Zaman: 20 Nis 2014 18:50

TÜRK DESTANLARI !!! (Her Gün 1 Tane)

  
Başınıza gelmiş; duyduğunuz veya hayal ettiğiniz efsaneler, hikayeler. Hayal gücümüzü biraz zorlamaya ne dersiniz...

Moderatörler: baharyeli, SüperMod

TÜRK DESTANLARI !!! (Her Gün 1 Tane)

Mesajgönderen jumaru » 14 Ara 2004 21:53

DEDE KORKUT DESTANLARI
DUHA KOCA OĞLU DELİ DUMRUL DESTANI

Bilgi:Oğuzların, akkoyunluların hayatını, savaşlarını destansı biçimde anlatan dede korkut kitabı; 12 destandan,destansı hikayeden oluşmaktadır. Biri dresden de biri vatikanda olmak üzere 2 yazması bulunmaktadır. 15. yy da yazıya geçirildiği söylenmektedir. Her hikayenin sonunda kopuzuyla dedem korkut, korkut ata ortaya çıkar, şiirler söyler, dua eder. dedekorkut hikayelerinin büyük türk destanı oğuznamenin bir parçası olduğu görüşü benimsenmiştir. Aşağıda 12 hikayeden birini yazacağım.

*****Meğer Han'ım, Oğuzda Duha koca oğlu deli dumrul derlerdi bir er var idi. Bir kuru çayın üstüne bir köprü yaptırmıştı. Geçeninden otuz üç akçe alırdı, geçmeyeninden döve döve kırk akçe alırdı. Bunu niçin böyle ederdi? Onun için ki benden deli, benden güçlü er varmıdır benimle savaşsın der idi. Benim erliğim,bahadırlığım, kahramanlığım, yiğitliğim Rum'a(Anadoluya), Şama gitsin, ün salsın der idi.
Meğer bir gün köprüsünün yanında bir bölük oba konumuştu. O obada bir iyi, güzel yiğit hasta düşmüştü. Allahın emriyle o yiğit öldü. Kimi oğul diye, kimi kardeş diye ağladı. O yiğit üzerine dehşetli kara feryat koptu.
Ansızın Deli Dumrul dört nala yetişti. Der: Bre kavatlar ne ağlıyorsunuz,benim köprümün yanına bu gürültü nedir,niye feryat ediyorsunuz? dedi. Dediler:Han'ım bir güzel yiğidimiz öldü, ona ağlıyoruz,dediler. Deli Dumrul der: Bre yiğidinizi kim öldürdü? Dediler:Vallah bey yiğit,Allah taala'dan buyruk oldu, al kanatlı azrail o yiğidin canını aldı. Deli Dumrul der: Bre, Azrail dediğiniz ne kişidir ki adamın canını alıyor,ya kadir Allah; birliğin varlığın hakkı için Azrail'i benim gözüme göster,savaşayım,çekişeyim,mücadele edeyim,güzel yiğidin canını kurtarayım, bir daha güzel yiğidin canını almasın, dedi. Çekildi döndü, Deli Dumrul evine geldi. Hak taala'ya Dumrul'un sözü hoş gelmedi. Bak bak, bre deli kavat benim birliğimi tanımıyor,birliğime şükür kılmıyor, benim ulu dergahımda gezsin benlik eylesin, dedi. Azrail'e buyruk eyledi kim ya Azrail, var ve o deli kavatın gözüne görün, benzini sarart dedi, canını hırıldat al, dedi.
Deli Dumrul kırk yiğit ile yiyip içip otururken ansızın Azrail çıka geldi. Azraili ne çavuş gördü,ne kapıcı. Deli Dumrul'un gözü görmez oldu,tutar elleri tutmaz oldu. Dünya alem Deli Dumrul'un gözüne karanlık oldu. Çağırıp Deli Dumrul söyler, görelim Han'ım ne söyler:

Bre ne heybetli ihtiyarsın
Kapıcılar seni görmedi
Çavuşlar seni duymadı
Benim görür gözüm görmez oldu
Tutar benim ellerim tutmaz oldu
Titredi benim canım cuşa geldi
Altın kadehim elimden yere düştü
Ağzımın içi buz gibi
Kemiklerim tuz gibi oldu
Bre sakalcığı akça ihtiyar
Gözceğizi fersiz ihtiyar
Bre ne heybetli ihtiyarsın söyle bana
Kazam belam dokunur bugün sana

dedi. Böyle deyince Azrail'in hiddeti tuttu:

Bre deli kavat
Gözümün fersiz olduğunu ne beğenmiyosun
Gözü güzel kızların gelinlerin canını çok almışım
Sakalımın ağardığını ne beğenmiyorsun
Ak sakallı kara sakallı yiğitlerin canını çok almışım
Sakalımın ağarmasının manası budur

dedi. Bre deli kavat övünüyordun : Al kanatlı Azrail benim elime geçse,öldüreydim, güzel yiğidin canını onun elinden kurtarayım diyordun. Şimdi bre deli geldim ki senin canını alayım, verir misin yoksa benimle cenk edermisin? dedi. Deli Dumrul der:Bre, al kanatlı azrail sen misin? dedi. Evet benim, dedi. Bu güzel yiğitlerin canını sen mi alıyorsun? dedi.Evet, ben alıyorum,dedi. Bre Azrail, ben seni geniş yerde istiyordum,dar yerde iyi elime girdin değil mi, dedi. Ben seni öldüreyim, güzel yiğidin canını kurtarayım, dedi.
Kara kılıcını sıyırdı eline aldı. Azrail'e çalmaya hamle kıldı. Azrail bir güvercin oldu,pencereden uçtu gitti. İnsanoğlunun ejderhası Deli Dumrul,eline eline çaldı, kah kah güldü. Der:Yiğitlerim Azrailin gözünü öyle korkuttum ki geniş kapıyı bıraktı dar bacadan kaçtı, madem ki benim elimden güvercin gibi kuş oldu uçtu, bre ben onu bırakırmıyım doğana aldırmayınca, dedi.
Kalktı atına bindi,doğanını eline aldı,ardına düştü. Bir iki güvercin öldürdü. Döndü,evine geliyorken Azrail atının gözüne göründü. At ürktü Deli Dumrul'u kaldırdı yere vurdu. Kara başı bunaldı,darda kaldı. Ak göğsünün üstüne Azrail basıp kondu. Demin mırıldanıyordu, şimdi hırıldanmaya başladı.

Bre Azrail aman
Tanrının birliğine yoktur güman
Ben seni böyle bilmezdim
Hırsız gibi can aldığını duymazdım
Tepesi büyük bizim dağlarımız olur
O dağlarımızda bağlarımız olur
O bağların kara salkımlı üzümü olur
O üzümü sıkarlar al ğarabı olur
O şaraptan içen sarhoş olur
Şaraplıydım duymadım
Ne söyledim bilmedim
Beylikten usanmadım yiğitliğe doymadım
Canımı alma Azrail medet

dedi. Azrail der:Bre kavat bana ne yalvarıyorsun, Allah taala'ya yalvar, benim de elimde ne var, ben de bir emir kuluyum,dedi. Deli Dumrul der:Peki ya can veren, can alan Allah Taala mıdır? Evet odur,dedi. Döndü Azrail'e, peki ya sen eylemekli belasın, sen aradan çık, ben Allah taala ile haberleşeyim,dedi. Deli Dumrul burada söylemiş, görelim han'ım ne söylemiş:

Yücelerden yücesin
Kimse bilmez nicesin
Güzel Tanrı
Nice cahiller seni gökte arar yerde ister
Sen bizzat müminlerin gönlündesin
Daim duran cebbar Tanrı
Baki kalan settar Tanrı
Benim canımı alacaksan sen al
Azrail'e almaya bırakma.

dedi. Allah taala'ya Deli dumrul'un sözü burada hoş geldi. Azrail'e nida eyledi ki madem deli kavat benim birliğimi bildi, birliğime şükür kıldı, ya Azrail, Deli Dumrul can yerine can bulsun, onun canı azat olsun, dedi. Azrail Der: Bre Deli Dumrul Allah taalanın emri böyle oldu ki, Deli Dumrul can yerine can bulsun, onun canı azat olsun dedi. Deli Dumrul der: Ben nasıl can bulayım,yalnız, bir ihtiyar babam,bir ihtiyar anam var, gel gideyim,ikisinden biri belki canını verir, al,benim canımı bırak,dedi.
Deli Dumrul sürdü babasının yanına geldi. Babasının elini öpüp söylemiş, görelim han'ım ne söylemiş:
Der:

Ak sakallı aziz izzetli canım baba
Biliyor musun neler oldu
Küfür söz söyledim
Hak Taalaya hoş gelmedi
Gök üzerinde ak kanatlı Azrail'e emreyledi
Uçup geldi
Benim akça göğsümü bastırıp kondu
Hırıldatıp tatlı canımı alır oldu
Baba senden can dilerim verirmisin
Yoksa oğul Deli Dumrul diye ağlarmısın

Baba der:
Oğul oğul ay oğul
Canımın parçası oğul
Doğduğunda dokuz erkek deve kestiğim aslan oğul
Penceresi altın otağımın kabzası oğul
Kaza benzer kızımın gelinimin çiçeği oğul
Karşı yatan kara dağım gerek ise
Söyle gelsin Azrail'e yaylası olsun
Soğuk soğuk pınarlarım gerek ise
Ona içme olsun
Tavla tavla atlarım gerek ise
Ona binek olsun
Katar katar develerim gerek ise
Ona yük taşıyıcı olsun
Ağıllarda akça koyunum gerek ise
Kara mutfak altında onun şöleni olsun
Altın gümüş para gerek ise
Ona harçlık olsun
Dünya tatlı,can aziz
Canımı kıyamam belli bil
Benden aziz benden sevgili anandır
Oğul anana var

dedi.Deli Dumrul babasından yüz bulamayıp sürdü anasına geldi. Der:

Ana biliyor musun neler oldu
Gökyüzünden al kanatlı Azrail uçup geldi
Benim akça göğsümü bastırıp kondu
Hırıldatıp canımı alır oldu
Babamdan can diledim ama vermedi
Senden can dilerim ana
Canını bana verir misin
Yoksa oğul Deli Dumrul diye ağlarmısın
Acı tırnak ak yüzüne çalar mısın
Kargı gibi saçını yolar mısın ana

dedi. Anası burada söylemiş, görelim han'ım ne söylemiş:

Anası der:
Oğul oğul ay oğul
Dokuz ay karnımda taşıdığım oğul
On ay deyince dünya yüzüne getirdiğim oğul
Dolma beşiklerde beklediğim oğul
Dolu dolu ak sütümü emzirdiğim oğul
Akça burçlu hisarlarda tutulaydın oğul
Pis dinli kafir elinde esir olaydın oğul
Altın akçe gücüne dayanarak seni kurtaraydım oğul
Yaman yere varmışsın,varamam
Dünya tatlı,can aziz
Canımı kıyamam belli bil

dedi,anası da canını vermedi. Böyle deyince Azrail geldi Deli Dumrul'un canını almaya. Deli Dumrul der:
Bre Azrail aman
Tanrının birliğine yoktur güman

Azrail der: Bre deli kavar daha ne aman diliyorsun, ak sakallı babanın yanına vardın can vermedi, ak bürçekli * yanına vardın can vermedi, daha kim verecek, dedi. Deli Dumrul der: Hasretlim vardır,buluşayım, dedi. Azrail der: Bre deli hasretlin kimdir? Der: El kızı helallim var, ondan benim iki oğlancığım var, emanetim var, ısmarlayacağım onlara,ondan sonra benim canımı alasın,dedi.
Sürdü helallisinin yanına geldi,der:

Biliyor musun neler oldu
Gökyüzünden ak kanatlı Azrail uçup geldi
Benim beyaz göğsümü bastırıp kondu
Benim tatlı canımı alır oldu
Babama ver dedim can vermedi
Anama vardım can vermedi
Dünya şirin can tatlı dediler
Şimdi
Yüksek yüksek dağlarım sana yaylak olsun
Soğuk soğuk sularım sana içmek olsun
Tavla tavla koç atlarım sana binek olsun
Penceresi altın otağım sana gölge olsun
Katar katar develerim sana yük taşıyıcı olsun
Ağıllarda beyaz koyunum sana şölen olsun
Gözün kimi tutarsa
Gönlün kimi severse
Sen ona var
İki oğlancığı öksüz koyma

dedi. Kadın burada söylemiş, görelim han'ım ne söylemiş:

Der:

[color=red]Ne diyorsun,ne söylüyorsun
Göz açıp da gördüğüm
Gönül verip sevdiğim
Koç yiğidim şah yiğidim
Tatlı damak verip öpüştüğüm
Bir yastıkta baş koyup emiştiğim
Karşı yatan kara dağları
Senden sonra ben neylerim
Yaylar olsam benim mezarım olsun
Soğuk soğuk sularını
İçer olsam benim kanım olsun
Altın akçeni harcar olsam benim kefenim olsun
Tavla tavla koç atını
Biner olsam benim tabutum olsun
Senden sonra bir yiğidi
Sevip varsam,beraber yatsam
Alaca yılan olup beni soksun
Senin o namert anan baban
Bir canda ne var ki sana kıyamamışlar
Arş şahit olsun, sekizinci kat gök şahit olsun
Yer şahit olsun,gök şahit olsun
Kadir Tanrı şahit olsun
Benim canım senin canına kurban olsun

dedi,razı oldu.
Azrail hatunun canını almaya geldi. İnsanoğlunun ejderhası eşine kıyamadı. Allah taala'ya burada yalvarmış,görelim nasıl yalvarmış:
Der:
[color=red]
Yücelerden yücesin
Kimse bilmez nicesin
Güzel Tanrı
Çok cahiller seni gökte arar yerde ister
Sen bizzat müminlerin gönlündesin
Daim duran cebbar tanrı
Ulu yollar üzerine
İmaretler yaptırayım senin için
Aç görsem doyurayım senin için
Çıplak görsem donatayım senin için
Alırsan ikimizin canını beraber al
Bırakırsan ikimizin canını beraber bırak
Keremi çok kadir Tanrı

dedi. Hak Taala'ya Deli Dumrul'un sözü hoş geldi. Azrail'e emreyledi: Deli Dumrul'un babasının, anasının canını al, o iki helalliye yüz kırk yıl ömür verdim, dedi. Azrail de babasının, anasının derhal canını aldı. Deli Dumrul yüz kırk yıl daha eşiyle ömür sürdü.
Dedem Korkut gelip destan söyledi,deyiş dedi. Bu destan Deli Dumrul'un olsun, benden sonra alp ozanlar söylesin, alnı açık cömert erenler dinlesin,dedi.
Dua edeyim han'ım: Yerli kara dağların yıkılmasın. Gölgeli koca ağacın kesilmesin. Taşkın akan güzel suyun kurumasın. Kadir tanrı seni namerde muhtaç etmesin. Ak alnında beş kelime dua kıldık, olsun kabul. Derlesin toplasın günahınızı, adı güzel Muhammed'e bağışlasın
Han'ım hey!......
- Why ?

- Why Not..
Kullanıcı avatarı
jumaru
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 1944
Yaş: 31
Kayıt: 14 May 2004 13:14
Konum: Muğla
Teşekkür edildi: 0
Teşekkür alındı: 3 kere forum 1 Mesaj

Mesajgönderen Morpheus » 14 Ara 2004 22:07

Taşınmıstır....

Tşkler Jumaru devamını bekliyoruz...Sayende Destanlarımızda hatırlamıs oluruz
Ve Morpheus Gider!..


Kullanıcı avatarı
Morpheus
Yeni üye
Yeni üye
 
Mesajlar: 0
Resimler: 8
Yaş: 35
Kayıt: 09 Mar 2004 11:41
Konum: Gidişin Son Perdesi
Teşekkür edildi: 0
Teşekkür alındı: 0 kere forum 0 Mesaj

Mesajgönderen oceangirl » 15 Ara 2004 15:11

Devamını bekliyoruz jumaru tşk
Herkez cennete gitmek ister fakat kimse ölmek istemez
Kullanıcı avatarı
oceangirl
O Buraların Adamı
O Buraların Adamı
 
Mesajlar: 134
Yaş: 30
Kayıt: 23 May 2004 15:41
Konum: İstanbul
Teşekkür edildi: 0
Teşekkür alındı: 0 kere forum 0 Mesaj

Mesajgönderen jumaru » 15 Ara 2004 15:14

MARAŞ DESTANI

30 Ekim 1918 Mondros'tan sonra önce İngilizler sonra da Fransızlar tarafından işgal edilen şehirlerimizden biri de Maraş'tı. 7 den 77 ye silahlanarak işgal kuvvetleriyle savaştı. 11 Şubat 1920'de işgalcileri topraklarından kovan ilk şehrimizdir. 1973 yılında TBMM'nce 'Kahraman' ünvanı verildi.

Maraş da derler Maraş,ey koca Maraş
Yastığı kutnu da döşeği kumaş
Yün yorgan altında can veren kardaş
Öldü diye haber edin sılama sılama

Maraş'ın dağları bozdur ormandır
Görünüyor bizim dağlar dumandır
Gayrı bizim kavuşmamız güman'dır
Öldü diye haber edin sılama sılama

Maraş'ın içinde bir çeşme akar
İçerim içerim ciğerim yanar
Şimdi garip anam yollara bakar
Öldü diye haber edin sılama sılama

Anama da söyleyin atımı satsın
Sıhhiyeler gelsin yaramı sarsın
Nişanlım güzeldir kardaşım alsın
Kardeşim almazsa da dostlara kalsın

Anama söyleyin damda yatmasın
Oğlum gelir deyi ümit etmesin
N'etmeli,n'etmeli ağam n'etmeli
Otomatiklere carcor yetmedi

Atımı bağladım delikli taşa
Yavrumu çaldırdım alıcı kuşa
Ölümü kaldırın koca Maraş'a
Vurun arkadaşlar ben yaralıyım

Kara taş içinde kaldı mezarım
Çeteler bozuldu sersem gezerim
Yılanı koydular dar bir torbaya
Vurun arkadaşlar namus günüdür

Fransız da derki bu nasıl uşak
Elinde filinta belinde kuşak
Sabahlara kadar durman vuruşak
Vurun arkadaşlar namus günüdür

Sürerim sürerim gitmez kadana
Fransız kurşunu geçmez adama
Kara haber verin anama
Geçiyor ikindi oluyor akşam

Kılınç Ali de der ki gelsin göreyim
Üç kızımın birisini vereyim
Kemal Paşa'ya da bir tel yazayım
Analar da böyle bir yavru beslemiş*

Şairi bilinmiyor

*Ahmet Şükrü Esen:Anadolu Destanları. Ankara 1991,ss 130-131
- Why ?

- Why Not..
Kullanıcı avatarı
jumaru
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 1944
Yaş: 31
Kayıt: 14 May 2004 13:14
Konum: Muğla
Teşekkür edildi: 0
Teşekkür alındı: 3 kere forum 1 Mesaj

Mesajgönderen Morpheus » 16 Ara 2004 15:22

Bak bu Maraş desatanını bilmiyodum..eyw Jumaru
Ve Morpheus Gider!..


Kullanıcı avatarı
Morpheus
Yeni üye
Yeni üye
 
Mesajlar: 0
Resimler: 8
Yaş: 35
Kayıt: 09 Mar 2004 11:41
Konum: Gidişin Son Perdesi
Teşekkür edildi: 0
Teşekkür alındı: 0 kere forum 0 Mesaj

Mesajgönderen jumaru » 16 Ara 2004 15:38

CUMHURİYET DESTANI

Cumhuriyet dönemi şairlerinden,halk şiiri tarzında şiir yazan Mehmet Çakırtaş'ın(1918-1990) bu destanı Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunu ve yükselişini anlatmaktadır.

Erler bayrak bayrak geçiyordu ordu
Bu çağlar eseri Cumhuriyet'in.
Kahraman Mehmet'i bir cihan gördü.
Tanrı'dır rehberi Cumhuriyet'in.

Çelikten tankları yürüyen kaya,
Nasip değil bu çağ başka bir soya.
Yurdumda sıralı okullar oya,
Her biri bir teri Cumhuriyet'in.

Göller kurutuldu,sazlık köklendi.
Demiryolu kentten kente eklendi.
Cihana örnektir bu Türkler,dendi.
Açtı çiçekleri Cumhuriyet'in.

Fabrika kuruldu,raylar döşendi.
Göklerimiz uçaklarla kuşandı.
Bu devir cidalsiz,gamsız yaşandı.
Ne mutlu kaderi Cumhuriyet'in.

Arkadaş ileri, daim ileri
Türk olan kalır mı bu çağda geri!
Toprağa karışsın alnımın teri,
Nurlansın seheri Cumhuriyet'in.

Bir çatan olursa bize felekten,
Elenir, kılıçtan geçer elekten,
Tığ gibi Mehmetler kinli yürekten
Aşılmaz siperi Cumhuriyet'in.

Yeşerdi yaylalar,açtı nergisler
Parladı süngüler,dağıldı sisler.
Uğruna ölmeyi gönlüm hevesler
Al açsın günleri Cumhuriyet'in.

Yamandır erimiz hesaba gelmez,
Arslan gibi Türkiye'nin insanı,
Bu millet ölür de azaba gelmez
Kanımız kevseri Cumhuriyet'in.

Aşık Mehmet destanını bitirsin,
Rüzgar olup ilden ile götürsün,
Övünsün bu millet saltanat sürsün
Bulunmaz benzeri Cumhuriyet'in. *

*Kemal Zeki Gencosman: Türk Destanları, ss.647-648.
- Why ?

- Why Not..
Kullanıcı avatarı
jumaru
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 1944
Yaş: 31
Kayıt: 14 May 2004 13:14
Konum: Muğla
Teşekkür edildi: 0
Teşekkür alındı: 3 kere forum 1 Mesaj

Mesajgönderen jumaru » 18 Ara 2004 20:40

MANAS DESTANI

Kırgız türklerinin, kökeni 995 yılına kadar inen büyük milli destanıdır. Kahraman Manas'ın hayatını,savaşlarını,Kırgızların bağımsızlık mücadelelerini konu almaktadır. Manas'ın 40 yiğidi birer Türk boyunu temsil etmektedir. Bu yönüyle destan bütün Türk dünyasını ilgilendirmektedir. Manas destanı, yaklaşık 1 milyon! mısradan oluşmaktadır. 42 varyantı derlenmiştir. İlyada ve Odissea dan 20 kat büyüktür! Dünyanın en uzun destanıdır. İçinde 5000 kadar kişi ve yer adı, 300 kadar hayvan adı geçmektedir.
Manas destanı,'Manascı' denilen kırgız halk sanatçılarınca kopuz(bağlama) eşliğinde söylenir. Manascılar küçük yaştan itibaren eğitilerek yetiştirilir. Manas destanını söylemek bir sanat kabul edilmiştir.
UNESCO,1995 yılının bütün dünyada Manas'ın 1000. yılı olarak kutlanmasını karar almıştır.
Aşağıda bu destandan 2 küçük parça veriyorum.


Cakıp Han, doğan oğlunun adını
Dört ulu peygambere
'Manas' koydurdu
Dört peygamber onu kucakladı.
Peygamberler çocuğu sınadı
Yarkent'ten gelen yedi elçi
Yemeği övüp yiyip gitti.
'Manas obur çıkacak' deyip gitti
Çin'den gelen kırk elçi
Yemeklerden bol yiyip gitti.
'Manas Çinlileri kıracak' deyip gitti.
Nogay'dan gelen on elçi
Oturup eti yiyip gitti
'Manas korkunç olacak' deyip gitti.
Bu baybiçe Çıyrıçı
Manas'ı alaca beşiğe yatırdı.
Manas'ı hızır korudu.
Manas yar kenarında kundaklandı.
Kafir ile müslüman
Manas'ın methini duydu.
Manas gülmeye başladı.
Manas beşikte yatarken konuştu:
'Ak sakal babam Cakıp Han,
Müslüman yolunu açacağım,
Kafirin malını saçacağım,
Kafiri sürerek çıkartıp,
Müslümana necat salacağım!'
..........................................................
Ben,bahadır Manas,
Karlı dağlarda yatıp mal buldum.
Kanıkey mutlu yaşasın diye,
Buzlu yamaçlara yatıp mal buldum.
Fukaram mesut yaşasın diye,
Kayalardan at sürüsü aldım,
Kırk yiğidim de mutlu olsun diye.'

Düzyazı Manas Destanı'ndan Bir Bölüm

Manas aksakallıları,akıllıları,kırk yiğidini ve komutanlarını bir araya getirip danıştı.
-Tekes Han ve Orgo Han'ı daima bize karşı kışkırtan Akun Handır. Keng Çüy'den Altaylıları kovup,topraklarına sahiplenmişti. O toprakları geri alalım.
Manas,altı yiğidi ile yollara bakıp geldikten sonra şöyle dedi.:
-Binbaşı,bölüklere ayrılıp ayrı ayrı yürüyelim. Boşuna kırılmayalım.
Bölüklerin başına Kökçö,Urbu ve Kırgıl seçildi.
Manas,idaresi altındaki ordusunu çukur ya da düzlüklere yaklaştırmadan, dağ geçidinden değil,dağ sırtından geçerek,kimsenin yürümediği yollardan gününden evvel Akun Han'ın şehrine ulaştı.
Akun Han'ın büyük ordusu düşmanın önünü kesmek için çoktan tedbir almıştı.
Savaş,erkek dövüşüyle başladı. Nice erkeklerin kanı aktı,nice yiğitlerin kelleleri uçtu.
Er Manas, Kalmuk bahadırı Tulus ile karşılaştı. Tulus yaygara eden gürültücü biriydi:
-Arslanın değil,Tanrı olanın gelsin Kırgız! Dersini verip kökünü kurutacağım,göğe baktırıp inleteceğim! Son sözünü söyleyiver,Tulus'un kahramanlığını anlat halkına! diye bağırdı.
-Başa bela Tulus'un mızrak kullanmada usta olduğunu duymuştum. Ona Manas'tan başkası mukavemet edemez,dedi Bakay, Akbalta'ya danışarak.
-Bahadır,ona kendin git, dedi Akbalta. Kız Saykal ile yapılan karşılaşmadan sonra Manas'ı dövüşlerde pişsin, Han oldum diye bahadırlığı unutmasın,diye düşünüyordu Akbalta.
Tulus,gök demirden zırh giyinmişti, değişik bir kalkanı vardı,elinde gök mızrağını,öküzün beli gibi yayını aldı.Kaplan gibi heybetle atını mahmuzladı.
Manas,Akkula atına binip, butuna ayakkabısını geçirdi, belinde kılıcı sallanıp, baltası parlıyordu. O, ak sungur kuşu gibi bağırarak alana girdi.
-Manas denen sen misin? Başını koparacağım! Ecelini ben getireceğim! Ezerim seni! diye haykırarak Tulus gürzü Manas'a vurdu.
Çevik er Manas, Tulus'un vurduğu gürze kalkanıyla karşı koydu.Öfkelenen Masan yaygaracı bahadır Tulus'un,Açalbars ile sağ elini kesti,kaçmak isterken de baltasıyla vurdu.
Kalmuk ve Çinlilerin on iki pehlivanı sinirlenip haykırarak Manas'ı kuşattılar.
Her iki tarafın askerleri alana girdiler.
Kıyasıya dövüş ve kıyasıya öldürüş iki gün iki gece sürdü. Kırgızlar, Akun Han'ın askerlerini toz dumana katarak sonunda yok ettiler.
Yenildiğini anlayan Akun Han,askerlerini,karargahını bırakıp kaçtı. Manas, Akkula atına kamçı vurup Akun Han'ın peşinden gitti. Beyaz alınlı,sivri kulaklı,kasırga gibi hızlı koşan Akkula,Akun Han'ın atına yetişti. Bahadır Manas,yetişir yetişmez mızrak savurdu. Arkasından yetişen kırk yiğidin biri olan Aynakul, Akun Han'ın başını kılıçla uçurup sırlı mızrağının başına geçirdi ve Han'ın merakla bekleyen ordusunun karşısına gelip fırlattı.
-Kırgızlarla dövüşmek isteyen düşmanın sonu işte budur! diye haykırdı Aynakul. Askerler tamamen teslim oldu.
-Bizim düşmanımız Akun Han idi! Zafer ve şeref bizimdir! Yeter! İhtiyarlara dokunmayınız!
Manas,askerlerini Akun Han'ın şehrine sokmadı, malına mülküne dokundurmadı.
Bahadır Manas'ın hedefi alevke idi.
-Elinin körü Alevke! Bir an gelir, Tanrım el verir! Atalarımın intikamını alırım! Andıcan'ı kurtarırım! Dünyayı başın yıkarım! diye kin besliyordu.
Altay'a, mavi bayraklı kalabalık ordu girdi. Çalınan zurna,dağları sarsıyordu. Bu Bahadır Manas'ın,avuluna zaferle döndüğünün ihtişamı,işareti idi.*

*Manas Destanı:Keneş Yusupov-Fikret Türkmen-Alimcan İnayet, TTK basımevi, Ank.1995, ss.79-81.
- Why ?

- Why Not..
Kullanıcı avatarı
jumaru
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 1944
Yaş: 31
Kayıt: 14 May 2004 13:14
Konum: Muğla
Teşekkür edildi: 0
Teşekkür alındı: 3 kere forum 1 Mesaj

Mesajgönderen melekyildiz » 19 Ara 2004 10:19

Satuk Buğra Han Destanı



Hz. Muhammed kanatlı atı Burak'ın sırtında göklere yükseldiği "Mirâc Gecesinde" gök katlarında kendinden önceki peygamberleri görür. Bunlar arasında birini tanıyamaz ve Cebrail'e bunun kim olduğunu sorar. Cebrail : " Bu peygamber değildir. Bu sizin ölümünüzden üç asır sonra dünyaya inecek olan bir ruhtur. Türkistan'da sizin dininizi yayacak olan bu ruh "Abdülkerim Satuk Buğra Han" adını alacaktır." Hz. Muhammed yeryüzüne döndükten sonra hergün islâmiyeti Türk ülkesine yayacak olan bu insan için dua etti. Hz. Muhammed'in arkadaşları da bu ruhu görmek istediler. Hz. Muhammed dua etti. Başlarında Türk başlıkları bulunan silâhlı, kırk atlı göründü. Satuk Buğra Han ve arkadaşları selâm verip uzaklaştılar. Bu olaydan üç asır sonra Satuk Buğra Han, Kaşgar Sultanının oğlu olarak dünyaya geldi. Satuk Buğra Hanın doğduğu gün yer sarsılmış, mevsim kış olduğu halde bahçeler, çayırlar çiçeklerle örtülmüştü. Falcılar bu çocuğun büyüyünce müslüman olacağını söyleyerek öldürülmesini isterler. Satuk Buğra Hanı, annesi : " Müslüman olduğu zaman öldürürsünüz." diyerek ölümden kurtarır.

Satuk Buğra Han 12 yaşında arkadaşlarıyla birlikte ava çıkmağa başlar. Avda oldukları günlerden birinde kaçan bir tavşanın arkasından hızla koşarken arkadaşlarından uzaklaşır. Kaçan tavşan durur ve bir ihtiyar insan görünümü kazanır. Satuk Buğra Han'ın sonradan Hızır olduğunu anladığı bu yaşlı kişi ona Müslüman olmasını öğütler ve islâmiyeti anlatır. Satuk Buğra, Kaşgar hükümdarı olan amcasından islâmiyeti kabul etmesini ister. Kaşgar Hanı, müslüman olmayacağını söyler. Satuk Buğra Han'ın işaretiyle yer yarılır ve hükümdar toprağa gömülür. Satuk Buğra Han hükümdar olur ve bütün Türk ülkeleri onun idaresinde islâmiyeti kabul ederler. Satuk Buğra Han, ömrünü müslümanlığı yaymak için mücadele ile geçirmiştir. Menkabelere göre Satuk Buğra Han'ın düşmana uzatıldığında kırk adım uzayan bir kılıcı varmış ve savaşırken etrafına ateşler saçıyormuş. 96 yaşında Tanrıdan davet almış bu sebeble Kaşgar'a dönmüş ve hastalanarak burada ölmüştür
Dağda dolaşırken yakma kandili,
Fersiz gözlerimi dağlama gurbet!
Ne söylemez, akan suların dili,
Sessizlik içinde çağlama gurbet!
........
.........
NECİP FAZIL KISAKÜREK
Kullanıcı avatarı
melekyildiz
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 2018
Yaş:
Kayıt: 14 Ara 2004 9:15
Konum: USA/
Teşekkür edildi: 0
Teşekkür alındı: 0 kere forum 0 Mesaj

Mesajgönderen melekyildiz » 19 Ara 2004 10:20

yuregine saglik birtanede ben yolladim okuyunca Destanlari

Sagolasin jumaru
Dağda dolaşırken yakma kandili,
Fersiz gözlerimi dağlama gurbet!
Ne söylemez, akan suların dili,
Sessizlik içinde çağlama gurbet!
........
.........
NECİP FAZIL KISAKÜREK
Kullanıcı avatarı
melekyildiz
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 2018
Yaş:
Kayıt: 14 Ara 2004 9:15
Konum: USA/
Teşekkür edildi: 0
Teşekkür alındı: 0 kere forum 0 Mesaj

Mesajgönderen IşıN » 19 Ara 2004 12:13

walla bi tek en baştaki deli dumrul destanını biliordum :) Teşekkürler jumaru ve melekyıldız :alkis:
Kullanıcı avatarı
IşıN
Yeni üye
Yeni üye
 
Mesajlar: 0
Resimler: 2
Yaş:
Kayıt: 10 Ağu 2004 0:17
Konum: ..OdaMdAn..
Teşekkür edildi: 0
Teşekkür alındı: 0 kere forum 0 Mesaj

Sonraki


Benzer Başlıklar

200 Tane Java OYun
Forum: Cep Telefonu Oyunları
Yazar: AnGeL of DeAtH
Cevaplar: 12
9 tane yüz resmi var ,kim bulabilecek bakalim
Forum: Resimler Bölümü
Yazar: melekyildiz
Cevaplar: 30
950 tane dvd film SEÇ BEĞEN AL
Forum: Sanat - Sinema - Filmler - Diziler - Kitap
Yazar: capulet
Cevaplar: 31
8 tane 8 den 1000 nasıl yapılır bilen varmı ?????
Forum: Bilmeceler ve Zeka Soruları
Yazar: akin_harman
Cevaplar: 9
293 Tane Java Oyun
Forum: Cep Telefonu Oyunları
Yazar: AnGeL of DeAtH
Cevaplar: 17

Dön Efsaneler ve Hikayeler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir

cron