Zaman: 23 Nis 2014 12:20

Kış Mevsimi

  
Sohbet veya Yazacağınız mesaj hiç bir konuya uymuyormu ¿ O halde burası sizin yeriniz.

Moderatörler: baharyeli, SüperMod

Kış Mevsimi

Mesajgönderen aysera » 10 Oca 2009 11:12

Kış mevsimi,
Siz de ne tür duygu ve düşünce uyandırıyor bilemiyorum ama kış mevsimi bana göre: "Toprak, nazlı bir gelin edasıyla yağan karların yani duvağının altında kalmıştır... Doğanın tüm renkleri birbirine iyice sarmaşdolaş olmuş, adeta kör olmuşcasına beyaza bulanmıştır. Gökyüzüne yüzünü çevirirsin ilk düşen kar tanesinin sana sıcacık gelir dokunuşu.. Bir soğuk bir sıcak nefessiz kalırsınız kendinizi ne kadar korumak isteseniz de beyaza teslim olursunuz ve alışır bedeniniz bu geçişe..Er yada geç!
Nicelerimiz hastanalıp, yatağa düşer. Çoğu zaman ölmek istemeyiz bu mevsim de..
Bizi kabul edemeyecek gibi toprak, donmuştur çünkü.. Kaybetmez içinde bedenimizi, asıl kışın korunur bedenler hiç bozulmadan.. İlla ki çözünür, aşınır ve kaybolur toprakta kabul eder minerallerini..Bana kış mevsiminde sıcak düşünceler, soğuk kayıplar gibi gelir..Kışın tüm masumiyeti en asil korkuyla birleşir, ölüme davetiye kışın gelmese diye duacı olurum. Kimse zorlanmasın benim yerime.."
Sanırım benim kış mevsimi fobim var..


Kış mevsimi zor ve yorucu..
Bu mevsimi nasıl sevimli kılabiliriz ki?
Æyse®æ

ES.
BİB®
Kullanıcı avatarı
aysera
Editör
Editör
 
Mesajlar: 7571
Resimler: 1
Yaş:
Kayıt: 06 May 2004 14:29
Konum: KeLiMeLeR
Teşekkür edildi: 54
Teşekkür alındı: 51 kere forum 40 Mesajlar

Re: Kış Mevsimi

Mesajgönderen serdaris » 10 Oca 2009 12:26

Aslında her mevsimin kendine özgü bir güzelliği var ama bende kış mevsimini zor ve yorucu buluyorum.
Sıcağı dolasıyla yaz mevsimi seven bir yapım var.
Kış demek soğuk demek kar demek...
Isınamayan evleri içlerindeki üşüyen insanları düşünürüm.
ATAM...
DÜNYA DÜŞSE PEŞİMİZE,
YER YARILSA YERİNDEN,
NE SENDEN VAZ GEÇERİZ,
NE SENİN ESERİNDEN...
Kullanıcı avatarı
serdaris
Yönetici
Yönetici
 
Mesajlar: 15178
Resimler: 23
Yaş: 49
Kayıt: 27 Kas 2002 9:14
Konum: İstanbul
Teşekkür edildi: 400
Teşekkür alındı: 182 kere forum 155 Mesajlar

Re: Kış Mevsimi

Mesajgönderen lord23 » 10 Oca 2009 21:42

Kış mevsiminde erken kalkamaktan nefret ediyorum. Soğuk ve rüzgarlı bir sabahta, bir yere yetişmek çok itici. :roll:
Eğer evdeysem, benim favori mevsimim diyebilirim. :) Yağmurun evin camına çarptığındaki çıkan sesi dinlemenizi tavsiye ederim; nasıl bir zevkse bendeki de. ::):
Bir millet uyanamıyor...
Kullanıcı avatarı
lord23
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 3800
Yaş: 27
Kayıt: 25 Tem 2006 13:35
Teşekkür edildi: 85
Teşekkür alındı: 41 kere forum 29 Mesajlar

Re: Kış Mevsimi

Mesajgönderen ibrahim GÜNAY » 11 Oca 2009 2:46

bknz:kış

yaklaşandır. özlenen.
aşktır kış. aşkın en güzelini yaşatan.

sevgiliye sarılıp uyumanın tadını damakta en çok bırakan. soğuk burnu onun sıcak boynuna yerleştirmek, öpmek, burnu ısıtmak, öpmek,

sevgilinin ilgi göstermesini beklemeyi gerektirmeyendir kış. sevgili gerçekten sevense eğer, soğuyan elleri uzatıp sadece "üşüdüm" demek kafidir. sevgilinin ellerimi alıp kalbinde ısıtmasını hediye getirir kış her geldiğinde.

yağan yağmuru ya da karları seyrederken birlikte sicacik kahveyi yudumlamanın, kahveyi yudumlarken de gelen tatli lakirdilarin, guluslerin, bakislarin, belki de sadece huzur dolu sessizliğin mevsimidir kış. yagmurun sesi, karın beyazi, rüzgarın serinligi iki kalbin bir atmasiyla birlestiginde ısıtır dokundugu herşeyi.

battaniyenin altında kafayı sevgilinin göğsüne yaslayıp film izlemektir kış. film çok duygusalsa battaniyenin altında çaktırmadan ağlamak.. çaktırmamak mümkün değilse gözyaşlarını silmesine, ıslak yanağı öpüp sarılmasına teslim olmaktır çaresizce, seve seve..

film sıkıcıysa filmle ilgili tüm beklentileri yitirip tüm sıkıcılığına rağmen filme konsantre olmuş sevgiliye musallat olmaktır. gıdıklamak, sağını solunu çekiştirmek, parmakları çöp adam yapıp göğsünde yürüyüşe çıkarmak.. sevgilinin filmden vazgeçmeyeceğine ikna olup pes etmek, uslu uslu o omuza tekrar kafayı koyup filmin sıkıcılığına geri dönmek. ya da filme karşı zafer kazanmak. dikkatini dagitarak sevgiliyi kandirmak, oley!

sabah sıcacık yataktan, onun yanından kalkmak zorunda olmak (belki su istedi diye, belki iş vardı, belki telefon çaldı) ya da onun kalkmak zorunda olmasi.. buz gibi bir odaya, dunyaya.. muhtemelen dunyadaki en tatli aci.. kalkmak, bes dakika daha sarılıp uyumak icin tekrar yatmak. o bes dakikada sevenler uyumaz hic. gozler kapatilip saniyelerin tadi doyasiya cikartilir sadece. ve bitmemesi icin yalvarilir. biter sonra. olsun, yarin nasil olsa bir daha. hep sonsuza kadar surecektir ya...

kışın sevgilinin kol altları idealdir. üşüdükçe çekiştirir sizi kollarinin altina altina. hani kuşlar yavrularını çekiştirir ya kanatlarıyla altına altına. sevgiyle, şefkatle, içgüdüyle.. üşümesin, kaybolmasin, düşmesin diye.. işte öyle. vücudu saran sicaklik aslinda guvenin sicakligindandir.

aşktır kış. sevgili olmasa da aşktır. soğukta kibritçi kız satacağı kibritleri yakıp hayalleriyle ısınmıştır ya hani.. işte öyle. hayaliyle bile içi ısıtan, sıcacık yapan. kötü şeyleri düşünmez insan kışın pek. soğuktur onlar zira, üşütür. o yüzden güzel günler, anılar ya da güzel gelecek çıkar yüzeye, güzel olanlar hatırlanır, hayal edilir. gülümsetir, hüzünlendirir.

aralık çocuğu olduğumdan belki, hayatımda ilk aşık olduğum kişi kıştı. belki yüzüme düşen ilk kar tanesi, belki üzerine düştüğüm kar yığını, belki özenle yaptığım kardan adamlar.. biri gelip haince onu yıktığında ya da adinin biri kartopunun içine taşı koyup kafama fırlattığında bile çoğu şeyin acıttığı kadar acıtmadı canımı.

yaz da güzeldi.. yani bazen güzeldi. denize girildiğinde, bronzlaşıldığında, yorulana kadar yüzüldüğünde, gözlükleri takıp suyun dibi seyredildiğinde, iki haftalık senelik izin geldiğinde, finaller bitip okul tatile girdiğinde.. yaza olan sevgim hep şartlıydı, yaz işime gelendi çoğu zaman.

kış başkaydı. insan gibiydi, aşk gibiydi. ara ara alıp başını giden, gittiğinde yeri boş kalan ve ne yapılırsa yapılsın doldurulamayan.

sonra camda uğuldardı, kapıları yumruklardı sesi. fırtınalıydı gelişi belki.
işte sonunda gelmişti...
Paylaşacak dostlarınız yoksa iyi şeylere sahip olmanın bir zevki de yoktur...
Kullanıcı avatarı
ibrahim GÜNAY
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 4789
Resimler: 1
Yaş: 34
Kayıt: 26 Eki 2005 23:34
Konum: g.antep
Teşekkür edildi: 8
Teşekkür alındı: 4 kere forum 2 Mesajlar

Re: Kış Mevsimi

Mesajgönderen bilginsan » 12 Oca 2009 13:11

Kış derken ilkokul Türkçe kitabımızdaki iki tane resimli okuma parçasını es geçemem.
Biri karakışın ortasında şehirli tavşanın akrabası köylü tavşanı ziyareti. Sıcak sobalarının başında mısır patlatıp eğlenirler, sohbet ederler, dışarda lapa lapa kar yağarken.
Bir diğeri ise kanadı kırık kırlangıcın hikayesi. Arkadaşları uçup gitmişken o uçamaz halde bir çam ağacının altında tek başına acılar içinde öylece ciyaklamaktadır. Şanslıdır ki bir kediden önce benim gibi bir çocuk (iyi bir çocuk) onu farkedip hemen evine götürür. Yarasını sarar ısıtır yem verir, iyileşince kırlangıç teşekkür eder ve gider.

Mevsimin ilk karının yağdığı an hala kışın en güzel günüdür.Bir sabah gözlerini oğalarken bir bakmışsın dışarısı beyazlamış. Bu ne büyük bir mutluluktur. Kışın soğuktan şikayet ettiğimi hiç hatırlamam, poşetlerle kaymaktan her tarafımız ! su dolu süngere ya da daha edebi bir ifadeyle yağmur yüklü buluta dönsede eğlenmekten üşümeye fırsat olmazdı. Şimdilerde ise durum vahim.
Artık üşüyorum. Kömür fiyatlarını takip etmeliyim. Gerçeklerden eğlenmeye fırsat kalmıyor...Karakışın ortasında ölmenin zorluğunu düşünmeye başlamak gibi...Bunun adı anlamak ve yaşlanmak olmalı...Öyleyse kışın şimdiki tanımı doğanın kefeni.
@ANSEV@
Kullanıcı avatarı
bilginsan
Forum Altın Başı
Forum Altın Başı
 
Mesajlar: 807
Yaş: 36
Kayıt: 19 Kas 2003 20:13
Konum: TÜRKİYE
Teşekkür edildi: 1
Teşekkür alındı: 3 kere forum 3 Mesajlar

Re: Kış Mevsimi

Mesajgönderen hawk » 13 Oca 2009 10:10

Kış mevsimi benim de çocukluğu hatırlattı, insanın çocukluğundaki anlarıdır herhalde hayatının en güzel anları..Büyüdüğünde mevsimlere dışarıdan bakıp keyif alamıyorsun, o mevsimin içindeki hareketlerden biri oluyorsun ve böylelikle mevsimi kaçırıyorsun.Oysa çocukklukta öylemi...
Örneğin ilkokul 2ve 3 üncü sınıflarım...Malatya'nın Arapgir kazasındaki kışlar...Karyağdığımı bütün ev ve işyerlerinin düz olan damlarından kürekle kar kazımaların seyretmeleri..Bir bayırın aşağısında bulunan Devrim İlkokuluna ulaşmak için okul çantalarımızı kızak gibi kullanmalar...bir kışta iki üç çanta eskitmeler....okula vardığımızda öğretmenimizin sırılsıklam olmuş çoraplarımı çıkarttırıp, sınıftaki sobaya doğru tutturup kurutturması, tüm sınıfın(sadece erkekler nedense, pek bir hareketli imişiz) ayaklarını sobaya doğru uzatması, tüm kış mevsimince oynanan mahalleler arası kartopu savaşları,
Şimdi mi, biz büyüdük ve kirlendi dünya...Hava kirliliği, üşütmeyelim diye evden dışarı çıkmamalar, doğalgaz zammı,trafik kazaları....
Elzemi lüzumludan, lüzumluyu lüzumsuzdan ayırmak elzemdir.
Kullanıcı avatarı
hawk
Editör
Editör
 
Mesajlar: 9893
Yaş:
Kayıt: 06 Nis 2004 11:26
Konum: İhtiyaç olan her yerden
Teşekkür edildi: 30
Teşekkür alındı: 42 kere forum 35 Mesajlar



Benzer Başlıklar


Dön Genel ve Muhabbet

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir