Zaman: 12 Mar 2010 3:50

İsrail - Filistin Haber ve Yorumları

Haber niteliği taşıyan her türlü bilgiyi buraya yazarak tartışabilirsiniz.

Moderatörler: serdaris, SüperMod

Forum kuralları
Mesaj Panosu Kullanım Kuralları.

Sayın üyelerimiz,
Son zamanlarda ülkemizde ve dünyamızda gelişen olayların her habere bir başlık olacak şekilde paylaşımı nedeniyle takibi zorlaşmakta ve yorumsuz başlıklarla aşırı mesaj kirliliği olduğu tespit edilmiştir., paylaşmak istediğiniz Yeni ve çok önemli bir olayın içeren haber konuları dışındaki haberleri ilgili sabit başlığa devam ediniz.

İsrail - Filistin Haber ve Yorumları

Mesajgönderen serdaris » 05 AÄŸu 2006 18:24

Sayın üyelerimiz,

İsrail ve Filistin Konulu haberleri ve yorumlarınızı bu başlık altında yazabilirsiniz

Bu konuda aşağıda isimleri verilen başlıkların hepsi kilitlenmiştir...

Haber Bölümü
“Bombalar 57 sivili enkaza gömdü” isimli baÅŸlık…
“SavaÅŸ Kapımızda (mı)” isimli baÅŸlık…
“Yuh olsun!..” isimli baÅŸlık…
“Ne olur ölme anne” isimli baÅŸlık…
“Lübnandaki Türkler tahliye edildi” isimli baÅŸlık…
“SavaÅŸ çocukları” isimli baÅŸlık…
“4 Bin Filistinli Mahsur” isimli baÅŸlık…
“Heniye, saldırılar hükümeti çökertemeyecek” isimli baÅŸlık…
“Filistinli tutsak bakanlar açlık grevinde” isimli baÅŸlık….
“Filistinli Bakanlar Tutsak” isimli baÅŸlık…
“Hizbullah`tan Hamas`a yarım milyon dolar yardım” isimli baÅŸlık….


Genel Muhabbet
“Basit bi hesap…” isimli baÅŸlık…
“israilden Lübnan'da geriye kalanlar..” isimli baÅŸlık…
“Suriye: 'Lübnan'ı iÅŸgal ederseniz savaÅŸa katılırız'” isimli baÅŸlık…
“Dünyayi aglatan karikatur...” isimli baÅŸlık…
“Bİrileri artık dur demeli..” isimli baÅŸlık
En son serdaris tarafından 16 Oca 2007 1:23 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
ATAM...
DÜNYA DÜŞSE PEŞİMİZE,
YER YARILSA YERİNDEN,
NE SENDEN VAZ GEÇERİZ,
NE SENİN ESERİNDEN...
Kullanıcı avatarı
serdaris
Yönetici
Yönetici
 
Mesajlar: 9932
Resimler: 22
YaÅŸ: 45
Kayıt: 27 Kas 2002 9:14
Konum: İstanbul
Teşekkür edildi: 206
Teşekkür alındı: 58 kere forum 44 Mesajlar

Mesajgönderen serdaris » 06 AÄŸu 2006 0:08

Beyrut'un Uzaydan Son Fotoğrafı
Resim

Bir aydır Lübnan'ın başkenti Beyrut'u bombalayan İsrail'in nasıl bir yıkıma neden olduğunu uzaydan çekilen fotoğraflar ortaya koydu.
İşte iki resim arasındaki fark...


Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın iki tarafta da daha çok sivillerin telef olduğu 'hava bombardımanlarının' karşılıklı durması çağrısını reddeden İsrail ordusu, Kana katliamı sonrası Baalbek'in 50 km. kuzeydoğusundaki Kaa köyünde kamyonlarına sebze dolduran köylüleri hedef aldı. İsrail uçaklarının fırlattığı dört füze 26 Lübnanlı sivilin ölümüne, 20'sinin yaralanmasına yol açtı. Güneydeki Taibe ve Ayt el Şaab köylerine yönelik hava saldırılarında 7 köylü ölürken, en az 50 kişi enkaz altında kaldı. İsrail dün biri başkent Beyrut'un kuzeyindeki bir mahalle, diğeri ise güneyde bir köy olmak üzere Hıristiyan nüfusu da hedef aldı.
Savaşın 25. gününe girilirken, Nasrallah önceki akşam, Hizbullah'ın El Manar televizyonunda boy gösterip, "Eğer başkentimizi vurursanız İslami direniş de sizin gasp edilmiş başkentinizi vuracaktır" sözleriyle Tel Aviv'i vurma tehdidi savurdu. Ardından ilk kez havayla sınırlı ateşkes önerisini şöyle dile getirdi: "Şehirlerimiz, köylerimiz, sivillerimiz ve altyapımıza saldırılarınızı durdurmaya karar verdiğinizde, biz de İsrail kentleri ya da yerleşimlerine roket atmayız. Karada askere karşı askerle savaşı istiyoruz, buna hazırız."

Hizbullah: Karada savaÅŸ
Gerillaların karada İsrail ordusuna azami kaybı verdirdiğini savunan Nasrallah, zayıfladıkları iddiasına, "Hizbullah'ı imha edemezsiniz. Çünkü direniş, klasik bir ordu ya da düzenli bir devlet değildir" yanıtını verdi. Hizbullah lideri, "Çünkü amacımız azami kayıp verdirmek, düşmanın kapasitesini zarara uğratmak, başarıyoruz" dedi. Nasrallah ABD'ye de mesaj verdi: "Sizi temin ederim ki, Lübnan Amerika olmayacak, İsrail olmayacak, Bush ve Rice'ın istediği 'yeni Ortadoğu' için bir üs olmayacak."
Nasrallah'ın Tel Aviv'in vurulabileceği tehdidine 'Lübnan'ın ulusal altyapısını imha ederiz' yanıtını veren İsrail ordusu ise, önceki gece ve dün Hıristiyan bölgeler dahil 150 hedefi bombaladı. Lübnan-Suriye sınırındaki Kaa köyündeki çiftlikte bulunan park yerinde soğutuculu kamyonlara şeftali ve erik yüklenirken atılan dört füze yüzünden çoğu Suriyeli en az 26 kişi ölürken, en az 20 yaralı Suriye hastanelerine kaldırıldı. Suriye resmi haber ajansı ise üçü çocuk, ikisi kadın 23 Suriyeli, toplamda ise 33 kişinin öldüğünü duyurdu. Olay Kana'da çoğu çocuk 54 sivilin öldüğü katliamdan sonra bir defada en çok sivilin öldüğü saldırı oldu.

Hıristiyanlar da hedef
İsrail sınırına 5 km. mesafedeki Taibe köyünde bir evin bombalanması sonucu ise çatışmadan kaçıp eve sığınan 7 köylü öldü, 10'u yaralandı. Sınırdan 2 km. içerideki Ayt el Şaab köyüne hava saldırısında bir bina yerle bir oldu. En az 50 kişi enkaz altında kaldı.

Vakıf kuruluşları yerle bir
İsrail son 24 saatte Beyrut'ta biri Hizbullah'a bağlı görme-işitme engellilerin gittiği üç vakıf okulu ile Emel örgütüne yakın yardım kurumu Rabab Sadr Merkezi'ni vurdu. Güney semtlerinde üç sivil ölürken, kuzeydeki Hıristiyan bölgesi Cuniye ilk kez hedef oldu. Cuniye'de dört sivilin öldüğü, 10'unun yaralandığı kaydedildi. Güneyde Hıristiyan kasabası Mercayun'da iki kadın, doğuda Baalbek'te bir kadın, güneyde Sur'da iki sivil, Kuzay'da bir Lübnan askeri öldü. Lübnan'ı Suriye'ye bağlayan yollardaki Maamelteyn, Madfun, Halat ve Fidar köprüleri de havaya uçuruldu. Bu bombardımanlarda en az dört kişi öldü, 19 kişi yaralandı. Bu saldırıların sekiz araçlık yardım konvoyunun Beyrut'a ulaştığı yolu kestiğini duyuran BM, alarm verdi. Ayrıca Litani Nehri üzerindeki hidroelektrik santralının vurulması bölgeyi karanlığa boğdu. Güneyde cepheyi 20 köye yayan İsrail ordusu tepeleri toplarla dövdü.

Füzeler Tel Aviv'e yaklaştı
Hizbullah dün İsrail'in kuzeyine toplam 190 füze fırlatırken, Lübnan sınırına 75 km., Tel Aviv'e ise 40 km. mesafedeki sahil kenti Hadera'ya üç füze attı. Bu, Lübnan'dan İsrail'e atılan füzelerin şimdiye dek ulaştığı en güneydeki nokta oldu. Hizbullah saldırılarında ayrıca ikisi Arap dört sivil ve üç asker öldü.

Kaynak:Radikal
ATAM...
DÜNYA DÜŞSE PEŞİMİZE,
YER YARILSA YERİNDEN,
NE SENDEN VAZ GEÇERİZ,
NE SENİN ESERİNDEN...
Kullanıcı avatarı
serdaris
Yönetici
Yönetici
 
Mesajlar: 9932
Resimler: 22
YaÅŸ: 45
Kayıt: 27 Kas 2002 9:14
Konum: İstanbul
Teşekkür edildi: 206
Teşekkür alındı: 58 kere forum 44 Mesajlar

Mesajgönderen Lady_is_First » 06 AÄŸu 2006 0:20

ya Allah... sinir katsayım daha bie arttı [:(!]
İnsanların En Umutsuz Anında Umutları Olacağız.DOKTOR olacağız!


Wakit tamam Seni Terkediyorum...BütüN AlıŞkanLıklarDan ÖteYe....
Kullanıcı avatarı
Lady_is_First
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 3409
Resimler: 1
YaÅŸ: 22
Kayıt: 26 Ağu 2005 13:09
Konum: TURKEY
Teşekkür edildi: 0
Teşekkür alındı: 0 kere forum 0 Mesaj

Mesajgönderen LorDr » 06 AÄŸu 2006 0:36

Allah yardımcısı olsun tüm filistin halkının ,tüm lübnan halkının... :gul:
Ufkun durduğun yerin de ötesinde olsun
Düşmanların kinle nefretle sararıp solsun
Kullanıcı avatarı
LorDr
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 1109
YaÅŸ: 22
Kayıt: 22 Haz 2006 22:54
Konum: Manisa
Teşekkür edildi: 0
Teşekkür alındı: 0 kere forum 0 Mesaj

Mesajgönderen serdaris » 06 AÄŸu 2006 9:46

Dünya İsrail'e lanet okudu

İsrail'in Lübnan'a saldırısını protesto için dünyanın çeşitli yerlerinde gösteriler düzenlendi.

Londra'daki Müslüman, Filistinli, Lübnanlı ve barış yanlısı gruplardan oluşan gösterinin tertipçileri, 100 bin kadar kişinin protestoya katıldığını belirttiler.

Lübnan bayrakları taşıyan göstericiler, İsrail'i eleştiren ve Filistin topraklarındaki işgale son verilmesinin istendiği pankartlar taşıdılar, İngiltere Başbakanı Tony Blair aleyhine slogan attılar. Mısır'ın başkenti Kahire'de de 2 binin üzerinde kişi, yaptıkları gösteride İsrail karşıtı slogan atarak Hizbullah'a desteklerini ifade ettiler. Müslüman Kardeşler örgütüyle Avukatlar Sendikasının düzenlediği gösteride, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın posterleriyle Lübnan bayrakları taşındı.

Güney Afrika'da da binlerce kişi, İsrail'e yaptırım uygulanması talebiyle yürüyüş yaptı. Cape Town'da, Nasrallah'ın resimleriyle İsrail'i ''Yeni Naziler'' olarak tasvir eden posterler taşıyan göstericiler, parlamentoya yürüyerek İsrail'le diplomatik ilişkilerin kesilmesini ve bu ülkeye ambargo uygulanmasını istediler.

Avusturya'nın başkenti Viyana'da da 350 kadar kişi İsrail'in Lübnan'a saldırısını protesto etmek için yürüdü.
ATAM...
DÜNYA DÜŞSE PEŞİMİZE,
YER YARILSA YERİNDEN,
NE SENDEN VAZ GEÇERİZ,
NE SENİN ESERİNDEN...
Kullanıcı avatarı
serdaris
Yönetici
Yönetici
 
Mesajlar: 9932
Resimler: 22
YaÅŸ: 45
Kayıt: 27 Kas 2002 9:14
Konum: İstanbul
Teşekkür edildi: 206
Teşekkür alındı: 58 kere forum 44 Mesajlar

Mesajgönderen serdaris » 06 AÄŸu 2006 9:59

Hizbullah füze yağdırıyor

Polis, Hizbullah'ın bugün İsrail'in kuzeyine 45 füze attığını, füzelerin batıdaki sahil kentleriyle doğuda Kiryat Şimona'ya düştüğünü açıkladı.

Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyine yaptığı roket saldırısında 3 kişinin öldüğü bildirildi. Polisin verdiği bilgiye göre, roket İsrailli Arapların köyü Arab
El Aramşe'de bir eve düştü. Bu son ölümlerle birlikte, Hizbullah'ın füze saldırılarında ölen İsrailli sivillerin sayısı 33'e çıktı.

Güney Lübnan'da Hizbullah gerillalarıyla çatışmada bir İsrail askerinin öldüğü, 6 askerin de yaralandığı bildirildi.

Haberi veren El Arabiye ve El Cezire televizyonları, çatışmanın sınır köyü Ayta el Şaab'da olduğunu duyurdular, ancak ayrıntı vermediler.

Bu arada İsrail ordusu, yaklaşık 4 haftadır süren saldırılarda Hizbullah'ın İsrail'e 3 binin üzerinde füze attığını bildirdi. Gerilların bugün İsrail topraklarına attıkları füze sayısının da 170 olduğu belirtildi.
ATAM...
DÜNYA DÜŞSE PEŞİMİZE,
YER YARILSA YERİNDEN,
NE SENDEN VAZ GEÇERİZ,
NE SENİN ESERİNDEN...
Kullanıcı avatarı
serdaris
Yönetici
Yönetici
 
Mesajlar: 9932
Resimler: 22
YaÅŸ: 45
Kayıt: 27 Kas 2002 9:14
Konum: İstanbul
Teşekkür edildi: 206
Teşekkür alındı: 58 kere forum 44 Mesajlar

Mesajgönderen Nouscomd » 06 AÄŸu 2006 11:33

Eski bir haber ama paylaÅŸmak istedim..

Zamanında Filistin'li baba israil'e insanlık dersi vermişti.

İsrailli askerlerin ateşi sonucu yaralanan ve hastanede ölen 12 yaşındaki Filistinli Ahmet Hatip'in babası İsmail Hatip oğlunun organlarını bağışladı. Ahmet'in kalbi, iki böbreği, karaciğer ve akciğeri ile 5 İsrailli hayata yeniden döndü.

KUTSAL topraklarda akan kan ilk kez can verdi. 12 yaşındaki Filistinli bir çocuğun kalbi, İsrailli bir kızı hayata döndürdü. Diğer organlar da 4 İsrailli'de yaşıyor.

BAYRAM GÜNÜ Filistinli 12 yaşındaki Ahmet Hatip, elinde gitarı, kin ve nefretin hákim olduğu ortama inat, insanlığın evrensel dili müziği seçmişti. Ramazan Bayramı'nın birinci günü, İsrail ablukasındaki Cenin'de, okula yakın boş alanda arkadaşlarıyla birlikte oynuyordu. Ahmet'le birlikte oynayan çocuklardan birinin elinde oyuncak bir tabanca vardı. Devriye gezen İsrail askerleri çocukların üzerine ateş açtı. Başından ve karnından ağır yaralanan Ahmet, kaldırıldığı Tel Aviv'deki hastanede öldü ama organlarıyla 5 İsrailli hastayı yaşama döndürdü.

Ahmet'in kalbi 12 yaşındaki İsrailli kız Samah Gadban'ın göğsünde atmaya devam ediyor. Ahmet'in böbreklerinden biri 5 yaşındaki Yasef Mohammed Kavoah'a diğeri, 4 yaşındaki Menucha Levinson'a, karaciğerinin bir parçası 56 yaşındaki Jill Adam'a akciğeri ise 5 yaşındaki Yahudi bir erkek çocuğa nakledildi. Karaciğerin diğer parçasının nakledildiği 7 aylık bebek ise yaşamadı.

Ramazan Öztürk'ün ‘Kırılma noktası'nda anlatacağı öykü bugün TRT 1'de saat 21.55'te yayına girecek.


Şaşırdım...

Riyad Gadban (Kalp nakli olan kızın babası)

Hastaneden gelen telefonla kızım için uygun kalbin bulunduğu söylenince çok sevindik. Kalbin,İsrail askerleri tarafından öldürülen Ahmet Hatib'e ait olduğunu öğrenince ne hissedeceğimi şaşırdım. İki ülkenin politikacıları arasında yıllardır çözülemeyen sorun var ama biz İsrailliler ve Filistinliler artık barış istiyoruz.


Kardeşimin dramını hatırladım....

İsmail Hatip (Ahmet'in babası) İki gün boyunca hastanede oğlumun kurtulması için dua ederken, benim gibi orada bekleyen anne-babaları görünce kardeşim aklıma geldi. Onların çocukları hastaydı. O an oğlumun organlarını bağışlamaya karar verdim. Hem o hastalar kurtulacak, hem ailelerinin acısı dinecekti. Benim için bu çok insani bir karardı, yani organları alacak kişilerin Filistinli, İsrailli ya da başka bir halktan olması önemli değildi. Çünkü hasta olanların nasıl çaresiz olduklarını biliyorduk. Bir insan ve Müslüman olarak böyle bir karar verdik. Şimdi oğlumuz Ahmet, başka insanlarda yaşıyor. Bunun barış için de önemli bir adım olacağını düşünüyorum.


Filistinli baba büyük bir insan...

Ehud Olmert (İsrail Başbakan Yardımcısı) İsrail askerlerince öldürülen bir Filistinli çocuğun organları ailesi tarafından bağışlandı. Organlar 5 İsraillinin hayatını kurtardı. Filistinli baba, bunu barış için yaptığını söyledi. Siz nasıl yorumluyorsunuz?

Masum bir çocuÄŸun öldürülmesi nedeniyle özür diliyorum. Onun organlarını bağışlayarak baÅŸkalarının hayatını kurtaran ailesinin davranışı ise son derece soylu ve büyük bir saygıyı hak ediyor. Ben de babayı aradım. ‘Yahudiler ve Filistinliler arasındaki iyi niyet ruhuna en büyük katkıyı yaptınız. ÇocuÄŸunuzu kaybettiÄŸiniz için ne kadar üzgün olduÄŸunuzu biliyorum. Ancak biz sizin yaptıklarınızla gurur duyuyoruz' dedim. Bence o baba çok büyük bir insan.


Bu bağış, kardeşlik duygularının kanıtı....

Saleh Al Zeidan (Filistin'in Kurtuluşu İçin Demokratik Cephe DFLP Politbüro Üyesi)

Bayramın birinci günü öldürülen çocuk... Organ bağışı... Siz bunu nasıl yorumluyorsunuz?

Bu durum Filistin halkının barış ve kardeşlik duygularını kanıtlıyor. Tüm dünya milletleriyle kardeşlik kurabileceğimizi gösteriyor. Filistin Milli Direnişi sadece kendi haklarımızı geri alabilmek için devam ettiriliyor, bizim insan öldürmek gibi bir amacımız yok. Fakat bu direnişi doğuran İsrail işgalidir. Bu terörün sorumluluğu İsrail'e aittir.
HEP DESTEK TAM DESTEK
>>fєиєявαнćє<<

"Korkaklıkta Ar İlerlemekte Şeref Var"
BİB®
Kullanıcı avatarı
Nouscomd
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 1228
YaÅŸ: 22
Kayıt: 21 Tem 2006 8:35
Konum: MUĞLA-İSTANBUL
Teşekkür edildi: 0
Teşekkür alındı: 0 kere forum 0 Mesaj

Mesajgönderen Halid-1000-Velid » 07 AÄŸu 2006 15:38

işte şu filistinli babada bulunan insanlık..israili yöneten hiçbir insanda yok galiba..
Yok iştee yokk.. Herşey yalan Gözler yalann Sözler yalannnnn!
Kullanıcı avatarı
Halid-1000-Velid
Forum Gümüş Başı
Forum Gümüş Başı
 
Mesajlar: 277
YaÅŸ:
Kayıt: 13 Tem 2006 12:14
Teşekkür edildi: 0
Teşekkür alındı: 0 kere forum 0 Mesaj

Mesajgönderen serdaris » 07 AÄŸu 2006 17:11

İsrail saldırısı: 40 ölü

Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora, bugün Lübnan'la dayanışma göstermek amacıyla Beyrut'da toplanan Arap Birliği Dışişleri Bakanlarına "bir kaç saat önce Hula köyünde bir katliam oldu" dedi.


Arap Birliği 26. günde toplandı

İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları sürerken Arap ülkelerinin dışişleri bakanları bugün Beyrut'ta çözüm yollarını görüşmek üzere toplandı.

22 üyeli Arap Birliği, İsrail'in iki askerinin kaçırılmasını takiben 12 Temmuz'da Lübnan'da operasyon başlatmasından bu yana, bu konuyu ele almak üzere toplanmamıştı.

Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora, Arap ülkelerinden "İsrail'in yarattığı dehşet" diye tanımladığı durum karşısında destek istedi.
ATAM...
DÜNYA DÜŞSE PEŞİMİZE,
YER YARILSA YERİNDEN,
NE SENDEN VAZ GEÇERİZ,
NE SENİN ESERİNDEN...
Kullanıcı avatarı
serdaris
Yönetici
Yönetici
 
Mesajlar: 9932
Resimler: 22
YaÅŸ: 45
Kayıt: 27 Kas 2002 9:14
Konum: İstanbul
Teşekkür edildi: 206
Teşekkür alındı: 58 kere forum 44 Mesajlar

Mesajgönderen Agnet-C » 07 AÄŸu 2006 18:44

Cengiz Çandar'la Ortadoğu'daki son gelişmelere ilişkin yapılan mülakat...


Alıntı:

Ne Talabani ne Barzani PKK'ya harekât yapmayacak, bilelim. Onlar Türkiye'den genel af bekliyor. İkisi de PKK'dan hoşlanmıyor aslında. Talabani Apo'dan küfürle bahsediyor
Başbakan 'Afganistan gibi K. Irak'a da NATO gücü yerleştirilsin' dedi. Edilecek laf değil. Türkiye'nin PKK'ya karşı güvenliğini NATO'da arayacak kadar zayıf mısın sen?
Lübnan'daki savaş aslında İran-İsrail savaşıdır. Ama bu savaşın İran topraklarına intikali, İsrail'in gücünün yeteceği, altından kalkacağı bir iş değil. O, Amerika'nın işi

NEŞE DÜZEL

NEDEN? Cengiz Çandar

Ortadoğu, bölgenin haritasını yeniden değiştireceğini düşündüren çalkantılar yaşıyor. Bölgenin sahip olduğu büyük petrol rezervleri, dünyanın büyük güçlerini bu topraklarda karşı karşıya getiriyor. Irak'taki Şii-Sünni çatışması, Lübnan'daki İsrail-Hizbullah savaşı gibi, yerel gözüken çatışmalar, aslında henüz yüz yüze gelmeyen büyük güçlerin karşılıklı hamleleri gibi gözüküyor. Ortadoğu, kendisini değiştirecek çalkantıları, büyük insanlık dramlarıyla yaşarken, Türkiye de PKK nedeniyle Kuzey Irak'taki gelişmeleri dikkatle izliyor. K. Irak'la ilgili planlar dile getiriliyor. Ortadoğu'da ve K. Irak'ta yaşananların nedenlerini, nasıl gelişmeler beklenebileceğini, Amerika'nın ve Barzani'nin PKK'ya nasıl baktığını, bu bölgeyi çok iyi tanıyan, yaptığı analizlerle Ortadoğu konusunun en önde gelen otoritelerinden biri olan Cengiz Çandar'a sorduk.

Ortadoğu'da savaş bütün vahşetiyle sürüyor. Savaş, İsrail'in planladığı gibi mi gidiyor? Yoksa tahmininden daha sert bir Hizbullah direnişiyle mi karşılaştı İsrail?

Kesinlikle öyle. İsrail bu savaşın yürütülmesinde önemli hatalar yaptı. Amacını, İsrail'i Hizbullah'ın roket menzilinden çıkarmak, Güney Lübnan'ı Hizbullah'tan temizlemek olarak ilan etti. Bu amacı sağlamak için de savaşı büyük hava saldırısıyla yürüttü. Ama Hizbullah'ın yapısı, Güney Lübnan'daki yerleşme biçimi yüzünden hem amacını sağlayamadı, hem de muazzam sivil ölümlerine yol açtı. Ayrıca İsrail moral avantajını da kaybetti. Her zaman holokasta maruz kalmış bir toplumun ulus devleti olma ve varoluş mücadelesini meşru kılma görüntüsünü verirdi. Bu görüntü çok yıprandı. Şu anda dünyada pek çok insan İsrail'i zalim bir askeri makine olarak görüyor. Ama sonuçta İsrail bu işin içinden amacına çok yaklaşarak çıkacak.

Hizbullah'ı Güney Lübnan'dan çıkaracak mı?

Evet çıkaracak. Ama şu var. İsrail Hizbullah'ı ortadan kaldıramaz ve tümüyle silahsızlandıramaz. Çünkü Hizbullah Şiilerin örgütüdür. Şiilerin ezici çoğunluğu onu destekliyor. Şiileri mi ortadan kaldıracaksınız? Eğer amaç Hizbullah'ı tümden yok etmek ve silahsızlandırmaksa, bu savaş bitmez ve nerelere varacağı da belli olmaz. Aslında, Lübnan'daki savaş Amerika'yla İran arasında yürütülen, vekâlet yoluyla da İsrail ve Hizbullah arasında yaşanan bir savaş.

İsrail, bütün gücüne rağmen Güney Lübnan'da ilerlemekte zorlanıyor.

İsrail'i yavaşlatan ne?

Lübnan sendromu. Amerika'nın Vietnam sendromu gibi, İsrail'de de Lübnan sendromu var. Lübnan'ı 18 yıl işgal eden ve 2000'de çekilen İsrail'in Lübnan'da asker kaybetme, karada saplanma korkusu var. Bu sendromun etkisiyle İsrail, Lübnan'da ancak bir kara harekâtıyla elde edebileceği amaçlarını bir hava harekâtıyla elde etmeye kalktı. Hizbullah çok sert direnme koyuyor görüntüsü ortaya çıktı. Çünkü savaş bütün vahşetiyle televizyonlara yansıyor ve Lübnanlı masum sivillerin görüntüleri dünyada infial yaratıyor. Bunun getirdiği duygusallık, 'Hizbullah kahramanlık destanları yazıyor, müthiş bir direnişle İsrail ilerletilmiyor. İsrail belki yenilecek' gibisinden, insanları yanlış askeri hükümlere götürüyor.

İsrail yenilmez mi?

Bu mümkün değil. İsrail'in askeri gücü var. Bu gücü kullanma iradesi Lübnan sendromu yüzünden netleşmemişti. Şimdi İsrail mecbur kaldı ve kara harekâtına başladı. Hizbullah'tan arındırılmış bir tampon bölgeye dönüştürmek için Güney Lübnan'a hâkim olacak. Çünkü İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad'ın ağzından çıkan her cümle, İsraillilerde, bu sorunun kendileri için bir varoluş sorunu olduğu duygusunu pekiştiriyor. Ve, İsrail, Hizbullah'ı İran olarak görüyor. Lübnan'da Hizbullah'a karşı savaşı, kendisini haritadan silmek isteyen İran'a karşı savaş gibi algılıyor.

İsrail amacına ulaşacak ve ülkeyi Hizbullah'ın menzilinden çıkaracak. Bölgedeki caydırıcı gücünü tekrar oluşturacak. 'Bana dokunan yanar' düşüncesini güçlendirecek.

Güney Lübnan'dan siviller kaçıyor. Şu anda bölgede sivil var mı yoksa orada kalanların hepsi Hizbullah milisleri mi?

Hepsi milis değil tabii. Lübnan'ın nüfusu dört milyon. Güney'den bir milyon kişi göç etti. Ayrıca Hizbullah sadece Güney Lübnan'da değil. Şii nüfus, kuzeydoğuda Suriye sınırında da var. Beyrut'un varoşları da silme Şii'dir ve Hizbullah'ın etkisindedir. İsrail Beyrut'un banliyölerini taş devrine çevirdi. Hizbullah'ın operasyon gücü savaştan önceki gibi olamaz artık. İsrail, Hizbullah'ı savaşçı adedi olarak ortadan kaldıramadı, Güney Lübnan'dan roket atışlarını engelleyemedi ama komuta kontrol merkezlerini, sistemini, binalarını dümdüz etti.

İsrail, Hizbullah direnişini kıramazsa onu destekleyen Suriye ile İran'a saldırır mı?

İsrail bu savaşa girerken Suriye'ye 'benim seninle ilgili bir niyetim yok. Otur oturduğun yerde, yoksa binerim tepene' dedi ve Suriye o mesajı aldı. Aslında Lübnan'daki savaşla, ABD, İsrail, İran ve Suriye, aralarındaki hesaplaşmayı Lübnan sahnesinde yapmaya karar verdiler. Öyle ki İran, Amerika'ya ve İsrail'e karşı savaşını Bağdat'tan sonra şimdi de Lübnan üzerinden veriyor. Şu anda Lübnan, Ortadoğu'daki yeni şekillenmenin, temel aktörler arasındaki hesaplaşmanın sahnesi durumunda. Lübnanlılar da başkalarının yazıp yönettiği bu savaş oyununun figüranları oldu. Sonuçta Lübnan harap oluyor , Lübnanlılar ölüyor.

İran-İsrail savaşı çıkar mı?

Lübnan'da yaşanan İran-İsrail savaşı zaten. Ama bu savaşın İran topraklarına intikali, İsrail'in altından kalkacağı, gücünün yeteceği bir iş değil. O, Amerika'nın işi. O savaş olur mu? Olabilir. İhtimal var tabii.
Peki Arap dünyası Lübnan'da İsrail'e karşı niye böyle tepkisiz?
Şu anda Ortadoğu'da çok akut bir Şii-Sünni çatışması var. Bunun en kristalize olmuş hali de Bağdat'taki kan banyosudur. Şiilik, İran demektir. Sünnilik de bütün Arap dünyası ve anti-İran demektir. Lübnan'da yaşanana Arap dünyasının gerektiği kadar tepki göstermemesinin nedeni de budur. Bu ülkeler, Hizbullah'ın İsrail askerlerini kaçırmasının, İran'ın satranç hamlesi olduğunu düşünüyor.

Ortadoğu kaynarken bizim de G.Doğu'da çatışmalar sürüyor. Devletin PKK'yı dağdan indirmek için bir plan yaptığı söyleniyor. Böyle plan var mı sizce?

Buna benzer bir çalışmanın bulunduğu anlaşılıyor.

PKK daÄŸdan iner mi?

Türkiye temel hatalar yapmadığı takdirde PKK'nın Türkiye'de bir gelecek şansı yok. Fazla abartılıyor bu PKK işi. Türkiye artık önemli bir enerji transit yolu haline geliyor ve bu yol, PKK'nın operasyon alanından geçiyor. Kafkasya ve Hazar ötesi doğalgaz-petrol alanlarıyla Batı arasında kurulan enerji transfer yolu bu. Bu yol, uluslararası sistem için gerekli. Dolayısıyla geçtiği yerin toprak bütünlüğü sağlanmalı, burası güvenlik, istikrar içinde olmalı ki, bu yol işleyebilsin. Türkiye'nin parçalanma sancıları yaşaması, Irak'a benzer bir Türkiye görüntüsü, önce, bu enerji yoluna para yatırmış olan petrol şirketlerinin, buradan nemalanmayı bekleyen bütün AB ülkelerinin ve Rusya'nın Avrupa'ya enerji transferindeki tekelini kırmak isteyen ABD'nin işine gelmiyor.

PKK çatışmaları sürdürüyor? Amacının tam ne olduğunu kavrayabiliyor musunuz?

O da belli değil. Şu görüş var. PKK o kadar zayıfladı ki, bir desperado oldu. Can çekişme halinde sertlikler olabiliyor. PKK'yı boyutları dışında tanımlamak anlamsız. Mesela Başbakan kalktı, 'Afganistan'a nasıl NATO gücü yerleştirildiyse, Kuzey Irak'a da yerleştirilsin' dedi. Edilecek laf değil. Sen, Türkiye'nin PKK'ya karşı güvenliğini NATO'da arayacak kadar zayıf mısın? Ya da PKK o kadar güçlü mü ki, NATO'yu çağırıyorsun? Yeni katıldığım Ortadoğu Güvenlik Konferansı'nın kapalı toplantısında bilgi verildi. Barzani'nin Kürdistan Demokrat Partisi'nin elindeki bilgiye göre, Kandil Dağı'nda 3 bin 500 kadar PKK'lı var. Bunların yarısı Türkiye vatandaşı, yarısı Suriyeli ve İranlı. Türkiye'de de faal durumda 700 PKK'lıdan söz ediliyor. Eeee, sen kendi topraklarındaki 700 PKK'lıyla halleşememiş bir görüntüdeyken, kendine ait olmayan ve girdiğin anda sana düşman toprak haline gelecek olan Kandil'de 1700 PKK'lıyı
nasıl temizleyeceksin? Ayrıca...

Evet, ayrıca ne olur?

Bu, Bingöl'le Kerkük arasında tek bir Kürt cephesi oluşturmak demektir ki... Kuzey Irak'a girersin ama nasıl ve hangi şartlar altında çıkacaksın? PKK yüzünden can kaybı oluyor, infial duyuyoruz ama, PKK, Türkiye'nin varoluşunu tehdit edecek bir örgüt değil. Biz kendi gücümüzün farkında değiliz. Biz artık uluslararası enerjinin transit ülkesiyiz ve AB'nin katılımcı üyesiyiz. Bu ülkenin toprak bütünlüğü çift dikişli güvenlik altına alınmış durumda. Bu ülke parçalanamaz. Mümkün değil. Bu ülkenin güvenliği sadece bize ait değil. Artık bütün uluslararası sistemin güvencesi var burada.

Talabani ve Barzani, PKK'nın dağdan indirilmesi için Türkiye'ye yardım eder mi?

Ne Talabani ne Barzani PKK'ya karşı askeri harekâta geçmeyecekler, bunu bilelim. Aksini söyleseler de, K. Irak'taki PKK'lılarla temasları var. Onlara bazı konularda baskı yapmak, telkinde bulunmak imkânları var. Fakat o konuda da Türkiye'den beklentileri bir genel af. 'PKK'lıların silah bırakmasında bir genel af bizim işimizi çok kolaylaştırır' diyorlar. Zaten Kürtlerin durumu, Irak'ın iç dengelerinden bağımsız algılanamaz. Irak fiilen parçalanmış bir ülke. Şu anda şeklen bir arada duruyor ve darmadağın olma tehlikesini taşıyor. Irak'ın üç ana toplumsal direği var. Şiiler, Sünni Araplar ve Kürtler. Kürtler, Kürtler arası çatışmaya girmedikleri ve aralarında konsensüs kurdukları ölçüde, Şiiler ve Sünni Araplar karşısında bir güç oluyorlar. PKK'ya harekât, Kürtler arasında konsensüsün dağılması demektir. Onlardan hareket beklemek hayaldir.
Amerika PKK konusunda Türkiye'ye yardım eder mi peki?
İstihbarat ve para kaynaklarının kurutulması konularında yardım edebilir. Ama askeri harekâtla, kendisinin Kürtlerle ilişkisini zedelemez.

PKK, Barzani, Talabani ve Amerika için aynı anlama mı geliyor yoksa hepsinin PKK ile ilgili başka bir planı mı var?

Hepsinin ayrı planı var. Amerika PKK'nın Türkiye'ye zarar vermesini istemiyor ama, İran Kürdistanı'nı destabilize ederek İran'daki rejimi sıkıştırmak için PKK'yı koz olarak tutmak istiyor. Amerika'nın İran'la oyununda PKK'nın işlevsel bir değeri var. Talabani ve Barzani ise şu anda birleşik durumdalar ama, Irak dağılırsa, ki böyle bir ihtimal var, ortaya tek bir Kürt antitesi mi çıkar, yoksa Barzani ve Talabani arasında yine ihtilaf belirir mi, bilemiyoruz. Dolayısıyla onların da üçüncü taraf olan PKK'yı birbirlerine karşı rezerv güç olarak tutmak gibi bir niyetleri var. Aslında PKK'dan hoşlanmıyorlar, Talabani Öcalan'dan nefret ediyor, ondan küfürle bahsediyor, onunla ilgili hakaretamiz sıfatlar kullanıyor, Barzani de 'biz üç-dört bin Peşmergemizi PKK'ya karşı savaşta şehit verdik' diye sinirleniyor ama Türkiye ile ilişkilerde PKK kendiliğinden pazarlık kozu oluyor.


Geçenlerde, Barzani ile bizim Güneydoğu'nun birleşmesi, buna karşılık bölgedeki petrolden Türkiye'ye pay verilmesi ihtimalini kapsayan bir plandan daha söz edildi. Bu, anladığım kadarıyla bir federasyon öngörüyor. Böyle bir plan gerçekleşir mi?

Şu anda Ortadoğu haritasının yeniden çizilmesinin ipuçlarının yaşandığı olağanüstü bir tarihi dönemdeyiz. Irak'taki gelişmeler ve Lübnan savaşı bu tarihi dönemin önsözü gibi. Daha bölümlerine gelmedik. Dünya tarihinde sabit kalmış bir harita yok ve Ortadoğu haritası da tarih felsefesi anlamında bakarsak, bir daha çizilecek. Burası petrol bölgesi olduğu için bu iş çok sancılı olacak. Son günlerde bizim basında çıkan ihtimaller de iki-üç ay sonra olabilecek bir durum değil ama ileride olabilir. Ortadoğu haritası yeniden çizilirse, Irak'ın kuzeyi ne olacak meselesi gündeme gelecek. Burası muhtemelen Türkiye'ye bağlı bir vasal devlet olacak. Ya da Türkiye ile bir federasyon ilişkisine girecek.

Talabani ve Barzani, Türkiye'ye nasıl bakıyor?

Aralarında önemil nüanslar var. Talabani Irak'ın cumhurbaşkanı. Dünyaya Bağdat'tan bakmaya başladı. Barzani, Erbil'de Irak Kürdistanı bölgesi başkanı. Kürt milliyetçiliği söylemi onda daha fazla. Dolayısıyla Barzani Türkiye'yi daha çok irrite ediyor. Ayrıca Türkiye'de Talabanici Kürt yok ama Barzanici Kürt çok. Türkiye'deki Kürt siyasi hareketinin PKK nüfuzu altında bulunmayan kesimi Barzanicidir. Kürt siyasi hareketi içinde yer alıp PKK'lı olmayan veya anti-PKK olanların büyük çoğunluğu Barzani yanlısıdır.

ABD Türkiye'ye nasıl bakıyor?

Amerika , küresel politikalarının Ortadoğu üssü gibi görmek istiyor Türkiye'yi. Bu da olmuyor ve çuval olayı gibi, Tayyip Erdoğan'ın Amerika'ya kabul edilmesi için Şaron'un ayağına gitmesi türünden bin şart ileri sürmek gibi sıkıntılar çıkıyor ortaya. Amerika'nın stratejik çıkarı şu: Türkiye'de hem laik ve demokratik hem de İslami referansları olan bir hükümetin işbaşında bulunabilmesi, ılımlı İslam'ın seçimle başa gelip Amerika'yla müttefik kalabilmesi ve Türkiye'nin laik ve demokratik formatta etkili bir bölge ülkesi olmayı sürdürmesi. Amerika, Hazar ötesi enerji transit yollarının Rusya tekelinden çıkmasından, bu yolun Avrupa'ya Türkiye üzerinden geçmesinden yana. Onun için de Amerika, Türkiye'nin mevcut toprak bütünlüğünün aynen ve istikrar içinde korunmasından yana. Avrupa'nın enerji bakımından sağlama alınmasını, 21'inci yüzyılda Çin'e karşı girişeceği rekabette ve Rusya'yla itişmelerinde çok önemsiyor. Çünkü enerji bakımından rahatlamış Avrupa, Amerikan stratejisinin temel taşıdır. Türkiye bu konuda çok önemli bir işlev görecek.

Yakın vadede Ortadoğu'da ve Güneydoğu'da ne bekliyorsunuz?

Bizim kuşağın yaşam süresi içinde, görünebilir vadede Ortadoğu kanlı ve kaotik bir coğrafya olacak. Evet Lübnan 12 Temmuz'dan önceki gibi olmayacak. Füze atamayacak ama Ortadoğu'da başka şeyler olacak. Biz Irak'ın bölünmesini Kürtlerin ayrılma isteğiyle irtibatlandırıyoruz. Oysa Irak bölünecekce, Şii-Sünni parçalanmasından bölünecek.

Ortadoğuda savaş petrol bitmeden bitmeyecek sanki. Bu bölgede savaş,petrol bitince mi bitecek acaba?

O kadar doğru ki... Türklerde, özellikle İslamcılarda, Osmanlı dönemi Ortadoğusu söylemi vardır. Oysa Ortadoğu'nun o dönemde jeopolitik değeri yoktu. Petrol bulunduktan ve Süveyş Kanalı ve ticaret yolları açıldıktan sonra Ortadoğu bize bırakılamaz bir hal aldı. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra da zaten parçalandı. Petrolün olmadığı bir dönemde Ortadoğu turistik bir yerdir. Irak'taki savaşın asıl sebebi Çin'e, Hindistan'a ve Rusya'ya karşı petrol havzalarını kontrol altına alma savaşıdır.


http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=195068
Allah Turk kanini, asaletini, onurunu, gucunu ve safligini korusun....

Turanci...
Kullanıcı avatarı
Agnet-C
Yasaklı
 
Mesajlar: 4971
YaÅŸ: 26
Kayıt: 08 Mar 2004 22:31
Konum: USA- Ksk 35/5
Teşekkür edildi: 1
Teşekkür alındı: 0 kere forum 0 Mesaj

Sonraki


Benzer Başlıklar


Dön Haber ve Güncel olaylar

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir