alanda iş yapan çeşitli ortaklıkların hisse senetlerinin bir denetim teşkilatına teslim edilmesi ve yönetimin bir teşkilatı yöneten gruba aktarılmasıyla oluşan,tekelci sermayedarlığa dayanan ortaklıklar birliği.:TRÖST

Aynı cinsten şeyler arasındaki ince fark.:NÜANS

Aynı dinin içinde bir takım yorum ve uygulama farklılıklarına dayanan,bazı ilkelerde birbirinden ayrılan,Tanrı’ya ulaşma ve onu tanıma yollarından her biri.:TARİKAT

Aynı düşüncede,aynı inançta olan,hemfikir. :OYDAŞ

Aynı düzeyde olan. : HEMZEMİN

Aynı isimli ağaçtan elde edilen,hekimlikte kullanılan,beyaz ve yarı saydam,kolaylıkla parçalanan,güzel kokulu bir madde.:KAFUR

Aynı isimli macunla bulanarak kuş tutmakta kullanılan değnek.:ÖKSE
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

Re: Bulmaca Sözlüğü-(A-Z)

Mesajgönderen Maket » 16 Kas 2008 13:33

Aynı işi yapan esnafın bulunduğu çarşı. : ARASTA

Aynı kimyasal özellikleri ve aynı atom numaralarını taşıyan elementlere verilen ad.:İZOTOP

Aynı meslekten olanların kurduğu örgüt.:LONCA

Aynı oranda aynı element oluşumunda ama farklı özellik taşıyan iki bileşikten biri.:İZOMER

Aynı rengin çeşitli tonlarıyla yapılan resim. : KAMAYÖ

Aynı soydan gelen hükümdarlar ya da ünlü kişiler. : HANEDAN

Aynı tiyatroda çalışan oyuncular topluluğu. : TRUP

Aynı tiyatroda çalışan oyuncular topluluğu.:TRUP

Aynı ünsüz veya aynı hecenin tekrarlanması. : ALİTERASYON

Aynı yere giden taşıt ya da yolcu topluluğu. : KONVOY

Ayrı cins, ayrışık. : HETEROJEN

Ayrı şirketlerin,bir malın üretiminde ya da satışında tekelci bir konum elde etmek amacıyla oluşturdukları birlik.:KARTEL

Ayrıca değerli taşlarla süslü olmayan , altın yada gümüşten yapılmış kuyumculuk işleri. :SADEKARİ

Ayrıca,özellikle,bilhassa.:HASSATEN

Ayrık,kural dışı,müstesna.:ŞAZ

Ayrılık acısı. : HİCRAN

Ayrılık şiiri.:FİRAKİYE

Ayrılış, ayrılık. : FİRKAT:FİRAK

Ayrılma. : İNFİRAK

Ayrılmış,dağınık. : MÜTEFERRİK

Ayrıntılar.: MÜFREDAT

Ayrıntıların ağır bastığı duvar panolarıyla tanınmış, 1927 de doğmuş seramik sanatçımız.:SADİDİREN

Ayrıntılarla ilgili,ayrıntı niteliğinde olan.:FERİ

Ayrıntılı deniz haritası.:PORTOLAN

Ayvalık ilçesindeki Cunda adasına verilen bir başka ad. : ALİBEY

Ayvalık ilçesindeki ünlü turistik tepe. : ŞEYTAN SOFRASI

Ayvalık yöresine özgü,bir tür kabak böreği.:KOLOÇİTHA

Az aydınlık yerlerde görememe biçiminde beliren göz hastalığı. : TAVUKKARASI

Az bulunan,eski,nadir.:TURFA

Az eğimli arazi.:BAYIR

Az kavrulmuş un ve tavuk eti dövülerek yapılan, pelte kıvamında yöresel bir yemeğe verilen ad.:HERİSE

Az miktarda.:CÜZİ

Az pişirilmiş yumurta. : ALAKOK

Az pişmiş et. : TATARİ

Az sözle çok şey anlatma. : İCAZ

Az yada çok kabarık enine fitillerle belirginleşen ipekli bir dokuma. : GROGREN

Azak eğeri,eğir gibi adlar da verilen ve kökü hekimlikte kullanılan otsu bitki.:HAZANBEL

Azalma,eksilme.:TENAKUS

Azalma. : FİRE

Azap.: EZİNÇ

Azar azar,yavaş yavaş.:PEYDERPEY

Azerbaycan halk edebiyatında yaygın bir mani türü. : BAYATI

Azerbaycan kökenli bir halk oyunu.:ARZUMANİ

Azerbaycan’ın başkenti.:BAKÜ

Azerbaycan’ın para birimi.:MANAT

Azerbaycanlı ünlü yazar.:ANAR

Azgın,kızgın hayvan.:AKUR

Azı dişi.:NAB

Azılı atlara takılan araç. : KANTARMA

Azılı atları zapt etmek için dillerini bastıracak biçimde yapılmış demir araç.:KANTARMA

Azınlık,azlık. : EKALLİYET

Aziz mezarı.:RAVZA

Aziz Nesin’in bir oyunu. : ÇİÇU

Aziz Nesin’in bir romanı. : SAÇKIRAN

Aziz Nesin’in filme de alınmış bir romanı.:ZÜBÜK

Azizlerin aktivitelerinin ve hayat hikayelerinin kaleme alınması.: HACİOGRAFİ: HAJİOGRAFİ

Azman bir midye çeşidi.:PİNES

Azmankaya da denilen bir balık.:TOKMAKBAŞ

Azmış yara.:BICILGAN

Azot ve hidrojen bileşimi olan,keskin kokulu bir gaz.:AMONYAK

Azotun bir başka adı. : NİTROJEN
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

Re: Bulmaca Sözlüğü-(A-Z)

Mesajgönderen Maket » 16 Kas 2008 13:41

Baba soyu.:NESEP

Baba,şeyh,önder. : BAB

Baba.:EB

Babanın kız kardeşi,hala anlamında yöresel bir sözcük.:EMETİ

Babanın kız kardeşi. : BİBİ

Babil mitolojisinde ateş perisi.:PAZUZU

Babil sürgününden sonra Yahudilerin çeşitli yabancı topraklara dağılması.:DİASPORA

Babillilerin en büyük tanrısı.:MARDUK

Babillilerin savaş tanrısı. : NİNURTA

Bacağın alt bölümünü ve ayakkabının üstünü örten,kumaş veya köseleden yapılmış bir tür tozluk.:GETR

Bacağın diz kapağından topuğa kadar olan bölümü.:İNCİK

Bacağın kalçadan dize kadar olan kısmı.:UYLUK

Bacaklara ayak bileğinden dize kadar dolanan ensiz ve uzun kumaş parçası.:DOLAK

Bacakları sımsıkı saran bir tür pantolon.:TAYT

Bacakların boydan boya yere değmesini sağlayacak biçimde ayrılmasına dayanan bale figürü.:EKAR

Bacaktaki iki sinire ve bunların ağrılı hastalığına verilen ad.:SİYATİK

Badem sübyesi.Bademden yapılan şerbet. : SOMATA

Bademli kek. : PRALİN

Badi. : ÖRDEK

Bafa Gölünün bir başka adı. : ÇAMİÇİ

Bağ bekçisi.:BAĞBAN

Bağ budamaya yarayan eğri bıçak. : TARA (TAHRA)

Bağ çubuğu,çalı çırpı.:ÇEPER

Bağ dokusunda oluşan irinli yaygın iltihap.:FLEGMON

Bağ kütüğü. : OMÇA

Bağ ve bahçe sulamak için açılmış su yolu,ark.:KARIK

Bağ ve bahçelerde ekilmek için ayrılmış toprak parçası,evlek. : MAŞALA

Bağ ya da bahçe kulübesi.:ALAK

Bağ yapraklarına dolanan asalak bitki. : EŞKİT

Bağ,bahçe gibi yerlerin çevresine çalı,kamış,ağaç gibi şeylerden çekilen duvar.:ÇİT

Bağ,bahçe ve bostanlarda sebze ve meyve dikmek için ayrılan parçalar.:MAŞALA

Bağa, tosun. : KELE

Bağan otu’nun zehiri. : AKONİTİN

Bağdaşık.:HOMOJEN

Bağdat’ın eski adı.:DARÜSSELAM

Bağıntı,görelik,izafet.:RÖLATİVİTE

Bağıntı.:KORELASYON

Bağır,sine,göğüs.:DÖŞ

Bağırış,çığlık.:SAYHA

Bağırma,haykırma.:RENİN

Bağırsak iltihabı.:ANTERİT

Bağırsak kurdu. : ASKARYAZ

Bağırsak solucanı. : ASKARİS.: ASKARİT

Bağırsak.:MİA

Bağırsaklar. : EMA

Bağırsakları tutan karın içi zarı. : MASARİKA

Bağırsakların iç yüzeylerinde bulunan pürtüklerin adı : TÜMÜR

Bağırsaktan yapılmış ameliyat ipliği.:KATGÜT

Bağış yapma : İRA

Bağış,vergi,ihsan.:MEVHİBE

Bağışıklık bilimi.:İMMÜNOLOJİ

Bağışlama.:GUFRAN

Bağlamaya benzer bir Yunan çalgısı. : BUZUKİ

Bağlamayı mızrap yerine parmaklarla çalmak.:ŞELPE

Bağlanmış ticaret eşyası.:BALYA

Bağlantı.:ANGAJMAN

Bağlaşık devletler.(1.Dünya Savaşında İttifak Devletleri). : DÜVELİ MÜTTEFİKA

Bağlayıcı,uyarlaç. : ADAPTÖR

Bağlı kılma,kısıtlama.:TAKYİT

Bağlı olan,bağlanmış.:MUKAYYET

Bağlı,bağlanmış.:MERBUT

Bağlılaşım. : KORELASYON

Bağlılık,izafet.:RÖLATİVİTE

Bağnaz. MUTAASSIP :
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

Re: Bulmaca Sözlüğü-(A-Z)

Mesajgönderen Maket » 16 Kas 2008 13:42

Bağnazlık.: TAASSUP

Bağsız ayakkabı.Kuzey Amerika Kızılderililerinin giydiği deriden yapılmış,tek parça ayakkabı.:MOKASEN

Bahar mevsimi.:REBİ

Baharat,ev ilaçları,gereçleri satan kimse yada dükkan.:AKTAR

Baharatlı sirkeye yatırılmış koyun etinden yapılan şiş.:ŞAŞLIK

Baharda çok erken çiçek açan ve eczacılıkta kullanılan soğanlı bir bitki.: KARDELEN

Baharda esen bir fırtına.:TURNAGEÇİDİ

Bahardan az önce,ilkin havada,sonra suda ve en sonra toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi.:CEMRE

Baharın ilk günü sayılan Martın yirmi birine rastlayan gün. :NEVRUZ

Baharlı bir bitki. : TERE

Bahçe çiti.:BARI

Bahçe içinde yapılmış süslü ev,kasır. : KÖŞK

Bahçe yada açık ağıl etrafındaki çit.:BARI

Bahçede yapılan büyük eğlence.:GARDENPARTİ

Bahçelerde yazın oturmak için yapılan kafes biçiminde kubbeli , üstü yeşilliklerle sarılan süslü çardak. : KAMERİYE

Bahçelerde çiçek dikmek için ayrılmış olan yer.:TARH

Bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen hep yeşil yapraklı bir çalı.:AKUBA

Bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen sarılıcı bir bitki. : AKASMA

Bahçelerde yetiştirilen çok kokulu karanfil ırkı.:RATAFYA

Bahçıvan,bağ bekçisi.:BAĞBAN

Bahreyn’in başkenti. : MANAMA

Bahreyn’in para birimi.:DİNAR

Bahreyn’in plaka işareti.:BRN

Bakar körlük. : AMOROZ

Bakara, rulet gibi bazı kumar oyunlarında kasaya karşı oynayan oyuncu. : PONT

Bakımsız bırakılmış bağ yada bahçe. :KELEME

Bakır kalay karışımı.: TUNÇ:BRONZ

Bakır taşı. : MALAKİT

Bakır,çinko,tunç yada topraktan yapılmış tek kulplu su kabı.:KİLDEN

Bakır,kalay ve çinkonun karışımından oluşan,kalıpla kolayca biçim verilen bir alaşım.:BRONZ:TUNÇ

Bakır,nikel ve çinkodan oluşan gümüş görünümünde bir alaşım.:FAKFON

Bakır’ın simgesi.:CU

Bakırcı örsü. : ZAVA

Bakırdan yapılma ve küre biçiminde bir tür davul. : TİMBAL

Bakırdan yapılmış nefesli bir çalgı.:OFİKLEİT

Bakırdan yapılmış,kulplu küçük kova.:BAKRAÇ

Bakırdan,çift dilli nefesli çalgı.:SARÜSOFON

Bakırın kullanılmaya başlamasıyla nitelenen tarih öncesi dönemi.:KALKOLİTİK

Bakışımsız.:ASİMETRİK

Baki olan yer,ahiret.:DARIBEKA

Bakir : ERDEN

Bakire kız. : AZRA

Bakla , fasulye , bezelye gibi taze sebzelerde , içinde tohumların sıralanmış bulunduğu kabuğa verilen ad. : BADIC

Bakla tanelerinin kabuğu soyulduktan sonra yapılan zeytinyağlı yemek.:FAVA

Baklagillerden bazı ağaçların kırmızı boya çıkarılan odunu.:BREZİL

Baklagillerden bir yem bitkisi. : MÜRDÜMÜK

Baklagillerden,bazı türleri hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan bir bitki.:KATIRTIRNAĞI

Baklagillerden,bazı türlerinden kitre denilen zamk çıkarılan,çok yıllık,dikenli bir çalı.:GEVEN:KEVEN

Baklagillerden,çiçekleri sarı ve bazı türlerine beyaz veya menekşe renginde,yaprakları akasya yaprağına benzeyen bir süs bitkisi. : MİMOZA

Baklagillerden,dokunulduğunda yaprakları pörsüyen bir bitki.:KÜSTÜMOTU

Baklagillerden,eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan,güzel bir süs ağacı.:ERGUVAN

Baklagillerden,hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki.:FİĞ

Baklagillerden,odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç.:BAKAM

Baklagillerden,sıcak bölgelerde yetişen,bir çok türü bulunan bir bitki.:SİNAMEKİ

Baklavalık yufkanın içine dövülmüş et,soğan,maydanoz ve baharat konarak hazırlanan bir tür börek.(Antakya yöresi).:SEMİRSEK BÖREĞİ

Baklavaya benzeyen bir tür hamur tatlısı.:SAMSA

Bakmak, beslemek, yetiştirmek. : ESERMEK

Bakraç,kova.:HELKE

Bakraç.:CİNGİL

Bakraç.:DEBBE

Bakterilerin çomak biçiminde ince uzun olan türü.:BASİL

Bal : ASEL

Bal alırken takılan başlık. : GÖZENE

Bal konulan ufak tekne.:ŞAFUL

Bal koymaya yarayan tekne. : LAZA

Bal mumuna veya parafine batırılmış fitil. : ŞAMA

Bal özelliği,bal niteliği. : ASELİYET

Bal özü. : NEKTAR

Bal özü.:NEKTAR

Bal peteği. : DALAK

Bal peteğini andıran bir tür dikiş büzgüsü.:BALGÜMECİ

Bal renginde olan.:ASELİ

Bal ve sirke karıştırılarak yapılan şerbet.:SİRKENCEBİN

Bal, yoğurt koymaya yarayan tahta kova. : KÜLEK

Balalaykaya benzeyen Türk halk çalgısı.:ÇARTA

Balçık. : ALEKA

Balçıktan yapılan ve dikine duran sandık biçimindeki tahıl ambarı. PETEK

Balda ve bir çok meyvede bulunan bir tür şeker.Meyve şekeri.:LEVİLOZ

Balede kullanılan bir dans figürü. : EKAR

Balerinlerin giydiği eteklik.:TÜTÜ

Balgam taşı.:ONİKS

Balı alınmış petek. : KAVARA

Balık adam.:DALGIÇ

Balık ağlarının alt ve üst yanlarına geçirilen keçi kılından yapılmış ip.:FARİL

Balık avcılığında gırgır ve benzeri ağlarda ağırlık olarak kullanılan delikli mermer taş.:AYAKTAŞI

Balık avlamak ya da yük taşımakta kullanılan büyük kayık. : ALAMANA

Balık kılçığı. : ÇOPRA

Balık salamurası.:LAKERDA

Balık yumurtası ile yapılan meze. : TARAMA

Balık.:MAHİ

Balıkçı kayıklarının balıkları çevirmek için denize fırdolayı ağ salmaları.:VOLİ

Balıkçıların ateşbalığı avlarken üzerinde çıra ve funda yaktıkları ızgara.:ÇIRAMOZ

Balıkçıların denizde sığlıkları belirtmek için kullandıkları işaretlerin her biri. : KERTERİZ

Balıkçıların kullandığı ağ kepçe.:ÇOLUN

Balıkçıların, balıkları çevirmek için kayıklarla denize fırdolayı ağ salmaları. : VOLİ

Balıkçıların,ateş balığı avlarken üzerinde çıra ve funda yaktıkları ızgara : ÇIRAMOZ

Balıkçıların,tuttukları balıkları içine attıkları sepet.:ÇAVELA : ÇAVALYE

Balıkesir yöresine özgü bir halk oyunu.:NİNNARE

Balıkesir’de doğal güzelliğiyle ünlü bir şelale. : SÜTÜVEN

Balıkesir’in Bandırma ilçesine bağlı bir belde.:EDİNCİK

Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı,etnografya müzesiyle tanınmış köy. :TAHTAKUŞLAR

Balıkesir’in eski adı.:KARESİ

Balıkesir’in Gönen ilçesinde bir kaplıca.:EKŞİDERE

Balıkesir’in İnegöl ilçesi yakınlarındaki ünlü kaplıca. : OYLAT

Balıkesir’in Sındırgı ilçesi yakınlarındaki ünlü kaplıca. : EMENDERE

Balıkesir’in Sındırgı ve Bigadiç yörelerindeki dağ köylerinde geleneksel el tezgahlarında dokunan yün halılara verilen ad.:YAĞCIBEDİR

Balıkesir’in Susurluk ilçesinde bir kaplıca.:KEPEKLER

Balıklarda sırt yüzgeci.:YELE

Balıkların iste kurutularak yapılan pastırması. : LİKORİNOZ

Balıkların sürü halinde geçeceği yerlere ağlarla kurulan geniş ve sabit bir tuzak türü.:DALYAN

Balıkların tuzlaması.:ANÇÜEZ (ANÇUVEZ)

Balina.:FALYANOS

Balinanın ağzında, üst çenede yer alan boynuzsu madde. : FANON

Balkanlarda yaygın olan bir Hıristiyan mezhebi.:BOGOMİLİZM

Balkanların Türkleşmesinde büyük emeği geçen ünlü Bektaşi Şeyhi.:OTMAN BABA

Balla hazırlanan bir hamur tatlısı. : ZULUBYA

Ballıbabagillerden,Akdeniz çevresinde kuru yerlerde yetiştirilen,uyarıcı ve yara sağaltıcı olarak kullanılan bitki,duvar sedefi.:DALAKOTU

Ballıbabagillerden,çiçeği bahar gibi kullanılan kokulu bir bitki.:KEKİK

Ballıbabagillerden,güzel kokulu bir bitki.:YARPUZ

Ballıbabagillerden,kokulu bir bitki.:KEKİK

Balmumuna ya da parafine batırılmış fitil.: ŞAMA

Baltabaş karagöz”, “Tahta balığı” da denilen bir Akdeniz balığı. : SARGOS

Baltalama.:SABOTE

Bambu saplarından yapılmış.:HEZARAN

Bamya,semizotu,patates,ıspanak,kabak gibi sebzelerle yapılan zeytinyağlı bir yemek.:ÇİPOHORTA

Bandırma açıklarında 1944 yılında batan Türk yolcu gemisi.:TRAK

Bangladeş’in başkenti.:DAKKA

Bangladeş’in para birimi. : TAKA

Bankacılıkta bir hesaptan başka bir hesaba para aktarılması.:VİRMAN

Bankacılıkta elde bulunan para.:EFEKTİF

Bankacılıkta faizin başlangıç tarihine verilen ad. : VALÖR

Bankacılıkta kullanılan,borsada kota alabilmek için gerekli asgari şirket sermayesi veya pay.:LOT

Bankada bulunan paranın faiziyle veya sahibi bulunduğu değerli kağıtların geliriyle yaşayan kimse.:RANTİYE

Bankada hesabı olanlara gönderilen, ödeme ya da çekme bildirir mektup. AVİ

Bankalar arası işlemlerde bir gecelik faiz uygulaması.:REPO

Bankalar arasında çeşitli paralar için ön mutabakat ve emaneten satışla sağlanan takas işlemi.:SWAP

Bankaya yatırılan paraya uygulanacak olan faizin başlama tarihini belirten terim.:VALÖR

Bantlarla süslenmiş bir tür kumaş.: ELİFİ

Banyo sırasında su içinde basınçlı hava ile yapılan masaj.:HİDROJET BANYO

Banyo temizlik aracı. : KESE

Barbunyaya benzer bir balık.:TEKİR
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

Re: Bulmaca Sözlüğü-(A-Z)

Mesajgönderen Maket » 16 Kas 2008 13:42

Barbunyaya benzer bir balık.:TEKİR

Barbut oynatılan yer,kahve,kumarhane.:BİTİRİM

Bardağa benzeyen küçük kulplu su kabı. : MAŞRAPA

Barınak : MELCE

Barındırma. : İBATE

Barış.:HAZAR

Bartın ilinde doğal güzelliğiyle tanınmış bir yayla.:ULUYAYLA

Bartın iline özgü,mısır unuyla yapılan bir tür çorba.:PUMPUM

Bartın ilinin Karadeniz kıyısında turistik bir kumsal. : İNKUM

Bartın Küre Dağları Milli Parkı’nda, mağaralarıyla ünlü bir kanyon. : ARIT

Bartın’ın Amasra ilçesinde bir mağara.:KUŞYAKASI

Barut vb. patlayıcı maddeleri ateşlemek için kullanılan kapsül.:FÜNYE

Baryum’a benzeyen,radyoaktif alkali toprak metali. : RADYUM

Baryumun simgesi : BA

Bas notalarının üstüne akortlarını belirten rakam koymak.:RAKAMLAMAK

Bası ölçer. : MANOMETRE

Basıcı,yayıncı. : EDİTÖR

Basık ve geniş. : YAYVAN

Basık,yassı.:PAT

Basım evinde harfleri dizen ve satırları blok durumunda döken dizgi makinesi. : LİNOTİP

Basım.:EDİSYON

Basımcılık. : TABAAT

Basımcılıkta harflerin büyüklük ve küçüklüklerine göre aldığı ad. : PUNTO

Basımda,baskı işinde kullanılan metal,vb bir maddeden yapılmış harf,rakam veya başka işaret kalıpları.:HURUFAT

Basımevlerinde dizilmiş harfleri iyice yerleştirmek için üzerlerine vurmaya yarar takoz.:TAKATUKA

Basıölçer.:MANOMETRE

Basiret.Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği.: SAĞGÖRÜ

Basit yapılı hayvan. :POLİP

Basketbol ile hentbolun karışımı olan, 4 kız ve 4 erkek oyuncudan oluşan spor dalı. : (COFFBALL) KOFFBOL

Basketbolda hatalı yürümeye verilen ad.: STEPS

Basketbolda hücum çizgisinin ortasında oynayan oyuncu. Basketbolda hücum oyuncusu:PİVOT

Baskı yoluyla teksir için kullanılan,girintili çıkıntılı metal veya mukavva kalıp,baskı kalıbı.:MATRİS

Baskıdaki renkli ve gri değerlerin değişik tonlarda görünebilmesi için oluşturulmuş küçük noktacıklar.:TRAM

Baskın. : DOMİNANT

Basmakalıp söz. : KLİŞE

Basra Körfezi’nde ve Kızıldeniz’de kullanılan bir çeşit yelkenli tekne. : SAMBUK : ZAMBUK

Basra körfezinde çalışan eski bir deniz teknesi. : BAGALA

Basra Körfezinde ve Kızıldeniz’de kullanılan bir tür tekne.:ZAMBUK

Basur. : HEMOROİT

Baş bodoslaması omurga hattına dikey olarak çelik lamadan yapılmış gemi.:BALTABAŞ

Baş çevresine yerleştirilen ince şerit biçimindeki taç.:DİADEM

Baş çoban: EKE

Baş dönmesi. : VERTİGO

Baş garson.:METRDOTEL

Baş giysilerinde çene bağı. :SAKANDIRIK

Baş kilise.:KATEDRAL

Baş örtüsü olarak kullanılan bir tür ipekli dokuma. : VALA

Baş örtüsü,çarşaf,atkı.:BÜRGÜ

Baş örtüsü,yazma.:DOLAK

Baş örtüsü,yemeni.:YAZMA

Baş örtüsü,yün atkı.:LEÇEK

Baş örtüsü.:EŞARP

Baş parmak ve serçe parmağı uzaklığı. : KARIŞ

Baş tarafı balta ağzı gibi düz olan gemi.: BALTABURUN

Baş ve kanatları kartal,gövdesi aslan biçiminde mitolojik yaratık.:GRİFON

Başa dert açacak karışık durum.:ÇAPANOĞLU

Başa örtülen bir tür şal. : ALAVURA

Başa takılan elmas yada altın iğne.:GELGEL

Başak durumundaki çiçekleri kırmızı veya mor renkli,hayvanlara yem olarak yetiştirilen çayır bitkilerine verilen genel ad.:YONCA

Başak iğnesi de denilen bir işleme türü.:ROKOKO

Başak toplama. : LİKAT

Başakla karışık iri saman. : KESMİK

Başarı,başarma. : MUVAFFAKİYET

Başarısız. : RATE

Başı değişik biçimlerde bağlamak için kullanılan verev katlanmış büyük mendil. : BANDANA

Başı pullu,boyu 2 m kadar olan,zehirli ve tehlikeli bir yılan.:OKYILANI

Başı su altında tutarak yüzmeyi sağlayan soluk alma borusu.:ŞNORKEL

Başı ve kıçı çok yuvarlak gulet tipinde Hollanda yelkenlisi.:GALYOT

Başı yuvarlak,kıçı aynalı Karadeniz yapısı bir yelkenli. : GAGALI

Başıboş bırakılmış at veya eşek.:YILKI

Başıboş gezen hayvan sürüsü.:ÖREK

Başıboş hayvan.:YONT

Başıboş hayvanların salındığı çayırlık.:HAYMANA

Başıboş,bir baltaya sap olamamış,apaş,serseri.:HAYTA

Başın çevresine çember gibi dolanıp bağlanan bağ.:ÇATKI

Başına bir kötülük,felaket gelmiş olan.:MUSAP

Başına eklendiği sözcüğü olumsuz yapan Arapça önek.:LA

Başını dik tutup herkese yüksekten bakan kimse.:EKİNİTİ

Başıyla kanat ve kuyruk uçları aynı renkte olan güvercin. : MAĞ

Başka insanların davranışlarını olumlu yada olumsuz biçimde yargılamakta kullanılan ölçütler bütünü. : AHLAK

Başka bir adı da Peygamber Çiçeği olarak bilinen,botanikte (Cephalaria Syriaca) olarak tanımlanan,orta Anadolu’da tarlalarda yetişen çiçekleri mavimsi renkte bir yıllık bir bitki.:BELEMİR

Başka bir manzume örnek alınarak aynı ölçü ve aynı uyakla yazılan manzume.:NAZİRE

Başka kimse, başkası. : GAYR

Başka,fazla. : MAADA

Başka,öteki,diğer.:ÇİR

Başka.:ÖZGE

Başkaları.:AĞYAR

Başkalarının hakkını aramayı,korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse. : AVUKAT

Başkalarının sırtından geçinen kimse. : ASALAK

Başkalarının sırtından geçinen,asalak,tufeyli.:EKTİ

Başkalarının yazılarından bölümler,şiirlerinden dizeler alıp kendininmiş gibi gösterme.:İNTİHAL

Başkalaşım. : METAMORFOZ

Başkanlık. : RİYASET

Başkasının adına gezerek satıcılık yapan kimse. : TABLAKAR

Başkasının buyruk ve dileklerini yerine getiren,söz tutan.:ESLEK

Başkasının işine karışan.:HERZEVEKİL

Başkasının yaptığı deyim ve davranışları anlamsız olarak yinelemek. : EKOLALİ

Başkasının yaptığı hareket ve davranışları anlamsız olarak tekrarlama,yansıca.:EKOPRAKSİ

Başkasının yerine kullanılabilen,yedek.:ERZATZ

Başkırdistan Özerk Cumhuriyeti’nin başkenti. : UFA

Başkomutan.: MİR

Başla birlikte yüzü,ağzı kapatan örtü.:YAŞMAK

Başlama,başlangıç.:BİDAYET

Başlangıcı olmayan, öncesiz. : EZELİ

Başlangıcı olmayan,eski,ezeli.:KADİM

Başlangıç,bir şeyin çıktığı yer,köken,kaynak.:MENŞE

Başlangıç,önsöz.:DİBACE

Başlangıç.:İPTİDA

Başlangıç.:MEBDE:MEBADİ

Başlıca belirtisi kısa,çabuk,değişken güçte irade dışı hareketler olan bir hastalık.: KORA

Başlıca kuvars,feldspat ve moskofcamından oluşan açık renkte bir tür magma taşı. :PEGMATİT

Başlıca malzemesi deniz yosunu olan Japon yemeği.:ASAKUSANORİ

Başlıca üyesi Fransız yazar Jules Romains olan ve toplumun ortak bilincini dile getirmeyi amaçlayan edebiyat akımı.:ÜNANİMİZM

Başlıca, temel niteliğinde olan. : ASAL

Başlık. : SERPUŞ

Başlık.:KAPÜŞON

Başörtüler.:MAKANİ

Başörtüsü olarak kullanılan bir tür ipekli dokuma. : VALA

Başpiskopos.:ARŞEVEK

Başsağlığı dileme. : TAZİYE

Başta kösele olmak üzere bronz,alçı,tahta gibi çeşitli malzemeler kullanarak gerçekleştirdiği soyut anlayıştaki yapıtlarıyla tanınmış heykelcimiz.:KORAY ARİŞ

Başta,kaslarda,eklemlerde ağrılar yapan,vücutta kızıl lekeler gösteren,ateşli ve salgın bir hastalık.:DANG

Baştan ayağa./Baştanbaşa. : SERAPA

Baştan savma,üstünkörü.:YALAPŞAP

Başvurulması gereken kaynak.:REFERANS

Başyapıt.:ŞAHESER

Bataklık gazı. : METAN

Bataklık. Küçük su birikintisi,gölcük. : AZMAK

Bataklık.:AYNAZ

Bataklıklarda yaşayan iri bir kuş. : BALABAN

Batı Afrika da bir ırmak. : OTİ

Batı Afrika kıyılarında esen çok kuvvetli fırtına.:TORNADO

Batı Afrika ormanlarında,Gine ile Liberya arasında yaşayan,türleri içinde en iyi konuşan gri papağan.:JAKO

Batı Afrika’da yetiştirilen ve fasulyeye benzeyen bir börülcenin yerli adı.:NİEBE

Batı Akdeniz Bölgesinde yetişen bir tür meşe,mantar meşesi.:SEZÜ

Batı Anadolu’da Lidya bölgesinde eskiçağ kenti. : SART

Batı Anadolu’nun orta kesimindeki antik bölge.:LİDYA

Batı Asya da yaşayan Türk soylu bir halk. : AZERİLER

Batı Avrupa’da Ortaçağ’da kale kapılarının savunulması için yapılan küçük kule.:BARBAKAN

Batı Endonezya’ya ait, doğusu ise bağımsız bir devlet olan ada. : TİMOR

Batı Hindistan’da eski bir Hindu devleti. : KAÇ

Batı Karadeniz Bölgesi’ndeki Küre Dağları’nın orta kesiminde yer alan bir dağ. : YARALIGÖZ

Batı Karadeniz bölümünde, Cide’nin güneyinde kireç taşları içinde oluşmuş, iki katlı kolay girilebilen kesimi 150 metre kadar uzunlukta mağara. : ILGAR İNİ

Batı Karadeniz’deki Küre dağlarında bir kanyon.:ŞEHRİBAN

Batı Karadeniz’e özgü,genellikle 12 Martta görülen şiddetli fırtına.:HUSUM

Batı Kenya’da yaşayan ve nilot dili konuşan 300.000 nüfuslu halk. : NANDİLER

Batı mimarlığı ve dekoratif sanatlarında 18.yy da ortaya çıkan stilize deniz kabuğu, çakıl taşı ve sarmal motiflere verilen ad. : ROKAY

Batı müziğinde bir nota çeşidi.:TABLATURA

Batı müziğinin şan tekniğinden yararlanarak geliştirdiği özgün bir üslupla halk türkülerini yorumlamasıyla tanınmış müzik sanatçımız.:RUHİ SU

Batı Nijerya’da yaşayan Yorubalar arasında yaygın dinsel hareket.:ALADURA

Batı Pasifik Adaları ve Avustralya’da yaşayan bir kuş. : BALKUŞU

Batı Samilerin en önemli tanrısı.:BAAL

Batı Samoa’nın başkenti. : APİA

Batı Samoa’nın para birimi.:TALA

Batı toplumunda dördüncü derecede bir soyluluk. :KONT

Batı Toroslar’ın ve dolayısıyla Beydağları’nın en yüksek noktası. : KIZLARSİVRİSİ

Batı ülkelerinde Vikont ile şövalye arasında soyluluk unvanı.: BARON

Batı’da “Geber” adıyla bilinen ve Arap kimya biliminin babası sayılan, VIII. Yüzyılda yaşamış ünlü simyacı. : CABİR

Batı’da “Avicenna” olarak bilinen, ünlü İslam filozofu ve hekimi. : İBNİ SİNA

Batık durumunda alacaklıların,alacaklarının belli bir plana göre almaları için aralarında yaptıkları sözleşme,iflas anlaşması. : KONKORDATO

Batılı tacirlerin,ticaret için geldikleri Osmanlı limanlarında gümrük dışında ödemek zorunda kaldıkları her şey için kullandıkları deyim.:AVANİ

Batma,kaybolma,sönme.:ÜFUL

Batman’ın Hasankeyf ilçesini sular altında bırakacak olan baraj.:ILISU

Batmış olan nesnenin yerini ve durumunu akustik dalgalarla belirleyen sistem.SONAR

Bayağı, sıradan. : ADİ
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

Sonraki


Benzer Başlıklar

BULMACA SORUSU
Forum: Bilmeceler ve Zeka Soruları
Yazar: MARCOS37
Cevaplar: 2
Bulmaca...
Forum: Genel ve Muhabbet
Yazar: elma
Cevaplar: 4
kare bulmaca
Forum: Forum Oyunları ve Yarışmaları
Yazar: serki
Cevaplar: 40
Öğrenci Sözlüğü
Forum: Mizah & Geyik
Yazar: KARAŞIN
Cevaplar: 42
Bilmece Bulmaca
Forum: Bilmeceler ve Zeka Soruları
Yazar: Maket
Cevaplar: 0

Dön Bilmeceler ve Zeka Soruları

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir