Ordumuz yoktu! Ordumuz yoktu!
Türkiye Gazetesi yazarlarından Yavuz Bülent BÂKİLER,
dün ve bugün "Ordumuza düşmanlık" adı altında son günlerin en hassas konusuna değinmiş.
Bu güzel yazıdan ilgimi çeken bir bölümü sizlele paylaşmak istiyorum :
1980-2000 yılları arasında, gittiğim her Türk Cumhuriyetinde (!) bazı yetkililere sordum:
- İstiklâlinizi neden kaybettiniz? Neden Rusya’nın bir sömürge toprağı oldunuz? dedim.
Her Türk topluluğunda, yetkililerden aynı cevabı aldım: Dediler ki:
-”Ordumuz yoktu! Ordumuz yoktu! Ordumuz dağılmıştı. O bakımdan Rus orduları, âdeta, ellerini-kollarını sallaya sallaya, bütün Türkistan topraklarını istila ettiler!..”
Onlara anlattım ki, biz, Türkistan’ın binde biri büyüklüğünde bile olmayan Çanakkale topraklarında, 253 bin şehit verdik. Düşmandan da o kadar asker kırdık. Dehşetle öğrendim ki, Ruslar Türkiye’den birkaç misli büyük olan Türkistan topraklarını istila ettiklerinde 100 (yüz) askerlerini bile kaybetmemişler.
Şimdi ben, bizzat gördüklerime dayanarak söylüyorum: Türkiye’de herkesin, ama herkesin... namusu, şerefi, hürriyeti... Türk ordusunun ve Türk devletinin ayakta kalmasına bağlıdır. Ordumuz daha güçlü, daha caydırıcı, daha modern silahlarla donatılmalıdır. Ordusuz bir Türkiye veya ordusu kırk tarafından çekilen bir Türkiye, bırakınız büyük devletleri, dört milyonluk Ermenistan, üç milyonluk İsrail, on milyonluk Yunanistan karşısında bile, çok büyük kayıplar verir.
Yazının tamamı için :
http://www.turkiyegazetesi.com/makalede ... ?ID=423928


