Zaman: 06 Eyl 2010 11:47

Arkası Yarın Hikayeler

Başınıza gelmiş; duyduğunuz veya hayal ettiğiniz efsaneler, hikayeler. Hayal gücümüzü biraz zorlamaya ne dersiniz...

Moderatörler: baharyeli, SüperMod

Arkası Yarın Hikayeler

Mesajgönderen bilginsan » 23 Åžub 2009 19:32

Susmuş kalmıştım... Dünyanın sonu gelmiş olsa kaçacak bir delik bile arayamayacak kadar isteksizdim de.
Bu isteksizliğin beni ne kadar akıllı yaptığını düşündüm. Dünyanın sonu geliyorken yaşlısı genci zengini fakiri çığlıklar içersinde bunun ne kadar saçma olduğunu düşünemeyecek kadar çaresiz ve beyhude sığınacak bir yer arayacaklardı. Oysa ben zaten yorgundum, teslim bayrağımı açmış oturduğum bu banktan sonumun gelmesini bekleyecektim ve boş yere bir daha yorulmayacaktım. Derken bir ayakkabı boyacısı ayakkabılarımın boyanması gerektiğini ihbar etti. Neden, kirli ayakkabılarımla ölemez miydim sanki? Adam gitmiyordu yaşamamı istiyordu.
Eğer yaşayacaksam ayakkabılarım temiz olmalıydı. Kesinlikle bu adam herşeyden habersizdi ya da haberi vardı da çaresizlik onda pozitif etki yapıyordu.Deprem esnasında sallanan evinin duvarını boyamaktan vazgeçmeyecek kadar hayata pozitif bakıyordu. Belki de evet şimdilik beni de kapsayan hayatın içindeki herşeyle dalga geçerek dairenin içinde kalmaya çalışıyordu...
@ANSEV@
Kullanıcı avatarı
bilginsan
Forum Altın Başı
Forum Altın Başı
 
Mesajlar: 807
YaÅŸ: 32
Kayıt: 19 Kas 2003 20:13
Konum: TÜRKİYE
Teşekkür edildi: 1
Teşekkür alındı: 3 kere forum 3 Mesajlar

Mesajın sahibi: bilginsan
Altda listelenen kullanıcılar bu başlığa teşekkür ettiler.

serdaris

Re: Arkası Yarın Hikayeler

Mesajgönderen lord23 » 23 Åžub 2009 23:07

Çok karamsar bir ruh hali bu. :? Kendi örneğiyle: sanki depremi yaşamış, enkazın altında kalmış ve hala canlı olan hafızasında hatırladıklarıyla bir şeyler kuruyor gibi.

Her ÅŸeye raÄŸmen hayat devam ediyor. :)
"Vatandaş Türkçe Konuş!"
Kullanıcı avatarı
lord23
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 3450
YaÅŸ: 23
Kayıt: 25 Tem 2006 13:35
Teşekkür edildi: 73
Teşekkür alındı: 29 kere forum 21 Mesajlar

Re: Arkası Yarın Hikayeler

Mesajgönderen bilginsan » 24 Åžub 2009 19:57

(2)
Belki de evet şimdilik beni de kapsayan hayatın içindeki herşeyle dalga geçerek dairenin içinde kalmaya çalışıyordu...Benimle dalga geçmesine izin vermemeliydim.
---Duvarla tavan birleşimini bir türlü düzgün yapamayacaksın. dedim.
Dedim mi acaba beni duydu mu? Yine mi içimden mırıldanıyordum sesim çıkmıyormuydu hala?
Adamın yüzüne bakıyordum o da şaşkındı. Ama sanki bir şeyler anlamıştı.
---Aman hocam ben işimin ustasıyım yılardır bu işi yapıyorum, dalgalı bir denizde vapurun içinde olsak dahi çoraplarını kirletmem dedi. Pişkince güldü. Dişleri sapsarıydı ve olmayanları da sırıtıyordu onunla beraber.Beni anlamamıştı buna sevinmiştim. Ama ben onun gibi gülemiyordum.
Ayakkabımı sandığına uzattım büyük bir ciddiyetle boyamaya başladı, bir yandan da türkü söylüyordu. Kendi yapabileceği işleri başkasına yaptırmak insana gizli ya da aşikar bir haz verir. İşimizi bir başkasına yaptırarak ondan üstün olduğumuzu hissetmek. Ev de her gün yemek pişiren ev kadınları belki de aşağılanmaktan bıktıkları için lokantaya gitmeye can atarlardır. Gidip başkası tarafından hizmet görülmek. Bu çok önemli değildi yanlış bir düşünce de olabilirdi ilerlemekten vazgeçtim. Bencil biri olduğumu söyleyenlere inat boyacı adamın hayatını düşünmeye karar verdim. Bir sigara yaktım ona da uzattım kulağının arkasına yerleştirdi. Onun hayatına girmeliydim üstelik ona hiç soru sormadan. Hedefi günde 30 ayakkabı boyamaktı bu şekilde rahatça geçinir giderdi. Akşama eve gider karısının yaptığı yemekleri yer varsa dır dır dinler bir çay içer Tv izler yorgunluk çayı hesap kitaptan sonra yatardı. İrili ufaklı 4 tane çocuğu vardı, 2 si kız 2 si erkek. Onların okul masrafları daha çok ayakkabı boymasını gerektiriyordu. Çocuklarını zorunlu öğretimden sonra okutamayacaktı şanslı olan bir sanat sahibi olacak kızlarda hayırlı bir koca bulup bir aile kuracaklardı. Türküsünün tam ortasında evlimisin dedi?
--Yok dedim evli deÄŸilim. Sen?
--Ben de evli değilim, yaş kırka dayandı ama bir türlü nasip olmadı. dedi. Bu onu bayağı üzüyordu anlaşılan. Ben de üzülmüştüm daha az önce 4 tane çocuğunun olduğunu evde yemek pişiren karısını hayal ederken şimdi bu zavallı adamı akşam tek başına yalnız bir odada yatıracaktım. Darmadağınık evinin içinde kirli çamaşırlar kirli tabaklar içinde kendi de kirli boyacı adam.
--yolculuk nereye?
O an saatime baktım, rahatladım daha otobüsün kalkmasına vardı. O arada soruya cevap vermek istemedim. Ben de nereye gittiğimi bilmiyordum aslında rüzgar nerden eserse oraya gidiyordum.
--Küçükken boyacı olmayı mı hayal ediyordun dedim. Biraz morali bozulur gibi oldu.
--Beyim benim gibilerin hayali olmaz dedi, tekrar kendini iÅŸine verdi.
Sonra biraz daha kısık sesle
--Aslında hayalim benim de vardı ama boşver dedi.
Onu aşağılamak istememiştim. Sadece onu anlamadan onun hakkında bir hayat hikayesi yazmanın yanlış olacağını anlamıştım ve soru sormam gerekiyordu. Bir insan hayallerine ulaştığı kadar mutludur o yüzden hayalini merak etmiştim mutluluk derecesini kavramak için. Devam etti
--Ben hayallerime ulaşamadığım için zaman zaman üzülürüm, ama eminim ki hayallerine ulaştıkları halde mutsuz mutsuz gezen bir çok insan var.
İstemsizce gülümsedim. Bu adam beni yalanlayıp duruyordu. boş bir adama benzemiyordu onun hakkında daha dikkatli düşünmem lazımdı. Hayatın anlamı ne diye sorsam mıydı acaba? Hiç gerek yoktu.Vereceği cevap benim hayatımı değiştirecek anlamlı kılacak değildi. Zaten işi de bitmek üzereydi.
@ANSEV@
Kullanıcı avatarı
bilginsan
Forum Altın Başı
Forum Altın Başı
 
Mesajlar: 807
YaÅŸ: 32
Kayıt: 19 Kas 2003 20:13
Konum: TÜRKİYE
Teşekkür edildi: 1
Teşekkür alındı: 3 kere forum 3 Mesajlar

Re: Arkası Yarın Hikayeler

Mesajgönderen aysera » 26 Åžub 2009 13:44

Takipteyim.. :büyütec:
Æyse®æ

ES.
BİB®
Kullanıcı avatarı
aysera
Editör
Editör
 
Mesajlar: 7279
Resimler: 1
YaÅŸ:
Kayıt: 06 May 2004 14:29
Konum: KeLiMeLeR
Teşekkür edildi: 35
Teşekkür alındı: 30 kere forum 24 Mesajlar

Re: Arkası Yarın Hikayeler

Mesajgönderen bilginsan » 28 Åžub 2009 16:15

aysera yazdı:Takipteyim.. :büyütec:
Teşekkürler [8D] .

İstemsizce gülümsedim. Bu adam beni yalanlayıp duruyordu. boş bir adama benzemiyordu onun hakkında daha dikkatli düşünmem lazımdı. Hayatın anlamı ne diye sorsam mıydı acaba? Hiç gerek yoktu.Vereceği cevap benim hayatımı değiştirecek anlamlı kılacak değildi. Zaten işi de bitmek üzereydi.

(3)

Bir insanı tanımaya çalışırken bile kendimizi mi düşünüyorduk? Benim bu adama verebileceğim şey 2 tl. onun bana verdiği ise boyalı bir ayakkabı mıydı sadece?
---Kaç lira borcumuz?
--- Ne verirsen ver önemli değil dedi.
Bu bir hizmet sunan insandan duymak istediğim en güzel şeydi. Fiyatı üzerinde etiketli malları satan tüccarlardan ve ticarethanelerden farketmeden ne kadar da nefret ettiğimi hissettim. Hayat bir ticarethane ve herkes birer tüccar olmuştu modern toplumda. Nerdeyse haftanın her günü ve günün 20 saati çalışan insanlardık. Ne için? Modeli daha yüksek bir araba için, cep telefonu için, bilgisayar için, misafir odası için, perde için,kariyer için, deniz kenarında bir ev için. Eski Roma'da koskoca adamlar tıka basa çeşitli yemeklerden yedikten sonra boğazlarına kaz tüyü sokup midelerindekini boşaltırlarmış ki daha başka şeylerden de tadabilsinler. Bu gün de sürekli yeni modellere yönelişimiz buna ne kadar benziyor daha yenilerini gördükçe elimizde bulunan eskiler! midemizi bulandırıyor. Ve büyük adamların çalıştırdığı mühendisler insanları tüketime özendirebilmek için ve daha ne kadar çok tahrik edebiliriz diye durmadan çalışıyorlar. Ya kendini pazarlayan insanlar. Boyalar, parfümler, tahrik edici giysiler. Sadece adı konmamış bir fahişelik. İnsanlığa hizmet ediyorlar !İnsan artık insan olarak görülmüyor o artık nasıl kazıklarım, sömürürüm diye bakılan bir potansiyel.
Dolayısıyla bir dükkana gittiğinizde satıcının memnuniyeti sattığı eşyanın bizim işimize yarıyacak olması değil. Onun memnuniyeti o malı satmış olmak ve kar elde etmekten başka hiçbirşeydir. Zırt pırt bizi arayan bankalar bizi ne kadar düşündükleri için mi arıyorlar? Elbette hayır.

"Ne verirsen ver" Güzel bir melodinin en güzel nakaratıydı. Hiç bitmesindi. Bu ayakkabı boyacısı ayakkabılarımın parlaklığını gördüğünde benden çok mesut olmuştu. Ve vereceğim para ona asla bu lezzeti taddıramazdı eminim. O an ona oracıkta yıllardır hasretini çektiğim bir dost gibi sarılmak ve bir daha ayrılmamak istedim. Beraber bir çay içmek için ikna ettim. İşte Salih'le ilk defa o zaman tanıştık. Salih'e paragöz insanları şikayet ettim, gözleri uzaklara dalıp bana Doktor İsmet Efendi den bahsetti.

--Ben rahmetli İsmet Abi'nin yanında yıllarca çalıştım, muayenesinin temizliğini ve daha bir çok işini yaptım.
Onu sevmeyen yoktu, cenazesinin görecektin ki ne kadar seveni olduğunu o zaman daha iyi anlardın. İsmet Abi fakir gördüğü kimselerden çok cüzi bir miktar ücret alır, kiminden ise almazdı bile. Hani nerdeyse muayene ücreti alırken yüzü kızarırdı. Çok ufak bir muayeneden bile yüklü miktar para alan ve yıllarca okudukları için buna hakları olduğunu iddia eden meslektaşlarına çok kızardı. Elbette sadece onlara kızmazdı hastalara da kızdığı olurdu. O kadar zengin oldukları halde muayene ücreti vermek istemeyen zengin insanlardan nefret ederdi ama yine de en iyi şekilde tedavi etmeye gayret gösterirdi. İsmet abi paraya tamah etmediği halde fakirde değildi lüks olmasa da bir evi ve arabası vardı. Ve onun yanında çalışırken kazandığım para ile ben de küçük de olsa bir ev aldım. Bana vereceği parayı kısıp ya da hastalarından aldığı parayı artırıp kendine yeni bir ev araba ne bilim yat alabilirdi ama ben ev almaya muvaffak olduğumda kendi almış kadar sevindi. Onun yanında çalıştığım, ben buna ona hizmet ettiğim günler demek istiyorum, hayatımın en güzel günleriydi. Ve vefat ettiğinde babamın ölümüne üzüldüğüm kadar üzüldüm. Bu işimi kaybettiğimden dolayı değil böyle değerli bir insanı kaybetmiş olmaktan duyduğum teessürdü. Ondan sonra yanında çalıştığım insanlarla asla anlaşamadım. (Gülümseyerek) Belki de hayattaki en büyük hatam onunla çalışmaya başlamak oldu ki ondan sonra asla birinin yanında çalışmak istemedim...Gördüğün gibi ayakkabı boyuyorum ama kendi işimi yapıyorum bir patronum yok...
@ANSEV@
Kullanıcı avatarı
bilginsan
Forum Altın Başı
Forum Altın Başı
 
Mesajlar: 807
YaÅŸ: 32
Kayıt: 19 Kas 2003 20:13
Konum: TÜRKİYE
Teşekkür edildi: 1
Teşekkür alındı: 3 kere forum 3 Mesajlar

Re: Arkası Yarın Hikayeler

Mesajgönderen baharyeli » 02 Mar 2009 10:12

izliyorum. :gul:
15 Oca 1962 - 04 May 2007

Ölümsüz Editör! Seni hep yaşatacağız...

BİB®
Türk insanı para gibidir;
ışığa tut, içinde
Atatürk yoksa sahtedir.
Kullanıcı avatarı
baharyeli
Editör
Editör
 
Mesajlar: 17431
YaÅŸ:
Kayıt: 28 Ara 2004 11:59
Konum: Bursa
Teşekkür edildi: 69
Teşekkür alındı: 45 kere forum 32 Mesajlar

Re: Arkası Yarın Hikayeler

Mesajgönderen bilginsan » 06 Mar 2009 18:38

Teşekkürler baharyeli... Hikayemiz sürecek; kahramanlar şu an susmuşlardı ve ufuğa bakıyorlardı ::):
@ANSEV@
Kullanıcı avatarı
bilginsan
Forum Altın Başı
Forum Altın Başı
 
Mesajlar: 807
YaÅŸ: 32
Kayıt: 19 Kas 2003 20:13
Konum: TÜRKİYE
Teşekkür edildi: 1
Teşekkür alındı: 3 kere forum 3 Mesajlar



Benzer Başlıklar


Dön Efsaneler ve Hikayeler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir