serdaris yazdı:1970-1980 arası yıllar gerçekten gündem hiç boş kalmıyordu.
O dönemin almanaklarına bakabilirseniz eğer, tüm ülkeyi huzursuz eden anarşi ve terör olaylarını görebilirsiniz.
Mesela 12 Eylül 1980 darbesinden 8 gün evvel, yani 7 Eylül günü İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre;
"
son 15 gün içerisinde polis bölgesinde meydana gelen güvenlik ve asayişle ilgili olaylarda, çeşitli operasyonlarda, 19'u öldürme olayı sanığı, 139'u silahlı saldırma ve çatışma olayları sanığı olmak üzere çeşitli suçlardan toplam 3387 kişi yakalandı, bunlardan 51'i adlî makamlarca tutuklandı. " deniyordu.
Dikkat edlirse açıklama da polis bölgesi deniliyor. Jandarmanın sorumlu olduğu kırsal alanlarda ki olaylar bu rakamlara dahil değil.
Şimdi ise o zamanki olayların ükede bir darbe yapılabilmesi için bazı gizli örgütler tarafından kasıtlı olarak çıkarıldığı söyleniyor. Konu çok derin bir konu o yüzden başını şişirmiyeyim.
Senin eski haberlere meraklı olduğuna sevindim.
Bir çok insan yakın geçmişimizde yaşanan olayları "Hatırla sevgilim" isimli tv dizisinden öğrendi.
Ben 1979-1980"de lise ögrencisiydim, akşamları yolumuzu kesip "siz sağcımısınız yoksa solcumusunuz ?" diye soranlarla karşılaşırdık. Daha bıyıkları yeni terlemiş yaşlardaki gençler sorrlardı:
-Amca, amca hangi partidensin.
- Yigenim ekmek partisindenim. Ekmek partisi
Cocuk bir taraftan donunu çeker, bir taraftanda kafasını kaşıyarak sorar:
- Amca o parti yeni mi kuruldu?
- Len veled git işine, başıma bela mı olaksın.
Birde yol kesen grup halinde büyükler vardı.
-Aslanım dur bakiiim, sağcımısın solcumu?
Sizin onlara sorma sansınız yoktu. Sadece onların görüşünü tahmin edip cevap verme hakkınız vardı.
-"Abi joker hakkımı falan kullanmak istiyom" bile diyemiyorsunuz.
Tahmininiz onların görüsüyle uyuşursa iyiydiniz. Uyuşmazsa vay halinize.
Ben sadece iki örnek verdim. Bunlara ilave edilecek bir çok örnek var.
Bıyık boyu, kapşonlu yeşil palto, amerikan kotu gibi binlerce saçmalıklar var aslında...
Konu ile ilgili olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin mahkemelerince girilmesi yasaklanmış olan bir video sitesinden balık baştan kokar misali bir video linki veriyorum. rahatlıkla izleyebilirsin. Çünkü Başbakanımızda izliyormuş.
http://www.youtube.com/watch?v=w7N5hCT29mASen bunları okuduktan sonra "ya bu ülkenin polisi yokmuydu da asker geldi darbe yaptı" diyebilirsin.
Bu soruna Emniyet Genel Müdürlüğü dergilerinde eski bir sayıdan bir paragrafla cevap vereyim :
" Polis sosyal hayatta olduğu kadar, siyasal hayatın işlemesi ve demokratik hakların kullanılmasında da önemli rol oynar. Siyasal demokrasinin işleyişi ile polislik arasında çift yönlü bir ilişkiden bahsedilebilir. Öncelikle, demokrasinin iyi işletilemediği yer ve zamanlarda polis de görevini tam olarak yerine getiremez. Örneğin; 1970’li yıllarda Türkiye’de siyasal ve sosyal bir kaos ortamı yaşanmış ve o ortamda üniversitelerde siyasal hareketlenmeler artmış, okullarda dersler yapılamaz hale gelmiş, banka soygunları çoğalmış ve ülkede can ve mal güvenliği sağlanamaz bir hale gelmişti.
Ülkede huzur ve asayişi sağlamakla görevli emniyet mensupları bile Polis Derneği (POL-DER), Polis Birliği Derneği (POL-BİR), Polis Enstitüsü Mezunları Derneği (POLENS) ve Tüm Emniyet Teşkilatı Mensupları Derneği (TEM-DER) gibi sonu “DER” veya “BİR” le biten dernekler halinde örgütlenmişler ve siyasi faaliyetlerin içine çekilmişlerdir"
Sonra ne oldu bir sabah kalkınca baktık ki "Türk Silahlı Kuvvetleri, İç Hizmet Kanunu'nun verdiği, 'Türkiye Cumhuriyeti'ni kollama ve koruma görevini, yüce Türk milleti adına, emir ve komuta zinciri içinde ve emirle yerine getirme kararını almış ve ülke yönetimine bütünüyle el koymuş"
