Zaman: 01 Ağu 2014 2:39

Nostalji Şarkılar

  
Sevdiğiniz Sanatçılarla İlgili Bilgileri,Haberleri Bulabileceğiniz ve Paylaşabileceğiniz Bölümümüzdür.

Moderatörler: hawk, SüperMod

Nostalji Şarkılar

Mesajgönderen Maket » 21 Tem 2008 20:24

Resim
Resim
Sana Neler Edeceğim
Sana Ne Kime Ne
Al Beni
Tanrı Misafiri
Kimler Geldi Kimler Geçti
İnanmam
Seninleyim
Hoşgör Sen
Varsın Yansın
Palavra Palavra
Çapkın Satıcı
Nasılsın İyimisin?
Olanlar Oldu Bana
Kaderimin Oyunu
Dert Bende Derman Sende
İçme Sakın
Erkek Adın
Haram Olsun Bu Aşk Sana
Olmadı Gitti
Bilmece Bildirmece
Gençlik Yılları
Göz Göz Değdi
Her Yerde Kar Var
Onyedi Yaşında
Sensiz Yıllarda
Tek Yaşanır mı
Yere Bakan Yürek Yakan
Tu pars et tu reviens
Je t'apprendrai l'amour
Viens dans ma vie

Olmadı Gitti
Bilmece Bildirmece
Gençlik Yılları
Göz Göz Değdi
Her Yerde Kar Var
Onyedi Yaşında
Sensiz Yıllarda
Tek Yaşanır mı
Yere Bakan Yürek Yakan
Tu pars et tu reviens
Je t'apprendrai l'amour
Viens dans ma vie

Olmadı Gitti
Bilmece Bildirmece
Gençlik Yılları
Göz Göz Değdi
Her Yerde Kar Var
Onyedi Yaşında
Sensiz Yıllarda
Tek Yaşanır mı
Yere Bakan Yürek Yakan
Tu pars et tu reviens
Je t'apprendrai l'amour
Viens dans ma vie
Olmadı Gitti
Bilmece Bildirmece
Gençlik Yılları
Göz Göz Değdi
Her Yerde Kar Var
Onyedi Yaşında
Sensiz Yıllarda
Tek Yaşanır mı
Yere Bakan Yürek Yakan
Tu pars et tu reviens
Je t'apprendrai l'amour
Viens dans ma vie

Resim
Resim

Kandil
Nasıl Geçti Habersiz
Bir Leyla Bir Şirin Bir Aslı Gibi
Madem Derdimi Sordun
Nasıl İçmem Arkadaşım
Şarkıların Kaderi
Söz Verirsin Severek
Aşktan da Üstün
İnleyen Nağmeler
Dula Dönmüşsün
Düşmem Peşine
Kızılcıklar Oldu mu
Çapkın
Yaralı Gönül
Gülünce Gözlerinin İçi Gülüyor
Kulakların Çınlasın
Sarmaşık Gülleri
Mutluluğun Sırrı
Kollarında Öleyim
İntizar


Resim
Resim
Sev Beni Beni
Eskimeyen Dost
Seni Nasıl Sevdim
Şimdi Uzaklardasın
Akşam Olur Gizli Gizli
Gitme Sana Muhtacım
Aşkımız Eski Bir Roman
Mihrabım Diyerek
Bu Sensiz İlk Gecem
Aldığım Her Nefesin Birisi Senin
İçimdeki Büyük Aşkı
Sorma Arkadaşım
Köşeyi Dönüpte Gelmedim Sana
Yollarda Kaldı Gözüm
Dünya Yansa Yorganım Yok İçinde
Sıkça Sorulan Sorular
Resim
Resim
Yağmasın Yağmur
Aynı Yerde Aynı Gün
Olmaz Olmaz Dememeli
Kurumuş Bir Dal Gibiyim
Boşvere Boşvere
Eskimeyen Dost
Ağla Halime
Gündüzüm Seninle
Unutturamaz Seni Hiçbir Şey
Mihrabım Diyerek
Akşam Olur Gizli Gizli Ağlarım
Bu Şarkıyı Senin İçin Yazdığımı Bilseydin
Beni Böyle Sev
Dilek Taşı
Şerefine Sevenlerin
Rabbena Hep Bana
Elini Sallasan Ellisi
Resim
Resim





BARIŞ MANCO.

1. Söyle Zalım Sultan
2. Bu Gün Bayram
3. Mahkum
4. Dört Kapı
5. La Casa della Mamma Tulipano
6. Old Pavlin
7. Gibi Gibi
8. Lahburger
9. Abbas Yolcu
10. Dut Ağacı
11. You And I
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

Re: Nostalji Şarkılar

Mesajgönderen egitmencim » 07 Ara 2008 21:11

harika bir çalışma olmuş
Kullanıcı avatarı
egitmencim
Yeni üye
Yeni üye
 
Mesajlar: 1
Yaş:
Kayıt: 07 Ara 2008 21:04
Teşekkür edildi: 0
Teşekkür alındı: 0 kere forum 0 Mesaj

Re: Nostalji Şarkılar

Mesajgönderen Gardenya » 08 Ara 2008 3:00

Ferdi Özbeğen kimdiki? :?
Hayat Umutla Başlar...
Kullanıcı avatarı
Gardenya
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 1692
Yaş:
Kayıt: 04 Haz 2005 23:06
Teşekkür edildi: 18
Teşekkür alındı: 62 kere forum 38 Mesajlar

Re: Nostalji Şarkılar

Mesajgönderen hasan57 » 19 Ara 2008 23:40

tsk
Kullanıcı avatarı
hasan57
Yeni üye
Yeni üye
 
Mesajlar: 2
Yaş:
Kayıt: 19 Ara 2008 23:25
Teşekkür edildi: 1
Teşekkür alındı: 0 kere forum 0 Mesaj

Re: Nostalji Şarkılar

Mesajgönderen Maket » 14 Ara 2009 19:31

ResimResim


Tüm yazıları------------------------------------Açtım aşk defterimiAşk yalan, inanmamGönlüm hep seni arıyorŞimdi sen çok uzak olsanYazık oldu yarınlaraBakarken penceredenDeniz bile silmemişGün doğarken her sabahİşte bu bizim hikayemizPop eski bir yalanÇalacak aşk dolu şarkılarAğlama boş yereSöyle sazım ne söylersinHayat mı bu ?Duymadın sesimi sürünüyorumSizinle bir dakikaİlhan İrem, seni seviyoruzSen de unutma beniTürlü türlü söz oluyorSemiramis5 DivaCanı sıkılan adamSeviyorum de sarıl banaBu ne dünya kardeşimYorgun oturur görünsem de köşemdeResimdeki gözyaşlarıHep onlar vardıMutluluktan haber ver dilek taşıAşk eski bir yalanBir gün dönsen banaBu yol korkaklar için değilNasıl geçti habersiz------------------------------------Erdemle kırbaçlanan kadın
"POP" ESKİ BİR YALAN, ADEM VE HAVVA'DAN KALAN
Yazımızın başlığını Sezen Cumhur Önal'dan ödünç aldık; "Aşk Eski Bir Yalan". Yine de Pop bu kadar eski bir kavram değil elbette. Hele, hele bu yazının konusunu oluşturan Türk Popu hiç değil. Türk Popu'nun öncülerinden ve ilk kumandanlarından Erol Büyükburç'un söylediklerine güvenerek; Türkçe söylenmiş ilk pop şarkısının Fecri Ebcioğlu'na ait "Bak Bir Varmış Bir Yokmuş" adlı şarkı olduğunu söyleyebiliriz. En azından Pop'u çekiştirip; kantolara tangolara yamamaya niyetli olmayanlar için bu böyle. Türk Popu'nun; Direkler Arası kantolarına, Fehmi Ege tangolarına ya da Elvis Presley şarkılarının zamane gençleri tarafından İngilizce söylendiği günlere kadar uzandığı da söylenebilir. Ama bunun sonu yoktur; aynı mantıkla, Adem ve Havva'ya kadar gidebiliriz gerçekten. Bizim Erol Büyükburç'un sözüne güvenimiz tam. Hem Türk Popu'nun bir başka öncüsü Ayten Alpman'ın sözleri de bunu doğruluyor. Ayten Alpman, kendisiyle yaptığımız bir röportajda; 1963 yılında İsveç'e caz eğitimine gitmeden önce kendisi dahil Rüçhan Çamay, Ay-feri, Tülay German, Ayla Dikmen ve Sevinç Tevs caz söylüyorken, bir yıl sonra döndüğünde bütün bu arkadaşlarının Türkçe söylüyor olduğunu görüp şaşırdığını söylemişti.

Fecri Ebcioğlu'nun muhtemelen çok mahçup denemesinin tarihi tam olarak 1962. O yıl Fecri Ebcioğlu ülkemize de gidip gelen Bob Azzam'ın Fransa'da epeyce ünlü şarkısı "C'est Ecrit Dans Le Ciel" adlı şarkısına Türkçe söz yazar. Şarkı çok tutar ve herkesin diline dolanır: "Bak bir varmış bir yokmuş eski günlerde, tatlı bir kız yaşarmış Boğaziçi'nde". Bu şarkıyı müteakiben, herkes birden Türkçe söylemeye transfer oluyor ve bu transfer inanılmaz bir hızda gelişiyor. "Balkan Festivali", Hürriyet'in "Altın Mikrofon Armağanı Yarışması" ve daha sonraları yapılmaya başlanan Milliyet'in "Liselerarası Müzik Yarışması" da bu hızın artamasına katkıda bulunuyor. Bu yarışmalar yalnızca Türkçe Pop'u hızlandırmıyor, aynı zamanda Türk Popu'nun birbirinden farklı kanallardan da akmasını sağlıyordu. 70'lerin başından itibaren ortalığı allak bullak eden "Anadolu Pop" akımının temelleri Balkan Festivali'nde atılır sözgelimi. "Altın Mikrofon" bu temeli sağlamlaştırır. Yani Türk Popu, hemen başlangıç yılları ile birlikte tek tip olmaktan kurtulur ve herkes gönlünün çektiği yolda ilerlemeye başlar. Bir yandan Ajda Pekkan, Gönül Turgut ve Ay-feri gibi Fecri Ebcioğlu'nun ve Berkant, Özdemir Erdoğan, Kamuran Akkor, Mehmet Taneri, Ertan Anapa ve Selçuk Ural gibi Sezen Cumhur Önal'ın söz yazdığı şarkıcıların temsil ettiği "Aranjman" kolu, bir yandan da Tülay German, Erol Büyükburç, Silüetler, Mavi Işıklar ve Selçuk Alagöz gibi grup ve şarkıcıların türkülerimizi aranje ederek temsil ettiği "Anadolu Pop" akımı. Bunların arasında belki de ilk akıma sokulması gereken, Sacha Distel, Adamo, Patricia Carli, Juanito, Mercedes ve Dario Moreno gibi "Türkçe söyleyen yabancılar". Ve başlangıçta çok az sayıda olmakla birlikte ilk bestelerimiz. Bütün bu akımlar, hep birlikte ve her akım kendi dinleyicisini arayıp bularak ilerledi durdu. Taa 80'lerin başına kadar. Türk Popu, 80 başlarında, epey bir süredir silkelenip durduğu arabesk tarafından şiddetli bir yumruk ile yere seriliyor ve arabesk in eksik bıraktığını da 12 Eylül tamamlıyordu. Bütün ülkeyi allak bullak eden 12 Eylül'den Türk Popu da, Türk Popu'nun dinleyicisi de payına düşeni aldı. Kimse de doğru dürüst birşey dinleyecek hal kalmadı ve hepimiz kendimizi "İtirazım Var"lara ya da "Seni Yakacaklar"a vurduk. 90'ların başına kadar sürdü bu. Türk Popu kendisini toparlayıp yeniden doğuş sayfasını açabilmek için tam on yıl bekledi. Bu yeni sayfayı açma şerefine Aşkın Nur Yengi ve Yonca Evcimik gibi genç şarkıcılara nasip oldu. Sonrası herkesin malumu. Biz gelin ilk yıllara dönelim.

ResimResim
Fecri Ebcioğlu Türk Popu'nun ilk şarkısını yazma şerefine nail olunca, herkesin kapısını aşındırdığı bir söz yazarı olur haliyle. Ajda Pekkan'ı Türk Popu'nun gelmiş geçmiş en büyük yıldızı yapacak olan macera o günlerde başlar. Ajda Pekkan ilk 45'liklerini Fecri Ebcioğlu ile yaptı. "Onyedi Yaşında", "İki Yabancı" ve sonraları "Dünya Dönüyor". Buna paralel olarak Sezen Cumhur Önal çıkar piyasaya ve epeyce sayıda şarkıya aynı anda söz yazmaya başlar. Hemen bu başlangıç noktasında Balkan Festivali'ne katılmak gündeme gelir. Ve "millî sanatçılarımız" ilan edilen Erol Büyükburç ve Ayla Dikmen aranje edilen türkülerimizle temsil ederler bizi. Erol Büyükburç "Karakaş Gözlerin Elmas"la katılır sözgelimi. Festivale katılmayanlar da bu akımın izinden gitmeye başlar. Ayten Alpman'ı İsveç dönüşü çok şaşırtacak olan Tülay German "Burçak Tarlası"nı yapar.

Batı Müziği'nin zengin teknik ve şekillerinden faydalanarak, yine batı müziği aletleriyle çalınmak sureti ile Türk Musikisi'ne yeni bir yön vermek için ilk olarak 1965 yılında Hürriyet'in düzenlediği Altın Mikrofon'da Silüetler "Kaşık Havası", Mavi Işıklar "Çayır Çimen Geze Geze", Yabancılar "Ağıt" ve Selçuk Alagöz "Bahçelere Geldi Bahar" ile yarışırlar. Erol Büyükburç "Kızılcıklar Oldu mu ?"yu yapar. Ve sonunda kızılcıkların senelere dolmasına kalmadan ilk bestelerimiz de gün yüzüne çıkmaya başlar. Zaten öteden beri "Little Lucy" gibi İngilizce sözlü besteler yapmakta olan Erol Büyükburç "Kırık Kalp" ile çıka gelir ve artık Türk Popu'nda beste sayfasını açar. Hiç şüphesiz "Kırık Kalp" yapılmış ilk pop bestemiz değildir. Ama daha önce yapılanlar o kadar az gün yüzüne çıkmış, çıkanlar da o kadar az ilgi çekmiştir ki, ancak "Kırık Kalp"in gördüğü ilgi bu beste işini bir sayfaya dönüştürebilir. Bütün sayfalar birlikte çevrilir durur ve Türk Popu 70'lerin başına gelir.

GÜZELLİĞİN ON PARA ETMEZ

ResimResim
Günümüzde Türk Popu tam anlamıyla grup fukarası. Oysa her türlü müziğin itici gücü gruplardır. Grup demek, bir yerine birkaç kişinin kafa kafaya verip tartışması cebelleşmesi ve bunların sonucunda yaratmasıdır. Bu nedenle günümüz popu neredeyse bir örnek. Eskiden öyle değildi elbette. Gruplar vardı ve bu nedenle ilerleme ve farklılık vardı. "Altın Mikrofon"un ektiği tohumlar '60 sonralarında boy vermeye başladı ve çok kısa bir sürede sonradan "Anadolu Pop" diye adlandırılacak olan akım dört bir yanı sardı. Zaten öteden beri buna çabalayan Cem Karaca, Barış Manço, Selçuk Alagöz ve Moğollar'ın yanında, Hümeyra, Fikret Kızılok, Selda, Üç Hürel, Dönüşüm, Tansu, Edip Akbayram, Esin Afşar, Modern Folk Üçlüsü, Canan ve Hülya bu işin öncüleri oldular. Hümeyra "Ölüm Olmasa", "Kördüğüm" ve "Dilber", Fikret Kızılok "Yumma Gözün Kör Gibi", "Söyle Sazım" ve "Gün Ola Devran Döne", Selda "Katip Arzuhalim Yaz Yere Böyle" ve "Tatlı Dillim", Dönüşüm "Kiziroğlu Mustafa Bey", Tansu "Kimeno" ile listeleri alt üst ettiler. O birkaç yıllık dönemde neredeyse Anadolu Pop olmayan hiç birşey tutmaz. Bu nedenle Ayla Dikmen, Ay-feri, Nermin Candan ve Nesrin Sipahi gibi "Aranjman" söyleyenler de geçici olarak bu akıma transfer olurlar. Ayla Dikmen'e Mustafa Alpagut "Alyanaklım" ve "Yanan Mum", Nesrin Sipahi'ye Bora Ayanoğlu "Kara Mehmet", Nermin Candan'a Kerem Güney "Oy Canım Cananım" bestelerini verirler. Ay-feri ise aşka gelip kendi besteler; "Yavaşça Yavaşça".

Anadolu Pop olmamasına rağmen ne yaparlarsa yapsınlar fırtına gibi esen ve epeyce satan çok az insan vardır o dönemlerde. Bunların en önemlileri de; Ajda Pekkan, Erol Büyükburç ve Erkin Koray'dır. Anadolu Pop'un öncülerinden olan Erol Büyükburç ve bu akımla her zaman gönül bağı olmuş Erkin Koray kendi ayrıksı yollarından giderler. Neredeyse tek başlarına açıp tek başlarına bir akım olmasını sağladıkları yollarından. Erkin Koray "Şaşkın", "Fesüphanallah" ve "Yağmur" ile belki Arabesk ama mutlaka Rock olan bir yoldan gider ve hepimizin aklını başından alır. Erol Büyükburç ise Saner ile kendine yeni bir yol çizmiştir. Hülya Koçyiğit ve Esen Püsküllü ile film çevirir, bu filmlerin müziğini yapar ve genç kızların sevgilisi olmayı sürdürür. "Berduş", "Öp Beni" ve "Kölen Olayım" yalnız genç kızların değil, hepimizin diline dolanır. "Berduşum ben berduşum, kalbimden vurulmuşum, ben yaralı bir kuşum, kanatlanıp uçamam".

ResimResim
Ajda Pekkan da ne yaparsa yapsın satmaya devam edenlerdendi demiştik. Sanatçımız artık bir "Süperstar" olmasını sağlayacak olan Fikret Şeneş'le çalışmaya başlamıştır. José Feliciano'nun "Rain"ini "Yağmur", Sylvie Vartan'ın "Abracadabra"sını "Tek Yaşanır mı ?", Joe Dolan'ın "Good Looking Woman"ını "Gençlik Yılları" isminde 45'lik olarak yayınlar ve orada durmaksızın Paris'e gider gelir. Neredeyse tek başına "Türkçe Sözlü Hafif Batı Müziği"nin müdavimi olur.

AH KALBİM, BEN SENDEN ÇOK ÇEKTİM

Balkan Festivali'nde, Apollonia ve Altın Orfe yarışmalarında bir şekilde sınanmış olan Türk Popu' nun önünde ise 1975 yılında yepyeni bir sayfa açılır, "Eurovision" sayfası. Türk Popu'nda belirmeye başlayan tekdüzeliği kırmak için yapılan "Toplu İğne Yarışması" iyi kötü işe yaramıştır ama yeterli olmaz ve TRT'nin öncülüğünde Eurovision'a katılmaya karar verilir. Gerçekten de Eurovision Türkiye elemeleri, Türk Popu'nun oldukça önemli bir gelişme elde etmesini sağlar. Elemeleri kazanıp ülkemizi dışarıda temsil etme isteği ve hırsı o kadar çok kişi tarafından şiddetli bir şekilde hissedilir ki, herkes kendini besteye verir ve yaratmaya başlar. Kafa kafaya verilir, projeler oluşturulur, ekipler toplanır ve yarış başlar. Atilla Özdemiroğlu, Şanar Yurdatapan ve Ali Kocatepe, bu konuda en aktif, en yaratıcı ekipler olurlar. Biraraya asla gelemiyecek olan ünlüleri biraraya getirirler, renkli şovlar hazırlanır, ilginç sözler yazılır ve güzel besteler yaparlar. İlk elemelerin yapıldığı 1975 yılında ise katılma rekoru kırılır. Yeliz, Attila Atasoy, Yeşim, Cici Kızlar, Füsun Önal, Esin Afşar, Gökhan, Ali Rıza Binboğa, Uğur Akdora o yıl öne çıkan isimler olur ama yarışmayı Semiha Yankı kazanır; "Seninle Bir Dakika". Eurovision, gerçekten de Türk Popu'nun renklenmesine, çeşitlenmesine katkıda bulundu. Çok ünlüler ve yepyeni isimler birlikte yarıştı. Sözgelimi o zamanda çok ünlü olan Nükhet Duru, Nilüfer ve Sezen Aksu, ısrarlı bir şekilde ve birkaç sefer olmak üzere yarıştılar bu elemelerde. Şans yalnızca Nilüfer'e güldü aralarından ve Nilüfer, Grup Nazar'ın bir üyesi olarak 1978 yılında "Sevince" ile yarıştı.

Bu elemelerin yanında öteden beri var olan bir başka eyilim de Türk Popu'nu etki altına almaya başladı. Arabesk renkleri hiçbir zaman red etmemiş Türk Popu, '70 sonlarına doğru kabaca Selami Şahin ekolü diyebileceğimiz bir dalgaya kapıldı. Selami Şahin son derece sıkı fıkı bulunduğu Gülistan Okan, Meral Zeren ve Işıl Yücesoy gibi şarkıcılarla bu dalgayı yayıp durdu. Bir süre böyle idare ettik.

USLAN ARTIK DELİ GÖNÜL

Bir süre böyle idare ettik ve sonunda Zerrin Özer belki bilerek ama kesinlikle bu kararını tahmin edemiyerek yeni bir sayfa açtı Türk Popu'nda "Gönül" adlı Orhan Gencebay şarkısı ile. Zaten bir süredir "Tülay'ın kızkardeşi", "Janis Joplin takipçisi" ve İstanbul Gelişim'in solisti olarak bir şekilde gündemde olan Zerrin Özer, Esin Engin tarafından bir dans parçasına dönüştürülmüş "Gönül" ile ortalığı öyle çok ayağa kaldırır, öyle kıyamet koparır ve öyle çok satar ki yol kendiliğinden açılmış olur. Bir zamanların ünlü şarkılarının yeni disko versiyonlarının yapılması olarak özetleyebileceğimiz bu yoldan neredeyse herkes birden geçmeye kalkar. Gökben "Samanyolu", "Kıskanırım" ve "Deniz ve Mehtap", Yeşim "Her Yerde Kar Var" ve "Boğaziçi", Yeliz "Kimbilir" ve "Ağla Gözlerim Ağla" ile ilk ve çok çabuk takip ederler bu akımı. Büyük tantanalarla Eurovision'a göndermeye hazırlandığımız Ajda Pekkan bile parça seçiminde görülen tıkanıklık üzerine sinirlenir ve "Beni kızdırmasınlar kolumun altına Zerrin Özer'in "Gönül"ünü koyar giderim" der. Ama Eurovision'a Şanar Yurdatapan'ın "Petrol"ü ile gider ve Türk Popu'nda bir rüya daha böyle sona erer. "Bu işi ancak Ajda Pekkan becerir" diye '75 yılından bu yana kendini epeyce taraftar bulmuş görüş, "Petrol"ün aldığı derece neticesinde iflas eder. 80'lerde ise Türk Popu'ndan bahsetmek neredeyse imkansız gibidir. Hepimiz, bütün memleket Arabesk'e teslim olduk o yıllarda. Kimimiz "Kimbilir bu gidişin dönüşü olacak mı ?" diye olup bitenlerin nereye varacağını merak ettik, kimimiz itiraz edilecek şeylerin bini bir para olduğu için "İtirazım var" dedik, kimimiz ise susamış olmamıza rağmen "Çeşme"den geçtiğimize pişman olduk. Bunun sonucunda da, Türk Popu yalnızca Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Nilüfer, Zerrin Özer ve Nükhet Duru gibi starların albümleri ile teslim edilir oldu. Ama onlar bile "Felek"lere sitem etti, "Agora Meyhanesi"nde bardak tokuşturup durdu. 90'lı yılların başına kadar böyle geldi bu.

"BAYLAR BAYANLAR: HUZURLARINIZDA AŞKIN NUR YENGİ"

90'ların başında, günümüzde hala sürüp durmakta olan dalga boy göstermeye başladı. Aşkın Nur Yengi'nin bütün bir 60 ve 70'lerin "Aranjman" akımının özeti sayılabilecek "Sevgiliye" ve Yonca Evcimik'in son derece işbilir, son derece tüccarca hazırlanmış albümü "Abone" çok tutar, çok satar ve hepimiz kaldığımız yerden devam ederiz. Epeydir çalışmamaktan, yaratmamaktan pas tutmuş eski yıldızlarımız apansız şevke gelir ve kilolarca şarkı döker piyasaya.

"Türk Popu" diye bir kavramı dahi unutmuş olan İMÇ canlanır ve genç yıldızların desteklenmesi gerektiğine karar verir. Genç yıldızlar da mahçup etmez İMÇ'yi ve hep birden yazmaya, bestelemeye başlarlar. Herhalde 90'lı yılların özeti de bu beste patlamasıdır. Sevelim sevmeyelim, komik bulalım ya da ilgilenmiyelim, ellerde birer recorder, mırıldanıp, besteleyip duruyor herkes. Aykut Gürel'lere, Garo Mafyan'lara, Osman İşmen'lere bu kayıtları adam etmek için çok iş düşüyor elbette ama, ne fark eder, işte Türk Popu, tarihinde hiç görmediği miktarda komple şarkıcılarımız ile binbir TV ekranında resmî geçit yapıyor.

Yine de bu karmakarışıklıktan, bu yaratma bolluğundan herkesin gönlüne birşeyler düştüğüne eminim. Kimimiz diğerlerine göre fena değil diye birilerinin peşine düşmüş olabiliyor, kimimiz ise, daha dün burun kıvırdığımız bir şarkıya iki bardak sonrası eşlik edebiliyoruz. O şarkıya da benzerlerinden birinin tam da hislerimizi dile getirmekte olduğunu keşfediyoruz apansız.

.
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

Re: Nostalji Şarkılar

Mesajgönderen Maket » 14 Ara 2009 19:34

ResimResim


Fecri Ebcioğlu'nun 1961 yılının bitmesine yakın "Bak Bir Varmış Bir Yokmuş"u yazıp İlham Gencer'e söyletmesi Türk Popu'nun kapılarını aralamıştı aralamasına ama Türkçe şarkı söylemek üzere herkesin sıraya gireceğini düşününler ne yazık ki yanılmıştı. Fecri Ebcioğlu'nun herkesin önünde açtığı o güne kadar rastlanmadık ölçüde yenilikçi olan bu yolun takipçisi olmaya kimse hevesli gözükmüyordu. Herkes, bir zaman daha, şarkılarını yine İngilizce, İspanyolca, İtalyanca söylemeye devam etti.

Ama bir - iki yıl sonra katıldığımız Balkan Melodileri Festivali, Tülay German ve Erol Büyükburç'u birdenbire bir süperstar konumuna getirince ve bu festivalde söylenmiş "Burçak Tarlası"nın ünü bütün memleketi sarınca, herkes birden kendi dilinde şarkı söylemeye talip oldu ve bunu gerçekleştirebilecek imkanları aramaya başladı. Herkesin bildiği aynıydı. Ya yabancı şarkılara söz yazdırılacak, ya zengin folk geçmişimizden seçilecek parçalar aranje edilecek ya da beste peşine düşülecekti. Bu üç yol aynı anda denenmeye başladı. Alpay, Erol Büyükburç, Tülay German, Erdem Buri, Şanar Yurdatapan, Doruk Onatkut ve Fecri Ebcioğlu'nun cesur denemeleri ile bu üç imkan aynı anda serildi herkesin önüne. Şarkıcı ve gruplarımız, bu üç imkandan herhangi birini, bazen ikisini seçip başladılar denemelerine. Bir süre bu üç eğilimin kafa kafaya gideceği düşünülmekteydi. İsteyen (o zamanlar telif hakkı diye bir şey bahis konusu olmadığı için) canının çektiği bir yabancı şarkıyı seçecek, Fecri Ebcioğlu'nun izinden gitmek üzere piyasaya girmiş isimlerinden birine söz yazdıracak ve sahneye çıkıp ya da stüdyoya girip şarkısını söyleyecekti. Ya da, binlerce şarkı - türküden oluşan müzik geçmişimize el atacak, ordan beğendiğini seçecek, seçtiğini batılı bir hale getirebilmesi için müzisyenlerin eline teslim edecekti. Daha zor olsun diyen de oturup yepyeni bir şarkı yaratacak ya da bunun yapılmasını birilerinden isteyecekti. Öyle de yapan vardı, böyle de.

Ama 1964 yılını bitirmek üzereyken devreye giren "Altın Mikrofon Armağanı Yarışması", bu dengeyi tamamen bozdu. Hürriyet'in önderliğinde düzenlenen bu yarışmada bizden olan önemseniyor, öne çıkarılmaya çalışılıyordu. Bizim ezgilerimiz ile yarışılabilecekti burada. Hiç kimse Hürriyet'in sunduğu imkanları görmezden gelemeyecek ve bu yarışmaya katılmak isteyenlerin sayısı ile ortalık kısa bir zamanda mahşer yerine dönecekti.

Yarışmanın şartları ilan edilir edilmez tam 78 müsabık başvurmuş, gazete; aralarında M. Nurettin Selçuk, Nadir Nadi, Cüneyt Orhon, Selmi Andak, Refik Fersan ve Safiye Ayla gibi önemli isimlerin bulunduğu tam 119 (bu sayı, yarışma başladığında seksene düştü) kişilik bir jüri oluşturmuştu. İlk elemeler, 5 Ocak 1965 Salı günü, Beyoğlu İstiklal Caddesi'ndeki Yeni Tiyatro'da yapılacaktı.

Yarışmaya katılanların listesi :
1- A. Niyazi Erden
2- Akay Pınarbaşı
3- Ali Tolga
4- Armağan Şenol
5- Ateş Yenersu
6- Ayla Dikmen
7- Başar Tamer
8- Bayram Durmaz
9- Behçet Ölmeztürk
10- Bülent Oral
11- Cahit Oben
12- Cavit Karakoç
13- Cem Karaca ve Jaguarlar
14- Dinamitler
15- Enver Danış
16- Erol Evgin
17- Erol Geçer
18- Ertuğrul Arpat
19- Eşref Kabataş
20- Fahri Bulut
21- Faik Didinedin
22- Faruk Akel
23- Ferdi Özbeğen
24- Fethi Karamahmut
25- Galip Taşçı
26- Göksel Üstün
27- Gönül Turgut
28- Grup Sonya Dores
29- Halikarnas 6
30- Hamdi Akay
31- Hüseyin Eroğulları ve Young Boys Ork.
32- İlham Gencer
33- İlhan Feyman
34- İsmail Erken
35- Kadri Ünalan
36- Kanat Gür
37- Kemal Albayrak
38- Kızanlar Orkestrası
39- Levent Ağralı
40- Mavi Işıklar
41- Mehlika Belgül
42- Mehmet Berdan Karagöz
43- Meltem 4
44- Metin Alkanlı
45- Mustafa Draga
46- Nazan Konuralp
47- Necati Başara
48- Nedret Pınar
49- Nevin Akcan
50- Nevin karındaş
51- Nuri Avcı
52- Oktay Tem
53- Öznur Taygan
54- Perviz Yezdani
55- Rıza Silahlıpoda
56- Sadi Hoşses
57- Sait Ergenç
58- Salim Dündar
59- Savaş Alpay
60- Selçuk Alagöz
61- Selman Diriklik ve Mavi Gölgeler
62- Sextet Bülbül
63- Silüetler
64- Somer Soyata
65- Stepan Mumcu
66- Süleyman Zaim
67- Şadan Adanalı
68- Şerif Yüzbaşıoğlu
69- Tevfik Pars
70- Tonikey ve Ritimleri
71- Toroslu Belen
72- Tuğrul Erkurt
73- Vildan Yavuz
74- Yavuz Eneren
75- Yavuz Yalçınkaya
76- Yıldırım Gürses
77- Yücel Gürsen
78- Zafer Öztürk
Yarışmanın Jürisi :
1-A. Fuat Dinçses
2-Abdülkadir Gürses
3-Adnan Öztrak
4-Adnan Palandöken
5-Ahmet Yol
6-Asım Doğan
7-Aydın Gün
8-Ayhan Şenyuva
9-Aykut Sporel
10-Ayten Balioğlu
11-Ayten Sağın
12-Baki Süha Edipoğlu
13-Barbaros Arıkça
14-Bedia Gülcüoğlu
15-Bedri Güz
16-Bekir Büyükarkın
17-Burhanettin Ökte
18-Bülent Tarcan
19-Bülent vardar
20-Cemil Kıvanç
21-Cenan Akın
22-Cüneyt Orhon
23-Cüneyt Sermet
24-Çetin Emeç
25-Doğan Soylu
26-Ekrem Zeki Ün
27-Emine Duru
28-Ender Eşkinat
29-Enver Çoker
30-Enver Parlar
31-Erdem Buri
32-Erdoğan Saydam
33-Ergican Saydam
34-Esin Uluer
35-F. Evcil
36-Fahire Fersan
37-Faruk Yener
38-Fazıl Oyat
39-Fazıla Berksun
40-Fehime Ünle
41-Feridun Darbaz
42-Ferruh Ergündüz
43-Feyzi Aslangil
44-Fikret İnsel
45-Genco Erkal
46-Gülseren Sadak
47-Gülten Suveren
48-Hadi Sünnetçioğlu
49-Halil Bedii Yönetken
50-Halit Talayer
51-Handan Esendal
52-Hikmet Günseli
53-Hulusi Gürses
54-Hulusi Kuzucu
55-Hülya Saydam
56-İ.Ü.T.B temsilcisi
57-İhsan Alapınar
58-İnci Baylav
59-İnci Pirinççioğlu
60-Kami Acım
61-Kamil Peker
62-Karlo Kapoçelli
63-Kemal Sakasoy
64-Levent Aksüt
65-L.Küçükaltan
66-M.Ali Brand
67-M.T.T.B. temsilcisi
68-Melahat Atanus
69-Mesadet Özsoy
70-Mualla Bayraktar
71-Muammer Tunçman
72-Muhibbe Samanlı
73-Muhittin Sadak
74-Muammer Yeşil
75-Muzaffer Uz
76-M.Nurettin Selçuk
77-Nadir Nadi
78-Nazım Sakaroğlu
79-Neriman Tüfekçi
80-Neşet Gürçay
81-Neyyire Özkay
82-Nihal Tunalı
83-Nurefşan Tardu
84-Orhan Borar
85-Orhan Doğu
86-Özcan Emre
87-Perihan Alemdar
88-Refik Fersan
89-Renda Poğda
90-Remzi Bozkurt
91-Resmiye Tuna
92-Reşat Sezer
93-Ruhi Su
94-Selahattin Oy
95-Safiye Ayla
96-Salih Akgöl
97-Samime Sevinç
98-Sayra Orkan
99-Selahattin Evcil
100-Selahattin Yücesoy
101-Selmi Andak
102-Semih Argeşo
103-Sezai Akleman
104-Sezen Cumhur Önal
105-Sevim Alkaner
106-Sevinç İzat
107-Solmaz İnsel
108-Şahap Öktem
109-Ş.Muhittin Targan
110-Şükriye Ersal
111-T.M.T.F. temsilcisi
112-Turan Taran
113-Turgut Özakman
114-Tuncay Yılmaz
115-Vecahet Pasin
116-Vecihe Daryal
117-Vedat Keçegil
118-Vedat Nedim Tör
119-Yılmaz Hiçyılmaz
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

Re: Nostalji Şarkılar

Mesajgönderen Maket » 14 Ara 2009 19:36

1965....


Denilebilir ki; Hürriyet'in bu yarışmayı düzenlemesi ile birlikte Türk Popu, görebileceği en büyük imkanlardan birini görür önünde. Son derece sağlam bir kuruluşun önayak olduğu bu yarışma, çok sağlam bir jürinin de oluşturulmuş olmasının katkısıyla katılma rekorları kırar. Tam 78 kişi yarışmak için başvurmuştur. Herkes ama herkes buradadır. Türk Popu'na burun kıvırmaya devam etmekte olan caz taifesi ve artık diğerleri arasında yarışmayı kendilerine pek münasip görmeyen birkaç büyük isim (Tülay German, Erol Büyükburç, Alpay v.b.) dışında herkes buradadır. Türk Popu, topyekün bu yarışmada yer almanın önemini kavramış ve işe girişmiştir.

Hürriyet, böyle bir yarışmanın neden yapılıyor olduğunu da, tartışmaya açık en ufak bir husus bırakmadan tesbit etmiştir: "Altın Mikrofon Armağanı Yarışması, batı müziğinin zengin teknik ve şekillerinden faydalanılarak yine batı müziği aletleriyle çalınmak suretiyle Türk musikisine yeni bir yön vermek için hazırlanmıştır." Gazete, yükselmekte olan pop dalgasını görmüş ve bu dalganın batı taklitçiliği ile sınırlı kalmayarak, elden geldiğince bizden olana yaslanmasına, bizden renkler taşımasına katkıda bulunmak için kolları sıvamıştır. Katılmayı rekor seviyesine çeken önemli bir unsur daha vardır. Gazete dereceye girenlerin plaklarını da derhal basacak kârı tamamen yarışmacıya ait olmak üzere satışa çıkaracaktır. Plakların henüz çok yaygınlaşamamış olduğu ülkemizde, kar amacı güdülmeyen bu hareket, her evin 45'lik plaklar ile tanışmasını sağlayacaktır.

Hürriyet, o zamanların en önemli klüplerinden Kervansaray'ın sahibi İbrahim Halil Doğudan ile bir anlaşma da imzalamıştır. Kervansaray Lokanta - Pavyon İşletmesi'nin sahibi Doğudan, Hürriyet'e bir taahhütte bulunmuştur: "Cumhuriyet Caddesi, No: 4'de (Divan Oteli bitişiği) pek yakında açacağım Oriental isimli gazinonun Night Klübü'nde, Altın Mikrofon yarışmasında birinciliği kazanacak olan orkestrayı, her gece yarım saat Show'a çıkarmak istiyorum. Bu iş için kendilerine ödeyeceğim ücret bir aylık show karşılığı 15.000 (on beş bin) liradır. İşbu teklifimin açık mukavele olarak kabul edilmesini rica ederim..." Yarışmayı kazanacak olan grubun başı göğe erecektir neredeyse, plağı çıkacak, çalışıp para kazanabileceği bir mekan hazır onu bekliyor olacaktır.

Aslında memleket kaynamaktadır. Sovyetler'den bazı heyetler bizi ziyaret eder, Cemal Gürsel Sovyet Rusya'ya davet edilirken, gerici gösteriler de yer yer görülmekte, bundan da en çok, giderek yükselmekte olan Türkiye İşçi Partisi payını almaktadır. Yarışmanın ilk elemeleri, ilan edildiği gibi, 5 Ocak Salı günü, 150 kişilik bir grubun, İstanbul'da toplantı halindeki TİP idarecilerinin bulunduğu yeri basmalarından tam beş gün önce yapılır.

78 olan yarışmacı sayısı (bazı solistlerin, orkestraları dışında ayrıca listelenmiş olması ve bazı yarışmacıların son anda katılmaktan vazgeçmesi üzerine) 41'e düşer. 119 kişilik jürimiz de ancak 80 kişi olarak toplanabilmiştir. Tam 6.5 saat süren elemelerde, şöhretleri yıllanmış profesyonellerle, çiçeği burnunda amatör müzisyenler hep birlikte yarışır. Anadolu'nun kıvrak havalarını ya da İstanbul'un kıvrak köçekçelerini dile getirip, Türk folklor müziğinden seçtikleri parçaları, ça-ça-ça, twist, bossanova, slow, swing veya vals şeklinde icra ederek kenara çekilir, jürinin kararını beklerler. Elemelerin bitmesi ile birlikte, jüri üyeleri, notladıkları listeleri İstanbul 16. Noteri Katibe Yürür'e teslim ederler. Her şey çok sağlam ve en ufak bir dedikoduya yol açmayacak şekilde yürümektedir.

Oylama sonucu, 41 orkestranın büyük bir kısmı elenir ve yalnızca 10 grubun finale kaldığı açıklanır. Türk Popu'na ilk resmi girişini yapacak olan Erol Evgin ile Cem Karaca ve Jaguarlar gibi genç isimlerle, Şerif Yüzbaşıoğlu Orkestrası (ve dolayısıyla Ayla Dikmen), Faruk Akel, İlhan Feyman, Kadri Ünalan ve Halikarnas 6 gibi önemli isimler finale kalamamıştır. Finale kalanlar ise şöyledir: "Halimem" adlı parçadan bir twist meydana getiren Fikret Kızılok'lu Cahit Oben, "Sandığımı Açamadım" adlı şarkıyı söylemiş Ferdi Özbeğen, "Gemiciler"i İspanyol havalarının ritmiyle söyleyen Grup Sonya Dores, "Zamane Kızları" adlı kendi bestesini seslendiren İlham Gencer, "Karadır Kaşların Ferman Yazdırır"ı bossanova yapmış Kanat Gür, "Gül Dalında Öten Bülbülün Olsam" ile bir başka bossanovacı Metin Alkanlı, "Kemerin Naftaları" ile üçüncü ve son bossanovacı Selçuk Alagöz, "Kaşık Havası"nı enstrümantel müzik haline getirmiş olan Silüetler, "Gençliğe Veda" adlı Türk Müziği kalıplarındaki şarkısını batı müziği aletleri refakatinde söyleyen Yıldırım Gürses, "Helvacı Helva"yı twist temposunda icra eden ve henüz 7 Eylül 1964 tarihinde kurulmuş çiçeği burnunda Mavi Işıklar. İlk üç derece, bu on yarışmacı; Ankara, Adana, İzmir ve İstanbul'da halkın önünde yarıştıktan sonra belli olacaktır.

10 finalist, yarışma şarkılarının yanında, iki tane de serbest parça hazırlayıp sunacaklardır. 25 Ocak'ta Ankara, 26 Ocak'ta Adana ve 27 Ocak'ta İzmir'de yarışmak üzere yola çıkacak kafilenin sayısı seksen kişiyi bulmuş ve bunca kişiyi taşıması için Hürriyet, Türk Hava Yolları'ndan üç özel uçak kiralamıştır. Bir yıl önce, Balkan Festivali için trene bindirdiğimiz şarkıcılarımıza nihayet uçağı münasip bulmuşuzdur. Yarışmanın yapıldığı salonlara girecek olanlara, hemen girişte bir oy pusulası verilecek ve onlar da en çok beğendikleri orkestranın adını buraya yazarak çıkışta kapıdaki özel kutulara atacaklardır. Artık jüri aradan çekilmiştir. Kalabalığın arasından 10 isim seçmiş ve bunları seyircilere havale etmiştir. Dört büyük şehrimizde yapılan dört konser sonrası, en çok oyu alan ilk üç grubu müzikseverler belirleyecektir. Ankara'da Büyük Sinema, Adana'da Erciyeş Sineması, İzmir'de Kulüp Sineması bu yarışmaya ev sahipliği yapar. İstanbul'da ise tam üç ayrı konser yapılır. 11 Şubat Perşembe Fatih Renk Sineması, 15 Şubat Pazartesi Kadıköy Opera Sineması ve 16 Şubat Salı günü Beyoğlu Atlas Sineması'nda sahneye çıkar yarışmacılarımız. Oylar verilmiş, tasnif edilmiş ve sonuçlar açıklanmak üzere hazır bekliyordur artık. Bu da, 22 Şubat gecesi Site Sineması'nda, bu sefer protokola verilecek son bir konser sonrası yapılacaktır. Yarışmacılar, vali Niyazi Akı, belediye reisi Haşim İşcan, kumandanlar, konsoloslar ve seçkin misafirler önünde son defa üçer şarkı söyleyip kulise çekilir ve neticelerin açıklanmasını beklerler. Sonuçlar oldukça şaşırtıcıdır.

Daha ilk elemelerde, Türk Popu'nun öncü isimleri yarışma dışı kalmıştır, ilk on dereceye girebilen diğerleri de, ilk üç içinde kendine yer bulamamıştır. Toplam 7.776 oy kullanılan yarışmayı, 1985 reyle Yıldırım Gürses kazanmış, Mavi Işıklar 1407 reyle ikinci, Silüetler 1188 reyle üçüncü olmuşlardır. Yaklaşık iki aydır süren maraton böylelikle sona ermiştir. Gazete ve dergilerde, ilk üç dereceyi paylaşanlar boy göstermektedir artık. Yıldırım Gürses, "Artık rahat uyuyabilirim" derken, bu kadarını hiç ummamış Mavi Işıklar havalara uçar. Sonraları, kendisiyle çok uğraşılarak canından bezdirilecek olan Türk Popu'nun en kadersiz isimlerinden Mesut Aytunca önderliğindeki Silüetler ise "Hayatımızın en güzel dakikalarını yaşıyoruz" diyerek açıklarlar duygularını. Zavallı Mesut Aytunca, şu üç günlük dünyada görüp görebileceği ender güzel birkaç anından birini yaşamaktadır yalnızca. Aytunca, her alanda olduğu gibi Türk Popu alanında da ortalıkta gezen cellatları ensesinde her zaman hissedecek ve baştacı edilecek yerde, şu dünyadan çekip gitmesi için teşvik edilecektir.

Yarışmadan hemen sonra, Hürriyet sözünde durur ve 10 finalistin tamamının 45'liklerini basar. Plakların basılmış olması, yarışmanın en az kendisi kadar hareketlendirir piyasayı. 10 finalistin büyük kısmı, ilk plaklarına bu yolla kavuşmuşlardır. Zaten 45'lik sayımız parmakla sayılacak kadar azdır ve bir anda bu sayının üzerine 10 plak birden eklenmiştir.


1966........
IŞIĞIN RENGİ
--------------------------------------------------------------------------------
İlk yarışma, birincisinden (Yıldırım Gürses) çok ikincisi ile ses getirmişti. Mavi Işıklar kısa bir zaman içerisinde şöhretin doruklarına tırmanmış ve ismini herkese ezberletmişti. Grubun bu popülerliğini, grubu yaratmış olan Hürriyet de kullanmakta gecikmedi. Gazete, Nisan ayında ikincisi düzenlenecek olan Altın Mikrofon yarışması ile ilgili duyuralarını yaparken, en çok Mavi Işıklar'a yaslandı. Geçen yılın birincisi Yıldırım Gürses, akıllara bile gelmemişti: "Bugün Türkiye'de bir Mavi Işıklar adı ve orkestrası varsa, bunu doğrudan doğruya Hürriyet'in hazırladığı Altın Mikrofon'a borçluyuz. Fakat biz de, bu ilgiye layık olabilmek için hiçbir zaman çalışmalarımızı ihmal etmiyeceğiz. Tuttuğumuz yolun nankör bir yol olmadığını müzikseverler ilgileriyle bize bol bol ispat ettiler." Doğruya doğru; Mavi Işıklar bu yarışma ile ortaya çıkmış ve kendilerini gösterebilmişlerdi. Mavi Işıklar minnet borçlarını Nisan ayında ikincisi yapılacak yarışmaya da katılarak ödemeye çalıştı. Normal olarak, şöhreti bu kadar yaygınlaşmış bir grubun artık herhangi bir yarışmaya katılmaması, kendisini yeniden sınanma durumunda bırakmaması gerekirdi. Ama Mavi Işıklar bu riskin altına girdi ve yarışmaya başvurdu.

1966 yılının yarışmasında ilk elemeler Kervansaray'da yapılmaktadır. Aralarında Zeki Müren ve Rüçhan Çamay'ın da bulunduğu 46 kişilik ön jüri, dokuz saat fasılasız devam eden müsabaka sonunda yedi orkestranın finale kaldığını açıklar. Daha önce yapılan açıklamalarla, finale beş orkestranın kalacağı açıklanmış olmasına rağmen, yarışmacılar arasında çok az puvan farkı olması nedeniyle bundan vazgeçilmiş ve finalistlerin sayısı yediye çıkarılmıştır. Ali Atasagun Dörtlüsü, Cahit Oben, Kent Yedilisi, Selçuk Alagöz, Silüetler, Türkiye Petrolleri Orkestrası ve elbette Mavi Işıklar finale kalabilen isimler olmuştur. Bu elemelerden sonra tıpkı geçen yıl olduğu gibi yarışma kafilesi yollara düşer. Üstelik bu yıl daha çok şehir gezilecektir. Bursa, Eskişehir, Ankara, Samsun, Konya, Adana ve İzmir konserlerinden sonra İstanbul'a gelinecek ve nokta burada konacaktır. Ön jürinin de yakınmalarına sebep olmuş, orkestralar değişirken sahne değişiminin çok uzun sürmesi konusu da Fecri Ebcioğlu ile çözülecektir. Fecri Ebcioğlu hem konserleri sunacak, hem de işi biten grubun aletleri sökülür, yenisininki takılırken boşlukları doldurmaya çalışacaktır.

Turne ile birlikte yeni yeni şeyler de öğreniriz. Mavi Işıklar Adana'da ye - ye'ci genç kızları coşturmuştur mesela: "Uzun zamandır ye - ye'ci toplulukların konserlerine hasret kalan Adanalı ye - ye'ci gençlerin hasretliklerini Mavi Işıklar gidermiştir." gazetelere göre. Mayıs'ın başında, yarışma konvoyu nihayet işini bitirip İstanbul'a döner. İstanbul'un muhtelif yerlerindeki konserleri, Fitaş Sineması'nda yapılan son konser takip eder ve sonuçlar açıklanır. 12 konserde 13.411 oy kullanılmış ve Silüetler 4563 rey alarak birinci, Mavi Işıklar 2.850 reyle ikinci, Selçuk Alagöz ise 2.382 reyle üçüncü olmuşlardır. Yarışmadan sonra, Hürriyet, verdiği sözü tutar ve yarışmacıların plaklarını da basar. Ama bu plaklar, bir yıl öncesinde olduğu kadar ilgi görmez. Çünkü artık yeterince plağımız vardır ve piyasa geçen yıl olduğu gibi bu işe çok aç değildir.


1967.....


ÇOCUKLARIN RENGİ
--------------------------------------------------------------------------------
Altın Mikrofon'un üçüncü kervanı 1 - 13 Mart 1967 tarihlerinde, bir kere daha yollara düşer ve 9 vilayette 11 konser verilir. Ankara ve İzmir'de ikişer, Adapazarı, Kayseri, Adana, Mersin, Antalya, Denizli ve Balıkesir'de birer konser verilir. İstanbul'daki konser sayısı, biri Bakırköy'de, biri Kadıköy'de ve ikisi Beyoğlu'nda olmak üzere tam dört tanedir. Cem Karaca ve Apaşlar, Haramiler, Mavi Çocuklar, Rana Alagöz, Türkiye Petrolleri Orkestrası ve Yabancılar olmak üzere altı finalist bu konserler boyunca ter dökmüştür. Yarışma şartnamesinde bu yıl yapılan değişiklik sonucu, daha önceki yarışmada dereceye giren Selçuk Alagöz'ün katılamama durumu ortaya çıkmış, müzisyenimiz, bu durumu, aileden Rana Alagöz'ü ortaya sürerek çözmeye çalışmıştır. Gruplar müstakil dört şarkı ile birlikte bir de yarışma parçası söylemişlerdir sahnede.

Zafer Mavi Çocuklar'ın olur. Bir zamandır Blue Boys adıyla faaliyet gösteren bu batılı grup, apansız Altın Mikrofon kervanına katılmaya karar vermiş ve "samba - swing - oryantal" diye niteledikleri şarkıları ile birinci olmuşlardır. Kadıköy ve Suadiye taraflarında adını duyurmuşken bir süre ortadan kaybolan, daha sonra Yalçınkaya Tümay ve (bugünkü Özen Film'in sahibi) Mehmet Soyarslan'ın çabaları ve Mehmet Fildişi ile Ahmet Tuzcuoğlu'nun desteği ile yeniden adından söz ettirmeye başlayan Apaşlar da, Cem Karaca ile birlikte katıldıkları yarışmayı, kısa bir zaman içerisinde herkesin diline dolanacak olan "Emrah" adlı şarkıları ile ikinci olarak bitirmişlerdir. Aslında Apaşlar, karşılarına Cem Karaca çıkmadan önce, yabancı orkestraların melodilerini aranje ederek çalma niyetindedir ama, her şey çok çabuk değişir; önce Cem Karaca ile birleşirler, ardından da, yabancı orkestra melodilerini bir kenara atarak "Emrah"ın düzenlemesi ile boğuşmaya başlarlar. Alagöz ailesinin yeni ferdi Rana Alagöz de "Konya Kabağı"nı dört ayrı ritm ile sunmuş ve arkasında çalan ağabeyi Selçuk'un desteği ile (ki Engin Yörükoğlu ve Cahit Berkay da henüz Selçuk Alagöz'ün yanındadır) yarışmayı üçüncü olarak bitirmiştir.

Bir yarışma daha bitmiştir ama, dedikodular bu sefer epeyce uzun sürer. Yarışmanın asıl galibi olarak Cem Karaca ve Apaşlar bağırlara basılır, asıl birinciliği onların hak etmiş olduklarından dem vurulur. İlk üçe girememiş olan Haramiler için de çoğu kişi üzgündür. Ali Atasagun'un yurt dışına gitmesi üzerine, kalan grup elemanlarının solist Koray Oktay'ı aralarına alarak oluşturmuş oldukları Haramiler, kısa bir zaman içerisinde kalpleri fethetmiş ve epeyce hayran toplamıştı ama yarışmada dereceye girmelerine bu kadarı yetmemiş ve "Çamlıca Yolunda"n elleri boş dönmüşlerdi. Yarışmadan hemen sonra plaklar sürülür piyasaya. "Emrah" bütün eleştirmenlerin üzerinde mükemmel diye fikir birliğine vardıkları bir plak olmuştur. Doğan Şener, "Hafif Batı Müziği'mizin mucizesi" derken, bizden olana pek yakın durmayan Fecri Ebcioğlu bile, "Bugüne kadar bestelenmiş ya da batı müziğine uyarlanmış en iyi şarkı" olarak nitelemektedir "Emrah"ı.




1968...

KUZU ZİYAFETİ
--------------------------------------------------------------------------------
1968 yılında, Altın Mikrofon'un dördüncüsü yapılır. Altın Mikrofon kervanı; bir otobüs, bir minibüs ve bir kamyondan oluşmuştur. Otobüste seyahat eden toplam 32 müzisyen ve yakınları, tam 17 gün sürecek bir maraton sonrası ulaşacaklardır finale. (Alfabetik sırayla) Erkin Koray Dörtlüsü, Haramiler, Moğollar, Sis Beşlisi ve Turgut Oksay ile T.P.A.O Batman Orkestrası'ndan oluşan finalistler, 17 Nisan'da Adana, 18 Nisan'da, yarışmacıların şehrin en lüks oteli olmasına rağmen Sirkeci otellerinden farksız üçüncü sınıf bir otelde kaldıkları Urfa, 19 Nisan'da, yarışmacılara, Gazi Köşkü'nde doldurulmuş kuzu ziyafeti çekilen Diyarbakır, 20 Nisan'da Elazığ, 21 Nisan'da Malatya, 22 Nisan'da Gaziantep, 23 Nisan'da Antakya, 24 Nisan'da tekrar Adana, 26 Nisan'da Afyon, 27 ve 28 Nisan'da, elbette Efes Oteli'nde kalınan İzmir, 29 Nisan'da, müzisyenlerimizin, kaldıkları otelden konser verecekleri sinemaya kadar trafik polisleri eşliğinde götürüldüğü Çanakkale ve 30 Nisan'da Edirne'de halkın karşısına çıkarlar.

Yarışmayı renklendirmek için kervana katılmış Orhan Boran, "Yuki'nin babası" olarak büyük ilgi toplar bu turnede. İstanbul'da verilen konserler sonrası, nihayet Şan Sineması'nda yapılan finalde sonuçlar açıklanır. Çoğunluğu, Urfa, Elazığ, Diyarbakır ve Gaziantep gibi şehirlerde toplanmış 6068 oyla Batman Orkestrası birinci olur. İlhan Telli'nin önderliğindeki bu Altın Mikrofon yarışmalarının emektar topluluğu, nihayet şeytanın bacağını kırmış ve birinci olmuştur. Grup "Meşelidir Enginde Dağlar Meşeli" adlı şarkıyla bu sonucu elde etmiştir. Koray Oktay, Oğuz Durukan, Uğur Dikmen ve kervanın en genç müzisyeni olan Asım Ekren'den kurulu Haramiler, (4476 oy alarak) "Arpa Buğday Daneler" ile ikinci, koyun postlarının uğur getirdiği söylenen Moğollar, (3711 oy) "Ilgaz" ile üçüncü, Erkin Koray dahil dört kişiden oluşan Erkin Koray Dörtlüsü (2980 oy) "Çiçekdağı" ile dördüncü olurlar. Beş finalistimizden Turgut Oksay'lı Sis Beşlisi de "Iğdır'ın Al Elması" ile (muhtemelen kervanımız Iğdır'a uğramadığından ancak 2423 oy alarak) beşinci olur.

İlk defa 1965 yılında yapılmış olan bu yarışmanın dördüncüsü de bitmiştir böylelikle ama henüz o tarihlerde bilinmiyor olsa da, bu son yarışma olacaktır. Türk Popu'nu derin bir şekilde etkilemiş, Anadolu Pop akımının yerleşmesi ve kalıcı olması için büyük bir destek vermiş olan bu yarışma, 1972 yılında Günaydın gazetesinin el atacağı tarihe kadar kulak arkası edilecek, Günaydın'ın (sonra da Saklambaç'ın) çabaları da bir işe yaramıyacak ve bu yarışmanın 1965 yılından itibaren yaşatmaya başladığı altın çağ 1968 yılında sona erecektir.

1972....


1972 yılında yapılan yarışma Edip Akbayram gibi çok önemli bir ismi kazandırır Türk Popu'na. Ama yine de bir şeyler değişmiştir. Anadolu Pop zaten başını alıp gitmiştir artık. Hümeyra, Barış Manço, Cem Karaca, Selda, Fikret Kızılok, Moğollar başta olmak üzere bu akım epeyce büyük isim, epeyce hit şarkı yaratmıştır. Zaman, artık 60'ların ortasında olduğu gibi imkansızlıklarla dolu değildir, bu nedenle de yarışmanın yapılıyor olması çoğunlukla kimseye ilginç görünmez...

Ama bir altın çağ yaşanmış ve yaşatılmıştır. Türk Popu, bu yarışmanın desteği ile belki de alınması yıllarca sürecek uzun bir mesafeyi Hürriyet'in Altın Mikrofon'u ile almış, geniş yığınlara sesini bu yarışma ile duyurabilmiştir. Belki artık bu yarışmayı yapmanın bir gereği kalmamıştır ama zaten maksat Türk Popu'na destek vermek olmuştu, bu da büyük bir başarı ile yapılmıştır. Hatta gelinen nokta maksadı bile aşmıştır denilebilir. Türk Popu, tahmin edilebilenden daha kısa bir süre içinde, hayallere bile sığmayacak ölçüde renklenmiştir. Atılan temel o kadar sağlam atılmıştır ki; ne arabesk, ne 12 Eylül ne de başka şey Türk Popu'nu batıramayacak, çok zor olan 2000'li viraj bile rahatlıkla dönülebilecektir.

Bir yarışmanın bu kadar şeye yol açması ancak mucize ile açıklanabilir; Hürriyet'in bir mucizesi.
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

Re: Nostalji Şarkılar

Mesajgönderen Maket » 14 Ara 2009 19:45

ÖMÜR GÖKSEL...

ResimResim



Sırılsıklam
Söz-Müzik: Ömür Göksel Düzenleme: Eser Taşkıran
2 İstemezdim
Söz-Müzik: Ömür Göksel Düzenleme: Eser Taşkıran
3 Yıllar geçti ardından
Söz: Ömür Göksel Müzik: D.Bruno – E.Dilazzano Düzenleme:Eser Taşkıran
4 Yanında hissedersin beni
Söz-Müzik: Ömür Göksel Düzenleme: Eser Taşkıran
5 Hala sen varsın
Söz: Ömür Göksel Müzik: G.Thibaut-J.Revaux-C.François
6 Arkamdan ağlama
Söz: Ömür Göksel Müzik: M.Mores, J.Maria Contoursi Düzenleme: Eser Taşkıran
7 Aramızda kalsın
Söz-Müzik: Ömür Göksel Düzenleme: Eser Taşkıran
8 Sıcaklardandır
Söz-Müzik: İlhan Şeşen Düzenleme: Eser Taşkıran
9 Sen benim şarkılarımsın
Söz-Müzik:İlhan Şeşen Düzenleme: Eser Taşkıran
10 Böyle ayrılık olmaz
Söz-Müzik: Adnan Ergil Düzenleme: Eser Taşkıran
11 Duygular öksüz kaldı
Söz: Ömür Göksel Müzik: Hülya Göksel Düzenleme: Eser Taşkıran
12 Kızım
Söz: Ayşe Özgün-Ömür Göksel Müzik: E.Macias-J.Demarny-M.Ayela Düzenleme: Selçuk Başar
13 Boşver
Söz-Müzik: Ömür Göksel Düzenleme: Eser Taşkıran

LALE BELKIS

ResimResim


CD 1: EN İYİLERİYLE
1- KAFADAR 1976
Söz: Lale Belkıs Müzik: MICHEL EUGENE - SHUKI LEVY
2- ÇİNGENE 1976
Söz: Lale Belkıs Müzik: S.Banda Kalenga -Jean Kluger -Daniel Vangarde
3- KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ 1977
Söz-Müzik: Lale Belkıs
4- YA MERHABA... YA ELVEDA... 1977
Söz: Lale Belkıs Müzik: Michaele -L.P.Sebastian
5- NEŞELİ GÜNLER 1978
Söz-Müzik: Lale Belkıs
6- YA HEP... YA HİÇ... 1978
Söz-Müzik: Lale Belkıs
7- DOĞDUĞUM EV 1975
Söz: Lale Belkıs Müzik: Haris-Wiekens
8- YOLUN AÇIK OLSUN 1977
Söz: Lale Belkıs Müzik: Jean Paul Cara-Joe Gracy
9- O’NUN HİKAYESİ 1977
Söz: Lale Belkıs Müzik: P.Bachelet
10- BENİ BIRAKMA 1974
Söz: Lale Belkıs Müzik: Jacques Brel
11-YEDİDEN YETMİŞ YEDİYE 1976
Söz: Lale Belkıs
12-ÇİLLİ 1974
Söz: Lale Belkıs Müzik: Alfanso
13-İKİMİZE BİR DÜNYA (Şiribim Şiribom) 1974
Söz: Lale Belkıs
14-YAŞAMAK İÇİN 1974
Söz: Lale Belkıs
15-BİR BİLEBİLSEM 1976
Söz: Lale Belkıs
16-İSTER DÖNSÜN TERSİNE 1974
Söz: Lale Belkıs
17-CANIM İSTERSE 1979
Söz-Müzik: Lale Belkıs
18-DURDURUN DÜNYAYI İNECEĞİZ 1979
Söz-Müzik: Lale Belkıs
19-BEN SEN O OLACAK Kİ 1979
Söz-Müzik: Lale Belkıs
20-KAPILAR 1979
Söz-Müzik: Lale Belkıs
21-OLUR GÖRÜRSEM SÖYLERİM 1979
Söz-Müzik: Lale Belkıs
22-ERKEKLER AĞLAMAZ 1979
Söz-Müzik: Lale Belkıs

CD 2 : SÜRPRİZLER
1- AŞKINA DOYUM OLMAZ 1974
Söz: Ertuğrul Saygı Müzik: Yıldırım Gürses
2- SENİN İÇİN 1974
Söz: Lale Belkıs Müzik: Monos Hadjidakis
3- ELELE 1976
Söz-Müzik: Lale Belkıs
4- TE QUIERO , TE QUIERO 1974
Söz-Müzik: AGUSTO ALGUERO- RAFEL DE LEON
5- MAMY BLUE 1974
Söz-Müzik: ADRIEN YUES GIRALID-THEOPHILUS TRIM
6- IF WE WERE FREE (1.versiyon) 1974
Söz-Müzik: Tony Hatch-Jackie Trent
7- OLUR GÖRÜRSEM SÖYLERİM (80’s Disco) 1981
Söz-Müzik: Lale Belkıs
8- ERKEKLER AĞLAMAZ (80’s Disco) 1981
Söz-Müzik: Lale Belkıs
9- ÇOK YAŞAMIŞ BİR KADIN 1984
Söz: Çetin Akçan Müzik: Ali Kocatepe
10- L'OISEAU ET L'ENFANT 1978
Söz-Müzik: Jean Paul Cara-Joe Gracy
11- CHICANO 1978
Söz-Müzik: S.Banda Kalenga-Jean Kluger-Daniel Vangarde
12- JE T'AIME UN PEU TROP 1978
Söz-Müzik: MICHEL EUGENE - SHUKI LEVY
13- IF WE WERE FREE (2.versiyon) 1974
Söz-Müzik: Tony Hatch-Jackie Trent
14- LA VIE EN ROSE 1981
Söz-Müzik: E.Piaf-Louiguy

AYDINLATMA

CD 1: EN İYİLERİYLE
1- KAFADAR 1976
Söz: Lale Belkıs Müzik: MICHEL EUGENE - SHUKI LEVY
2- ÇİNGENE 1976
Söz: Lale Belkıs Müzik: S.Banda Kalenga -Jean Kluger -Daniel Vangarde
3- KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ 1977
Söz-Müzik: Lale Belkıs
4- YA MERHABA... YA ELVEDA... 1977
Söz: Lale Belkıs Müzik: Michaele -L.P.Sebastian
5- NEŞELİ GÜNLER 1978
Söz-Müzik: Lale Belkıs
6- YA HEP... YA HİÇ... 1978
Söz-Müzik: Lale Belkıs
7- DOĞDUĞUM EV 1975
Söz: Lale Belkıs Müzik: Haris-Wiekens
8- YOLUN AÇIK OLSUN 1977
Söz: Lale Belkıs Müzik: Jean Paul Cara-Joe Gracy
9- O’NUN HİKAYESİ 1977
Söz: Lale Belkıs Müzik: P.Bachelet
10- BENİ BIRAKMA 1974
Söz: Lale Belkıs Müzik: Jacques Brel
11-YEDİDEN YETMİŞ YEDİYE 1976
Söz: Lale Belkıs
12-ÇİLLİ 1974
Söz: Lale Belkıs Müzik: Alfanso
13-İKİMİZE BİR DÜNYA (Şiribim Şiribom) 1974
Söz: Lale Belkıs
14-YAŞAMAK İÇİN 1974
Söz: Lale Belkıs
15-BİR BİLEBİLSEM 1976
Söz: Lale Belkıs
16-İSTER DÖNSÜN TERSİNE 1974
Söz: Lale Belkıs
17-CANIM İSTERSE 1979
Söz-Müzik: Lale Belkıs
18-DURDURUN DÜNYAYI İNECEĞİZ 1979
Söz-Müzik: Lale Belkıs
19-BEN SEN O OLACAK Kİ 1979
Söz-Müzik: Lale Belkıs
20-KAPILAR 1979
Söz-Müzik: Lale Belkıs
21-OLUR GÖRÜRSEM SÖYLERİM 1979
Söz-Müzik: Lale Belkıs
22-ERKEKLER AĞLAMAZ 1979
Söz-Müzik: Lale Belkıs

CD 2 : SÜRPRİZLER
1- AŞKINA DOYUM OLMAZ 1974
Söz: Ertuğrul Saygı Müzik: Yıldırım Gürses
2- SENİN İÇİN 1974
Söz: Lale Belkıs Müzik: Monos Hadjidakis
3- ELELE 1976
Söz-Müzik: Lale Belkıs
4- TE QUIERO , TE QUIERO 1974
Söz-Müzik: AGUSTO ALGUERO- RAFEL DE LEON
5- MAMY BLUE 1974
Söz-Müzik: ADRIEN YUES GIRALID-THEOPHILUS TRIM
6- IF WE WERE FREE (1.versiyon) 1974
Söz-Müzik: Tony Hatch-Jackie Trent
7- OLUR GÖRÜRSEM SÖYLERİM (80’s Disco) 1981
Söz-Müzik: Lale Belkıs
8- ERKEKLER AĞLAMAZ (80’s Disco) 1981
Söz-Müzik: Lale Belkıs
9- ÇOK YAŞAMIŞ BİR KADIN 1984
Söz: Çetin Akçan Müzik: Ali Kocatepe
10- L'OISEAU ET L'ENFANT 1978
Söz-Müzik: Jean Paul Cara-Joe Gracy
11- CHICANO 1978
Söz-Müzik: S.Banda Kalenga-Jean Kluger-Daniel Vangarde
12- JE T'AIME UN PEU TROP 1978
Söz-Müzik: MICHEL EUGENE - SHUKI LEVY
13- IF WE WERE FREE (2.versiyon) 1974
Söz-Müzik: Tony Hatch-Jackie Trent
14- LA VIE EN ROSE 1981
Söz-Müzik: E.Piaf-Louiguy

En İyileriyle LALE BELKIS (2 CD)

Ossi Müzik 2009 yılına hızlı girdi !
Sürprizlerle dolu albümler ardı ardına geliyor !
İşte 2 diskten oluşan 36 şarkılık "En İyileriyle LALE BELKIS" albümü !

"Mankenden şarkıcı olur mu ?" sorusunun cevabını, bundan otuz yıl önce Lale Belkıs kısa ve öz cevaplamıştı, “Yeteneği varsa, olur !” Oldu da nitekim. Üstelik o sadece şarkıcılığa değil, oyunculuğa, yazarlığa, ressamlığa, şarkı yazarlığına da yetenekliydi ve elini attığı her işte başarılı oldu, iz bıraktı. Türkiye’nin ilk milli mankenlerinden oldu. Türk sinemasının en güzel ve en snop “kötü kadın”ı olarak hafızlara yer etti. Söylediği şarkıların çoğunu kendi yazdı. Son olarak bundan iki yıl önce ”Beyaz Melek” filmiyle tekrar beyazperdede boy gösterdi. Şimdiyse şarkıcılık kariyerinin unutulmaz şarkıları ve hiç yayınlanmamış kayıtlarıyla bir kez daha dinleyici karşısına çıkıyor.

"En İyileriyle Lale Belkıs" albümünün ilk diski, Lale Belkıs’ın 1974-1979 arası plağa okuduğu şarkıların
bir seçkisi. "Çingene", "Kafadar", "Ya Merhaba Ya Elveda", "Doğduğum Ev" gibi dönemin ses getirmiş 22 adet şarkısı var bu diskte. İkinci disk ise "Sürprizler" başlığı altında daha önce hiç yayınlanmamış 14 adet Lale Belkıs şarkısı barındırıyor. Lale Belkıs’ın farklı dillerde seslendirdiği şarkıların da yer aldığı bu disk, tozlu arşiv bantlarından derlenmiş kayıtları ilk kez gün ışığına çıkarıyor. "Aşkına Doyum Olmaz", "La Vie En Rose", Şen Sazın Bülbülleri müzikalinden "Çok Yaşamış Bir Kadın", Kimler Geldi Kimler geçti şarkısının orijinal versiyonu "If We Were Free" gibi ilk defa dinleyeceğiniz sürpriz şarkılar.

"En İyileriyle LALE BELKIS" albümünün yapımcısı Hakan Eren. Naim Dilmener'in kartonet yazısınız yazdığı albümdeki şarkıları orijinal stüdyo bantlarından dijital ortama Bora Ebeoğlu aktardı. Kapak grafik tasarımı Şeref İnce tarafından yapıldı.

Lale Belkıs'ın şarkılarını yıllar sonra yeniden keşfetmeye hazır olun. Çok renkli, çok sürprizli bir albüm: "En İyileriyle Lale Belkıs".



ŞEÇİL HEPER


ResimResim




CD-1 ŞARKI LİSTESİ “Huzurlu Günler”
1- NE DERT KALIR NE HÜZÜN Söz:Vehbi Cem Aksun Müzik: Saadettin Kaynak
2- SÖYLE SEVGİLİ Söz: Vedat Yonca Müzik: Münir Nurettin Selçuk
3- MENEKŞE GÖZLER HÜLYALI Söz-Müzik: Yesari Asım Arsoy
4- YAKLAŞIYOR GÜN BE GÜN Söz: Selahattin İnal Müzik: Yusuf Nalkesen
5- GÖZE Mİ GELDİM Söz-Müzik: O. Nihad Akın
6- SENİN SESİNİ Söz- Müzik: Sadi Hoşses
7- AYVA ÇİÇEK AÇMIŞ Söz-Müzik: Anonim
8- BİR ZAMANLAR MAZİYE BAK Söz-Müzik: Şükrü Tunar
9- BİRAZ KÜL BİRAZ DUMAN Söz: Ümit Yaşar Oğuzcan Müzik: Avni Anıl
10- ELBET BİRGÜN BULUŞACAĞIZ Söz-Müzik: Mustafa Seyran
11- SEVMEDİKLERİNE GÖNÜL AVUTMA Söz-Müzik: Mısırlı İbrahim Efendi
12- AYRILDI GÖNÜL Söz-Müzik: Zeki Duygulu
13- MEY-İ LALİNE DİL MESTANE OLSUN Söz-Müzik: Tatyos Efendi
14- SÖNMEZ ARTIK Söz-Müzik: Kadri Şençalar
15- BATAN GÜN KANA BENZİYOR Söz: Necdet Rüştü Efe Müzik: Saadettin Kaynak
16- ARABAYA TAŞ KOYDUM Söz-Müzik: Anonim

CD-2 ŞARKI LİSTESİ “Seneler”
1-SENELER Söz: Cansın Erol Müzik: Erdoğan Berker
2- YOLLARDA ARADIM İZLERİNİ Söz-Müzik: Mustafa Günay
3- SENİ BEN UNUTMAK İÇİN SEVMEDİM Söz-Müzik: Amir Ateş
4- BİR ÇİFT SEVDALI BAKIŞIN Söz-Müzik: Taner Şener
5- GÖZYAŞLARIM DİNMİYOR Söz: Şükriye Aka Müzik: Erdoğan Berker
6- BİLİYORSUN BİR ZAMANLAR Söz- Müzik: Alaeddin Şensoy
7- SEVGİ ÇİÇEKLERİ Söz: Ayten Baykal Müzik: Bilgi Özgen
8- GERÇEK SEVGİYİ GÖSTER Söz: Ayten Baykal Müzik: Erdoğan Berker
9- ANKARA’DA BEKLİYORUM Söz-Müzik: Osman Babuşcu
10- BOŞ MEKTUP Söz: İ.Behlül Pektaş Müzik: Baki Duyarlar
11- BİLMİYORUM BİLMİYORUM Söz: Salih Korkmaz Müzik: Alaeddin Şensoy
12- KADERE BAK Söz: Salih Korkmaz Müzik: Alaeddin Şensoy


"EN İYİLERİYLE SEÇİL HEPER 2 ve 3"

Türk müziğinin eşsiz sesi Seçil Heper, usta yorumculuğu ve üslubu kadar zerafeti, güzelliği ve sahne hakimiyetiyle de bir döneme imzasını atmış unutulmaz isimlerden biri. Tek kanallı siyah beyaz televizyonumuzun haftada bir yayınlanan eğlence programlarında ekrana çıktığında nefesler tutulurdu. Her yeni çıkan plağı, Türk müziği dinlenilen her eve mutlaka girer, defalarca dinlenirdi. İsmi hangi gazinonun neonlarında en tepeye yazılsa, o gazino günlerce dolup dolup boşalırdı.

“Huzurlu Günler” ve “Seneler” albümlerinin orijinal plak kayıtlarıyla Seçil Heper tekrar karşınızda! 2 cd bir arada ve tek bir albümde..

Seçil Heper ve “Su Katılmamış” Türk Sanat Müziği !

Popüler müzik tarihinin sesli arşivine Ossi Müzik tarafından eklenen son halka, “En İyileriyle Seçil Heper 2 ve 3” adını taşıyor. 2006 Aralık ayında yayınlanan Seçil Heper’in 1973-1976 yılları arasında seslendirdiği alaturka müziğin en güzel örneklerinin yer aldığı “En İyileriyle Seçil Heper” albümünden sonra 1977 yılında yayınlanan “Huzurlu Günler” ve 1986 yılında yayınlanan “Seneler” albümlerinin orijinal plak kayıtlarıyla bizi gazinoların ihtişamlı günlerine geri götürüyor, hafızalarımızı tazeliyor.

Gazinoların çok revaçta olduğu günlerde Ankara Radyosu’ndan sahnelere geçen Seçil Heper, gazino sahnesinde sadece sesi ve güzelliği ile değil, bir radyo sanatçısı olmasının verdiği bilgi ve terbiye ile de gönülleri fethetti. Uzun süredir müzik dünyasından ayrı olmasına rağmen hafızalardan hiç silinmeyen Seçil Heper’in 2 cd’den oluşan bu albümündeki şarkıların hepsi orijinal plak kayıtlarından CD formatına aktarıldı. “Su katılmamış” Türk Sanat Müziği eserlerini özleyenler, “En İyileriyle Seçil Heper 2 ve 3” albümünü dinlemeye doyamayacaklar.

Albüm zengin içeriği ile dikkat çekiyor.

Popüler alaturka müziğimizin, “Elbet Birgün Buluşacağız”, “Göze mi Geldim”, “Biraz Kül Biraz Duman”, “Menekşe Gözler Hülyalı” , “Seneler” , “Yollarda Aradım İzlerini” , “Kadere Bak” ve “Biliyorsun Bir Zamanlar” gibi, birbirinden eşsiz toplam 28 şarkısı var bu iki cd’den oluşan “En İyileriyle Seçil Heper 2 ve 3” albümünde . Üstelik şarkıların tamamı ilk kaydedildikleri haliyle, yani orijinal versiyonlarıyla yıllar sonra ilk kez CD formatında yayınlanıyor.

Ossi Müzik tarafından yayınlanan albümün prodüktörlüğünü, Radyo D’de yıllardır sürdürdüğü programlarıyla Türk müziğinin kayıp tarihini gün ışığına çıkaran Hakan Eren yapıyor. Orijinal plak kayıtları Bora Ebeoğlu ve Hakan Eren tarafından dijital ortama aktarılarak meydana gelen albümün kapak tasarımı ise Şeref İnce’ye ait.

Gazino günlerinin göz kamaştıran yıldızlarından Seçil Heper’den şarkılar dinleme zamanı. Söylediği her makamın, her notanın, her kelimenin hakkını veren, abartısız, zarif ve bir o kadar da etkili yorumuyla Seçil Heper, tekrar dinleyicisiyle buluşuyor. Bu albüm Türk müziğine ve Türk müziğinin bütün ustalarına adeta bir saygı selamı.
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

Re: Nostalji Şarkılar

Mesajgönderen Maket » 14 Ara 2009 19:54

BEHİYE AKSOY....

ResimResim


TUT-İ MUCİZE-İ GUYEM (Segah)
Söz: Nef'i Ömer Bay Müzik: Mustafa İtri Efendi
2- NİÇİN A SEVDİĞİM (Hümayun)
Söz: Yavuz Sultan Selim Han Müzik: Nikogos Ağa
3- BENİ CANIMDAN AYIRDI (Hicaz)
Söz-Müzik: Muzaffer İlkar
4- GÜLMEDİ ŞU BAHTIM (Hicaz)
Söz-Müzik: Sadi Hoşses
5- YİTİRMİŞİM BEN GÜLÜMÜ (Hüzzam)
Söz-Müzik: Yusuf Nalkesen
6- SENİ BEN ELLERİN OLSUN DİYE Mİ SEVDİM (Kürdili Hicazkar)
Söz: Gonca Gül Müzik: Baki Duyarlar
7- HUYSUZ VE TATLI KADIN (Nihavent)
Söz: Fakih Özlen Müzik: Muzaffer İlkar
8- YÜRÜ DİLBER (Uşşak)
Söz-Müzik: Anonim Derleyen:Cahit Öztelli
9- BU YIL ADA YİNE SENSİZ (Curcuna)
Söz-Müzik: Osman Nihat Akın
10- BENDE AŞK TÜKENDİ (Muhayyer)
Söz-Müzik: Muzaffer İlkar
11- BU SON ŞARKIMDA SEN VARSIN (Mahur)
Söz-Müzik: Muzaffer İlkar
12- YALAN DEĞİL PEK KOLAY OLMAYACAK (Hicaz)
Söz-Müzik: Yusuf Nalkesen
13- NİDEYİM SAHN-I ÇEMEN (Hicaz)
Söz: Enveri Müzik: Hacı Sadullah Ağa
14- BENSİZ EY GÜL GÜLŞEN-İ ALEMDE (Segah)
Söz-Müzik: Enderuni Vasıf
15- BİR ESMERE GÖNÜL VERDİM (Saba)
Söz-Müzik: Tamburi Mustafa Çavuş
16- OLMAZ İLAÇ SİNE-İ SAD PAREME (Segah)
Söz-Müzik: Hacı Arif Bey
17- BAHÇEYE BAR DİYEMEM (Zavil)
Söz-Müzik: Anonim
18- ALIVERİN BAĞLAMAMI (Hüzzam)
Söz-Müzik: Rumeli Türküsü
19- YANIYOR MU YEŞİL KÖŞKÜN LAMBASI (Segah)
Söz-Müzik: İstanbul Türküsü
20- KARŞIYAKA'DA İZMİR'İN GÜLÜ (Kürdili Hicazkar)
Söz-Müzik: L.Hristo Efendi

EN İYİLERİYLE BEHİYE AKSOY

Türk Sanat Müziğinin etkileyici sesi ve gazinoların aranılan assolisti Behiye Aksoy'dan muhteşem yorumlar ve dinlemeye doyamayacağınız eserlerle, bu albüm bizleri yetmişlerin unutulmaz gazino günlerine geri götürüyor.

Yıllar önce bıraktığı sahne çalışmalarından sonra ilk kez, sesiyle hayat verdiği şarkılar Behiye Aksoy ve oğlu Ahmet Aksoy'un desteği ile "En İyileriyle Behiye Aksoy" albümünde bir araya getirildi. Ankara Göl Gazinosu'nda çalışırken gazinocular kralı Fahrettin Aslan tarafından keşfedilip İstanbul'a getirilen ve Maksim Gazinosu'nda ilk kadın assolisti olarak çalışmaya başlayan Behiye Aksoy, uzun yıllar boyunca Maksim Gazinolarında assolistlik yaptı. Uzun zamandır müzik dünyasından uzak olmasına rağmen hafızalardan silinmeyen ve yeri doldurulamayacak büyük yorumcu Behiye Aksoy, Türk Sanat Müziğinin unutulmaz eserleri ile bu albümde.

İLK DEFA YAYINLANAN BEHİYE AKSOY ESERLERİ

Tamamen orijinal plak ve bant kayıtlarından oluşan bu albümde Behiye Aksoy'un ilk defa yayınlanan ve plaklarda olmayan eserleri de yer almakta :

Itri Efendi'nin Türk Sanat Müziği'nde en önemli eseri: "Tut-i Mucize-i Guyem"...

1987 yılında kaybettiğimiz büyük bestekar Muzaffer İlkar'dan "Beni Canımdan Ayırdı" ,
"Bende Aşk Tükendi" ve güftesi Fakih Özlen' ait "Huysuz ve Tatlı Kadın"...

1994 yılında kaybettiğimiz ve musikimize çok kıymetli eserler bırakan bestekar Sadi Hoşses'den
"Gülmedi Şu Bahtım"...

Klasik Türk Müziğinin unutulmaz eserleri "Nideyim Sahn-ı Çemen" , "Bensiz Ey Gül Gülşen-i Alemde"...

Behiye Aksoy'dan dinlemeye doyamayacağınız : "Seni Ben Ellerin Olsun Diye mi Sevdim" , "Bu Yıl Ada Yine Sensiz", "Yürü Dilber", "Niçin A Sevdiğim" ve daha niceleri...

Su katılmamış Türk Sanat Müziğini özleyenler , "En İyileriyle Behiye Aksoy" albümünü dinlemeye doyamayacaklar.

"En İyileriyle Behiye Aksoy" albümünün prodüktörlüğünü , yıllardır Radyo D'de sürdürdüğü programlarıyla Türk müziğinin kayıp tarihini gün ışığına çıkaran Hakan Eren. Albümdeki şarkıları orijinal stüdyo bantlarından dijital ortama Bora Ebeoğlu aktardı. Kapak grafik tasarımı Emel Göktepe tarafından yapıldı




NECO...........


ResimResim



-Onlar 1976
Söz: Çiğdem Talu
2-Pam Pam 1976
Söz: Çiğdem Talu Müzik: Neco
3-Hani 1982
Söz-Müzik: Olcayto Ahmet Tuğsuz
4-Ben Sevmek İçin Doğmuşum 1981
Söz: Ayşe Irmak Manioğlu Müzik: Neco
5-Mutluluk Şarkısı 1981
Söz: Ayşe Irmak Manioğlu Müzik: Selçuk Başar
6-Hayaller Ve Rüyalar 1981
Söz: Ayşe Irmak Manioğlu Müzik: Garo Mafyan
7-O Şarkıyı Henüz Yazmadım 1984
Söz: Aysel Gürel Müzik: Selmi Andak
8-Seni Bana Katsam 1977
Söz: Fikret Şeneş
9-Bir Yaşam Öyküsü 1982
Söz: Fikret Şeneş Müzik: Selçuk Başar
10-Bir Sevgi Yeter (Düet: Nükhet Duru) 1985
Söz: Ayşe Irmak Manioğlu Müzik: Selmi Andak
11-Yıllardan Sonra (Düet: Nükhet Duru) 1985
Söz-Müzik: Olcayto Ahmet Tuğsuz
12-Sev 1985
Söz-Müzik: Olcayto Ahmet Tuğsuz
13-Sen Kimsin? 1978
Söz: Mehmet Teoman Müzik: Cenk Taşkan
14-Bir Artist 1978
Söz: Mehmet Teoman Müzik: Cenk Taşkan
15-Tövbeliyim 1984
Söz: Ayşe Irmak Manioğlu Müzik: Selçuk Başar
16-Vay Vay 1979
Söz: Ayşe Irmak Manioğlu Müzik: Neco
17-Kızmayın Bana 1975
Söz: Mehmet Teoman
18-Ne Bu Halimiz Böyle 1975
Söz: Çiğdem Talu
İŞTE BİR YAŞAM ÖYKÜSÜ SİZE


Dünya çapında bir şarkıcı olduğunu yurtdışında katıldığı festivallerde defalarca kanıtlamış, yıllar boyunca yaptığı çalışmalarla popüler müzikle ilgilenen herkesi derinden etkilemiş Neco’nun, her biri yapıldığı dönemin bir adım ilerisinde duran şarkılarını yeniden dinlediğinizde, onun pop müzik tarihinde olduğu kadar, anılarımızda da ne denli büyük bir yer kapladığını bir kere daha fark edeceksiniz.

Nejat Tahir Özyılmazel ilk müzik çalışmalarına 1964 yılında Altınparmaklar Orkestrası’yla başladı. Farklı orkestralarda geçen günlerin ardından 1968 yılında İlhan Feyman Orkestrası’na katılacak, ilk radyo emisyon programını bu grupla birlikte gerçekleştirecek ve Neco ismi ilk defa bu programla gündeme gelecekti.

Olağanüstü şarkıcılık tekniği ve performansıyla müzik çevrelerinde dikkatleri üzerine çekmeye başlayan Neco, 1969 yılında Şerif Yüzbaşıoğlu Orkestrası’na katıldı, 1970 yılında İstanbul Gelişim Orkestrası’nı kuran grubun içinde yer aldı. O yıllarda dünyayı kasıp kavuran “Hair” müzikalinin Türkiye versiyonunda başrollerden birini oynayarak adından söz ettirdi.

İlk 45’liği “Gülmeyi Unutan Adam / Ne Bu Halimiz Böyle” 1974 yılında yayınlandı. O günlerde dinleyicilerin karşısına palyaço “imajıyla” çıkarak şarkıcılık yeteneğini şovla bütünleştirecek ve bu alanda da bir öncü olacaktı. Çiğdem Talu’nun, şarkıları orijinallerinden daha etkili kılan usta işi sözleri ve Neco’nun teatral tatlar da içeren yorumuyla bu ilk 45’lik, dönemin öne çıkan plaklarından biri oldu. Aynı yıl yayınlanan ikinci 45’liği “Pembe Panter / Kızmayın Bana”, Neco’nun bu defa Mehmet Teoman imzalı sıra dışı şarkı sözleriyle popüler müzikte daha önce denenmemişlerin peşinde koşacağını bir kez daha gösteriyordu.

Yıllar sonra dahi pop müziğin en eğlenceli şarkılarından biri kabul edilen “Pam Pam” ve yine Çiğdem Talu’nun duyarlı sözleriyle kadınlar için yazılmış en güzel şarkılardan biri olacak “Onlar”, Neco’nun 1976 yılında yayınlanan üçüncü 45’liğinde yer alan şarkılardı. Aynı yıl Sopot Müzik Festivali’nde hem ikincilik ödülünü alacak, hem de “en iyi şarkıcı” ödülüne layık görülecekti. Bu onun yıllar boyu yurtiçi ve yurtdışında birçok festival ve yarışmada kazanacağı başarıların ilk habercisiydi.

İlk 33 devirli plağı olan ve bir yüzü tamamen İngilizce şarkılardan oluşan “Neco Mucizesi” adlı albüm de 1976 yılı içerisinde yayınlandı. Popüler müzikte yapılan her çizgi üstü işin altına imza atmış birkaç isimden biri olan Ali Kocatepe’nin prodüktörlüğünde yayınlanan bu albüm, Neco’nun ne kadar emin adımlarla zirveye doğru ilerlediğinin de ispatı gibiydi.

1977 yılında yayınlanan beşinci 45’liği “Kıyamet Günü / Seni Bana Katsam” da bu defa şarkı sözü yazarı olarak bir başka ustayla, Fikret Şeneş’le çalışacak ve bu işbirliği de mükemmel sonuçlanacaktı. 1978 yılında Mehmet Teoman-Cenk Taşkan imzalı iki şarkıyı, “Bir Artist” ve “Sen Kimsin” plak yaptı. İkilinin o dönem ürettikleri ve her biri birer klasiğe dönüşmüş sayısız şarkı arasında Neco’nun yorumuyla devleşmiş bu iki şarkının da bu albümde yıllar sonra tekrar dinleyici karşısına çıkması heyecan verici.

Neco’nun son 45’liği “Vay Vay / Vatanım”, 1979 yılında yayınlandı. Bu plakta Türk popunun dört dörtlük şarkı sözü yazarlarından Ayşe Irmak Manioğlu’yla ilk kez çalışacak, bu işbirliği 1981 yılında yayınlanan ikinci Neco 33’lüğü “Dört Mevsim”de de sürecekti. Bu albümde Selçuk Başar, Garo Mafyan ve Olcayto Ahmet Tuğsuz gibi her biri tek başına bir albümü sürükleyebilecek güçte isimlerle birlikte çalışan Neco, ilk kez dinleyici önüne çıkardığı kendi besteleriyle de dikkatleri üzerine çekti.

Eurovision şarkı yarışmalarının Türkiye tarihinde en çok adı geçenlerden biri olan Neco, 1982 yılında Olcayto Ahmet Tuğsuz’un muhteşem bestesi “Hani”yle yarışmada Türkiye’yi temsil etti, profesyonelliği ve üstün performansıyla yarışmanın parlayan yıldızlarından biri oldu. Bu albümde “Hani”nin yanı sıra Neco’nun yıllar boyu Eurovision Türkiye finallerinde yarışmış birçok şarkısı da tekrar gün ışığına çıkıyor. 1985 Türkiye finallerinde yarışmış, ancak daha önce hiç yayınlanmamış iki Neco ve Nükhet Duru düeti ise bu seçkinin en büyük sürprizleri.

Son albümü 1989 yılında yayınlanan Neco, sonrasında albüm yayınlamasa da şarkı söylemeye ve sahneye çıkmaya devam etti. 1991 yılında sahnelenen Evita müzikalinin Türkiye versiyonunda dünyadaki emsallerinden bir nebze aşağıda kalmayan Che yorumuyla bir kez daha herkesi kendine hayran bırakacak, Türkiye’nin yurtdışında en çok ödül alan sanatçısı olma unvanını boşuna kazanmadığını kanıtlayacaktı.

Elinizde tuttuğunuz bu albüm, Neco’nun yıllar boyunca oya gibi işlediği tüm kariyerinin kapsamlı bir özeti olduğu kadar, Türk popunun görüp göreceği en üstün yorumculardan birinin, işini ne kadar ciddiye aldığının, attığı her adımı ne kadar sağlam temellere dayandırdığının da belgesi gibi.

Kâh döne döne “Pam Pam” dansı yapacak, kâh “Bir Artist”in yürek burkan öyküsüyle hüzünleneceksiniz... Kâh henüz yazılmamış o şarkının notalarını yüreğinizde duyacak, kâh neşe içinde “kolay kolay üzülmem bir daha,” diyeceksiniz. Türk popunun en şaşaalı günlerinden bir sayfa daha bütün göz alıcılığıyla açılıyor. Hem de hiç yıpranmamış, hiç eskimemiş, değerinden bir nebze kaybetmemiş olarak. Tıpkı şarkıdaki gibi: “İşte bir yaşam öyküsü size!”. Müziğe adanmış bir yaşamın şarkılı öyküsü...
''Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür..''
Kullanıcı avatarı
Maket
Bilgisiz Bilgin
Bilgisiz Bilgin
 
Mesajlar: 10428
Resimler: 5
Yaş:
Kayıt: 18 Oca 2007 17:20
Konum: İzmir
Teşekkür edildi: 129
Teşekkür alındı: 218 kere forum 178 Mesajlar

Re: Nostalji Şarkılar

Mesajgönderen serdaris » 15 Ara 2009 9:36

Resim

Neco'nun bir bu haline bakın, birde Kurtlar vadisi dizisindeki haline...
Zaman ne çabuk geçiyor.
Bu başlığı görünce yaşlandığımı kabul ediyorum.

Çok emek harcamışsın Maket, teşekkürler :gul:

Sayende forumumuz ansiklopedi gibi oldu. Her konuda istediğimizi bulabiliyoruz.
ATAM...
DÜNYA DÜŞSE PEŞİMİZE,
YER YARILSA YERİNDEN,
NE SENDEN VAZ GEÇERİZ,
NE SENİN ESERİNDEN...
Kullanıcı avatarı
serdaris
Yönetici
Yönetici
 
Mesajlar: 15284
Resimler: 23
Yaş: 49
Kayıt: 27 Kas 2002 9:14
Konum: İstanbul
Teşekkür edildi: 406
Teşekkür alındı: 182 kere forum 155 Mesajlar

Sonraki


Benzer Başlıklar

Rahatsız Eden Şarkılar
Forum: Müzik Odası
Yazar: Cüneytt
Cevaplar: 27
Nostalji, İlkokul 7-8
Forum: Kendi Çektiğiniz Fotoğraflar
Yazar: hie
Cevaplar: 14
Aptallara güzel gelen şarkılar
Forum: Mizah & Geyik
Yazar: seyhan
Cevaplar: 2
Yabancı Mp3 (Tek Şarkılar)
Forum: Cep Telefonu Müzikleri
Yazar: AnGeL of DeAtH
Cevaplar: 23
gıcık olduğunuz şarkılar...
Forum: Bayanlara Ait Sohbet
Yazar: MaVi-AtLaS
Cevaplar: 69

Dön Müzik Odası

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir