Zaman: 30 Tem 2010 3:32

Magazin Haberleri

Haber niteliği taşıyan her türlü bilgiyi buraya yazarak tartışabilirsiniz.

Moderatörler: serdaris, SüperMod

Forum kuralları
Mesaj Panosu Kullanım Kuralları.

Sayın üyelerimiz,
Son zamanlarda ülkemizde ve dünyamızda gelişen olayların her habere bir başlık olacak şekilde paylaşımı nedeniyle takibi zorlaşmakta ve yorumsuz başlıklarla aşırı mesaj kirliliği olduğu tespit edilmiştir., paylaşmak istediğiniz Yeni ve çok önemli bir olayın içeren haber konuları dışındaki haberleri ilgili sabit başlığa devam ediniz.

Mesajgönderen Sphisnks » 22 Nis 2007 15:21

'HEPSİ' Setlere Transfer Oldu

Türkiye'nin ilk ve tek kız R&B grubu Hepsi, müzikten sonra oyunculuğa da el attı.

Grup üyeleri çok yakında, jenerik müziğini de kendilerinin yaptığı 'Hepsi 1' adlı bir gençlik dizisiyle televizyon ekranlarında olacak. Bir dans okuluna giden dört genç kızın başlarından geçenlerin anlatılacağı dizide oynayacakları için çok mutlu ve heyecanlı olduklarını dile getiren Hepsi kızları Eren, Gülçin, Cemre ve Yasemin duygularını şu sözlerle dile getiriyor: "Bugüne kadar birçok film ve dizi teklifi almıştıka slında ama bizim tarzımıza ve hayranlarımızın beklentilerine en uygun dizi 'Hepsi 1'di. Eminiz ekranda da çok başarılı olacağız."


Resim
Gözyaşlarıyla birlikte aktı boyaları,
'ağlayan palyaço'nun.
Kullanıcı avatarı
Sphisnks
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 17724
Resimler: 4
YaÅŸ: 23
Kayıt: 01 Eki 2006 19:13
Konum: suz
Teşekkür edildi: 1
Teşekkür alındı: 43 kere forum 15 Mesajlar

Mesajgönderen Sphisnks » 22 Nis 2007 15:26

Kadınlardan Birinciliği Kaptı

Eurovision'da bayan yarışmacıların birincisi şimdiden belli oldu. Gönüllerin birincisi Kenan Doğulu...

Eurovision'da bu yıl ülkemizi temsil eden Kenan Doğulu, şarkıları olduğu kadar fiziğiyle de yarışmaya katılan bayan yarışmacıların dikkatini kısa sürede çekti. Doğulu, bayan yarışmacılar tarafından birinci ilan edildi . Yarışmaya katılan yarışmacılar arasında yapılan araştırmada Kenan Doğulu şarkısı "Shake it up Şekerim" şarkısını kendilerıne ciddi rakip olarak gören yarışmacılar Türkiye'nin iyi bir derece alacağı düsüncesindeler. Avrupa'daki Eurovision listelerinde kendisine ciddi bir yer edinen Shake it up Şekerim'e destek amacıyla sürdürülen kampanyaya katılabilirsiniz.

Resim
Gözyaşlarıyla birlikte aktı boyaları,
'ağlayan palyaço'nun.
Kullanıcı avatarı
Sphisnks
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 17724
Resimler: 4
YaÅŸ: 23
Kayıt: 01 Eki 2006 19:13
Konum: suz
Teşekkür edildi: 1
Teşekkür alındı: 43 kere forum 15 Mesajlar

Mesajgönderen Sphisnks » 24 Nis 2007 0:38

Cameron Diaz Fena Dağıttı

Sevgilisi Justin Timberlake'den ayrıldıktan sonra toparlanamayan Cameron Diaz, paparazzilere, fena halde sarhoş bir şekilde yakalandı.


Geçtiğimiz günlerde esrar kullanırken görüntülenen Cameron Diaz şimdi de bir bardan çıkarken fena halde sarhoş bir şekilde paparazzilere yakalandı. Ünlü oyuncunun eski sevgilisi Justin Timberlake'den ayrı kalmaya dayanamadığı söyleniyor.


Cameron Diaz'a Justin Timberlake'den ayrılmak pek yaramadı... Ünlü oyuncunun, ayrılığın ardından kendisini zararlı maddelere verdiği hep söyleniyordu. Nitekim Cameron Diaz, bir partiden çıkışında fena halde sarhoş bir halde paparazzilere yakalandı.

Diaz ancak bir arkadaşının yardımıyla arabasına binebildi...

Valla Diaz'ın hali bana sarhoşluğun yalnızca alkolden kaynaklanmadığını düşündürdü...

İşte o görüntüler:


Resim

Resim

Resim

Resim
Gözyaşlarıyla birlikte aktı boyaları,
'ağlayan palyaço'nun.
Kullanıcı avatarı
Sphisnks
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 17724
Resimler: 4
YaÅŸ: 23
Kayıt: 01 Eki 2006 19:13
Konum: suz
Teşekkür edildi: 1
Teşekkür alındı: 43 kere forum 15 Mesajlar

Mesajgönderen Sphisnks » 24 Nis 2007 0:43

YENİ ALBÜMÜYLE DİKKATLERİ ÜZERİNE ÇEKEN ANADOLU ROCK MÜZİĞİNİN USTA YORUMCUSU MURAT GÖĞEBAKAN’IN KONSER MARATONU SÜRÜYOR!..

23/4/2007 15:39



İki yıl aradan sonra çıkardığı albümü ‘SEVGİLİYE’ nin konser turnelerine baÅŸlayan sanatçı,ÅžiÅŸli konserinde yeni albümünden seslendireceÄŸi ÅŸarkıların yanısıra eski ÅŸarkılarına da yer verecek.



Müzik marketlerde Mart ayında yerini alan ‘Sevgiliye’ albümü çıktığı günden bugüne kadar Türkiye’nin farklı ÅŸehirlerinde yaklaşık 20 konser veren Murat Göğebakan’ın 2007 konser takvimi, Türkiye ve Avrupa ülkelerinde oldukça dolu.



28 Nisan Cumartesi akÅŸamı saat 20.00’de Maçka Parkında düzenlenen Çocuk Festivali kapsamınsa sahne alacak olan Murat Göğebakan konserini sevenleri ücretsiz izleyebilecek...

Resim
Gözyaşlarıyla birlikte aktı boyaları,
'ağlayan palyaço'nun.
Kullanıcı avatarı
Sphisnks
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 17724
Resimler: 4
YaÅŸ: 23
Kayıt: 01 Eki 2006 19:13
Konum: suz
Teşekkür edildi: 1
Teşekkür alındı: 43 kere forum 15 Mesajlar

Mesajgönderen Sphisnks » 24 Nis 2007 0:44

EFSANEVİ ROCKÇI JIMI HENDRIX'İN “GİTARI” REKOR BİR FİYATA AÇIK ARTIRMAYLA SATILDI!...


Efsanevi rock müzisyeni Jimi Hendrix’in 1966 yapımı Fender marka gitarı, Katrina kasırgasında zarar görenlerin yararına düzenlenen açık artırmada 400 bin dolara alıcı buldu.


New York’taki Hard Rock Cafe’de düzenlenen müzayedede, birçok ünlünün çaldığı enstrüman ve özel eÅŸyası açık artırmaya sunuldu.

Resim

Toplam 2 milyon 436 bin dolarlık gelirin elde edildiÄŸi müzayedede U2’nun gitaristi Edge’in "The Gibson Les Paul" model gitarı 240 bin, solisti Bono’nun gözlüğü 20 bin dolara satıldı.


Edge ile bazı müzisyenlerin organize ettiÄŸi müzayedede 200 kadar eÅŸya açık artırmaya sunuldu ve ABD’nin eski baÅŸkanlarından Bill Clinton’ın saksafonu 54 bin, John Lennon’un gözlüğü 30 bin dolara alıcı buldu.
Gözyaşlarıyla birlikte aktı boyaları,
'ağlayan palyaço'nun.
Kullanıcı avatarı
Sphisnks
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 17724
Resimler: 4
YaÅŸ: 23
Kayıt: 01 Eki 2006 19:13
Konum: suz
Teşekkür edildi: 1
Teşekkür alındı: 43 kere forum 15 Mesajlar

Mesajgönderen Sphisnks » 24 Nis 2007 0:47

TÜRK SİNEMASI'NIN SON DÖNEMDEKİ EN BAŞARILI ÖRNEKLERİNDEN OLAN 'BEŞ VAKİT' İLE 'TAKVA' FİLMLERİ, NEW YORK'TA GÖRÜCÜYE ÇIKIYOR!... İŞTE DETAYLAR!...

22/4/2007 17:16





Filmler, 25 Nisan-6 Mayıs tarihleri arasında Tribeca Uluslararası Film Festivali'nde Türkiye'yi temsil edecek.

Türk Sineması'nın Amerikan pazarında tanıtımı için çaba sarf eden New York Kültür Tanıtma Ataşeliği, bu çerçevede 'Beş Vakit' ve 'Takva' filmlerinin tanıtımı amacıyla bir dizi etkinlik düzenleyecek.

Bu kapsamda, iki film, Tribeca Uluslararası Film Festivali'nde Türkiye'yi temsil edecek. 'Beş Vakit' ve 'Takva' filmleri için ünlü yönetmen Fatih Akın'ın da yer aldığı Corazon International şirketinden 9 kişilik oyuncu ve yapımcının bulunduğu ekibe destek olan Kültür ve Turizm Bakanlığı, filmlerin duyurusu amacıyla kokteyl düzenleyecek.

Ayrıca, ABD'nin Orlando şehrindeki Disneyland'de Epcot Merkezi'nde Fransa, İtalya, İngiltere, ABD, Almanya gibi ülkelerin de aralarında bulunduğu birçok ülkenin katıldığı Yemek ve Şarap Festivali gerçekleştirilecek. Geçen sene de söz konusu festivale katılan New York Kültür Tanıtma Ataşeliği, bu yılki fuara da iki usta aşçı, bir ebru sanatçısı, iki kaligrafi sanatçısı ve iki kültür elçisiyle iştirak edecek.

TÜRK FİLMLERİ DANİMARKA'DA...
Bu arada, Danimarka'da Kültür ve Tanıtma Müşavirliği öncülüğünde Türk Sineması'nın Avrupa ve dünya kamuoyunda daha iyi tanınması amacıyla 18-25 Mayıs tarihleri arasında 'Türk Filmleri Haftası' düzenlenecek.

Danimarka'nın önemli sinema merkezlerinden biri olan Park Bio Sinema Salonu'nda yapılacak gösterimlerde 'Takva', 'Dondurmam Gaymak', 'Beynelmilel', 'Babam ve Oğlum', 'Neredesin Firuze' ve 'Beyza'nın Kadınları' filmlerinin yanı sıra, 'Eve Dönüş', 'Anlat İstanbul' ya da 'Eğreti Gelin' filmlerinden birinin de yer alacağı 7 film izlenime sunulacak.
Gözyaşlarıyla birlikte aktı boyaları,
'ağlayan palyaço'nun.
Kullanıcı avatarı
Sphisnks
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 17724
Resimler: 4
YaÅŸ: 23
Kayıt: 01 Eki 2006 19:13
Konum: suz
Teşekkür edildi: 1
Teşekkür alındı: 43 kere forum 15 Mesajlar

Mesajgönderen Sphisnks » 24 Nis 2007 0:55

STAR GAZETESİ HAFTASONU EKİ'NE ÖZEL RÖPORTAJ VEREN FERDİ TAYFUR, İÇİNİ DÖKTÜ VE "ENTEL ENTEL GEZERLER AKŞAM BENİ DİNLERLER" DEDİ... İŞTE O ÇARPICI SÖZLER...

21/4/2007 18:43



Entel entel gezerler akÅŸam beni dinlerler



'Orhan 'la benim yüzümden insanlar birbirini öldürdü'

'Ben de özledim ben de' diyerek tüm Türkiye'nin gönlünde taht kuran Ferdi Tayfur, 18 yıl ayrı kaldığı setlere Yersiz Yurtsuz dizisiyle döndü. Önümüzdeki günlerde iki de sinema filminde de rol alacak olan Tayfur şu aralar hazırladığı sanat müziği albümüyle meşgul. Eserlerinin ücretsiz okunması için de gençlere bir sürprizi var



Video çıktı mertlik bozuldu dercesine 18 yıldır sinemadan uzak duran Ferdi Tayfur, Yersiz Yurtsuz dizisiyle yeniden setlere döndü. Filmlerinin 12 milyon kişi tarafından seyredildiğini söyleyen Tayfur 'Benim yüzümden çok insan birbirini öldürdü' diye dertleniyor. Son günlerde iki film teklifi daha aldığını söyleyer Tayfur, komedi de dram da oynayabileceğini iddia ediyor. Kendisinin arabesk değil fantezi müzik yaptığını belirten Tayfur 'Şimdikiler arabeski aşağılayarak konuşuyorlar. Arabesk bizim tarzımıza takmış oldukları bir isim. Bizim memleketimizde kapaklı sözler çoktur. Bu enteller var ya ikiyüzlü insanlar. Akşama kadar entel entel takılırlar. Gece yarısından sonra gelir senin müziğini dinlerler' sözleriyle kendisini eleştirenlere de cevap veriyor. Tayfur şimdi de bir Türk Sanat Müziği kaseti çıkarmaya hazırlanıyor. İşte Türkiye'nin en sevilen, modası asla geçmeyen sanatçısıyla yaptığımız sohbet.

Uzun zamandır sizi ekranlarda ve beyazperdede göremedik. Neler yaptınız bu sürede?

Yaklaşık olarak 18 senedir film çekmiyorum. Bu 18 yılın içinde klip çekimlerim oldu. Hatta Bana Sor şarkısıyla klip çekme furyasını ilk başlatanlardan biri de benim. Bunların dışında yine ufak tefek işlerle uğraştım. Her ne kadar oyuncu olarak ön planda olmasam da televizyonun içindeydim diyebilirim. Albüm çalışması yaptım. Yersiz Yurtsuz dizinden teklif gelince ekranlara döndüm.

Neden banca yıl uzak kaldınız ekranlardan?

Benim aşağı yukarı 40 tane karaborsa oynadığım film var. Bunlardan da yedi ya da sekiz tanesini hem yazdım hem yönettim. O dönemleri belki hatırlamazsınız filmler sadece bazı yerlerde gösterilirdi. Sonra bu video çıktı. Bana çok çocukça ve antipatik gelmeye başladı. Çünkü bakıyordum 1980'lerde herkesin evinde bir video, alıyor kasetini evinde seyrediyor. O zamanlarda bana böyle bir soğuma geldi. Çünkü film makinesiyle tır tır tır çekersin, negatifler döner, negatifler pozitiflere basılır, pozitifleri alıp kopya çıkartırsınız, oradan montajına gidersiniz vesaire vesaire. Yani o zaman baktığımda insanların kaseti alıp videoda seyretmeleri bana çok basit geldi. Sonra zaten bir daha video da oynamam diye yemin ettim ve o zamandan beri de film çekmiyorum.

Bu yemininiz bir son bulacak mı? Yeniden bir film çekmeyi düşünüyor musunuz?

Tabii ki düşünüyorum. Hatta bir sürü teklif geldi. Bunlardan iki tanesini kabul ettim.

Yeni çekilen filmler için ne düşünüyorsunuz?

Ben zamanında filmlerin kralını yaptım. Mesela Derbeder filmime 12 milyon kişi gelmişti. Şimdiki filmler en fazla üç milyonda kalıyorlar. O, üç milyonu da sanırım Babam ve Oğlum filmi yapmıştı. Yaptığım filmler için kuyruklar oluyordu. Ama şimdi bakıyorum da çok fazla izleyici gitmiyor filmlere. Çirkin demiyorum ama benim zamanımdaki gibi değil. Tabii şunun da etkisi var. Eskiden bir tane kanal vardı. Şimdi tonlarca kanal var ve kimse artık sinemaya gitmiyor. 'Nasıl olsa televizyona gelir orada seyrederiz' diye düşünüyorlar...

Sizin komik bir tarafınız da var. Zamanında hem dram hem de komedi filmleri yaptınız. Hatta şarkılarınızın bazıları da böyle. 'Arabeskçi ağır olur' gibi eleştiriler aldınız mı?

Şunu aydınlatalım. Ben arabeskçi değilim.

Biz sizi hep öyle bildik... Arabesk deyince ilk akla gelenlerden biri de sizsiniz...

Hayır kesinlikle kabul etmiyorum. Ben fantezi müzik söylüyorum. Halkın sevdiği beğendiği, yorulmadan dinlediği, zaman zaman duygulandıran, zaman zaman güldüren güzel müzikler yapıyorum.

Sizce arabesk devri bitti mi?

Bu arabesk bitiyor mu meselesi değil. Şimdikiler arabeski aşağılayarak konuşuyorlar. Arabesk bizim tarzımıza takmış oldukları bir isim. Bizim memleketimizde kapaklı sözler çoktur. Bu enteller var ya ikiyüzlü insanlar. Akşama kadar entel entel takılırlar. Gece yarısından sonra gelir senin müziğini dinlerler. Bu tarz insanlar hayatları boyunca hiçbir iş yapmamış, hiçbir işe yaramamış insanlar işte.

Ama siz de 'Ben arabesk müzik değil, fantezi müzik yapıyorum' diyorsunuz...

Ben tu kaka müzikler yapmadım. Benim müziğime bunu yakıştırmaya çalışıyorlar ama yok böyle bir şey. Arabeski sevmediğimden ya da eleştirdiğimden öyle konuşmuyorum. Ben bugüne kadar hep fantezi müzik yaptım ve söyledim.

Sizin tarzınızda söyleyenlerden kimleri beğenerek dinliyorsunuz?
Düşünmem lazım... Çünkü son zamanlarda müzik dinlemeye hiç vaktim olmadı. Ama herkes işini yapıyor. Kapasite meselesi bu. Yani ben kendi boyuma, Orhan Abi kendi boyuna, İbrahim Tatlıses kendi boyuna, Müslüm Gürses, Emrah, Özcan Deniz, Mahsun Kırmızıgül, Alişan hep kendi boyuna göre elbise giyiyor. Renkler ve zevkler ayrıdır. Size şimdi kalkıp ben şunu beğeniyorum şunu beğenmiyorum dersem yalan söylemiş olurum. Bu da yakışık almaz...

Yeni albümünüzü biraz anlatır mısınız?
Kendi tarzımdan çok farklı olarak sanat müziği albümü çıkarıyorum.

Nereden aklınıza geldi böyle bir albüm yapmak?




Çocukluğumdan beri bu şarkıların içinde büyüdüm. Mahallemizde gençler hep türkü söylerdi ama ben hep sanat müziği söylerdim. Bir de bu albümü bitirince sadece eşe dosta verecektik. Sonra düşündük Bunu basarsak saklayamayız. Sonra hayranlarım küserler. 'Ferdi Abi sanat müziği albümü yapmış ama kendi dinliyor' derler diye piyasaya sürmeye karar verdik. Bu arada bir şey yapmaya karar verdim. Yakında MESAM'a bir dilekçe yazacağım. Dilekçede 'Ben Ferdi Tayfur. Bana ait olan söz ve bestelerimi, sadece sözlerimi, sadece bestelerimi insanlar diledikleri zaman hiçbir ücret ödemeden okuyabilirler' diyeceğim. Çünkü bu albümü yaptığımda gördüm ki bu adamlar bu şarkıları bize miras bırakmışlar ve biz istediğimizde okuyabiliyoruz. Neden biz de bunu yapmayalım ki... Bakıyorum bazı sanatçılara hiç ihtiyaçları olmadığı halde tutturmuşlar illa şu kadar para isteriz, Bu kadar para isteriz diye. Ben böyle olmak istemiyorum ve istemediğim için de ben yaşarken ya da öldükten sonra da şarkılarımı okumak isteyenler hiçbir para ödemeden şarkılarımı okusunlar.

Filmleriniz o dönemlerde hep şarkılarınız üzerine çekiliyordu. Bir bakıma hayranlarınız için çekilen filmlerdi.

Ben o zamanlar şarkıcılığımla tanındım ve prodüktörler de beni şarkıcılığımla aldılar. Yani şarkıcılığım üzerine yaptık.

İlk siz miydiniz bu tarz filmleri çeken?
İlk ben başlattım. Aslında o dönemlerde Orhan Abi film çekiyordu ama Çeşme, Batan Güneş, Bende Özledim ve Durdurun Dünyayı filmleri gibi değildi. Benim filmlerim çok daha başkaydı. Kapı pencere kırdırtıyordu. Tıpkı bu dizideki gibi bir numaraydım.

Rakipleriniz var mıydı?
Bir Orhan Abi vardı. Başka da yoktu. Zaten o dönemlerde Orhancılar ve Ferdiciler oluşmuştu. Fakat ikimizde bunun olmasından hiç hoşnut değildik. Çünkü kavgalar, yaralamalar hatta cinayetler olmuştu o zaman. Biz de hep bir bütünlük içinde olmaları için çabaladık. Sonuçta ikimizde sanatla uğraşan insanlardık ve kavgayla dövüşle işimiz yoktu.

Eminim bu 18 yıl içinde birçok proje gelmiştir size. Gördüğümüz kadarıyla da hiçbirini kabul etmediniz. Yersiz Yurtsuz dizisini neden kabul ettiniz?

Şükrü Avşar'la tanıştım ve çok sevdim. Hesabını kitabını, sinemayı seven biri. O yüzden de bu adamla çalışılır diye düşündüm. Sonra Şükrü Avşar bana diziden bahsetti. Senaryosunu Ali Ulvi Hünkar'ın yazdığını söyleyince buluşup konuştuk. Senaryoyu okudum ve çok beğendim. Böylelikle Yersiz Yurtsuz dizisinin çekimlerine başlamış olduk.

Bu kadar çok töre dizisi varken tutup tutmayacağıyla ilgili bir kaygınız oldu mu?

Bizim dizimiz bir töre dizisi değil. Bizimki bir babanın kızının namusunu korumaya çalışmasıyla ve yanlışı düzeltmeye çalışmasının hikayesi. Töreyle alakamız yok. Diğerlerinde olduğu gibi ciplerimiz yok, ağalarımız yok.

Ama dizide de töre işleniyor.
O dümenden öyle. Yoksa gerçekten töre dizisi değil. Ayrıca bu proje bana iki sene önce geldi. Fakat Şükrü Avşar'dan başka bir proje istedikleri için biz bu diziyi ertelemek zorunda kaldık. Yoksa bu tarz dizileri biz başlatmış olacaktık.

Ben arabeskçi değilim. Fantezi müzik söylüyorum. Yani halkın sevdiği, zaman zaman duygulandığı, zaman zaman güldüğü müzikler yapıyorum





'Necla Hanım ibadetini yapıyor'
Eşiniz Necla Nazır ile kaç filmde birlikte oynadınız?
Çeşme, Benim Gibi Sevenler, İnsan Sevince, Bir Damla Ateş, Durdurun Dünyayı , Batan Güneş, Affet Allahım ve Her Şeyim Sensin adlı filmlerde birlikte oynadık... Yeniden böyle bir şeyi düşünmüyoruz. Necla, bıraktı artık o bu işleri. Şimdi evinde oturup çocukla ilgileniyor. İbadetini yapıyor.

Necla Hanım kapanmaya nasıl karar verdi?
Kızımız Tuğçe dünyaya geldikten bir iki sene sonra kapanmaya ve her şeyini ona adamaya karar verdi. Kimse de yadırgamadı. Sonuçta bizim memlekette herkesin başı bağlı. Annemin, kardeşimin, teyzelerimin de başı bağlı. Kaldı ki artık dış görünüşle iç görünüşü ayırmamız lazım. Necla'yı tanıdığımda da ibadetine düşkün biriydi.

Ama bikinili de gördük, dekolte de gördük kendisini...
Evet doğru. Bikinisini giyip denize de girdi. Açık dekolte kıyafetler de giydi. Ama ibadet dışta değil, içtedir. İçinde olmadıktan sonra kapansa ne olur ki...

'Ben kayığı batırmadım'

Siz teklifleri kabul etmediniz ama aynı dönemdeki meslektaşlarınız jüri olarak olsun, TV programı olsun hep televizyonlardaydılar...

Evet, doğrudur. Ama hepimiz kayığın bir tarafına yığılırsak, o zaman kayık batar. Onun için ben baş tarafında durdum, onlar *** tarafında. Böylelikle kayığı batırmamış olduk.

Orhan Gencebay'a geldiği gibi size de jüri üyesi olmanız için teklif geldi mi? Orhan Gencebay'ın jüri üyesi olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu onun tercihidir. Fakat, orada alemi cihanlar, cihanların üzerine başka cihanlar da çıktı. Ama soruyorum sana nerede bu çocuklar? Nerede bu çocuklara vaat edilen albümler, verilen sözler nerede? Sonuçta bu bir program ve bence orada olanlar ne konuştuklarına dikkat etmeliler. Umut vermek çok ağır bir yüktür. Sonuçta karşında genç insanlar var ve o gençlere umut verip yerine getirmezsen, o umutlar ateşe döner. O bakımdan Orhan Abi de orada olabilir. Bülent Hanım yanında da oturabilir. Her ne kadar 'Sen oraya yakışıyor musun Orhan Baba' diye bağırsalar da bu dediğim gibi bu onun tercihidir. Ama şu da bir gerçek ki orası müziğin konuşulacağı bir yer değil... Benim jüri üyeliğime gelirsek... Çok fazla teklif geldi ama hiçbirini kabul etmedim.

Neden kabul etmediniz?
Çünkü aynı dönemlerde Yersiz Yurtsuz dizisi için teklif gelmişti ve onu kabul ettim.

Yani diziyle aynı döneme denk gelmeseydi sizi de jüri koltuğunda görecektik...

Neden görmeyesiniz ki? Kötü bir yer mi orası?

Ama 'kavganın içinde bulunmayı sevmiyorum' dediniz... O tür programlarda da kavga hiç eksik olmuyor...

Ne olacak canım. Otururdum bir kenarda. Kavgalara da karışmazdım. Boynumu da bükerdim. Sonuçta halkımız böyle programları seviyor ve halk beni orada görmek istiyorsa orada olurum.

Müzik ve dizinin dışında müteahhitlik yaptığınızı da biliyoruz.
Adana'da bir arsa almıştım. Ona da bir bina yapmaya karar verdim. Sonra başka bir müteahhide kat karşılığı arsayı verdim. Böylelikle müteahhitliğe başlamış oldum...
Gözyaşlarıyla birlikte aktı boyaları,
'ağlayan palyaço'nun.
Kullanıcı avatarı
Sphisnks
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 17724
Resimler: 4
YaÅŸ: 23
Kayıt: 01 Eki 2006 19:13
Konum: suz
Teşekkür edildi: 1
Teşekkür alındı: 43 kere forum 15 Mesajlar

Mesajgönderen Sphisnks » 24 Nis 2007 1:04

GÜNÜN RÖPORTAJI!... “MAGAZİN MAHKEMESİ”NDE ÜNLÜLERİN AVUKATLIÄžINI YAPAN DENİZ AKKAYA, ÖZEL HAYATIYLA İLGİLİ ÇARPICI AÇIKLAMALAR YAPTI!... AKKAYA, YUNANLI SEVGİLİSİYLE İÇİN NELER SÖYLEDİ? ÜNLÜ TOPMODEL “ERKEK OLSAM HANGİ ÜNLÜ GÜZELİN PEŞİNDEN KOÅžARIM” DEDİ? İŞTE DETAYLAR!...


Resim


21/4/2007 10:17




İşte Deniz Akkaya’nın Sabah’ın Cumartesi ekine verdiÄŸi röportaj...


Deniz Hanım, ben sizin hayatla bağınızı merak ediyorum. Hasar almayı çok önemsemiyor gibisiniz. Kendinize fazla mı güveniyorsunuz? -
Kendime güvenmiyorum. Ama kimilerinin bütün toplum için doğru kıldığı şeylere de güvenmiyorum. Onlar bizden daha mı akıllı diye düşünüyorum. Ben kimseden daha akıllı değilim. O yüzden kimse adına karar da vermem. Otokontrol diye bir şey var. Utanacağım şeyi, kendim için yapmam. Şu da var; bir başkası benim yaptığım şeyden utanabilir, ama o da onun kendi geçmişinden bugünlere taşıdığı değerleri, önyargılarıdır. Ben onun önyargılarına hizmet etmem. Kendiminkilere ederim. Ama ünlü insanlara bir bakın, toplum tarafından yargılanacaklarını düşündükleri için, hiçbiri yaşadıkları hayatı bire bir telaffuz edemiyor.

- Siz ediyor musunuz? -
Benim 30'uma bir kaldı... Değişmem gereken önemli bir yaş dönemecindeyim. Ben kendimi bu yaşlarda yalancılık ve tutuculukla beslersem, yalan bir tip olurum. Benim 40'ımda, 50'mde olmak istediğim şey yalancı, öyle karikatürize bir tip değil. Bazı kişiler yalandan beslendiklerini zannedip, reklam şirketlerine büyük paralar veriyor ve kendine bir imaj çizdiriyor, hayatı boyunca da o imajı oynuyor. Ben gelişiyorum.

- Ne için yaşıyorsunuz Deniz Hanım? -
Mutlu olmak için diyebilirim. Eğlenmek başka. Ben yalnız kalma taraftarı insanlardan biriyim. Benim yalnızlıkla ilgili sorunum yok.

- Yalnızlıktan korkmuyor, yani yalnız kalmayayım paniğiyle saçma bir ilişkiden bir başka saçma ilişkiye girmiyorsunuz, öyle mi? -
Ben rahatlıkla yalnız uyuyabilen kadınlardanım. Hayatımda biri varsa bile kendime ait bir vaktim, alanım olmasına dikkat ederim. Yalnızlığın gerekli olduğuna her şeyden çok inanırım.

- Hayatınızdan pek çok playboy geçti. Eninde sonunda yalnız kalmak için miydi?
- Evet. Çok doğru buldunuz. İşte sonuçta gene yalnızlığa dönmek fikri.

- Bu sizin 'deneme-yanılma' alışkanlığınızdan da kaynaklanmış olabilir... -
O da var. Benim öğrenme şeklim deneme-yanılma yöntemi zaten. Ben hep deneme taraftarı oldum. Kendim yaşamadan, yüzde 100 doğa kanunu bile olsa, inanmıyorum. Ama artık hani yavaş yavaş...

- Toparlanmak mı lazım? -
Toparlanmak değil de, artık bir yastığı paylaşabilmenin vakti yavaş yavaş geliyor gibi. Bu kadar da tek başına hayat geçmez. Yalnızlıktan hoşlanmıyor değilim ama yanımda fikirlerimi paylaşabileceğim, hatta hiçbir şey yapmadan yan yana oturabileceğim biri... Ki en mühim ve en zor şeydir bu söylediğim.

- Neden 'playboy'ları seçtiğinizin itirafı? -
Playboyları da dışarıdan göründükleri gibi yargılamamak lazım, beni de. Tanıdıkça göründüğünden daha da iğrenç, fena bir şey olduğunu anlasanız bile, yine de bırakmıyorsunuz... Orada gizli olan şey, sizin dediğiniz nokta işte. 'Gittiği yere kadar gitsin, ben yine hayatıma istediğim yerden devam ederim,' niyetindeyseniz. Ama tabii bir noktada bunlardan ders alma zamanı da geliyor. Benim için o zaman geldi bence.

- Neden sonra geldi? -
Son ilişkimden sonra. Mahkemelik olduğum kişiden (Murat Aslan) sonra. Evcilik oynama zamanı geçti benim için, şimdi gerçekten evlilik yapma zamanı. Evcilik çocuklarla oynanır, yani o yüzden adamlarla olmaya başlamanın vakti geldi artık.

- Peki Ebru Şallı, Demet Şener gibi bir zamanlar çapkın olup da, sonra evlendiği erkeğin geyşası gibi olan kadın modeline mi bürüneceksiniz?

- Demet Şener'i tanımam ama bir zamanlar komşu olduğumuz Ebru için rahatlıkla şunu söyleyebilirim: Onların evi son derece demokratik bir ortamdır. Ebru hiç öyle geyşa modeli değildir. Onların da aralarında tartışmalar, uzlaşmazlıklar yaşanmıştır ama Ebru her zaman dimdik durmuştur. Nedir bu kadar 'kocacım'cılık diyebilirsiniz. Öyle bir şey yok, bilin yani. Ne Ebru tek başına karar verir, ne de Harun. Ayrıca evliliklerde kavga olmasa, zaten ihtiras bitmiş demektir. Onların da gayet güzel, ihtiraslı bir evlilikleri var.

- Daha çok kadınlarda rastlanan ani değişikliklerden bahsediyorum... -
Hayır, böyle bir şey yok. Zannediyorlar ki ben çok başıboş, vurdum duymaz bir tipim. Oysa ilişkilerimde her zaman inanılmaz derecede- eğer geyşalıksa ismi- acayip geyşa gibi davranmışımdır. Ama bana prenses gibi davrandıkları için. Bana prenses gibi davranmayan birine de niye geyşa gibi davranayım?

- Bu saatten sonra size prenses gibi davranan bir erkek sizi keser mi?
- Prenses gibi derken, bir elim yağda bir elim balda demek istemiyorum. Farklı kültürden olacak ki, beslenebileyim. Yani bana çok benzeyen biri beni beslemez. Benim altıncı hissim çok kuvvetli, ben bana taban tabana zıt biriyle evleneceğim.

- Farklı kültür risk almak demektir...
Öbür türlüsü daha büyük risk, çünkü sıkılırım. Genellikle, monotonluk ilişkileri bitiren sebeptir. Bana benzeyen biriyle aynı zevklerimiz olacak demektir.

- Siz öyle 'farklı kültür, farklı kültür' dedikçe, aklıma Seren Serengil modeli ilişkiler geliyor... -
Hayır, hayır, bakın Madonna'ya, İngiliz kocası evin içinde ona Mrs. Ritchie diye hitap ediyor. Terazide bir dengesizlik var gibi gözüküyor, ama evlilik dediğin de onlarınki işte.



Sizin kalbinizde kılıç yarası gibi izi kalmış biri oldu mu? -
Ben öyle Cezmi Ersöz'ün yazdığı gibi aşklara inanmıyorum. Cezmi Ersöz'ün bütün kitaplarına bayılıyorum, onun kitaplarında biten aşkın sonrası çok yoğun yaşanır ya, ben öyle değilim. Çünkü eğer sizin kalpte bir çizik olarak hatırladığınız biri varsa, siz zaten onun acısını hiç kabul etmemişsiniz, onu saklıyorsunuz, zaman zaman o çizik kanıyor demektir. Benim hayatımda böyle biri olmadı. Ama benim kalbimdeki çizik, annemden babamdan bile ileri derecede sevdiğim anneannemin cenazesine gidememektir. Burada değildim ve o öldü, ben onun yanında olamadım o gün. Başka özel hiçbir çiziğim yok benim.

- Dişilik sizin için çok önemli bir vasıf mıdır, kadınsı olmayı sever misiniz, yoksa daha farklı şeyler ister misiniz? -
Kim kadınsı olmayı sevmez ki... Ama bazı sabahlar hakikaten kendimi kirli, her tarafı mor içinde çocuk gibi hissediyorum. Pis, çamurlu, hem de çirkin bir oğlan çocuğu gibi. Ama gene de kendini kadın hissetmek güzel bir duygu, kadın olarak doğmak da bir ayrıcalık hatta.

- Kadın deyince kim gelir aklınıza? -
Monica Bellucci. Salt fiziki olarak bakarsam tabii. Ama erkek olsaydım, dünyanın bütün imkânları elimde olsaydı Angelina Jolie'nin peşinden giderdim doğrusu. Bence gerçek savaşçı o. 29 yaşında dünyanın bütün nimetlerini elinin tersiyle itip bir tişört, bir parmak arası terlik yaşamaya başladı. Hani bunu bir reklam tavrı olarak düşünenler var ya, hayır, o kadın çok rahatlıkla Los Angeles'taki evinde spa'lar ve gym'ler arasında çok rahat bir hayat yaşayabilirdi. Dört çocuğun sorumluluğunu almak, reklam için yapılacak şey değil. Benim tek bir çocuğun sorumluluğunu almak için cesaretim yok.

- Magazin dünyası artık sizde bir bunaltı, bulantı yaratmıyor mu? -
Yıllarca lime lime edilip kullanıldım, şimdi ben magazini kullanıyorum, televizyon hayatımda. Üstelik magazinde öfkelenecek bir şey de yok, direkt komedi çünkü.



Elinizdeki tek taş ve alyans ne oluyor? - Parmağımdaki tek taşı kendim aldım ama insan nişanlandığında tek taş değil, alyans takar. Alyansım da iki günde takılmış bir alyans değil. Nişanlım hani öyle erkek güzeli değil ama bana göre yakışıklı, yani kıllı, bıyıklı, şişman değil. Kabul ediyorum, Brad Pitt de değil, ama hiç olmazsa kendine bakıyor, spor yapıyor, fit bir vücuda sahip.

- Son durumunuz nedir hayatta?
- Bana artık eski ilişkilerimle ilgili soru sormasınlar. Çünkü ben artık iki kişi adına cevap veriyorum. Biri bana gelip sevgilimin eski bir ilişkisiyle ilgili bir şey anlatsa, ben hiç bozulmam. Artık o geçmişte kalmıştır, o benimledir, benimdir. Ama erkekler böyle değiller. Bunları birbirlerini acıtmak için malzeme olarak kullanıyorlar. O yüzden bana artık biraz daha hassasiyet göstersinler istiyorum.
Gözyaşlarıyla birlikte aktı boyaları,
'ağlayan palyaço'nun.
Kullanıcı avatarı
Sphisnks
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 17724
Resimler: 4
YaÅŸ: 23
Kayıt: 01 Eki 2006 19:13
Konum: suz
Teşekkür edildi: 1
Teşekkür alındı: 43 kere forum 15 Mesajlar

Mesajgönderen Sphisnks » 24 Nis 2007 1:10

MEGASTAR TARKAN YENİ ALBÜMÜ İÇİN SEZEN AKSU’DAN KAÇ ÅžARKI ALDI?


21/4/2007 10:02


TARKAN merakla beklenen yeni albümü için start verdi. Sezen Aksu’dan 3 ÅŸarkı birden alan Megastar, aranjörü Ozan ÇolakoÄŸlu’yla birlikte stüdyoya girdi. Geçen albümünde yaÅŸadığı talihsizlik nedeniyle bu kez tedbiri elden bırakmayan sanatçı, ÅŸarkılarının çalınmasından korktuÄŸu için stüdyoya orkestra elemanları dışında kimseyi sokmuyor. Bu arada Tarkan, 6 - 21 AÄŸustos arasında Açıkhava Tiyatrosu’nda konser vereceÄŸini açıkladı...


Resim
Gözyaşlarıyla birlikte aktı boyaları,
'ağlayan palyaço'nun.
Kullanıcı avatarı
Sphisnks
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 17724
Resimler: 4
YaÅŸ: 23
Kayıt: 01 Eki 2006 19:13
Konum: suz
Teşekkür edildi: 1
Teşekkür alındı: 43 kere forum 15 Mesajlar

Mesajgönderen Sphisnks » 24 Nis 2007 1:17

FLAÅž!... 90’LI YILLARIN EFSANE GRUBU SPICE GIRLS, YENİDEN BİR ARAYA GELİYOR!... İŞTE “BAHARAT KIZLAR”DAN SON HABERLER!...


20/4/2007 15:22



90'ların en popüler grubu Spice Girls, bütün eski üyeleriyle birlikte yeniden bir araya geliyor...




Alınan bilgilere göre grup, uzun zamandır yeniden birleşmeyi düşünüyordu ama yeni anne olan Mel C nedeniyle grup üyeleri bu projeyi sürekli erteledi. Kısa bir süre sonra stüdyo çalışmalarına başlayacak olan Victoria, Emma, Mel C ve Geri, hem performanslarını test edecek, hem de yılların verdiği özlemi dindirme fırsatı bulacaklar.



Haberin bir de kötü tarafı var. Efsane "Baharat Kızlar" sadece altı aylık bir dünya turnesi için birleşiyor. Sonrasında herkes kendi çizdiği yoldan hayatlarına devam edecek. Bunun aksinin zaten mümkün olamayacağını söyleyen Emma, "Son 10 yılda her şey çok değişti, herkes kendine yeni bir hayat kurdu.Bir daha her şeyin eskisi gibi olmasını beklemek büyük hata olur" diye konuştu.


Resim
Gözyaşlarıyla birlikte aktı boyaları,
'ağlayan palyaço'nun.
Kullanıcı avatarı
Sphisnks
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 17724
Resimler: 4
YaÅŸ: 23
Kayıt: 01 Eki 2006 19:13
Konum: suz
Teşekkür edildi: 1
Teşekkür alındı: 43 kere forum 15 Mesajlar

ÖncekiSonraki


Benzer Başlıklar


Dön Haber ve Güncel olaylar

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron